Rüyam
Bu gece rüyamda Bediüzzaman Said Nursi’yi gördüm. İsrail askerleri Üstad’ı büyük bir tünelin içinde sıkıştırmışlar; uzun namlulu silahlarla üzerine yağmur gibi kurşun yağdırıyorlardı. Fakat Üstad, kurşunlardan zerre miktar etkilenmiyordu.
“Nasıl kurtulacak?” diye düşünürken, tünelin sağından şimşek hızıyla kayarak kaçtı. Peşinden roket attılar, tüneli komple patlattılar; fakat vuramadıkları haberini aldım. Tünelin diğer ucundan çıktığını görmüşler.
Ben de tünelin içindeydim. Koruma askerim ile birlikte Bediüzzaman’ı ve ateş eden İsrail askerlerini yaklaşık 20 metre mesafeden, tünelin kenarından izliyorduk. Yanımda beni koruyan askerimiz vardı. Askere sordum:
— “Sadece ona ateş ediyorlar, gözlerinin önündeyiz; bizi niye öldürmüyorlar?” dedim.
Asker:
— “Ona konsantre oldukları için bizi gözleri görmüyor da ondan,” dedi.
Bu cevap bana inandırıcı gelmedi. Tünel patlamadan evvel, kenardan kenardan, arka taraftan askerle birlikte tünelden çıktık. Çıkınca bir baktım ki İstanbul Okmeydanı Kavşağı’ndayım. Etraftakilere, “Ülke genelinde çatışma var mı?” diye sordum. “Hiçbir şey yok; her şey çok iyi, çok normal,” dediler. Hayret ettim.
Rüya yorumum
Bu rüyayı şöyle yorumladım:
Derinlerimizde Bediüzzaman’ın manevi gücü ile Siyonist İsrail arasında büyük çatışmalar var; fakat bunu millete hissettirmiyorlar.
İktidar, Bediüzzaman’ın temsil ettiği manevi değerlerimizin İslam düşmanları tarafından tahrip edilmesine sessiz kalarak —yani Bediüzzaman’ın manevi gücünü yok etmelerine, öldürmelerine karşılık— ülkemize savaş açılmaması ve dokunulmaması konusunda anlaşmışlar gibi bir hisse kapıldım.
Ben orada vatandaşımızı, sıradan Müslüman Türk milletini temsilen tüneldeyim. Gönlüm Bediüzzaman’ın kurtulmasından yana; “İnşallah kurtulur,” diye dua ediyordum. “Ölürüm,” diye en ufak bir korkum yoktu; film izler gibi izliyordum. Yanımdaki asker de güvenlik güçlerimizi, devletimizi temsilen yanımda beni koruyor.
Fakat İsrail askerlerinde son model teknoloji ile donanımlı silahlar olmasına rağmen, sadece G3 ile beni koruyan askere ve bana ateş etmiyorlar. Çünkü gizli anlaşmaya göre davranmak zorundaydılar diye düşünüyordum. İsrail, Türk askerine kurşun atmıyor; Bediüzzaman’ı öldürmeye çalışıyordu. Bediüzzaman hayatta olmadığına göre ya fikirlerini yaşatanları ya da manevi çöküşleri organize ederek maneviyatımızı öldürmeye çalışıyorlardı şeklinde yorumladım.
Hayırdır inşallah.
Not: Sabah namazından sonra abdestli iken uyuyakalınca gördüm. Sadık rüya olabilir.
Hüseyin Bağdatlı.