Akevler Adil Düzen Kooperatifinin benimle birlikte 1967 yılının Aralık ayında doğmuş olması, bana ilahi bir mesaj niteliğindedir. Bilmiyorum, belki de kuruluş günü de aynıdır.
Akevler kurucularına katılan, Adil Düzen teorisinin ilk fitilini ateşleyen Süleyman Akdemir Hocamızın doktora tezi olan "akile sistemi" çalışmasından, Adil Düzen’in insanlığa duyurulmasının planlı gelişmediği anlaşılmaktadır. Akile sistemi ve mağdurun korunması çalışmasını Erbakan Hocaya sunmak üzere Süleyman Karagülle, Süleyman Akdemir ve Hüseyin Kayahan birlikte Erbakan Hocaya sunum yaparken Erbakan Hoca Süleyman Akdemir’e sorar: "Bu çalışmanızın adı nedir?" der. Aslında çalışmanın adı "Akile Sistemi ve Mağdurun Korunması"dır ancak Hüseyin Kayahan’ın ağzından "Adil Düzen" kelimesi çıkar. Erbakan Hoca da "Bunu geliştirin ve her hafta Altınoluk’ta sizinle Adil Düzen’i ete kemiğe büründürelim" der. Yaklaşık 3 yıl birlikte Adil Düzen’i geliştirirler ve Erbakan Hoca bu çalışmaları insanlığa duyurur.
30 Ağustos 2026 günü, Adil Düzen’in ilk domino taşı olan Doç. Dr. Süleyman Akdemir Hocamız ve Adil Düzen’in hafızası Reşat Nuri Erol Hocalarımızın sohbetlerine doyamadık. Saatlerce hiç sıkılmadan Adil Düzen’in 1967’den günümüze kadar olan tüm hatıralarını anlattılar. Yaklaşık 4 saat Süleyman Akdemir Hocamız, bir o kadar da Reşat Nuri Erol Hocamız konuştular. Vakit nasıl geçti anlayamadık.
Pişmanlığım o ki, profesyonel gazeteci kardeşimiz Sinan Eskicioğlu aramızda olmasına rağmen sohbetleri kayıt altına almayı düşünemedik. Kaydediyor olsaydık belki de bu kadar lezzetli bir sohbet olmayacaktı. Unutmamak adına sohbetlerimizden edindiğim izlenimlerimi kaleme alma gereği hissettim. Belki de başkalarının hissetmediği bir şey hissettim.
30 Ağustos toplantımızda, Akevler Adil Düzen çalışanlarına karşı enaniyetimle vefasızlığımı hissettim. Süleyman Akdemir ve Reşat Nuri Erol Hocalarımızın gözlerinde Süleyman Karagülle’ üstadımızın gözlerini gördüm. Kendileri, ömürlerini bir insanın (Süleyman Karagülle) hayallerine inanarak geçirmenin nasıl bir dostluk, nasıl bir vefa olduğunu düşündürdü bana.
Diğer taraftan da Hocalarımızın saatlerce konuşmalarının içinde bir gizem, bir tebliğ, bir sorumluluk yükleme gayretini hissettiriyorlardı sanki. "Bir daha ki sefere ya kısmet, aklınızı başınıza alın" der gibiydiler.
Açık açık söyleyemeseler de "Artık görev sizlerdedir" diyorlardı sanki.
Arada bir Cem Bey’in lafa girerek, bilerek acemice sorularla bizleri fikir-analiz ameliyatı etme gayreti de gözümden kaçmadı. Cem Bey, bizler Üstat Süleyman Karagülle’nin tedrisatından geçmiş sahabeleriyiz. Siz "leb" demeden leblebiyi biliriz. Toplantımıza ve arı kovanı ortaklığımıza katıldığınız için teşekkür ederiz.
Toplantıya katılım sayısının oldukça düşük, Aşere-i Mübeşşere adedince olması; nasipsizlerle nasiplilerin tescili açısından da önemliydi. Ayrıca katılımcıların özgül ağırlığının binleri tartacak seviyede olduğuna kanaat getirdim. Evet, günümüz Mekke’sinden Medine’ye hicretimizin vakti geldi. Mübarek olsun.
Ocak Medya Genel Yayın Yönetmeni, İzmir Akevler doğumlu Sayın Sinan Eskicioğlu kardeşimizin 3000 km uzaktan, Almanya’dan gelip arı ortaklığımıza katılması, toplantımıza çeşitli mazeretler ile katılmayanlara da adeta ders niteliğindeydi.
Afgan Murat Muradi kardeşimizin ailece Afgan pilavı ve organik mahsullerimizle soframızı donatmalarından dolayı teşekkürü bir borç bilirim.
Toplantıyı tertipleyen, 7 yıllık çalışmalarının neticesini ve hedeflerini kooperatif hissedarlarına anlatan Milat Akşensym Başkanı Osman Aydın kardeşimize de Rabbimden muvaffakiyetler niyaz ediyorum.
Gelelim vefasız Ahşabın Pirine, yani bana.
Ahşabın Piri de geçtiğimiz 7 yıl boyunca boş durmadı. Üstat Süleyman Karagülle ile yarım kalmış olan ahşap ev projesini tamamladı ve günümüz üstatları Süleyman Akdemir, Reşat Nuri Erol, Veysel İpekçi, İsmail Erbacak, Osman Aydın ve Kazakistan’dan gelen misafirlere sunumunu önceden yapmış; üstatların beğenisini ve teşekkürünü almıştı. Ahşabın Piri bu arada 7 yılda ehli dünyayı tanıma imkanıda bulmuştur.
Toplantımızın 1967 ruhunu taşımıyor olduğunu düşünenlere de katılmıyorum. Günümüz şartlarına baktığımda, Mekke müşrikleri döneminden Medine’ye hicret dönemine geçişi hissettirmesi açısından, şahsım ve katılımcıların nasipliliği bakımından önemsiyorum. İnsanlığın hidayeti ve selameti için zerre miskal dahi gayreti, çalışması olanlardan Rabbim razı olsun.
Reşat Nuri Erol ve Dç Dr Süleyman Akdemir hocalarımıza ve toplantıya katılan, katılamayan Akevler çalışmalarında emeği geçen herkese sağlık afiyet ve bereketli ömürler diliyorum
Selam ve dua ile.
Ahşabın Piri, Adil Düzen AR-GE Çalışanı
Hüseyin Bağdatlı