Özer Ataç
Sahtelik 6
18.03.2025
1857 Okunma, 0 Yorum

Adil Düzen teorisinin mimarı Süleyman Karagülle’nin:

 

“Bilimsel ilerleme, tanım- tarif (teori), deney (pratik) olarak ilerler. Tarifler, ne kadar kapsamlı olursa olsun,  yaşamın değişkenlik ilkesine uyum sağlayamaz. Bu yüzden, yapılmaması gerekenlerin yani yasakların tarif edilmesi gerekir; böylelikle,    yaşamın değişkenliğine vicdani barış düzeni  uyum sağlar. ” yollu ifadelerini hatırlıyorum.

 

 

Bu mantık,  trafik işaretlerini yola değil, yolun kenarlarına koymaya benziyor. Şayet,  vasıtaların akış yolu,  her hangi bir sebepten  dolayı kapanmış ise o zaman,  yolun üzerine  işaret konulabilir.

 

Şunu demek istiyorum; toplumsal düzen tıkanmış, toplum iğdiş edilmiş umut uyum kaosa evirilmişse kitlelerin geçilecek,  ilerlenecek yolu kalmamıştır.  O zaman,  yasak işaretleri  yolu kapatır; ilerleme durur, daralma, bunalım devamında   iç karışıklık başlar.

 

İlginçtir, böyle zamanlarda yasakların tarifi öne çıkar. Yine ilginçtir, yasaklara yöneticiler de uyduğunda tıkanıklıklarda en kısa zamanda aşılır.

 

Bu uygulama barış zamanlarında neden  yapılmaz?!

 

Yani yasal düzenler, barış zamanlarında yalnız  yasakları tarif etmekle neden yetinmez. Özgürlük alanlarını tarif eden yüzlerce  satır labirente toplumlarını sevk eder;  hiç düşündünüz mü ?!

 

Bunda iyi niyet mümkün değil. Çünkü onlar, değişim ve olasılıklar evreninde ufuk seti oluşturuyor.

 

Örneklemeye devam ediyorum:    

 

Dünyanın her yerinde trafik işaretleri yolun kenarlarına veya  ayakları yol kenarına bağlı yol üstü levhalara; yolun barikat konulacak zeminine  çizilen işaretler ise  trafik akış hızının  yavaşladığı, çok şeritin dar şeritlere ayrıldığı   ayrımlarında kullanılıyor.

 

Trafikteki araç -sürücü güvenliği kanıtlanmış bu  uygulamaların,  toplumsal yönetim modelinde, hukuk sisteminde uygulanma-ması, sosyal gelişime karşı  büyük komplolardan biridir.   

 

 

Akıl-vicdan sahibi her birey, insanlığı esenliğe ulaştıracak bu kritik bilgiyi, her fırsatta  barış isteyen karamsarlara  anlatıp,  küresel devlet sahtekarlığında gedik açması gerekir.   

 

 

Diğer bir örnek; insan. düşünmeden edemiyor:

 

Doğayı ve birbirini istila ve  öldürmekten vazgeçmeyen insanlık, nasıl oluyor da dijital sıçramada başarı kazanıyor!?

 

Yani insan aklı,  teknolojide, dijital sıçramada müthiş gelişim sağlarken; benzer gelişim ve sıçramayı, yaygın eğitimde, toplumsal gelişimde,  adil kamusal hizmette neden sağlayamıyor.   

 

Sizce toplumsal düzende veya ortak hukukta, özgürlükler mi,  yoksa yasaklar mı tarif edilmelidir?

 

Değişim  bunlardan hangisini daha çabuk eskitir.

 

Hangisi insanın düşünsel, buluşçu ufkunu ve  düşünme kapasitesini geliştirir.

 

İşte yukarıdan beri açıklamaya çalıştığım husus bu:

 

Özgürlükler tarif edilirse,  toplumsal düzen ve toplum sahtekârlaşır.

Yasaklar tarif edilirse,  gelişimde hata payı/sahtelik azalır.

 

 

 

Değindiğim “ortalıktaki gizlenen” için birkaç şey söylemek kaçınılmaz oldu:

 

İnsan zekasının teknoloji ve bilimsel gelişimdeki mesafeyi,  neden ortak yaşamda alamadığı sorusu, tüm dinlerin,  felsefenin değinip  çözemediği en kritik  sorudur.

 

 

Sanki insan görünümünde  farklı varlıklar, bu çelişkinin sürmesini  bile isteye sağlıyor. Böylelikle, bütün insanlığın ürettiği tüm değerlerin yüzde doksanı,   insanın- insanı, insanın- doğayı  yıkımında kullanılıyor.

 

Sıra sizde!

 

Lütfen,  hafızanızdaki  değerli bildikleriniz dahil,  tüm biriktirdiğiniz bilgileri;  burunuzla  ağır, derin beklemeli tekrarlı solumalar yaparak  zihninizden boşaltın.  

 

Sonra,  insanlığa dayatılan bütün düğümlerin,  hedeflerin, düşmanlıkların,  kutsalların,   adanmışlıkların sahteliğini görün!.

 

Değişim, sahte ile sahtekarlığı ayırırken; sahteliği tolere ediyor. Sahtelik kaçınılmaz fakat samimi; sahtekarlık bencil ve kötücül.         

 

Tıpkı ölüm gibi değişim, insanlık tarafından kaçınılmaz görülüyor; bu yüzden  bilim,  güvenli, kalıcı, sağlam yapılar ve düzenler için yüz yıllardır çalışıyor.  Tabii değişimin bu uğraşa tebessümünü de sezerek.

 

Değişim, bize gelmiyor; zamanın ilerleyen  kompartımanında  içinde olan her şeyle beraber değişiyoruz.(1)

 

“Zaman-zaman”, eski fotoğraflara bakarız.  

Yerli yerindeler değil mi?

Öyle değil; çekildikleri andan uzaklaştıkça onlar da değişiyor.

Ta ki silinecekler.

 

 

“Yerli yerinde”  durdukça, eskiyip solmaları her şeyi açıklıyor.

Yerli yerinde ne varsa,  ne yerde, ne yerinde kalmıyor; hepsi  ilkliğinden eksiliyor.  

 

 

Fotoğraflar koyduğun çekmecede,  kapatıp sergilediğin çerçevede duruyorlar. Fakat, çekildikleri yer  değişmiş; kendileri  solmuş, yıpranmış. Yerindeyken oluşan uyum, canlılık, o eşsiz an  artık görülmüyor. Görüntü dijitalleşip yenilense de anın canlılığı,  o  andan çıkmıyor.  (2)

 

 

“Yerli yerinde” olana ancak,  o an’da  tanık oluruz.

 

Deklanşörün an’dan “yakaladığı”  “capcanlı” görüntü, akabinde  “sıcağı sıcağına” sahteliğe geçerken; gerçek zamanda  poz verenler, sahtelikten doğallığa geçmiş oluyor.   

 

 

Karar alırken, ilk adımı atarken, yola çıkarken verilen sözler, edilen yeminler,… o anda canlı ve olabildiğince gerçek görülür.

 

Söz verenler, samimi veya maskeli olabilir; tüm bunlar,   somut sorunun  güdümünde,  sorundan  çıkış veya  çözüm kaplanmış   sahteliktir.

 

Fotoğraflar, verilmiş sözlere benziyor. Henüz gerçekleşmemiş, gerçekleştirmek için söylenmiş sözler. İster samimi, ister sahtekarca.  Fakat değişim sorunu sahteleştirip yeniliyor.  Buna karşın sahteleşen soruna yönelik söz ve vaad  yerli yerinde duruyor.  

 

Gördüğünüz gibi çözüm  mümkün değil !

 

 

 

 

Açıklamalar:

 

(1)Kompartıman, (Fransızva  compartiment, “bölme” sözcüğünden alıntıBu da iltalyanca aynı anlamlı compartimento  dan alıntı.Yine geç Latince compartire  “paylaşmak, paylaştırmak “ fiilinden, +ment fiiliyle türemiş. Bu fiil Latince pars, pant-“pay,hisse” sözcüğünden cont+ ön ekiyle türemiş.

Bu terim,  optikte ışığın tanecik teorisi P. Gassendi, T.Hobbes tarafından  ışığın sınırlı hız ve enerji ile  doğrusal hareket eden küçük,ayrık parçalardan oluşması olarak tanımlanmış atomculuğun alternatifi olarak bilinir.

Bütünsel evren anlayışında birimleri; birimlerin kendi özel görünen  işleviyle katmanlı şekilde  birim’e ve Bütün’e yönelik işlevsel bağımlığı anlatıyor. Buradan,  İyi-kötü, doğru-yanlış anlayışın  ortak işlevi oluşturduğunu anlıyoruz.

 

 

(2)Poz,  Kişinin kendisi gibi görünmeye çalışmasıdır; sahteliğin itirafı.

Pozlama,  fotoğraf makinesinin sensörüne(duyarga) belirli bir süre içinde görsel veriler oluşturan ışığın miktarıdır.

Fotoğraf çekimi, bir fotoğraf makinesi veya dijital kamera kullanarak görsel anların kaydedilmesi kişiyi manzarayı ölümsüzleştirmek için yapılan. Bunların  zihinsel kayıtlarımızdan farkı olmadığını bilmeliyiz. Hepsi sahte ve solmakta.

 

 

Baudrillard, modern epistemolojideki hâkim “neyi bilebiliriz?” sorusuyla ilgilenmiyor. .

 

Baudrillard klasik epistemolojiye karşı çıkar.

Modern dönemde iddia edilen bilginin kaynağı yahut edinme süreçleriyle ilgili spesifik eleştiri getirir.

Baudrillard sadece epistemolojik süreçleri sorunlu bulmaz, o en temelde hakikatin yok olduğunu söyler

 

**

 

 

Baudrillard, teknolojiden yoksun eski toplumların aslında minimal yaşamlarının en gerçek ve doğal yaşam olduğunu işaret eder. 

 

*** Baudrillard'a göre gerçeklik algılarını sömürüp, simülasyon evrenine geçmiş yapay bir dünya kendi aralarında kapalı ve izole bir iletişim kurarak ahlaki ve kültürel olarak gitgide geri gitmeleri kaçınılmaz olacaktır. 

 

**

Ahlaken çökmüş, adalet mekanizmaları çürümüş ve çekirge sürelerinin hızla taze ot ve ekin aradığı gibi sömürerek yeni değerler arayan acımasız bşr toplum yapısını yaşamıyor muyuz bizler?

Baudrillard, Nietzsche’yi izleyerek, acıyı dahi sömüren bu acımasız toplum kapıtalizmini eleştirmekten elbette haklıydı

 

modern dönemde yaşanan tüm gelişmelerin ilrleme değil gerileme olduğunu savunur.

 

*

Yani Baudrillard’a göre Batı toplumunun başarı sunduğu yeni toplumsal yaşamın tamamı aslında büyük bir yıkım ve insanlığın sosyolojik kültürel ve ahlaki çöküşünü simgelemekte ve medeniyeti, simülakr düzeninin üç aşaması aracılığıyla okumaktadır.

**

 

Rönesans’tan sanayi devrimine ‘klasik’ dönemi belirleyen biçim

kopyalama.

-Sanayileşme dönemine egemen biçim üretim

-Kodun belirlediği güncel evredeyse egemen biçim simülasyondur.

İlk aşamadaki simülakr doğal değer yasası;  

 

ikinci basamaktaki

simülakr ticari değer yasası;

 

üçüncü basamaktaki simülakr ise yapısal değer yasası ile tanımlanır .

 

*

 

Simülasyon ve Hiper- Gerçeklik yasası ile Hakikati gizleyen şey artık simülakr değildir. 

 

Simülakr hakikatin kendisi olmuştur.

 

Güncel dijitalalı sahteliğine örnek: 

Geri Gelen alfatoksinli ihracat ürünlerinin kahve boyası, çukulata aroması ve soya yağı ile “Dubai Çukulatası” fenomenine dönüşmesi.

 

Açıklamalar :

(*) Sahte: Farsça saxte,”yapılmış, mamul, düzme”. Saxtan; “yapmak , uydurmak, imal etmek, düzdürmek”.

Sihir: Arapça, shr kökünden “büyü, dolanımcı,telkinsel görüngü, metafizik dolanım.”

Asıl: Arapça,?şl kökünden aşl , “bitki kökü”; (mecazi)soy,ilke, temel/esas”.Aşila: “köklendi; soylu idi”.

 

 






Son Eklenen Makaleler
Reşat Nuri Erol
Faiz sömürüsü yerine ‘Selem Sistemi’ gelecek-2
3.04.2025 548 Okunma
1 Yorum 03.04.2025 09:35
Reşat Nuri Erol
Faiz sömürüsü yerine ‘Selem Sistemi’ gelecek-1
2.04.2025 451 Okunma
1 Yorum 02.04.2025 10:32
Özer Ataç
Sahtelik 7
1.04.2025 1261 Okunma
Mete Firidin
Cehennem Etimoloji
1.04.2025 630 Okunma
Reşat Nuri Erol
Bir Değerlendirme ve Öneri: Nasıl Belediyecilik?
24.03.2025 532 Okunma
1 Yorum 24.03.2025 13:59
Reşat Nuri Erol
‘Faizli Sistem’ Yerine ‘Selem Sistemi’ Önerisi-10
23.03.2025 601 Okunma
1 Yorum 23.03.2025 09:50
Reşat Nuri Erol
‘Faizli Sistem’ Yerine ‘Selem Sistemi’ Önerisi - 9
22.03.2025 598 Okunma
1 Yorum 22.03.2025 07:10
Mete Firidin
Sabah, Akşam, Yatsı namazlarında sesli okumanın nedeni
21.03.2025 330 Okunma
Reşat Nuri Erol
‘Faizli Sistem’ Yerine ‘Selem Sistemi’ Önerisi - 8
21.03.2025 622 Okunma
1 Yorum 21.03.2025 06:54
Reşat Nuri Erol
‘Faizli Sistem’ Yerine ‘Selem Sistemi’ Önerisi - 7
20.03.2025 543 Okunma
1 Yorum 20.03.2025 06:16
Özer Ataç
Sahtelik 6
18.03.2025 1857 Okunma
Reşat Nuri Erol
‘Faizli Sistem’ Yerine ‘Selem Sistemi’ Önerisi - 6
18.03.2025 603 Okunma
1 Yorum 18.03.2025 08:14
Reşat Nuri Erol
‘Faizli Sistem’ Yerine ‘Selem Sistemi’ Önerisi - 5
17.03.2025 627 Okunma
1 Yorum 17.03.2025 13:21
Reşat Nuri Erol
‘Faizli Sistem’ Yerine ‘Selem Sistemi’ Önerisi - 4
16.03.2025 571 Okunma
1 Yorum 16.03.2025 07:09
Reşat Nuri Erol
‘Faizli Sistem’ Yerine ‘Selem Sistemi’ Önerisi - 3
15.03.2025 616 Okunma
1 Yorum 15.03.2025 07:21
Reşat Nuri Erol
‘Faizli Sistem’ Yerine ‘Selem Sistemi’ Önerisi - 2
14.03.2025 625 Okunma
1 Yorum 14.03.2025 09:30
Reşat Nuri Erol
‘Faizli Sistem’ Yerine ‘Selem Sistemi’ Önerisi - 1
12.03.2025 705 Okunma
1 Yorum 12.03.2025 12:31
Bahaeddin Sağlam
Ahmet Akgündüz’ün Muhakemat Çalışmalarının Raporu
11.03.2025 101 Okunma
Reşat Nuri Erol
Ekonomik küresel krizler ve çözüm önerileri - 3
11.03.2025 599 Okunma
1 Yorum 11.03.2025 06:48
Reşat Nuri Erol
Ekonomik küresel krizler ve çözüm önerileri - 2
9.03.2025 661 Okunma
1 Yorum 09.03.2025 07:05
Bahaeddin Sağlam
İslam Kavramı: Sözlük ve Din Olarak
8.03.2025 91 Okunma
Reşat Nuri Erol
Ekonomik küresel krizler ve çözüm önerilerimiz
8.03.2025 736 Okunma
1 Yorum 08.03.2025 05:19
Reşat Nuri Erol
‘HAYATI RAMAZAN OLMAYANIN ÖLÜMÜ BAYRAM OLMAZ’
6.03.2025 726 Okunma
1 Yorum 06.03.2025 07:46
Reşat Nuri Erol
Yeni yıl ve yeni üç aylar iyiliklere vesile olsun-55
5.03.2025 657 Okunma
1 Yorum 05.03.2025 10:58
Reşat Nuri Erol
Yeni yıl ve yeni üç aylar iyiliklere vesile olsun-54
4.03.2025 756 Okunma
1 Yorum 04.03.2025 07:22
Özer Ataç
Sahtelik 5
3.03.2025 1325 Okunma
Reşat Nuri Erol
Yeni yıl ve yeni üç aylar iyiliklere vesile olsun-53
3.03.2025 710 Okunma
1 Yorum 03.03.2025 10:48
Reşat Nuri Erol
Yeni yıl ve yeni üç aylar iyiliklere vesile olsun-52
2.03.2025 685 Okunma
1 Yorum 02.03.2025 09:47
Reşat Nuri Erol
Yeni yıl ve yeni üç aylar iyiliklere vesile olsun-51
1.03.2025 709 Okunma
1 Yorum 01.03.2025 08:53
Reşat Nuri Erol
Yeni yıl ve yeni üç aylar iyiliklere vesile olsun-50
27.02.2025 794 Okunma
1 Yorum 27.02.2025 09:09
Reşat Nuri Erol
Yeni yıl ve yeni üç aylar iyiliklere vesile olsun-49
26.02.2025 779 Okunma
1 Yorum 26.02.2025 08:45
Yasin Kılar (Karar Danışmanı - Mentor)
İSLAMDA ÇOK EŞLİLİK MESELESİ, GELEN İTİRAZLARA CEVAPLAR
25.02.2025 141 Okunma
Reşat Nuri Erol
Yeni yıl ve yeni üç aylar iyiliklere vesile olsun-48
25.02.2025 811 Okunma
1 Yorum 25.02.2025 08:04
Reşat Nuri Erol
Yeni yıl ve yeni üç aylar iyiliklere vesile olsun-47
24.02.2025 770 Okunma
1 Yorum 24.02.2025 11:17
Yasin Kılar (Karar Danışmanı - Mentor)
YAPAY ZEKÂYI EĞİTMEK - TRAINING ARTIFICIAL INTELLIGENCE
23.02.2025 203 Okunma
Reşat Nuri Erol
Yeni yıl ve yeni üç aylar iyiliklere vesile olsun-46
23.02.2025 719 Okunma
1 Yorum 23.02.2025 10:40
Reşat Nuri Erol
Yeni yıl ve yeni üç aylar iyiliklere vesile olsun-45
22.02.2025 832 Okunma
1 Yorum 22.02.2025 05:19
Reşat Nuri Erol
Yeni yıl ve yeni üç aylar iyiliklere vesile olsun-44
21.02.2025 733 Okunma
1 Yorum 21.02.2025 11:04
Reşat Nuri Erol
Yeni yıl ve yeni üç aylar iyiliklere vesile olsun-43
19.02.2025 779 Okunma
1 Yorum 19.02.2025 08:34
Reşat Nuri Erol
Yeni yıl ve yeni üç aylar iyiliklere vesile olsun-42
18.02.2025 857 Okunma
1 Yorum 18.02.2025 08:25
Reşat Nuri Erol
Yeni yıl ve yeni üç aylar iyiliklere vesile olsun-41
17.02.2025 877 Okunma
1 Yorum 17.02.2025 08:30
Reşat Nuri Erol
Yeni yıl ve yeni üç aylar iyiliklere vesile olsun-40
16.02.2025 884 Okunma
1 Yorum 16.02.2025 17:52
Özer Ataç
Sahtelik 4
15.02.2025 807 Okunma
Reşat Nuri Erol
Yeni yıl ve yeni üç aylar iyiliklere vesile olsun-39
15.02.2025 1143 Okunma
1 Yorum 15.02.2025 12:31
Reşat Nuri Erol
Yeni yıl ve yeni üç aylar iyiliklere vesile olsun-38
14.02.2025 866 Okunma
1 Yorum 14.02.2025 08:58
Süleyman Karagülle
SEÇKİN SAYILAR VE 19 MUCİZESİ 05.01.2001
12.02.2025 398 Okunma
Süleyman Karagülle
BORÇLARIN TASFİYESİ KANUNU 22.12.2000
12.02.2025 187 Okunma
Süleyman Karagülle
BORÇLAR 22.12.2000
12.02.2025 196 Okunma
Süleyman Karagülle
DIŞ BORÇ(BAKARA278-279) 22.12.2000
12.02.2025 249 Okunma
Süleyman Karagülle
AHŞAP ARALIK ÇALIŞMALARI 15.12.2000
12.02.2025 309 Okunma


© 2025 - Akevler