BİNAENALEYH TUZAĞA DÜŞTÜK.
Konuşmaya başlarken Süleyman Demirel gibi "binaenaleyh" diyebiliyorsanız iktidar mesajı almış olur. İlk seçimde Cumhurbaşkanı seçilirsiniz. Belki. Bir umut.
Deneyeyim bakalım, becerebilecek miyim?
Binaenaleyh;
Mekke Savunma Anlaşması, NATO Zirvesi, Muhsin Yazıcıoğlu suikastı dosyası ve Çerçeve Yasa; hepsi de çarşıda, pazarda, ekonominin her alanında kapitalist vampir sömürü düzeninin kölesi olduklarını örtmeyi amaçlayan tiyatrolardır. "Büyük sorunları çözüyoruz" tiyatrosuyla Siyonizmin emirlerini harfiyen yerine getirdiklerini kamufle ederek; iktidarın ve teröriste af oylamasına "Evet" diyen ortaklarının esaret saltanatını sürdürmelerini sağlamaktadırlar.
Biz milleti uyandırdıkça uluslararası büyük görüşme tiyatroları da artacak. Çarşıda, pazarda ve sanayide yaşanan kaos seviyesindeki ekonomik krizi, bu ve benzeri tiyatrolarla milletin sabrını zorlayarak ötelemeye çalışmaktadırlar. Böylece "Terörü sonlandırıyoruz" maskesi altında, milletin kangrene dönüşen geçim derdi üzerindeki baskıyı artırmaktadırlar. Kesin olarak bildiğimiz bir hakikat var ki; Siyonizm bir terörü bitirmiş gibi yapar, ardından başka terör odaklarıyla milletin kanını emmeye devam eder.
Bugün ülkemizde enflasyon ve pahalılık nedeniyle her yıl kaybedilen millî servet, 40 yıllık terörle mücadele boyunca harcanmamıştır. İstatistiklere bakın, hakikati konuşalım: Eylemsel terör arka plana itilmiştir, asıl terör ekonomidedir! Ülkemiz ve milletimiz korkunç rakamlarla sömürülmektedir. Asıl gizlenmek istenen terör tam olarak budur.
Başka bir açıdan bakacak olursak; Siyonizmin kurduğu bir tuzak daha vardır. Çerçeve Yasa adı altında teröristlere çıkarılan af, aslında AKP'yi ve buna "Evet" diyen ortaklarını yargılayıp mallarına çökme tuzağıdır. Mevcut iktidara FETÖ benzeri bir ihanet damgası vurabilmek için bu kumpasları kuran, Siyonizmin ta kendisidir. CHP'ye kurulan oyunlar ve tuzaklar da somut belgelerle Siyonizm tarafından hazırlanmıştır. Çerçeve Yasa ve barış söylemi altında Anayasa'ya karşı işlenen suçlar belgelenmiş; milletin gözü önünde gerçekleşen bu ihanet oylaması, Siyonizmin tehditleriyle yaptırılmıştır.
Kısa vadede yine Siyonizmin kripto elemanı olan bir savcı ortaya çıkacak; Anayasa'ya aykırı yapılan bu oylamadan dolayı hükümeti vatana ihanetten yargılayarak düşmesini sağlayacaktır. Devamında ise İmamoğlu ile Demirtaş da sahaya sürülmüş olacaktır.
Binaenaleyh; milletimizi terör sevicilerin insafına ve inisiyatifine bırakacak değiliz. Hiç kimse kalmazsa ben varım, Muhsinler var!
"Binaenaleyh" demekle Cumhurbaşkanı olunuyorsa, ben de "binaenaleyh" dedim. Karar milletindir. Anlayan anladı onu.
Bugün Türkiye'de 200 civarında parti bulunsa da Çerçeve Yasa oylaması neticesinde milletin vicdanında bir kırılma yaşandı, her şey değişti. Ortaya çıkan tablo şudur; partiler ikiye ayrılmıştır:
Millî Yol'un yolcuları: Muhsinlerin Millî Yol Partisi.
Siyonizmin partileri: Esirler partisi.
Not: Geçmiş yazılarımda kendilerine kredi vermiş olduğum siyasetçiler de bu ihanet oylamasına "Evet" dedikleri için onlara olan desteğimi ve kredimi çekmiş bulunuyorum.
Binaenaleyh;
Bundan böyle olaylar karşısındaki net duruşuyla günden güne takdirimi kazanan Millî Yol Partisi Genel Başkanı Sayın Remzi Çayır Cumhurbaşkanı adayımdır. Siyasette son 10 yılda delilleriyle ayan beyan ortada olan bir gerçek vardır: Benim desteklediğim kim olursa olsun o kazanır. Bazı tercihlerim şaşırtıcı görünse de geliştirdiğim stratejiler ülke menfaati adına her zaman isabetli sonuçlar vermiştir.
Binaenaleyh;
Kendisini Muhsin gibi gören, Muhsin sayan herkes Millî Yol Partisi çatısı altında birleşmelidir. İçinde manevi hassasiyet taşımayan siyasetçilerin Çerçeve İhanet Oylaması'na "Hayır" demeleri tamamen dünyevi kaygılarından kaynaklanmaktadır. Bizim itirazımız ise oynanan oyunlarla ülkemizin ve milletimizin Siyonist sermaye tarafından köleleştirilmesine ve sömürülmesinedir.
Sayın Yavuz Ağıralioğlu ile Sayın Mustafa Destici, çilekeş ağabeyleriyle barışmalı ve siyasete birlikte devam etmelidirler. Millî Yol'un yolcusu olmayanların, kapitalist sömürü düzenine itiraz etmeyenlerin, soygunun üzerini örtüp laf cambazlığıyla milleti kandıranların muvaffak olma ihtimalleri yoktur. Bizim hitabetimiz kalptendir; süslü, janjanlı cümleler kurmayı bilmeyiz. Birileri gibi "binaenaleyh" kelimesinin mucizelerine veya gizemine ihtiyacımız yoktur. Milletimiz samimiyetimizi hissetsin ve idrak etsin yeter.
NOT: "Binaenaleyh" kelimesiyle cümleye başlamanın bir şifresi vardır. Bu kelime kullanılarak verilen mesaj; "Demirel'den aldığım öğütler ve bilgiler var; herkes aklını başına alsın, benim üzerimden oyun oynanmasın" demektir. Bugüne kadar tercih edilmeyen bu kelimenin bugün kullanılma sebebi asıl sorulması gereken sorudur. Bu ifadeyi kullanmak risklidir; zira tekrar edilmesi halinde iktidar mensupları tarafından bir tehdit olarak algılanabilir. Dost acı söyler.
Selam ve dua ile...
Hüseyin Bağdatlı
Millî Yol Partisi Artvin İl Sorumlusu — Son Gülle