FİKİR HIRSIZLIĞI HARAMDIR
Başkalarından duyduğunuzu, “Falancadan duydum.” diyerek, hakkı teslim ederek anlatmalısınız.
Hakkı sahibine teslim etmelisiniz.
Aylar evvel, Dünya Barış TV canlı yayınında ve yazdığım makalelerde, Siyonizm'in son planını deşifre etmiştim.
Yeni Osmanlı adı altında Büyük İsrail'i kurmayı planlıyorlar. Ortadoğu'nun jandarmalığı görevi Türkiye'ye verilecek. Bu durumu lehimize çevirmek elimizdedir, demiştim.
Beni izleyenler, alkışı sevmediğim hâlde, “Bravo, bravo!” diyerek beni tebrik edip alkışlamışlardı.
Şahidim de Dünya Barış Derneğimizin Genel Başkanı Mirza Başkanımızdır.
Hâl böyle iken...
Şimdi bazı uyanıklar, benim tespitlerimi kendileri tespit etmiş gibi sağda solda konuşmaya başladı.
Ahşabın Piri Hüseyin Bağdatlı tespitler yapıyor, teşhis koyuyor, tedavi yöntemlerini de yazıyor.
Beni izlemiş olan bazı uyanık diplomalı yazar-çizerler, “Ben demiştim.” diyerek canlı yayınlarda benim tespitlerimi kendi fikirleriymiş gibi konuşmaya başlayıp, saatlerce ilaveler yaparak fikrimi ustaca sabote ediyorlar.
Kıymetli yazar-çizer bazı uyanık kardeşlerim;
Ben bir tespit yapacağım zaman, önemli gördüğüm fikir insanlarının onlarca makalesini okurum, canlı yayın videolarınızı izlerim. Dünyevî endişelerle kimsenin söyleyemediğini veya unuttuğunu, söylenmesi gerekeni söylerim.
Benim özelliğim budur.
Rızık endişesiyle, işimden olurum korkusuyla kimsenin söyleyemediklerini tespit edip söylemeyi kendime vazife sayıyordum.
Fakat yanılmışım.
Artık ulu orta, sanal ortamda siyasi tespit ve analiz yazıları yazmayacağım. Konuşmayacağım.
Bakalım yeni yeni tespitleriniz, çözüm önerileriniz neymiş; izleyip göreceğiz.
Öyle bir zamana geldik ki;
Diplomalı cahiller, diplomasız dertli âlimleri kullanıyor.
Ne günlere kaldık!
Kul hakkı diye bir şey var, değil mi?
Biz kafa patlatalım, uykusuz kalalım, yüzlerce makale okuyalım, haberleri takip edip oynanan oyunları tespit edelim, analiz ortaya koyalım...
Beyefendiler, beleşe kondukları yetmemiş gibi fikirlerimizi de sabote edip etkisiz hâle getirsinler.
Bunun adına ben “Şeytana hizmetkârlık” derim.
Yıllardır sadece Allah'ın rızası için dertleniyor, okuyor ve yazıyorum.
Bu yüzden artık sanal ortamda siyasi ve ideolojik söylemlere, tespitlere ve tahminlere elveda diyorum.
Şeytanı uyandırmamak lazım.
Biz şeytanın oyunlarını bozdukça, şeytan daha zor seviyelere geçiyor. Çözülmesi daha karmaşık oyunlar kuruyor.
Bizim işimiz şeytanla akıl yarıştırmak değil; şeytanın oyunlarını, onu uyandırmadan bozmak ve insanlığın insanca yaşaması için çözümler üretmektir.
Ülkemiz, milletimiz ve insanlık için dertlenmeye; notlar almaya; millî, yerli, ihlaslı ve güvendiğim kişilere özelden yazmaya devam edeceğim.
Selam ve dua ile...
Kalın sağlıcakla.
Hüseyin Bağdatlı
Ahşabın Piri
Barışın Sesi