TRUMP’IN SENARYOLARI
Bugüne kadar yaşanmış olan senaryolarını tahmin ettim, yazdım. Hepsini yaşattılar.
Gelinen noktada; tahminlerimi yazayım.
Ekonomide, iktidarı çaresiz duruma düşürerek istediği gibi yönlendirebilen sermaye; sadece ekonomi ile, enflasyon ile tehdit etmiyor.
Sayın Devlet Bahçeli’nin dil sürçmesi zannedilen cümlelerinde büyük sırlar var.
Bu sırları tahlil edelim biraz.
Merhum Recep Nuri Güntekin derken? İktidarın yaprak dökümü dönemine girdiğini, merhum diyerek Erdoğan’ın muktedirliğinin öldüğünü, iktidarın ve mevcut vekillerin, bürokrasinin ekseriyetinin, sermayenin kripto elemanı Bihterler tarafından tehdit edilen Behlüller duruma düştüklerini ima ediyor.
Sayın Bahçeli’nin başka bir dil sürçmesi zannettiğimiz cümlelerinde de; kimsenin anlayamayacağı şekilde, dam üstünde saksağan, aman aman, vay anam anam gibi, tekerleme yapmaya çalışıyormuş gibi, saçma sapan zannedilen cümlelerinde ise;
Demek istediği şu:
Biz ülkeyi idare ediyoruz fakat ne yaptığımızı, ne söylediğimizi bilmiyoruz. Siz siz olun, ne dediğini dahi bilmeyen bizlerden desteğinizi çekin. Biz kendi irademizle seçim kararı dahi alamayız. Vaktinde bile seçime gidemeyiz. Elimiz kolumuz bağlıdır. Hepimiz esir düştük, saçmalıyoruz; görmüyor musunuz? Sömürülmeyeceğiniz yeni bir sistem geliştirin mesajı veriyor aslında.
Neden böyle yöntemlerle, şifrelerle konuşuyor?
Çünkü; uluslararası derinciler tarafından kurulan kumpaslar netice verdi. Tuzağa düşürülmeyen idareci kimse kalmadı.
Akıllı telefonlar ve yapay zekâ üzerinden, herkesin her hareketi, cümlesi kaydediliyor. Eşini aldatan, rüşvet yiyen, adam kayıran, Erdoğan’a çok yakın olup arkasından söven; aklınıza ne gelirse, her şeyi dinlediler, izlediler. Herkesin dosyasını arşivlediler.
Bu dosyalara göre; kullanabilecekleri, tehdit edebilecekleri insanları seçimlerden önce parlatıyor, tanıtıyor, aday çıkmasını sağlayarak seçildikten sonra makama oturtuyorlar.
Zavallı aday ise; çalıştım, hak ettim, kazandım zannediyor.
Gün geliyor, ihale dosyalarının imzalanması gerekiyor.
Başkan imzalamazsa, misal çaycısı veya şoförü aracılığıyla kendilerine bir flaş bellek veriliyor.
O da ne? Aman Allah’ım, taaa üniversite yıllarındaki hızlı gün ve gecelerden görüntüler. Şaaaak imzaaa. Atma bakalım, neler oluyor.
İmzadan sonra; sermaye cömertlik yapıyor, milyon dolarları jest olarak gönderiyor. Artık yol açılmış, düzen kurulmuştur. Böylece soygun devam ediyor.
Ülkemiz bu yöntem, tehditlerle kırk haramiler tarafından soyuluyor. Bu ve benzeri durumları tahmin ediyor, tarihe not düşüyorum. Herhangi bilgi belgem yok; fakat bugüne kadar siyasilerin başına gelenlerden derlediğimiz, kaseti çıkanların akıbetleri ve anlattıklarından edindiğim malumatlardır.
GELELİM ASIL GÜNDEME.
Yaklaşık çeyrek asırdır ülkeyi yöneten kadrolara, yakından uzaktan ilgisi alakası olmuş, sermayenin ağına düşmüş eski, yeni kim varsa yönetici olarak. Tehdit edemedikleri kimse kalmamış hissi uyanıyor bende.
Meydan bu seviyede kontrollerinde olduğundan olacak ki?
Sermaye; Orta Doğu’da istediği gibi senaryo yazıyor, istediği oyuncuya oynatıyor.
Ez cümle;
Erdoğan; Orta Doğu’da haritaları belirleyen oyun kurucuların oyunlarını bozan rolünde, milletinin gönlünde taht kurmuş dünya lideri olarak önümüzdeki seçimlerde yeniden seçilmesini hedefleyen uluslararası derinciler var.
Oyunları tutarsa, bugüne kadar yaptıkları maddi soygunlara topraklarımızın tamamını dâhil ederek, bizi kendilerine uluslararası alanda tetikçi yapmayı planlıyorlar.
Bugün ABD’nin, SDG PKK’yı ortada bırakmasına kimse sevinmemeli.
Onları (SDG PKK) çaresiz, aç bırakıp Türkiye’de ve İran’a saldırtmayı planlıyor.
Trump’a verdikleri sözlerin üzerine yatılacak olursa, çaresizlik içinde kıvranan örgütleri savaştırabilmek için ortada bıraktı.
Bu sefer ABD, örgütlere yapacağı yardımı hesapsız kitapsız yapmayacak. Alacakları can, verdirecekleri kayıp miktarının misliyle hak ediş usulü ihale edecek.
Türkiye ve İran, bugünden tezi yok; istihbarat elemanlarını, emniyet teşkilatlarını, askerî istihbarat ve komuta kademelerini titizlikle gözden geçirerek her türlü hamleye hazırlıklı olmalıdırlar.
İktidar ve muhalefet, yani mevcut seçilmişler, bu vb. sebeplerden erken seçime gidemezler. Kurdukları oyunu sonuna kadar oynamak zorundadırlar.
PEKİ AMA ÇÖZÜM NE?
Çözüm bende. Sayın Cumhurbaşkanımızın baş danışmanı ben olmalıyım; sermayenin oyunlarını ancak ben bozarım.
Selam ve dua ile.
Hüseyin Bağdatlı
Uluslararası Barış Elçileri Derneği
Türkiye Teşkilatı Birim Başkanı
Adil Ortaklık Düzeni çalışanı