ANALİZLER, ÇÖZÜMLERLE AHŞABIN PİRİ
AK PARTİ İKTİDARININ 25 YILINI, ADİL BİR ŞEKİLDE; EĞRİSİYLE DOĞRUSUYLA, STRATEJİK OLANI İLE NEFSİ OLANINI AYIKLAYARAK ANALİZ (1. YAZIM)
AK Parti iktidarı döneminden başlayarak, Siyonizm'in esaretine düştükten sonraki AK Parti'nin AKP'ye evrilmesini inceleyelim.
AK Parti, 25 yılda milletin faize olan mecburiyetini önleyemedi. Önleyemediği gibi, önlemeyi aklından bile geçiremedi.
Hakikat Kur'an'dır. Kur'an apaçık bir beyandır. Kur'an'a göre İslam'da emeğin karşılığı peşin ödenir. Herhangi bir iş yaptıracak olan; işin bedelini, kendi kendimize tayin edeceğimiz hakemlerimizin kefaletinde peşin ödeyecek. İslam'a göre üreticinin, emekçinin ücreti peşin ödenir. Böylece üreten emektar, zanaatkâr; faizli krediye, bankalara mecbur kalmaz. İnsanlar ekonomik refaha kavuşunca bankaya gitmez ve neticede faizli sistemin kaldırılması, alternatif böyle hamleler ile mümkün olmuş olur.
İmalatı yaptıran, siparişi veren tamamını peşin verince; işi yapılmazsa veya kusurlu, kalitesiz yapılırsa mağduriyetleri, devletin tayin etmiş olduğu resmî hakemler çözer. Yani imalatı yapan kişinin, işletmeyi kurarken devlet ile sözleşmesi olur. Sözleşme gereği vergi mükellefi olan esnaf, devletin kefaletini almış sayılır. Esnaf kefalet kooperatifleri aynı zamanda hakem olmalıdırlar. Ancak günümüzde, faizli sistemin esiri oldukları için esnafa kefalet edeceklerine bankalara kefalet ederek, esnafı faizli krediye mecbur bırakarak; asıl görevleri olan esnafa kefaletlik ve hakemlik görevlerini, sömürü sistemine muhalefet edemedikleri için yapamamaktadırlar. Çünkü kapitalist sistemin esiridirler.
Siyonizm'in esaretinde, kapitalist sermayenin köleliğinde, sömürüye çare üretemeyip çare üretenlere de enaniyetten sırtını dönünce çaresizlik içinde kıvranan, sanal gündemlerle zaman kazanmayı çare zanneden "sanal Müslümanların" idaresinde entrika bitmez, sömürü bitmez.
Ekonominin adil ve istikrarlı yürümesi için, idarecilerimizin tepeden tırnağa Kur'an'ı ezberden okuyan değil, hayatına uygulayan, baş tacı yapmış "ayaklı Kur'an" gibi adil idarecilerle mümkündür. Adil bir dünya isteyen herkes, çevresindeki insanları adalet ve güvenilirlik süzgecinden geçirmeli; paylaşımda adaleti önceleyen adil yöneticileri tespit etmeli ve her alanda görev almalarını sağlamalıdırlar.
Ben her seçim döneminde, dönemin şartlarına ve Siyonizm'in kurduğu oyunları bozabilecek veya stratejik olarak teslim olmayacak olan adayları tespit ettim ve destekledim. Yerel seçimlerde Kanal İstanbul projesini engelleyebilmek için İmamoğlu'nu, genel seçimlerde Erdoğan'ın tecrübelerine uluslararası alanda ihtiyaç olduğuna inandığım için Erdoğan'a oy verdim. Her iki tercihimde de pişman değilim. Nihayetinde Kanal İstanbul projesini gündemden düşürmeyi başardık. Sadece bu stratejim İmamoğlu'na bedeller ödettirmiş oldu. O da uyanık olsaydı, oyuna gelmeseydi, ben ne yapayım?
Bugün ise her gün ayrı bir gündemle milleti manipüle edenler, yanlış yol izlemektedirler. Malzemeleri bitince hakikatlere millet uyanmış olacak ve Anavatan Partisi gibi tarihe karışacaklar. Bir an önce Adil Ortaklık Düzeni teorisyenlerine kulak vermeli, kapitalist sermayenin kölesi, oyuncağı olmaktan kendilerini kurtarmalıdırlar.
Sayın Cumhurbaşkanımız döneminde çok kazanımlarımız oldu. En büyük kazanımımız, kapitalist sömürü düzenine dokunanın yanacağı gerçeğini öğrenmiş olmamızdır. Tüm kavgaların, krizlerin sebebi budur. Erdoğan gibi kapitalizm düşmanı bir lider bile kapitalizmin kılına dokunamadı, sermayenin tuzağına düştü, çırpınıyor.
Peki, nasıl kurtuluruz bu vampir ahtapotun kıskacından derseniz... Çok basit ilk adım: Üreten herkes, Müslüman olduğunu iddia eden herkes veresiye iş yapmayacak veya yaptırmayacak. Herkes peşin çalışacak. Veresiye İslam'a göre haramdır; dostlukları, güveni bitiren sebeptir. Her alanda Müslüman Müslüman'a güvenecek. Birinci şart budur. Sözünde durmayanların cezasını hakemler verecek. İşin başında hakemlik ve kefalet maddesi sözleşmeye eklenecek. İşin miktarı küçük olsa da bu kurallar ihlal edilmeyecek. Kimse sözleşmesiz çivi çakmayınca, bankalar faizi sıfırlamak zorunda kalacaklar. Bu kadar basit bir çözümü millet olarak geliştiremedik; her şeyi kapitalist sermayenin iktidara getirdiği Siyonizm'in esirlerinden bekledik.
Artık kimseden bir şey beklemeyelim. Peşin alışverişin temellerini atalım. Adil Ortaklık Kur'an Düzeni'ni Allah (cc) nasip edecek.
Selam ve dua ile.
Ahşabın Piri / Son Gülle