Kullanıcı Adı:
Parola:
Üye Kayıt
Üye Aktivasyon
Parolamı Unuttum

Captcha image
Show another code

Giriş
Cengiz Demirci
Para kitabı veresiye satış bölümü
2.2.2013
3779 Okunma, 2 Yorum

"İslamda Para" kitabından (Karagülle)

Veresiye satış bölümü

Taç hadis kitabından alıntı.

 

"Satarak borç vermek helal değildir"

"Bir satışta iki şart koşulmaz"

"Zararı içermeyen yerde kar da yoktur."

"Yanında bulunmayan şey satılamaz."

"Kasabadakiler köylülere ait malları satmasınlar"

"Meyve yenecek hale gelmedikçe satılamaz"

"Hurma sararıp kızarmadıkça satılamaz"

"Üzüm kararmadıkça satılamaz"

"Hayvan hayvan ile veresiye satılamaz"

"Darda olanın malı satın alınamaz"

"Değişik cinsteki mallar birbiri ile istediğiniz gibi değiştirin ama peşin olsun"

"Veresiye olarak gümüşün altın ile değiştirmesi yoktur."

"Peşin değiştirmeler serbest, veresiye yok."

"Rehin verilerek borçla mal alınabilir."

"Meyveler borç verilebiliz."

"Borç veren, daha fazla birşey eklemesin"

 

Eski tip üretim:

Kişiler tarım, hayvancılık ve ticaret yapardı. Üretilen ürünü pazara bizzat getirip, onu gümüş ya da altın para ile satıp, ihtiyacını satın alarak giderdi. Ya da takas ederdi. Para olarak belirlenen dinar ve dirhem  esasen birer mal idi.

Yukarıdaki tüm hadisleri bu şartlar altında düşünerek mana vermek fonksiyonlarını anlamamıza faydalı olacaktır.

 

Alışveriş peşin olacak, takas edilecek mal ya da paralar fiili olarak pazarda hazır olacak.

Bir satış tek sözleşmeden oluşacak. Peşin ise şu değerle, sonra getirir verirsen şu değerle diye iki şartlı olmayacak.

Risk iki taraflı olarak paylaşılacak. Riski yüklenen taraf kazancı ya da zararı yüklenmiş olacak.

Satılacak mamül kendi öz standardına gelmiş olacak.

Aynı cins malların veresiye satışı yoktur.

Farklı cins mallar istendiği ölçü ile değiştirilebilir.

Rehin ile borçlanarak mal satın alınabilir.

 

Yukarıdaki tüm döngü reel Pazar döngüsü ile ilgili olarak söylenir. Kural olarak takas meşrudur, alım satım meşrudur. Malların belirli standartları olacak, o standart mallar birbiri ile aynen misli misli ile takas edilecek.

Üretim pazarlama zinciri arasında iletişim anlık değildir. Bu andaki pazarın kurulması ve arz talebin çıkması öngörülür. Bu nedenle de veresiye satışı yasaklar.

 

Tekeli önlemek için köylünün kendi üretimini kendisinin pazara götürüp pazarlamasını yasar. Böylece arzedenler çoklu olacak ve pazardaki arz eğrisi o andaki reel arzı yansıtacaktır.

 

Bu ekonomik modelin depolama sorunu vardır. Malların fiziki sirkülasyonu ön plandadır. Halbuki bugünki modelde mal sirkülasyonu asgaridir. Ticari sirkülasyon fazladır, kağıt ve senet sirkülasyonu ön plandadır.

 

Arz talep eğrisini fiziki pazardan sanal pazara taşıyarak, herkes evlerinde arzedici ve talep edici olarak fiyatları belirleme imkanına kavuşmuştur.

 

Bugün planlama, potansiyel üretim belirleme ve nufüs artışı ile talebin potansiyeli okunabilmektedir. Bunun için ise kağıt ekonomisine, senet ekonomisine ihtiyaç vardır.

 

Talep eğrisini nufüsün ihtiyaç potansiyeline kadar, arz eğrisini ise nüfusun arz potansiyeline kadar esneterek bir fiyat eğrisi elde edebiliriz. Bu eğri potansiyele doğru yaklaştıkça oluşan fiyat çok sağlamdır. Kişilerin bir yıllık ortalama ihtiyaçları kadar selem hakkı doğduğunda, bunun pazarlığı için firmalarla doğrudan temasa geçtikçe, o ürünler plana göre üretilip istenen zamanlarda süpermarketlere geldikçe ve ödemeler elektronik ortamda yapıldıkça hukuki olarak bunun alt yapısı sağlam bir şekilde kurulmuşsa,

 

1. Kredili olarak satışlar mümkündür. Zaten satış demek artık sıcak satış değil, garantili satışlardır. Kişi selem miktarına göre siparişini verir, selem sözleşmesindeki şartlar ile kendisine ulaştırılır, ulaştığında kişi borçlanmış olur. Eğer bankada ödeme gücü varsa adına açılan kredisi kapatılır. Eğer ödeme gücü yoksa kendisine devlet tarafında karzı hasen olarak verilmiş olur. Çalışırsa öder, çalışamazsa emekli aylığı ya da işsizlik aylığından mahsup edilmiş olur. Burada kredilerin her kişiye özel yaptığı iş, derece, mesleki katsayısı ve kefil olan kurumun durumuna göre bir limiti vardır. Tüm arz talep kanunları bu kredi limitleri içinde çalışır,

 

2. Kredi limitlerini belirlerken ihtiyaç ve imkanlara göre bir planlama yapılır. En sonunda devletin tekeffül ettiği miktar zekat fonundaki meblağdan fazla değildir, bu da karşılığı olan bir kredidir. Çünkü devlet işsizliğe, sigortaya ve emeklilere ayırdığı meblağlar kendi imkanları ile sınırlıdır.  Küçük sayıdan büyük sayıyı çıkaramazsınız. Kredi limitleri toplam tasarrufları aşamaz. Aşmasını istiyorsanız, sisteminizi ve şartlarınızı değiştirmelisiniz. Asgari geçim tasarruflarını tekeffül eden bir sistem olmalıdır.

 

3. Alım gücü olmayan kişiye verilen tüketim hakkı karşılıklı ise, enflasyona neden olmaz. Kredili tüketim hakkı varsa, veresiye satış da vardır, ama kefalet altındadır. Pazarda rehin karşılığı borçlanmaya denk bir etki yapar.   

 

4. Devlet selemli kredi anlaşmasındaki limitleri imkanlarına göre artırdıkça, gelecek yılın zekatları daha da artacaktır. Zekatları verecek kimse bulunmayınca, zenginlikler vakıflara şarzedilecek ve zamanla yaşam standartları artırılmış olarak, karşılıksız hale gelecektir. Üretimi artırıcı etki, paylaşımı adil hale getirici sistem ve uygulamalarla ideal Pazar ekonomisini kuracaktır.

 

 

 


Yorumcu 
Yorum 
Süleyman Karagülle
06.02.2013
17:25

1- Kişiler malları üretirler ambara verirler. 2- Mal belgesini alır isterlerse bankaya gider onu rehin olarak koyar, karşılığında para kredisni alırlar. 3- Bu para ile piyasadan istediği malı peşin para ile satın alırlar. 4- İstedikleri zaman da parayı bankaya iade eder, belgelerini bankadan alırlar, ve bunu piyasaya peşin para ile satarlar. 5- Banka parayı senet karşılığı çıkarır, sendin de karşılığı ambarda mal olarak vardır. Karşılıksız para piyasaya çıkmamış olur. 6- Bir üretici ürettiği malı veresiye olarak başkasına verebilir. Bunda bir gayri meşruluk yoktur. Çünkü piyasada buna karşı dönen para yoktur. 7- İsteyen parayı başkasına borç verebilir. Çünkü bu para ile alacağı malı almaktan vazgeçmiş borcu tahsil edinceye kadar kullanmayacağını taahhüt etmiş olur. 8- Tüccar para vererek aldığı malı ambara koymuş, parayı da piyasaya sürmüş olur. Piyasada ki para karşılığı kendisinde satılık mal olduğu için para karşılıksız değildir. 9- Tüccar para ile aldığı bir malı veresiye satarsa mal tüketilmiş olur para ise piyasada kalır. Karşılıksız paranın piyasaya çıkması demektir. Bu da enflasyona sebep olur. Bu başkalarının cebinden sessizce paranın çalınmasından başka bir eşy değildir. İşte Peygamberin yasakladığı bu veresiye satıştır. 10- Mevduatta toplanan paranın başkalarına kredi olarak verilmesi satış değil kredileşmedir. Burada karşılıksız bir şey yoktur. Hadisler Kuranın peşin ödeme emrinin açıklanmasından başka bir şey değildir. Tüdirunha beyneküm, peşin ödeme yaparsınız, demektir.

Zafer Kafkas
09.02.2013
23:04

PARA KİTABINDAN,

(Borçlu yaşama düzeni dengesizdir. Faiz, borçlu yaşama düzenini kurar. Kredi alan kişi, henüz üretmediği bir malı tüketmeye yönelir. Sonunda gecikmeli bir üretim ortaya çıkar ki bu da dengeyi bozar. Bir ülke böylece mevcut olan millî servetini tüketip eritir, dış ülkelere borçlanmaya başlar ve sonunda bu ekonomik çıkmazdan kurtulamıyarak yok olup batar.

Dünya devletlerindeki böylesine fazla tüketme eğilimi bütün insanları fazla tüketime yöneltir, bu durum da yıkılışın kaynağı olur. Burada kredi veren kişi, milletin birikmiş malını üretmeden önce tüketmeye vermektedir. Kredi veren kişi, faizinden kâr sağlayacağını zannediyor. Halbuki millî servetten, beşerî servetten tüketme olduğu için topluca uçuruma ve belki de ebedî yokoluşa doğru gidilmektedir. Veresiye satışlarda da aynı özellik vardır. Veresiye alıp tüketen kimse —faizsiz almış olsa dahi— önceden tüketme durumundadır. Millî servetin önce tüketilmesi, ardından üretilmesi isteniyor. Bu durum millî varlığı yokluğa götürmekte ve dengeyi bozmaktadır. Ücretli düzen de böyledir. Bir müteşebbis çalıştırdığı kişilere ücret ödemektedir. İşçi, aldığı para ile hemen piyasaya gidip mal talebinde bulunmaktadır. Halbuki mal, belki de birkaç ay sonra üretilmiş olacaktır. Böylece ücret sistemi ile önceden tüketme şeklini getiren işçilik düzeni de dengesizliğin kaynağı olmaktadır. Sanayi devrelerinin başlaması ile işçilik düzeni kurulmuş, arkasından faizli düzen gelmiş ve bugünkü çıkmazların içine girilmiş; sömürü düzeni ortaya çıkmıştır. Bu sömürü düzenine sosyalizm ile son verilse bile, mülkiyet düzeni olmayınca —kişiler önce tüketime sonra üretime yönelmekle— bu düzen yine bozulacaktır. Sermayeye kâr, gayrimenkullere kira ve miras düzenlerikişileri mal biriktirmeye ve geç tüketmeye zorlamakta, böylece topluluğun mal biriktirme düzeni sağlanmış bulunmaktadır. Devlet tarafından gerçekleştirilen faizsiz kredi düzeni ise sadece çalışma kredisini açmakta ve krediyi tüketmeden üretmeye götürmektedir. Düzenimizde, önceden tüketme yerine önce üretme teşvik edilmektedir. İsraf bu nedenle kötü ve haram sayılmaktadır. İsrafı, gelirden daha fazla gider yapma şeklinde de tanımlıyabiliriz. )

--Kırmızı ile yazılan yerlere göre çalışma kredisi ile de bahsi geçen işçilik sisteminin olumsuzlukları ve üretmediği malı tüketme durumu oluşmuyor mu? Öğrenmek istediğim bu.

--Adil Düzende kişiler tüketim kredisi hakkını sadece mevduatları hacmi ve çalışma kredisi ile mi kazanmaktadırlar? Borçlu yaşama düzeni dediğimiz bugünkü kredi sistemi ile aradaki fark nedir?(Bugünkü sistemde faizin olmadığını düşünerek)



YorumYap

Son Eklenen Makaleler
Cengiz Demirci
İnsanlık Anayasası değil Ümmül Kitab
19.6.2017 849 Okunma
Cengiz Demirci
Siyasi Cihat Namazı'nın Fıhkı
9.5.2017 1127 Okunma
Cengiz Demirci
Milli Tarım Politikası
2.5.2017 1684 Okunma
Cengiz Demirci
Adil Düzen gümüş motorla başlar
13.4.2017 1603 Okunma
Cengiz Demirci
"İnsanın maymundan türeme imkanı yoktur"
25.3.2017 1694 Okunma
Cengiz Demirci
Ceza Hukukunda Cinayet Suçları
22.10.2016 1602 Okunma
Cengiz Demirci
Ceza Hukuku Maddi ve Mali Suçlar
27.9.2016 2204 Okunma
Cengiz Demirci
Ceza Hukukunda Cinsel Suçlar
23.9.2016 4269 Okunma
Cengiz Demirci
Çoklu Ceza Hukuku
17.9.2016 1084 Okunma
Cengiz Demirci
İşletme hesap düzeni
20.4.2016 3840 Okunma
2 Yorum 22.04.2016 09:03
Cengiz Demirci
Arapça - Türkçe Gelecek Zaman Mukayesesi
2.3.2016 4362 Okunma
Cengiz Demirci
CEZA HUKUKUNDA CEZALARIN EŞDEĞER HALE GETİRİLMESİ
15.2.2016 2339 Okunma
Cengiz Demirci
Sam'ın Hakem Davası
27.1.2016 7113 Okunma
5 Yorum 07.02.2016 11:43
Cengiz Demirci
Emetün Mümine
15.11.2015 5590 Okunma
8 Yorum 21.11.2015 22:55
Cengiz Demirci
Para Vakıfları ve Faiz
8.11.2015 4472 Okunma
Cengiz Demirci
Altın ve Gümüş para
6.11.2015 2438 Okunma
Cengiz Demirci
Mecelle madde 1: Fıkhın tarifi
6.9.2015 4573 Okunma
Cengiz Demirci
Hakem Olayının Tümegelimle Kurandaki Döngüsü
30.8.2015 5021 Okunma
1 Yorum 30.08.2015 19:28
Cengiz Demirci
Mecelle ve İnsanlık Anayasası
15.8.2015 3581 Okunma
Cengiz Demirci
Fatih Kanunnameleri
15.8.2015 5118 Okunma
3 Yorum 18.08.2015 12:15
Cengiz Demirci
Kıyasa kıyas olur mu ?
22.6.2015 3286 Okunma
Cengiz Demirci
Helal Gıda
7.6.2015 8682 Okunma
11 Yorum 15.06.2015 14:07
Cengiz Demirci
Erbakan Vakfı - Şehzade Sancağı
1.3.2015 2577 Okunma
Cengiz Demirci
Süleyman Akdemir'in Erbakan Vakfına Teklifi
4.2.2015 11848 Okunma
21 Yorum 17.02.2015 09:32
Cengiz Demirci
Bağımsız Adaylık
3.2.2015 1923 Okunma
Cengiz Demirci
Bağımsız Adaylık
3.2.2015 2002 Okunma
Cengiz Demirci
Hakem Olayının Tümegelimle kurgusu
18.1.2015 3732 Okunma
Cengiz Demirci
Kutadgu Bilig (Devlet Düzeni)
23.11.2014 3735 Okunma
4 Yorum 24.11.2014 10:31
Cengiz Demirci
Süpermarkete müşteri kredisi faiz ilişkisi
3.7.2014 3942 Okunma
1 Yorum 10.07.2014 17:32
Cengiz Demirci
Girdiler Ortaklıkları
6.2.2014 4614 Okunma
1 Yorum 10.02.2014 20:44
Cengiz Demirci
Başkanın sürme yetkisi
29.12.2013 3636 Okunma
Cengiz Demirci
Vitesli ekonomi
14.12.2013 2206 Okunma
Cengiz Demirci
Adil Düzen Aşireti
7.7.2013 3345 Okunma
Cengiz Demirci
İşletme imamı
2.6.2013 2255 Okunma
Cengiz Demirci
Mal Parası
11.2.2013 3765 Okunma
Cengiz Demirci
İstikbali Pazarın Kuruluşu
8.2.2013 3060 Okunma
Cengiz Demirci
Para kitabı veresiye satış bölümü
2.2.2013 3779 Okunma
2 Yorum 09.02.2013 23:04
Cengiz Demirci
Kul Düzeni ve Köle Düzeni
5.1.2013 4147 Okunma
3 Yorum 30.01.2013 09:33
Cengiz Demirci
İlk karzı hasen kooperatifi
3.1.2013 14883 Okunma
25 Yorum 06.02.2013 20:31
Cengiz Demirci
ilk selem
3.1.2013 3642 Okunma
Cengiz Demirci
Mümini hataen öldürmek
2.1.2013 2170 Okunma
Cengiz Demirci
Müçtehit YETİŞME Merkezi
16.12.2012 2860 Okunma
Cengiz Demirci
Milli Görüş Adil Ekonomik Düzeni: Temel Esaslar
22.11.2012 5441 Okunma
Cengiz Demirci
KARAGÜLLE VE AKDEMİRİN YENİ ANAYASA TEKLİFİNE ELE
4.11.2012 3758 Okunma
1 Yorum 04.11.2012 18:33
Cengiz Demirci
Rahman - Mercan - Reyhan
17.10.2012 4356 Okunma
5 Yorum 18.10.2012 10:05
Cengiz Demirci
Meyve ve Hurma ve Nar
13.10.2012 3834 Okunma
1 Yorum 14.10.2012 13:41
Cengiz Demirci
Fetih Sünneti
12.10.2012 4059 Okunma
1 Yorum 12.10.2012 11:18
Cengiz Demirci
Ayakkabı üstüne mest
17.9.2012 2284 Okunma
Cengiz Demirci
Zina - Mut`a - Nikah
27.7.2012 2556 Okunma
Cengiz Demirci
Sam Adiyanı hakeme davet ediyorum
10.7.2012 9116 Okunma
34 Yorum 15.01.2013 10:44
Prev[1]2Next