Bizim bizi kim nasıl anlatır bilmem de, herkesin kendine göre bir "bizi" var bizim olmayan.
"Biz" derken hangi "biz"i açmak gerek?
Millîlik neye göre, yerlilik neye göre?
Ağzında Amerikan cigarası, altında Alman arabası, cebinde İsrail'in iPhone'u...
Cüzdanı kredi kartı kaynıyor; dindarlık desen, kimse eline su dökemez ki abdest alsın.
Bazıları âlim olmuş, evladı secdeden beri. Kurtuluşu Tayyip’ten bekler ki, vebal Tayyip’in olsun, değil mi?
Tayyip’e sövmek ibadeti olmuş bizim bildiğimiz bizimkilerin.
Kimisinin peygamberi, kimisinin deccali, kimisinin velinimeti; ekseriyetin de tefecisi misali, soygun düzeninin mümessili sanki, zamlara göre...
Bizim otobanlar, köprüler satılıyormuş diye duyunca depreşti duygularım yine.
Bizim "bizlik" satılıyormuş; ruhumuz gibi demirden, çimentodan olan biz gibi desene.
Nerede hani, cepheden cepheye koşup ecdadın inşa ettiği iman, ihlas otobanımız; kardeşlik köprülerimiz?
Kardeş kardeşi satıyor.
Din kardeşi sandıklarımız...
Yıllardır yazıyorum; yatırımlar bizim için yapılmıyor, biz "biz" olmadığımız için diyorum, anlayan yok, dinleyen yok.
Zaten bizim değildi ki köprüler, otobanlar;
Bizim "biz" olmadığımız gibi.
Biri beni millî, yerli, millî bizim gibi "biz" ile;
"Hah işte bu adam, olmamız gereken 'biz' olmuş; secdesi de Ömer gibi, Ali gibi, Osman gibi, Fatih gibi, Selahaddin Eyyubi gibi" diyebileceğim biri ile tanıştırsın da şükür secdesine varabileyim.
Biri bana birini göstersin; organik beslenen, insani duyguları, inancı, şuuru Çanakkale ruhunda yerli yerinde...
Ellerini öpeyim, hasbihal edeyim saatlerce; saat kaç merak etmeden, vakit nasıl geçmiş anlamadan.
Gösteremezsiniz, biliyorum. Kalmadı çünkü bizim "bizler".
Bildiğiniz "biz"in "biz" olmadığını bilmediğiniz için... Köprüyü, otobanı bizim zannederek avunuyorsunuz.
Biz "biz" miyiz ki otoban, köprü bizim olsun?
Biz kalabilen de "biz" değiliz maalesef.
Bir ezan kaldı geriye, bir bayrak.
Köprüden sonra, bizim "bizimizi" temsil eden ezana, bayrağa da yeltenecekler.
Ne kadar "biz" bizmişiz o zaman göreceğiz; şimdiden vermezsek ezanın, bayrağın, secdenin hakkını...
Hak ettiğimiz gibi yaşarız, bugün olduğu gibi.
Rabbim ülkemizi, milletimizi İslam'a, Kur'an'a tebdil eylesin.
Bizi "biz" yapan değerlere kavuştursun inşallah.
Oyun kurucuların en hayırlısı Allah'tır.
Biz "biz" olalım inşallah.
Selam ve dua ile.
Hüseyin Bağdatlı / Ahşabın Piri