Azerbaycan Devlet Rejimi ve Başörtüsü Meselesi Üzerine Bir Değerlendirme ve "Ar-Ge Semtleri" Çözüm Önerisi
Azerbaycan devlet rejiminin başörtüsü konusundaki tutumu, mevcut şartlar çerçevesinde haklı bir zemine dayanmaktadır. Bu meselede kalıcı çözüm ise "Ar-Ge Yaşam Semtleri" modelidir.
Sözde demokratik ve laik düzende sağlanan başörtüsü serbestliği; İslam’ı temsil etme liyakatine sahip olmayan kişiler veya doğrudan dine zarar vermek isteyen odaklar tarafından ihlal edilmekte, neticede bu durum İslam’a zarar vermektedir. Azerbaycan rejiminin başörtüsüne getirdiği kısıtlama esasen İslami ilkelerle bağdaşmaz; ancak ülkenin Kur’an anayasasıyla yönetilmediği gerçeği göz önüne alındığında, devlet rejimi ve kamu düzeni açısından doğru bir karardır.
Türkiye de benzer bir rejimle yönetilmektedir ve yakın tarihte bunun somut örnekleri yaşanmıştır. Resmi kurumlarda başörtüsü serbest bırakıldığında; başörtüsünün manevi ağırlığını taşıyamayanlar, dini kendi emellerine alet edenler ve uluslararası istihbarat örgütlerinin yönlendirmeleri sonucu 15 Temmuz ihanetiyle karşı karşıya kaldık. Bugün devlet kurumlarında başörtüsüyle görev yapan bazı kişiler, istemeyerek de olsa başörtüsünün temsil ettiği değerlere ve İslam’a zarar verebilmektedir.
Bu noktada kamusal alanda kademeli ve nitelikli bir düzenlemeye gidilebilir:
Kurumsal ve Resmi Örtü: İslam’ı temsil etme iddiasında olmadığını, dindar bir yaşam sürmediğini, dini konulara vakıf olmadığını ve İslam’ı tebliğ kabiliyeti bulunmadığını belirten kamu çalışanları için renkleri ve formu belirlenmiş farklı bir örtü veya şapka tarzı kıyafet standardı uygulanabilir.
Temsil Ehliyeti ve Manevi Hassasiyet: İslam’ı temsil etme liyakatine sahip olanlar ise çeşitli değerlendirmelerden geçtikten sonra, belirlenen farklı model ve renklerdeki başörtüsü ile görev yapabilirler. Tabii ki ibadetlerin şov haline getirilmeden, gösterişten uzak bir şekilde eda edilmesi şartıyla.
Nitelik ve Ehliyet Belgelendirmesi: İnancında ihlaslı olduğunu beyan eden kişiler; manevi hassasiyetlerini, tebliğ derecelerini ve dindarlık seviyelerini belirleyen sözlü, yazılı ve uygulamalı sınavlardan (KPSS benzeri testler) geçmelidir. Böylece vatandaşlık ve temsil puanlarını gösteren resmi belgelere sahip olmalıdırlar.
Kısa Vadeli Çözüm:
Kamuda esas olan, dini temsil eden örtü değil; devleti ve kurumun saygınlığını temsil eden başörtüsü modelidir.
Günümüzde başörtüsü serbestliğini samimi Müslümanlardan ziyade uluslararası istihbarat örgütleri arzulamatadır. Asıl amaçları; başörtülü bireyler üzerinden bilerek ya da bilmeyerek hatalar yaptırmak, bu yolla İslam’ın itibarını zedelemek ve nihayetinde dini değerlerden arındırılmış ateist bir dünya düzeni kurmaktır. Bu yöntemler, tam anlamıyla "Şeytan’ın sağdan yaklaşma" stratejisidir.
Köklü ve Kalıcı Çözüm: "Ar-Ge Yaşam Semtleri"
İslam’ı ve kendi inancını hakkıyla yaşamak isteyenler için köklü çözüm; devletlerin de desteği ve güvencesiyle, her farklı fikriyat ve inanç mensubuna özel "Ar-Ge Yaşam Semtleri" ve "Barış İçinde Birlikte Yaşam Deneme Alanları" imkânının tanınmasıdır.
Özerk Yaşam Alanları ve Hicret Özgürlüğü: Kendi medeniyet tasavvuru olan her inanç ve düşünce grubu, kendi ilkelerine uygun olarak yaşayabileceği semtleri kurabilmelidir. İnsanlar için en doğru ve en insani yaşam tarzı, bu uygulamaların bizzat tecrübe edilmesiyle kamuoyu tarafından takdir edilmelidir. Semtler arasında serbestçe göç (hicret) edebilme hakkı korunmalıdır.
Hukuki Yapı ve Güvenlik: Her semt kendi iç yasaları ve kurallarıyla yönetilmeli; genel asayiş ve dış güvenlik ise merkezi devlet tarafından sağlanmalıdır.
Uluslararası Denetim ve Şeffaflık: Semtlerdeki yaşam, farklı din ve milletlerden temsilcilerin yer alacağı uluslararası bağımsız bir jüri heyeti tarafından izlenmeli ve insanlığa şeffaf bir şekilde raporlanmalıdır.
Dijital İzleme ve Bağımsız Raporlama: İsteyen herkes, özel izinle bu semtlerdeki sosyal yaşamı internet üzerinden canlı olarak takip edebilmelidir. Yönetim ilkeleri ve yaşam detayları kurumsal web sitelerinde yayınlanmalı; birbirinden habersiz hareket eden üç ayrı bağımsız jüri tarafından hazırlanan kritik ve değerlendirme raporları her üç ayda bir kamuoyuna açıklanmalıdır.
Dünya barışının kalıcı hale gelmesi; insanların kendi zihniyet ve inanç dünyalarına uygun topluluklar içerisinde, dayanışma ve huzur içinde yaşamalarına imkân tanınmasıyla mümkündür.
Hüseyin Bağdatlı
Kur’an Düzeni Ar-Ge Çalışanı / Ahşabın Piri