Kullanıcı Adı:
Parola:
Üye Kayıt
Üye Aktivasyon
Parolamı Unuttum

Captcha image
Show another code

Giriş
Mete Firidin
Hurufu Mukatta
9.4.2011
42063 Okunma, 2 Yorum

Kur'ân'da 114 sûreden 29'u nun, kaf, sâd, yâsîn, tâhâ, tâsîn, tâsîn mîm, elif lâm mîm, elif lâm râ, elif lâm mîm râ, elif lâm mîm sâd, hâmîm, hâmîm ayın sîn kâf, kef hâ yâ ayn sâd harfleriyle başlamaktadır. İşte bu harflere hurufu mukatta'a (kesik harfler) denilmektedir.

Bu sûreler den üç tanesi bir; on tanesi iki; onüç tanesi üç; iki  tanesi dört ve  bir  tanesi de beş mukatta harfiyle başlamaktadır.

 

Arapçada 29 harf vardır. 14 şemsi ve 14 kameri harf vardır. Arapça da kelimeler genellikle 3 harften oluşmuştur. Daha az olarak 2 harften, nadiren 4 harften, çok nadiren 5 harften oluşur.

Kuranda başında hurufu mukatta bulunan 29 sürenin başında bulunan harf gurupları şunlardır:

 

1. Nun

2. Kaf:

3. Sad:

4. Ya, sin.

5. Ta, sin.

6. Ta, ha.

7. Ha, mim

8. Ta, sin, mim.

9. Elif, lam, ra.

10. Elif, lam, mim.

11. Elif, lam. mim, ra.

12. Elif, lam, mim, sad.

13. Ha, mim 1.ayet. Ayn, sin, kaf 2.ayet.

14.Kef, ha, ya, ayn, sad.

 

Bu grupları oluşturan harfler ise şunlardır:

1. NUN

2. KAF

3. SAD

4. YA

5. SİN

6. TA

7. HA

8. MİM

9. ELİF

10. LAM

11. RA

12. AYN

13. KEF

14. HE

 

Bunlardan 6 tanesi şemsi ve 8 tanesi kameridir.

Hurufu mukatta için öncelerden beri çok farklı yorumlar yapılmıştır.

Birinci görüş bunların bilinemez olduğudur.

İkinci görüşe göre, Allah’ın kitabında insanların anlayamayacakları şeylerin bulunması doğru olmaz. Çünkü Allah Teala Kur’ân-ı Kerim’i okunup anlaşılması ve amel edilmesi/uygulanması için göndermiştir. Bu sebeple de onda, anlaşılmaz hiçbir ayet bulunamaz. Bu görüşte olanlar, Hurûfu Mukatta’yı tefsir etmeye çalışmışlardır.

Bunları şöyle özetleyebiliriz:

1. Bu harfler, Allah Teala’nın isimlerinde yer alan harflerdendir. Nitekim Resûlüllah’ın (s.a.v.), “Kâf Hâ Yâ Ayn, Sâd, Hâ Mîm Ayn Sîn Kâf” diye dua ettiği rivayet edilir.

2. Bu harfler, başlarında bulundukları sûrelerin isimleridir. Zira bazı şeyleri harflerle adlandırmak, Arapların âdetlerindendir. Mesela Hârise b. Lâm et-Tâî’nin babasına “Lâm” derlerdi. Aynı şekilde bakır’a “sad”, para’ya “ayn”, bulut’a “ğayn”, balığa “nûn”, dağa da “kaf” denmiştir.

Kısa kesmek ve kısaltma yoludur ki şairin "O kadına dur dedim. O dedi ki kaaf" mısraında olduğu gibi (vekaftü = durdum) kelimesinden kef harfiyle yetinmesi.

3. Çeşitli sûrelerin başlarında yer alan bu harfler, on dört değişik şekle sahiptir ve bütün harflerin aslını teşkil eder. Kur’ân-ı Kerim bu harflerle te’lif olunmuştur. Kur’an bu harfleri zikretmekle, mucize olduğuna işaret etmektedir. Yani Kur’an’ın cümleleri, ibareleri herkesin bildiği bu basit harflerden meydana gelmektedir. Öyleyse uğraşın bakalım, sizler de elinizden gelen bu imkanı kullanarak benzerini getirmeye çalışın. Siz meydana getiremediğinize göre Kur’an mucizedir demek istemektedir.

4. Bazılarına göre bu harflerin her biri Allah’ın fiilî sıfatlarına delalet eder. Elif Allah’ın nimetlerine (a’lâsına-en yücesine), Lâm lûtfuna, Mîm mecdine (yüceliğine) işaret etmektedir.

5. Kimilerine göre Elif Allah’tan, Lâm Cebrail’den, Mîm Muhammed’den kinayedir.

6. Bir kısmına göre de bu harfler, bir sözün bitip bir sözün başlangıcını gösterir. Araplarda bir söz bitip yeni bir söz başladığında dikkati çekmek için yeni sözün başına böyle harfler getirme geleneği vardır.(6)

 

Huruf-u mukatta ile muhataplara şu mesaj verilmektedir: Kurân-ı Kerîm, Arapların konuşmalarında kullandıkları bu hece harflerinden oluşan kelimelerden meydana gelmektedir. Kur'ân bu kelimeleri kullanarak öyle bir ifade uslûbu ortaya koymuştur ki beşerin bunun gibisini ortaya koyması mümkün değildir. Oysa Araplar da konuşmalarında aynı hammaddeyi kullanıyorlar. Eğer bu Kur'ân Allah tarafından indirilmemiş olsaydı, onlar da Kur'ân'ın fesahatine denk bir fesahat tuttururlardı.

Bu görüşü ileri sürenler, görüşlerine gerekçe olarak da şunu söylerler: Bu harflerle başlayan sûreler yirmidokuz âdet olup hece harflerinin sayısı da yirmidokuzdur. Ayrıca her harf grubundan biri huruf-u mukattaa içerisinde Kur'ân'da zikredilmiştir.

Arap dilinde kelimelerin harf sayısı ile de Hurûf-u Mukattaanın bir ilişkisi vardır. Şöyle ki; Arap dilinde kelimeler ya bir, ya iki, ya üç, ya dört, ya da beş harften oluşmaktadır. Arapça'da beş harften fazla harften oluşan kelime yoktur. Hurûf-u Mukattaa da birden başlamak üzere beş harfe kadar bir arada zikredilmiştir.

c- Uyarı harfleri olduklarını söyleyenlerin görüşü:

Bu görüşü ileri sürenler, şöyle derler: Cahiliyye Arapları da kasidelerinde birtakım tenbih (uyarı) edatlarıyla başlar, böylece muhatabın dikkatini kendi sözlerine çekmek isterlerdi. Kur'ân-ı Kerîm, onları kullandığı uyarı harflerinden farklı olarak bu harfleri kullanmıştır. Çünkü bu harfleri kullanmaktan maksat, muhatabın dikkatini çekmektir. O halde farklı harflerin kullanılması, bu görevi daha mükemmel bir şekilde yerine getirecekti ve Kur'ân da bunu yaptı.

Arapça semitik dil grubundandır(ibranice,aramice,ugaritce,kenanca). Arap alfabesi kökeni Proto-Sinaitik alfabeye dayanır. İbrani alfabesi de aynı Proto-Sinaitik kökene dayanır. Aslında Yunan ve Roma alfabesi de Proto-Sinaitik kökene dayanır. Onlarda alfabelerini Fenikelilerden almışlardır.

Proto-Sinaitik alfabe ise Mısır hiyegroglif ve Sümer hece yazım sistemlerinin bir sentezidir. Bu sentez sonucu ilk gerçek alfabe sistemi doğmuştur.

Proto-Sinaitik alfabede her harfin birçok kelime karşılığı vardır. Aşağıdaki tabloda bunu görebilirsiniz.