MEKKE SAVUNMA ANLAŞMASI
Mekke Savunma Anlaşması, Ankara'da yapılan NATO zirvasinin sonucudur. Özellikle "zirva" diyorum; çünkü İslam düşmanı şeytanların özellikle ülkemizi seçerek İslam alemine meydan okurcasına toplanmalarına müminlerin "zirve" demeleri, kendilerini ve inançlarını inkâr etmelerinden farksızdır.
Mekke Savunma Anlaşması mı, yoksa Türkiye'yi belaya sokup çökertme anlaşması mı?
Bu anlaşma; Türkiye'yi İran ve Rusya ile savaştırmayı amaçlayan, Amerikan emperyalizminin "Tek Dünya Devleti" projesine hizmet eden tuzak bir anlaşmadır.
Mekke'yi kimler kullanıyor, kimlerin tekelinde; bilen var mı? Mekke, siyonizmin başkenti durumundadır; bunu idrak eden var mı? Mekke'deki otellerin, lokantaların, seyahat acentelerinin arkasında kimler var? Araştırın, göreceksiniz.
Mekke'yi kime karşı savunuyoruz? Mekke'de İslam'a ve Müslümanlara oynanan oyunları bilen var mı? Hacca giden Müslümanlar kimlerin lokantasında yiyor, yediklerini içtiklerini kimler hazırlıyor? Türkiye'den sefertası ile mi gidiyorlar? Kimlerin otelinde kalıyorlar? Hacdan dönenler neden Kur'an ahlakına kavuşamıyor? Kirasını ödeyemeyen kiracısını kapıya koyan hacılar hâlâ neden var?
Sayın Cumhurbaşkanımız,
Bizim insanoğlu içinde bizden başka dostumuz yok. Tokalaştığınız insanların ne kadar Müslüman olduğunu biliyorsunuz. Dün Sisi'ye neler demediniz? Bu anlaşmanız da papaza dönecek, bekleyin görün.
Evet... Siyonizmin kumpasında çırpınan Erdoğan'ın ve Cumhur İttifakı'nın, bu ve benzeri hamlelerle seçmenlerinin beklentisi olan sözde gayesi laik düzeni yıkmaktır. Ancak yerine koyacağı hazır bir düzeni veya herhangi bir hazırlığı, çalışması yoktur. AKP, www.akevler.org'dan da istifade etmiyor. Sorunlara çözüm üretemiyor; enaniyeti ile battıkça batıyor.
Erdoğan'ın asıl niyetinin mevcut düzeni yıkıp Kur'an düzenini ilan etmek olduğu yönünde milletin bir kısmında hâlâ bir beklenti vardır. Bu beklenti boştur. Bu konuda rahmetli Necmettin Erbakan Hoca'nın ve şehit liderimiz Muhsin Yazıcıoğlu'nun (mekanları cennet olsun) Erdoğan hakkındaki sözlerine kulak vermemiz, videolarını izlememiz gerekmektedir.
Aziz milletim,
Millet olarak kandırıldık; Adil Düzen'i de AKP üzerinden siyonizme çaldırdık maalesef.
Ey hâlâ "ak" kalabilmiş kardeşlerim;
Erdoğan çipli olabilir, beynini okuyor olabilirler. Her düşüncesi siyonistler tarafından okunuyor, ona göre tuzaklar kuruluyor olabilir. Erdoğan'ın her düşüncesini siyonizm biliyor. Niyetinin üzerine de oyun kuruldu fakat haberleri yok. Böylece Yahudi siyonizmi ülkemizde her seferinde "Yukarı çek dama, aşağı çek dama" yapıyor. Artık "Strateji yarıştırmayın" diyorum, kimse beni dinlemiyor.
Ey siyonizmin esiri iktidar ve muhalefet;
Sizin mevcut imanınız ve ihlasınızla stratejileriniz, yapay zekânın mucidi şeytanı alt etmeye yetmez. Sizler dünyayı, yaşamı, gücü, saltanatı, makamı seviyorsunuz. Bu imanla şeytanla raks edilmez. Bırakın şeytanla raksı. Bilmeden, iyi niyetle çıkış yolu arıyorken ülkemizi çok büyük bir tuzağa düşürüyorsunuz. Siyonizmi aklen yenmeye çalışmayın. Onlarla dostluk oyunu oynamayın; yemezler.
Uygulanması gereken usul, Peygamber usulüdür. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) önce onlardan uzaklaştı, hicret etti, kendi Medine'sini kurdu ve 10 yıl sonra güçlenince müşriklerle savaştı ve Mekke'yi fethetti. Örnek budur.
Hani bizim Medine'miz nerede? Her vilayetimizde her fuhşiyat, her ahlaksızlık AKP iktidarında özellikle yapılmakta. Amaçları Müslüman lideri millete mahcup etmek, Müslüman'a olan güveni yok etmektir. Şeytanın en büyük korkulu rüyası ise duası kabul olan müminlerdir. Onun için önce imanımızı zayıflattı, sonra televizyon üzerinden ahlaksızlığı meşrulaştırdı, sahada da özellikle çıplaklığı azgınlaştırdı, teşvik etti ve kısmen de olsa ülkemiz üzerindeki duanın gücünü kırdı. Devamında tamamen çökmeyi planlıyor ama muvaffak olamayacak. Şeytanın bilmediği bir şey var: Tek bir müminin duası, dünyadaki tüm şeytanları etkisiz kılmaya yeter. Bu, Allah'ın kaskosudur.
Biz müminler sabredecek, çözümler üreteceğiz. Şeytanın oyunlarını bozmak için yazacağız, konuşacağız; çözümler üreterek fiili duamızı yapacağız. Mevcut sömürü düzenini tamir edip yaşatmaya değil, tüm insanlığın selameti için projeler üreteceğiz. Günübirlik sorunlarla uğraşmayacak, taşkınlık yapmayacağız ve neticede sabırla gösterdiğimiz gayret karşısında şeytan mağlup olacak; 3. bin yıl, Allah'ın izni ve inayeti ile Kur'an bin yılı olacak. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Lâ galibe illâllah.
Sabır deyince rahmetli ustam Murat Amcam aklıma geldi. Müteahhit para ödemeyince, işler sarpa sarınca arada bir şöyle söylerdi: "Yeğen, sabredeceğiz; başka çare mi var?" derdi. Mekanları cennet olsun, çok ekmeklerini yedik.
Gelinen noktada, bugüne kadarki tüm tespitlerim ve tahminlerim doğru çıkıyor.
Erdoğan çok tehlikeli sularda yüzüyor, şeytanla raks ediyor ama Allah (c.c.) bu aziz millete zeval vermez. Bu ve benzeri vesilelerle ülkemiz ve inançlı olan milletimiz aslına rücu edecek, hakikati idrak edecek; hakiki hak dostları Muhsinlere, Erbakanlara güvenecek, aslına dönecek inşallah. Erdoğan'ın refleksleri kendisini bağlar. Dolayısıyla ak yolun zemini kaydı, 1. yol çöktü.
Asıl soru şudur: Biz inananlar ne yapmalıyız ki ülkemiz emperyalizmin kumpasından kurtulsun? Savaşsız, kansız bu süreci kontrolümüze nasıl alırız?
Cevabım:
Acilen Kur'an dairesinde birlik olmamız gerekir. Kimlerle, hangi partilerle birlik olmalıyız? Kur'an'ı referans edinen kim var?
Milli Maneviyat yolu 1.Yol.
Milli Yol Partisi, Yeniden Refah Partisi, (Büyük Birlik Partisi?), DEVA Partisi ve Saadet Partisi birlik olmalı.
2.yol olarak da Anahtar Parti, Zafer Partisi ve İYİ Parti milli kulvarda mücadele etmelidirler.
AKP, MHP, DEM, CHP ve Yeni CHP'siyonizmin esiri partilerdir. Ülke ve millet menfaatine yapabilecekleri hiçbir şey kalmamıştır. Sadece vakit kazanıyor, saltanatlarının süresini uzatıyorlar.
Önemli Not:
Erken seçim hayal edenler; birlik olmazsak şayet, hayalinizin üstüne soğuk su için. Türkiye'ye yalandan İran veya Rusya birkaç füze atacak, "savaş var" tiyatrosu yapacaklar; "Olağanüstü hâl var" diyerek seçimsiz iktidar devam edecek.
Bu tiyatroların başka bir sebebi daha var: Karadeniz'deki madenleri, oksijeni, doğayı Putin ile Trump aralarında paylaştılar. Tiyatro bir savaş çıkararak Karadeniz halkını bölgeden boşaltmayı hedeflemektedirler.
Kıymetli hemşehrilerim; Rusya'dan veya İran'dan eğer böyle bir saldırı gelirse bilin ki tiyatrodur. Sakın ha sakın memleketinizi terk etmeyin. Dünyada en yaşanılır bölge Karadeniz bölgesidir. Sağlam duralım. Ben de yakında temelli geleceğim. (Not: Bu konuda 5 yıl içinde aynı rüyayı 5 kere gördüm. Rüyamda Rus uçakları bombalıyordu, hiç korkmuyorduk. Bizi köylerimizden sürmeye kalkacaklar. Rüyanın yorumu böyle.) Rabbim oyunlarını başlarına çevirsin, fırsat vermesin, birbirlerinden bulsunlar inşallah.
Her zaman dediğim gibi, bugün de ısrar ediyorum: Dünyada ulus devletleri icat edip kuran siyonizm; ulus devletlerle uğraşmaktan, savaştırmaktan, sömürmekten yoruldu, sıkıldı. Şimdi ise tüm insanlığı çipli tam kölesi yapmak istiyor. Bunu yapabilmek için "Tek Dünya Şeytani Düzeni" devletini kurmaya karar verdi.
Buradan kendini Müslüman bilen herkese sesleniyorum: İmana gelin, Kur'an'a dönün. Şeytanla tokalaşmayın, şeytanın koluna girmeyin; şeytanlık size de bulaşır ve sizi de teslim alır. Size yanlışı doğru gibi gösterir. Nihayetinde de şu an yaşadığımız tam da bu durumdur fakat farkında değiller.
Çare var: Tövbe ve istiğfar ile Kur'an'a göre hükmetmemiz, Kur'an düzenini ilan etmemiz, Kur'an üzere kardeşliklerimizi tesis etmemizdir çare. Başka da kurtuluşumuz yok. Böyle devam edersek sağcısı, solcusu, laiği, liberali hepimiz helak oluruz. Çare Kur'an nizamıdır.
Selam ve dua ile.
Hüseyin Bağdatlı
MİLLİ SON GÜLLE