100 SORUN VE 100 ÇÖZÜM-ADİL DÜZENE GÖRE
Süleyman Karagülle
1169 Okunma
YÖNETİM SORUNUVE ÇÖZÜMÜ

 

VII- YÖNETİM

 

Açıklama:

İnsanlığın ilk dönemlerinde bir kabile kendi gücü ile birçok kabileleri yönetirdi. Sonra köleler eğitilerek bir yönetim biçimi geliştirildi. Şimdi ise ücretlilerle devlet yönetiliyor. Okumuşları istihdam ilkesi yaygınlaşmıştır. Bu yönetim biçimi merkezî yönetimi zorunlu kılmaktadır. Devleti hantallaştırmaktadır. Devleti küçültme iddiaları gelmektedir. Bu da devleti çökertmektedir.

 

Çözüm:

Çözüm, “serbest meslek sistemi”nin geliştirilmesidir. Diplomayı devlet verecek. Bir hizmeti on civarında hizmetli verecek. Halk kendi hizmetlisini kendisi seçecek. Hizmet verenler maaşlarını hizmet verdiği kimseler sayısınca alacak.

 

1-Etkisiz Yönetim

Açıklama:

Yönetim adil olmalıdır. Yönetim aynı zamanda güçlü olmalıdır. Görevli bir karar aldı mı o mutlaka uygulanmalıdır. Herkes bilmelidir ki yetkilinin kararından kaçınılamaz. Bunun içindir ki yönetimde kararların çoğu dönülemez kararlardandır. Oysa Türkiye’de yönetim adaletine inanılmadığı gibi gücüne de güvenilmemektedir. “Ferman padişahın, dağlar bizimdir!” ortamı hâlâ geçerlidir.

Çözüm:

Görevlinin veya mahkemenin kararı mutlaka uygulanmalıdır. Mağdur olan olursa sonra hakemlerden oluşan tarafsız ve bağımsız yargı önünde hak talep edilmelidir. Mağduriyetler kamuca giderilmelidir. Karar bozulmamalıdır. Yargıtay müessesesi kalkmalıdır. Üst yargı sistemi getirilmelidir. İdari denetimin yerini yargı denetimi almalıdır. Yöneticilere sürme yetkisi verilmelidir.  

 

2- Denetimsiz Yönetim

Açıklama:

Merkezî yönetim sebebiyle denetim yapılamamaktadır. Görevlinin yaptığı görevliye kalmaktadır. Şikayet ve ihbarlar ise değerlendirilmemektedir. İftira ediyor diye şikayet suçlanmaktadır.

Çözüm:

Denetim yetkisi siyasi partilere verilmelidir. Siyasi parti başkanlarına yargıya gitme yolu açılmalıdır. Tarafların seçtiği hakemler en kısa zamanda hemen karar vermelidir. Görevli sadece yargıya hesap vermek durumunda olmalıdır.    

 

3- İmtiyazlı Yönetim

Açıklama:

Kamu görevlileri vatandaştan üstün sayılmakta ve imtiyazlı muamele yapılmaktadır. İdarenin kararı olmaksızın muhakeme edilememektedir. Dokunulmazlıklar vardır. Ayrıca görevlinin kararına yargı açık değildir. Bu uygulama da devleti hukuk devleti olmaktan çıkarılmalıdır.

Çözüm:

Yargı hakemlerden oluşan tarafsız ve bağımsız hâle getirilmelidir. Yüksek ehliyetliler il merkezlerindeki yüksek mahkemelerde, akademik kariyeri olan ve üst bürokratlar ve milletvekilleri emekli de olsa devlet merkezindeki üstün yargıda yargılanmalıdır. Üstün yargıda hakemliği milletvekilleri yapabilmelidir. Görevlinin kararına karşı hemen yargıya gidilebilmeli ve görevlinin haksız işlem yapılması önlenmelidir. Milletvekilleri ve görevli dokunulmazlığı kaldırılmalıdır. Görevli ile vatandaş arasında yargı önünde eşitlik olmalı, savcılık kaldırılmalıdır.

 

4-Merkezî Yönetim

Açıklama:

Türkiye hantal bir merkezî yönetimle yönetilmektedir. Bu da hem antidemokratik uygulamalara sebep olmakta, hem de yönetimin görevini yapamamasına sebep olmaktadır.

Çözüm:

Türkiye 100’e yakın “il”e ayrılmalı, iller iç işlerinde serbest olmalıdır. İl sakinleri lise eğitimini kendi dillerinde yapabilmelidir. Merkezî kanunlar illerde geçerli olmamalıdır. Jandarma teşkilatını iller kendi halklarından oluşturmalıdır. Devlet birlik ve bütünlüğü için yüksek tahsilin Türkçe olması zorunluluğu olmalıdır. Ülke bölge merkezlerinde oluşturulan ve bölge halkından oluşmayan askeri güçle korunmalıdır. Her il de 100’e yakın bucağa ayrılmalıdır. Hukuk düzeni ve kamuyu ilgilendiren mevzuat kendileri tarafından oluşturulmalıdır. İller de bucağın iç işlerine karışmamalıdır.

 

5- Bilgisiz Yönetim

Açıklama:

Devlet memurları ve hakimler yıllar önce mezun olduğunda öğrendikleri ile yönetim yapmakta ve karar vermektedirler. Günde ortalama otuz davaya bakan hakimlerin yeni çıkan kanunlardan haberleri bile olmamaktadır. Bu sebeple yönetim çelişkili olmakta ve ülke bilgisizce yönetilmektedir.

Çözüm:

Resmî danışma kurumu oluşturulmalıdır. Görevlinin danışmandan fetva alarak yaptığı işlerden danışman sorumlu tutulmalıdır. Danışmanlar sadece araştırma ile meşgul olacakları için yönetim bilgisi güncelleştirilmiş olur.   

 

6- Kayırmalı Yönetim

Açıklama:

Adamın yüzüne vuruyorlarmış; “Vay arkam!” diye bağırıyormuş. Adama sormuşlar; “Yüzüne vuruyoruz, sen ‘arkam’ diyorsun, bu ne demek?” demişler. Adam; “Arkam olsaydı vuramazdınız!” demiş. “Dayın yoksa” sözü mesel olmuştur. Böylece insanlar diğer insanlara köle olmakta, taraflı yönetim hakim olmaktadır. Bu durum mafyanın ve rüşvetin kaynağı olmaktadır.

Çözüm:

Herkesin kendisinin seçtiği kimseler onun hâmisi olmalıdır. Bütün yetkiler siyasi parti başkanlarına verilmelidir. Mesela, bir fabrikada yerleştirilecek işçiler siyasi partilere aldıkları oylar nisbetinde dağıtılmalıdır. Krediler de böyle dağıtılmalıdır. Her şey demokratikleştirilmelidir.  

 

7- Pahalı Yönetim

Açıklama:

Seri yönetimde bir iş birkaç imzanın birlikte imzalanması ile çözülür. Tekel ve hantal çözümdür. Gayri adildir. Paralel yönetimde bir sorun birkaç görevliden birinin imzası ile çözülür. Görevliler arasında rekabet vardır. Süratle sonuçlanır. Adil çözümdür. Türkiye’de paralel çözüme gidilmelidir.

Çözüm:

Görevlilerin başka işler yapmalarına izin verilecek. Kamu hizmetlilerinden KİT’lere aktarmalar yapılacak. Kamu hizmetlileri ile genel hizmetliler birleştirilecek. Muhasiplerle maliyeciler aynı kimseler olacak. Böylece devlet giderlerinde %25 tasarruf edilecektir.

 

8- Sorumsuz Yönetim

Açıklama:

Görevli amire karşı sorumlu tutulmaktadır. Amirin gözüne giren ama görevi yapmayan kimseler korunmaktadır. Devlet görevlileri görevlilerden dolayı değil, amirin gözüne girmek için çabalamaktadır. Hakimler kanunlara göre değil, Yargıtay’ın isteklerine göre karar vermektedir.

Çözüm:

Hakimler dahil bütün görevliler bütün tasarruflarında hakemler karşısında sorumlu olmalı, üstlere karşı sorumlu olmamalıdır. Üstler ancak yargıya gitme yetkisine sahip olabilmelidir. Ast da amire karşı yargıya gidebilmelidir.   

 

9- Kanunsuz Yönetim

Açıklama:  

Türkiye’de kanun yönetimi yoktur. Memur istediği gibi yorumlayarak uygulamaktadır. Hakimler de kanunlara göre değil, Yargıtay’ın isteklerine göre karar vermektedirler. Yüksek mahkemeler ise her biri mutlak imparator gibi keyfî kararlar almaktadır. Bu da ülkeyi kaosa sokmaktadır.

Çözüm:

Kanunları yorumlama yetkisi tarafların seçtiği hakemlerden oluşan tarafsız ve bağımsız yargı tarafından yapılmalıdır. Kanunu gelecek için yorumlama ise yasama yargısına ait olmalıdır. Kanunu yasama çıkaracak, görevli uygulayacak, uygulamada yorum yerel mahkemelere ait olacaktır. Kanunu bağlayıcı yorum ise Meclis hakemlerince yapılacaktır.

 

10- Genel Hizmetler

Açıklama:

500 yıl önce insanlık tekelden korunmuş serbest piyasa sistemi ile yönetiliyordu. Avrupa’da oluşan tekeller sayesinde bugünkü sanayi gelişti. Bugün yeniden serbest piyasaya dönülmektedir. Ancak serbest piyasa organize olmazsa başarılı olamamaktadır. Tekeller çalışmıyor, serbest piyasa da başaramıyor.

 

Çözüm:

Genel hizmet kooperatifleri kurulmalıdır. Bunlar serbest meslek hizmetleridir. Bunlar halka genel hizmet vermeli, ama hükmetmemelidirler. Bunlar kamu gelirlerinden pay almalıdır. Küçük müteşebbisler ezilmemeli ve elenmemelidir.