BİN YIL UYUTULDUK, UYANIYORUZ
HAKİKATLER GÜN GEÇTİKÇE NETLEŞİYOR.
ŞAŞIRMAYA HER GÜN DEVAM EDECEĞİZ.
Buyurun, şaşırmaya başlayalım o zaman.
OSMANLI ŞERİAT DEVLETİ DEĞİL, MİLLETLER TOPLULUĞU İDİ.
Kurucusu Osman Bey olsa da derinlerde Siyonist Yahudi üst aklı, dünyayı sömüren sermaye vardı. Çünkü dünyayı tamamen sömürebilmek için savaşçı, cesaretli bir jandarmaya ihtiyaçları vardı ve 630 yıl bizi ustaca kullandılar.
Osmanlı milletler projesi ömrünü tamamlayınca, Siyonist üst aklın refleksleri neticesinde, Osmanlı'dan sonra 100 yıl ömür tayin edilerek laik demokratik Türkiye Cumhuriyeti Devleti kuruldu.
Bugün ise 100 yıllık ömrü olan laik demokratik Türkiye Cumhuriyeti'nin Ar-Ge'si başarısız olarak ömrünü tamamladı.
Ar-Ge'nin başarılı kabul edilebilmesinin ölçüsü, tek bir Müslüman kalmaması şartına bağlı idi. Fakat tamamen ruhumuzu teslim alamadılar ve başaramadılar.
EKONOMİ ALANINDA İSE;
Bilerek veya bilmeyerek hepimiz Büyük İsrail Projesi'nin hizmetkârıyız, kölesiyiz.
Aksini iddia eden kim varsa gelirine baksın. Çevresinin geçim kaynağına baksın. Elindeki telefona, cebindeki Siyonist banka kartlarına, masasındaki bilgisayara, bindiği arabaya baksın.
Hepsinin de sömürü sermayesinin icatları olduğunu görecekler.
Bunları da geçtim; cebinde Amerikan sigarası ile milliyetçilik yapanlar var ya, nasıl bir ruh hâlidir, anlamak mümkün değil.
Tam bağımsız, organik, millî, yerli, mümin Müslüman, müşrik veya münafık olabilmek için duman ile haberleşme dönemine dönmek, Siyonizm'in teknolojilerini kullanmamak gerekir.
Millet olarak bize yutturulan bir şey daha var.
TÜRKLÜK ÇATISI ALTINDA, TAM KÖLE OLDUĞUMUZ GERÇEĞİ KAHRAMANLIK DESTANLARI İLE YUTTURULUYOR.
Osmanlı dahi uluslararası derincilerin ustaca kurduğu bir devlet idi.
İki padişahımız hariç, hepsinin anneleri gayrimüslim idi.
Osmanlı şeriat devleti değildi.
Karma milletlerin birlikte yaşatılması Ar-Ge çalışmasının uzamış versiyonu idi.
Osmanlı'yı bölgenin jandarması gibi fetihlerde kullanan Siyonist üst aklın Osmanlı Devleti'ndeki temsilcileri, kripto ajan gayrimüslim saray anneleri idi.
Teknoloji gelişip Avrupa güçlenince, Osmanlı'nın ya fethettirip kontrol ettiği milletleri güç ve para ile kendi kontrollerine alma vakti gelmişti. Çeşitli bahanelerle fethedilmiş toprakları birer birer Siyonizm'in temsilcilerine devretmek zorunda kaldılar.
Misal; tek kurşun atılmadan İngilizlerin İstanbul'u işgal etmelerini nasıl izah edebiliriz?
O günden bu güne hâlâ kimseye tek kurşun atamıyor, tam köle olarak yaşamaya devam ediyoruz.
Bugün ise Siyonizm'in Cumhuriyet ile sözleşmesi bitti.
Peki ne olacak?
Ortadoğu'yu kontrol edebilecek ve Siyonist sermayeye tam köle milletler projesine hizmet edecek, Büyük İsrail için Türk-Kürt-Siyonist jandarmalığı, Yeni Osmanlı İmparatorluğu projesi hayata geçirilecek.
Adına da “Yeni Osmanlı'yı kurduk.” diyecekler.
BUNU ÖNLEYEBİLECEK GÜÇ VAR MI?
Önleyemezsek ne olur?
Önlersek ne olur? Yerine ne koyarız?
Üçüncü bin yıl Kur'an düzeni olacak diyoruz.
Kur'an'ı temsil edebilecek müminleri nereden bulacağız?
Bulduk diyelim; 50 yıl, 100 yıl ve devamında kıyamete kadar tam bağımsız, organik insan kalmayı başaracak projemiz var mı?
Bir nesil evliya gibi yaşasa ne olacak, sonraki nesil devşirilip ateist olduktan sonra?
Bu ve benzeri sorulara net cevap bulmadan, projemiz olmadan konuşmamızın anlamı yoktur.
Dost acı söyler. Bir de böyle düşünün istedim.
Selam ve dua ile.
Hüseyin Bağdatlı
Milli yerli yolun yolcusu. Son Gülle.