‘Faizli Sistem’ Yerine ‘Selem Sistemi’ Önerisi-10
Önceki yazılarla birlikte okunmasını tavsiye ederek kaldığımız yerden devam edelim…
- Faizci vahşi kapitalizm istisnasız her yerde sömürüsünü sürdürüyor…
- Sömürü Sermayesi faizci vahşi kapitalizm ile insanlığı sömürüyor…
- Biz teşhis ve tedavi metodumuz ile çare ve çözümleri öneriyoruz…
- ‘Faizli Sistem’ yerine ‘Selem Sistemi’ önerisini sunuyoruz…
Meselenin özü ve özeti bundan ibarettir. Ülkemiz, İslam âlemi ve bütün beşeriyet işte bu ‘çare ve çözüm içerikli önerileri’ dikkate alıp yapılması gerekenleri yaparsa ‘Sosyal Tufan’ seviyesindeki sorunlarından kurtulacaktır. Bunu yapmazlarsa aynen ‘Nuh Tufanı’ sebebiyle yok olan o zamanki beşeriyet gibi çağımızdaki insanlık da er veya geç yok olacaktır.
SONUÇ olarak sadece ‘Adil Düzen, Adil Ekonomik Düzen, Adil Dünya Silm/Barış Düzeni, Adil Düzene Göre İnsanlık Anayasası’ ve diğer bütün önerilerimizi uygulayanlar ‘Yeni Bir Dünya’ kurmuş olacaklardır.
Bu girizgâh ve hatırlatmalardan sonra kaldığımız yerden devem edelim…
***
Vergi Sistemi: Anayasal Düzenlemelerin Önemi
Vergi, toplumların ekonomik yapısında hem dengeleyici hem de destekleyici bir unsur olarak kendine yer bulur. Ancak, rastgele uygulanan vergi politikalarının ekonomik yükleri artırdığı da bir gerçektir. Anayasa düzeyinde yer alması gereken bir düzenlemeyle, gelir dağılımını bozmayan, aksine dengeleyen bir vergi modeli oluşturulabilir.
Bu noktada zekât, modern vergi sistemine bir alternatif olarak karşımıza çıkar. İslam hukukunda önerilen vergi oranları oldukça dikkat çekicidir. Örneğin, sınai mallar için %20, tarım ürünleri için %10, ticaret malları için ise %2,5 oranında belirlenen vergiler, yenilenebilir kaynaklar ve sosyal adalet ilkesi göz önüne alınarak tasarlanmıştır. Bu sistem, üreticilerin üzerindeki vergi yükünü azaltırken kaynakların verimli kullanımını teşvik eder, aynı zamanda, gelir dağılımındaki uçurumları engelleyen bir yapı sunar.
***
Faizsiz Ekonomi ve Alternatif Modeller
Modern ekonomik sistemlerde faiz, neredeyse tüm finansal işlemlerin temel parametresi haline gelmiştir. Ancak bu durum, yalnızca bireylerin değil, toplumların ekonomik refahını da olumsuz etkiler. ‘Faizsiz bir ekonomik sistem’ ise gelir dağılımındaki adaleti sağlayarak sosyal refahı artırabilir. Örneğin, ‘Selem Akdi’ adı verilen sistem, sipariş usulü üretimi teşvik eder. Tüketici, malını vadeli olarak daha düşük bir fiyattan alırken, üretici de ihtiyaç duyduğu sermayeyi ‘faizsiz’ bir şekilde temin eder. Bu yöntem, üretim ve tüketim arasındaki dengeyi sağlayarak ekonomik istikrarı güçlendirir.
***
Para ve Değer Sistemleri Üzerine
Ekonominin bir diğer kritik başlığı ise ‘para ve değer’ sistemidir. Karşılıksız basılan paralar, enflasyonun temel nedenlerinden biri olarak karşımıza çıkar. Bu bağlamda, anayasal bir düzenlemeyle ‘karşılıksız para basılamaz ilkesi’ getirilmelidir. Modern finansal sistemlerin en büyük sorunlarından biri olan bu durum, yalnızca ekonomik dengeleri değil, bireylerin ekonomik güvenini de zedeler. Örneğin, 20. yüzyılın başlarında uygulanan ‘altın standardı’ para birimlerinin reel değerlerini korumasını sağlamıştı. Bu tür sistemlerin modern bir versiyonu ekonomik sürdürülebilirliği destekleyecek bir çözüm olabilir. Faiz, vergi ve para politikaları, yalnızca ekonominin değil, bir toplumun sosyal dokusunun da temel unsurlarıdır. Anayasaların bu başlıkları kapsayan bir çerçeve sunması hem sosyal adaletin hem de ekonomik istikrarın sağlanmasında önemli bir rol oynayabilir. İslam hukuku perspektifinden gelen öneriler ise modern dünyada uygulanabilirliği tartışılmaya değer alternatifler sunar. Bu öneriler, yalnızca geçmişin bir yansıması değil, aynı zamanda geleceğin adil ve sürdürülebilir bir ekonomik düzenine açılan bir kapıdır.