HÜSEYİNİZİM VE SİYONİZM – 1. YAZIM
İstanbul Valisi Davut Gül'ün okullarda namaz hürriyeti kararı hakkında
Sayın Vali, iyi niyetle de olsa okullara namaz bombası koydu; bunun farkında değil.
Sayın Vali,
Namaz; oy devşirme, gençleri ayrıştırma ve kutuplaştırma malzemesi olmamalıdır.
AK Parti iktidarında harama, faize bulaştırılmayan ak Müslüman kalmadı. Müslümanın kıymeti soğan kadar artmadı.
25 yıl AK Parti iktidarından sonra, soğana bile hükmedemeyenlerin; oy endişesiyle hidayet bulup okullarda namaz imkânını aklına getirmesi, keşke gerçekten hidayet vesilesi olsaydı.
25 yıl sonra şimdi, "Ne perhiz ne lahana turşusu." demezler mi insana?
Kıymetli, ak kalabilmiş ak kardeşlerim;
Erdoğan ismi ve sevgisi üzerinden ülkemizde derin oyunlar dönüyor. Maalesef yöneticilerimiz de bilmeden bu oyuna geliyorlar.
Okullarda namaza karşı mıyım? Hayır. Usul hatasına karşıyım.
Kapitalist haram düzende en büyük namaz, insanı sömürmemektir.
Ben; 9 yaşından beri orucunu tutan, namazını terk etmeyen, İmam Hatip mezunu bir Müslüman vatandaş olarak endişelerimi paylaşıyorum.
Amacım kimseyi suçlamak değildir.
Ülkemizdeki insanların hepsinin niyeti iyidir. Hepsinin gayesi huzurlu bir devlete ve huzurlu bir yaşama kavuşmaktır. Ancak usul hatalarıyla her şeyi Arap saçına çeviriyoruz.
Okullarda namaz gündemiyle ne gibi sorunlarla karşılaşabiliriz? Soru budur.
İslam ahlakını ve şuurunu idrak edememiş cahil gençlik, "İslam'a sahip çıkıyorum." psikolojisine sokulacak; namaz kılan cahil gençler, namaz kılmayan arkadaşlarını kâfir ilan edecek veya namaz kılmayanlarda aşağılık psikolojisi oluşacaktır.
Namaz kılanlar farkında olmadan gruplaşacak, kılmayanlara mesafe koyacak, arkadaşlıklar bozulacak; okullarda sosyal patlamalara, hatta okul cinayetlerine kadar gidebilecek akran düşmanlıklarına sebebiyet verilebilecektir.
Ey idarecilerimiz!
Ne zaman akledeceksiniz?
Siyonizmin tuzaklarına doymuyor musunuz?
Biraz da bize kulak verin.
Milleti FETÖ ile ayrıştırdılar, yetmedi.
Şimdi de namaz ile çocuklarımızı ayrıştırma projesiyle ikinci dalga geliyor.
İslam'a oynanan şeytani oyunu idrak edebilmek için biraz geriye gidelim mi?
En fazla İmam Hatipleri kimler açtı?
Demirel ve Ecevit.
Neden?
Şuurlu Müslüman çocuklarını süzgeçten geçirip, ılımlı İslam anlayışıyla kapitalist Siyonizme hizmet eden şuursuz Müslümanlar yetiştirmekti amaçları. Ekseriyetle bunu başardılar.
Bugün ülkemizdeki Müslümanların ekseriyeti, imamı ve âlimiyle birlikte faize, sömürüye ve kapitalizme karşı değildir. Karşı olsa bile sessiz kaldığı için zulme rıza göstermiştir.
Rızık ve geçim endişesiyle Allah'a savaş açmış olanların safında yer almışlardır.
Diğer taraftan yeni neslin millî, yerli ve manevi şuur seviyesine bakalım. Durum içler acısıdır.
Namazı da seçim malzemesi olarak kullandıran Siyonist kriptolar var içimizde maalesef.
İyi niyetle verilen bu kararla Sayın Vali'yi oyuna getiren kimdir? Amaçlanan nedir?
Bu soruya cevap arayalım.
Amaçları; Türkiye genelinde namaza meyli olan gençleri tespit edip, onlara hatalar yaptırarak İslam'a zarar vermektir.
Namaz kılana hırsızlık iftirası atacaklar. Sinsice ahlaksızlığa sürükleyecekler ve bunu haber yaparak gençleri namazdan soğutacaklar.
"Bak, hem namaz kılıyor hem sigara içiyor."
"Hem namaz kılıyor hem içki içiyor."
"Hem namaz kılıyor hem mescitte flört ediyor."
Şeklinde propagandalarla İslam'a zarar vermeye çalışacaklar.
Kıymetli okuyucularım, takipçilerim...
Ülkemiz üzerinde ne stratejik oyunlar döndüğünü bir bilseniz keşke.
Asıl gayelerini de Müslümanların iktidarında gerçekleştiriyorlar ve bizler 25 yıldır bir türlü uyanamıyoruz.
Yahudi üst aklı; Türk milletini dinsizleştirip, kurmuş olduğu Siyonizmin tam kölesi hâline getirme projesine AK Parti döneminde hız kazandırdı.
Daha da kötüsü; şuurlu nesil yetiştirecek şuurlu hoca, eğitmen ve öğretmen kalmadı.
Çünkü herkesi faizli haram düzen potasında erittiler.
Âlimlerimizin sözlerinde kalpleri etkileyecek tesir kalmadı. Çünkü faize karşı tek cümle kurmadılar, çözüm üretmediler.
Bugünkü Müslümanlar, kendini Müslüman zanneden kapitalist sömürü çarkının dişlileri olmaktan ileri gidememektedir.
Özellikle FETÖ projesi üzerinden Müslümana olan güveni yerle yeksan ettiler.
Asıl sorun ise bu tezgâha uyanamayan, uyuşturulmuş Müslümanlardır.
Bu yapı hakkında yakın zamanda "FETÖ yapılanması nasıl çalışır?" başlıklı bir makale yazdım.
Gelinen noktada faizli kapitalist çarka çomak sokmak, sisteme alternatif bir sistem kurmakla mümkündür.
İnsanlığın sorunlarına Kur'an ışığında çözümler sunan, üstadım merhum Süleyman Karagülle'nin kurmuş olduğu Akevler ekolü bunun örneğidir.
Hükûmet mensupları, siyasetçiler ve idareciler Akevler'den istifade etmelidir.
Bugünkü AK Parti, eski AK Parti değildir.
Siyonizmin esaretinde, saltanat zincirleriyle bağlı bir yönetim anlayışı hâkimdir.
İktidar; ihlas olmadan, abdestsiz namaza duran nesilden gelecek oyun hesabındadır.
Bu yöntem ve niyet din istismarıdır. Musibeti ağır olur.
AK Parti'ye tavsiyem; daha önce yazılarımda kurguladığım Millî Mutabakat Hükûmeti modelini, Siyonizme hissettirmeden oluşturmalarıdır.
Çare nedir?
Kısa vadede çare; Abdullah Gül ile Ali Babacan liderliğinde bir Millî Mutabakat iktidarıdır.
Beş yıl sürecek bu iktidarın ardından, uzun vadeli çözüm; Hüseyni duruşlu Muhsinleri ve Erbakan fıtratlı gençleri bulup, usta-çırak ilişkisi içinde özel olarak yetiştirmektir.
Böyle şuurlu 100 genç, ülkemizin millî yola gelmesi ve insanlığın yeniden Allah'ın rızasına uygun bir medeniyet kurması için yeterlidir.
Selam ve dua ile...
Hüseyin Bağdatlı kimdir?
Hüseyinizmin, Hüseyni duruşlu medeniyet anlayışının ahir zamandaki mucidi olduğunu ifade etmektedir.
Adil Düzen'in teorisyeni merhum Süleyman Karagülle'nin son talebesi olması hasebiyle, Siyonizme son darbeyi indirmeye yemin etmiş ve "Son Gülle" lakabını kendisine uygun görmüştür.
Kapitalizme ve Siyonizme karşı çare olarak "Hüseyinizim Semti" başlıklı makaleleriyle buluşmak ümidiyle...
Önemli Not
Hz. Hüseyin'i Kerbela'da öldürdüklerini zannedenlere inat, dünyayı Hüseyinlere emanet etmektir hayalim.
Hüseyinizim ekolü; ismen yıpratılmakta olan Adil Düzen'in iz düşümü, ete kemiğe bürünmüş hâli olarak kalbimde inkişaf eden yeni adıdır.
Hüseyinizmin mucidi ben değilim.
Öncelikle Kerbela şehidi Hz. Hüseyin'dir (ra).
Sonra İslam şehitleri; Selahaddinler, Eyüpler, Fatihler, Erbakanlar ve Muhsinlerdir.
Hüseyinizim, adımın Hüseyin olmasından değil; Hz. Hüseyin'in duruşuna duyduğum özlemden kaynaklanan, Siyonizme karşı Kur'an merkezli bir duruşun adıdır.
Şehit olacağını bile bile zalimin karşısına dikilmenin adıdır.
Günümüzün Hüseyinleri; Siyonist kapitalist düzene karşı adil ortaklık esaslı Kur'an düzenini kurmakla mükelleftir.
Hüseyinizmin semtinde buluşmak ümidiyle...
Kalın sağlıcakla.