Ahmet Davutoğlu’nun siyasetten çekilmesi ilk domino taşı etkisini yapar mı? Erdoğan da "Çekildim" der mi?
Davutoğlu neden çekildi?
Bana göre, Cumhurbaşkanı adayı olabilmek için tarafsız nadasa çekildi; fakat bu yanlış bir hesap.
Cumhurbaşkanı olabilir mi?
Hayır.
Gaye ne?
Abdullah Gül ve Ali Babacan ekibine muhalefet, alternatif bir seçenek olmak mı? Bu da yanlış bir hesap olur.
Neden peki?
Özgür Özel ekibine ve adayına kazandırmak veya onların adayı olabilmek mi?
Bu mümkün mü? İmkânsız.
O zaman ne peki?
Üçüncü bir yolun adayı olabilmek mi? Mümkün; ancak kime yarar?
Trump ve ekibine yarar.
Davutoğlu bu oyuna gelmemeli.
Ne olursa olsun, Abdullah Gül ve ekibi gelmesin de ister Trump ekibi gelsin ister Putin ekibi mi?
Evet Hocam, üzerinizde böyle bir strateji kurgulanıyor olabilir.
Sayın Davutoğlu iyi bir insandır; fakat üzerinden kurulan senaryoyu bir de benden dinlemesi gerekir.
Başbakanlığı dönemindeki huzursuzlukların kaynağı kendisi miydi? Hayır. Özellikle kurgulanmıştı bugünler için, alternatif olmaması için.
Evet; özellikle başbakan yapıldı ve itibarı bitirildi.
Başbakan olmasaydı, o gün çekilseydi siyasetten; bugün en güçlü Cumhurbaşkanı adaylarından biri olurdu.
İşte, Siyonizmin üst aklı nelere kadir, görelim böylece.
Sayın Davutoğlu üzerine kurulan oyunu bozmak istiyorsa, Sayın Abdullah Gül ile uzun uzun konuşmalı; üzerinde oynanan oyunları öğrenmeli ve bozmalı.
Siyaset, Abdullah Gül’ün çelik çomak oyun alanı. Onun eline stratejide mevcutların hiçbirisi su dökemez. Bilmem anlatabildim mi? Strateji derken öngörüden, basiretten bahsediyorum.
Davutoğlu’nda bu eksik; çünkü fazla inançlı.
Fazla inanç, bazı hakikatleri gölgeler.
Şimdi beni iyi dinleyin. Ben ahşabın piri olduğum kadar aynı zamanda insan analizi piriymişçesine konuşuyorum, dikkatle takip edin.
Sayın Davutoğlu siyasetten çekilmesi sonrası süreci doğru yönetirse, doğru insanlarla istişare ederse, "Hüseyinizm"e kulak verirse, Kerbela’nın intikamını almaksa gayesi, Hüseyinizm mucidi ile görüşmeli. Stratejileri onunla birlikte yaparsa hayırlara vesile olacaktır.
Başka açıdan bakacak olursak; siyasetten çekilmesi inşallah domino etkisi yapacak, siyasete, makama kendini mıhlayanlara düşünme fırsatı doğacaktır.
Ezcümle; Davutoğlu ülkesini seven iyi bir bürokrat ve fikir insanıdır. Siyaset ona yakışmamıştı zaten.
Artık "ak saçlı" olarak kendisinden istifade ve istişare edebiliriz. Kendileri ile tanışmak, sohbet etmek, gözlerinin içine bakıp kalplerindekinin filmini çekmek isterim. Uzaktan çektiğim filmler bulanık olabilir.
Hakkındaki intibam, kendisini nasıl bildiğimdir:
Entrika bilmez, yalan söylemez, uluslararası dengeleri umursamaz... Ve dolayısıyla Davutoğlu’ndan mevcut kapitalist, faizli sömürü düzeninde Türkiye’ye Cumhurbaşkanı olmaz. Olursa huzur olmaz, istikrar olmaz.
Faizi, sömürüyü bir günde kaldırma hayali var benim gibi. Türkiye’de bu olmaz; zamana yayılması gerekir. Verilen sözlerin tutulması gerekir. "Yaptım oldu" olmaz, bedeli ağır olur.
Evet... Fazla ihlas, laik düzende keskin sirke küpüne zarar misalidir. Ayet gereği, orta yolu tutmak en hayırlısıdır.
Kısa vadede ülkemizin normalleşebilmesi için orta yolun yolcuları bellidir. Abdullah Gül ve Ali Babacan kısa vadede hayırlıdır diyorum.
Sayın Davutoğlu’ndan başkaları ile vakit harcamamasını istirham ediyorum.
Seviliyorsun; fakat sevdirmeyi bilmiyorsun Hocam.
Hep birlikte, ikinci evrede "Milli Yol"da buluşmak ümidi ile saygılar, hürmetler sunuyorum.
Selam ve dua ile.
Hüseyin Bağdatlı
Hüseyinizmin mucidi, ahşabın piri, Milli Yol'un yolcusu (Son Gül ile).