MADURO TİYATROSU ve TÜRKİYE
Siyonizm ve uluslararası derin sermaye; ulus devletlere son verip, çipli yeni bir köle düzeninin temellerini atmaya çalışıyor.
Venezuela Devlet Başkanı Maduro’nun, yatak odasından alınabilecek kadar etrafındaki insanların ve kendisinin CIA tarafından satın alınmış olması, ülkemiz adına ders çıkarılması gereken, düşündürücü ve ibretlik bir olaydır.
ABD’nin Venezuela’ya çelik çomak oynar gibi çökmesi; Venezuela–ABD arasında danışıklı dövüş, kayıkçı kavgasıdır.
Maduro’nun İsrail karşıtı mitingler yapıp Filistin’e destek vermesi; önceden yazılmış bir senaryo olduğu apaçık ortadadır. Bu senaryonun aynısı ülkemizde de oynanmaktadır.
Maduro ve ekibi, ülkesini alenen peşkeş çekmiştir.
Delilim şudur: ABD’ye kafa tutan, ABD’ye zalim diyen bir devlet başkanı tedbirini almaz mı? Almamış; yatak odasına kadar girmeleri için tüm kapıları açık bıraktığı ayan beyan ortadadır.
Venezuela üzerinden Türkiye’ye şantajlar başlayacak. Millet olarak oyuna gelmeyecek; Cumhurbaşkanlığı makamımıza, dolayısıyla hangi görüşten olursak olalım Cumhurbaşkanımıza sahip çıkacağız.
ABD ve Siyonistler bu tiyatrolarla neyi amaçlıyorlar?
Dünyada ABD’ye, yani zulme muhalif kim varsa, “yatağından alabilecek kudretimiz vardır” mesajını vermek; Türkiye gibi köklü devletlere, milletlere bilinçaltı korku yerleştirme gayretidir bunlar.
Yalnız bilmedikleri bir şey var: Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bekası için alınmış, hükümetlerinin de kontrol edemeyeceği fedaileri, uyuyan hücreleri dünyanın her yerinde parola beklemektedirler.
Türkiye’nin yüzeysel bilinen gücünün dışında; bıçak kemiğe dayandığı vakit, tüm dünyada operasyon yapacak tedbirleri vardır.
Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu’nun dediği gibi: “Kafamız bozulursa, dünyanın şah damarını keser, Amerika’nın ortasında devlet kurarız.” demişti. Rahmetli Muhsin Başkanımız bu sözü laf olsun diye söylemedi. Bugünler için söyledi.
GELİNEN NOKTADA DİYECEĞİMİZ O Kİ!!!
Gücü, teknolojisi ne seviyede olursa olsun; Türkiye’ye parmak sallayan, yan bakan kim olursa olsun, o devlete diz çöktürme kabiliyetimiz mevcuttur. Maduro’ya yapılan, 15 Temmuz’da bize de denendi. Netice ortada.
Bir daha 15 Temmuz veya Maduro tiyatrosunu Türkiye’ye karşı denemeye kalkarsa; ABD’nin ve emperyalist sermayenin sonu olur. Gidişat buraya doğru hızla gidiyor.
ALLAH VAR, GAM YOK.
ABD’nin Türkiye’de satın aldığını zannettiğin satılık insanları da Trump’a yem olarak ayarladığımızı bilirse, böyle bir aptallığa kalkışmaz.
TÜRKİYE NE YAPMALI
Türkiye; erken seçim kararı almalı.
Seçim süreci bahanesiyle, tüm kriptolar tespit edilmeli, Silivri’ye gönderilmeli.
Cumhurbaşkanımızın yurt dışı gezileri iptal edilmeli. İşi olan ayağımıza gelmeli.
TERÖRSÜZ TÜRKİYE
Barış görüşmelerine devlet yetkilileri katılmamalı. Devlet; terör ile pazarlık etmez, muhatap almaz. Devlet ciddiyetinin zedelenmemesi adına; bizler, tarafsız olarak, Dünya Barış Elçileri Derneği olarak bu göreve talibiz.
Ülkemizde bulunan tüm siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları, kanaat önderleri ve uluslararası temsilcilikler ile yapılacak görüşmeler neticesinde çözüm önerileri raporumuzu Cumhurbaşkanımıza ve kamuoyuna sunarak; ülkemiz ve insanlık üzerinde oynanan emperyalizmin oyunlarını bozmuş olacağımıza inancım tamdır.
Kimsenin endişesi olmasın; herkes kalp huzuru ile işine, üretimine odaklansın. Ülkemiz güçlüdür.
İktidar kim olursa olsun, bu gücümüzden zerre eksilme olmaz.
Kendi içimizdeki kayıkçı kavgaları; uluslararası strateji gereğidir. Kısasa kısas caizdir. İktidarda CHP olsaydı, aynı şekilde CHP’li de olsa Cumhurbaşkanımıza sahip çıkardım.
Selam ve dua ile.
Hüseyin Bağdatlı
Uluslararası Dünya Barış Elçileri Derneği
Türkiye Teşkilatı Başkanı
Adil Düzen Çalışanı