Zıvanadan çıkınca insanlık, kısmi kıyametler tecelli ediyor.
Böyle bir zamanda, Allah’ın adaleti ve terazisiyle dünya kendine format atarken, kendisine musibet isabet etmeyenler, Allah’ın (cc) özel korunan kullarıdırlar.
Dünya Barış Elçileri olarak bizler, insanlık ve dünya barışı için dertleniyor, çözümler arıyor, gayret ediyorken dünyadaki zulme, sefalete ve adaletsizliğe karşı elimizden bir şey gelmiyor diye üzülmemeliyiz.
Vakti gelmeden barış olmaz. Hak etmeyen huzur bulamaz.
Mazlumların arasında öyle zalimler var ki zalimliklerini göstere göstere yaparlarken, mazlumların içinden bir kişi dahi çıkıp zalime karşı tek kelime etmiyorsa, onlar da zalimliğe ortak olmuş oluyorlar.
İşte o zaman Allah’ın (cc) adaleti, musibet tarafından tecelli ediyor.
Biz müminler, elimizden geleni fiilen ve kavlen yapıyoruz. Doğru bildiklerimizi yazıyor, yayımlıyor, söylüyoruz. Kavlen ve kalben de dua ediyoruz.
Kimseyi hidayete erdirme kabiliyetimiz yok. Hidayetleri ve selametleri için dua ederiz; takdir Allah’ın.
Nasibi olan akleder, istifade eder, musibetlerden kurtulur. Hidayet bulur inşallah.
Allah (cc), bizleri, barış gönüllülerini, azgın insanlığa ibret olarak yarattı ve doğruları söyletiyor ki!
Allah (cc) onlara soracak:
“Biz size doğru söyleyenleri, uyarıcıları göndermedik mi?”
diye soracak.
İşte o zaman Allah’ın (cc) adaleti tecelli etmiş olacak.
El-Adl, Celle Celâlühû ismi gereği, kısmi kıyametlerden önce adaletini de göstererek bu görevi bizlere yaptırıyor.
Kıymetli dostlarım, takipçilerim!
Öyle bir zamandayız ki ne kimseye söz geçiyor ne de kimse kimseye güveniyor.
Güven kıyametini yaşıyor insanlık.
Dikkat ederseniz CHP, AKP, cemaatler, vakıflar, dernekler; herkes yolsuzluklarla, usulsüzlüklerle kendi kıyametlerini yaşıyorlar.
Kapitalist sömürü düzeni çöküyor.
Dünya, barış, sulh ve İslam düzeninin doğum sancılarını yaşıyor.
Sancılar yaşanırken biz, Nemrut’un yaktığı ateşi söndüremeyeceğimizi biliyoruz. Ancak haktan ve hakikatten taraf olduğumuzu göstermek için, Nemrut’un ateşini gagasındaki bir damla su ile söndürmeye giden serçe misali, inancımızın gereği görevimizi yapıyoruz.
Mücadelemizin sonunda ateş sönmese de Allah’ın (cc) emri ile ateşin sakinleşeceğine, yakma özelliğini yitireceğine, insanlığı yakmayacağına zerre şüphe duymadan inanıyoruz.
Yazılarımızla, yayınlarımızla, sadece Allah’ın (cc) rızası için doğruları tespit edip insanlığa duyurmaya, tebliğ vazifemizi yapmaya, insanlığı topyekûn ateşe atmaya çalışan günümüzün Nemrut’u Siyonizmin oyunlarını bozmaya gayret ediyoruz.
Selam ve dua ile.
Arhavili Ahşabın Piri — Son Gülle
Hüseyin Bağdatlı Barışın Sesi