TÜRKLEŞMEK,İSLAMLAŞMAK,MUASIRLAŞMAK- ZİYAGÖKALP- KRİTİĞİ
Süleyman Karagülle
5658 Okunma
GİRİŞ

 

 

 

1918 YILINDA YAZILIP YAYINLANAN

ZİYA GÖKALP’İN

TÜRKLEŞMEK

İSLÂMLAŞMAK

MUASIRLAŞMAK

RİSALESİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

 

 

 

 

 

 

 

 

 

SÜLEYMAN KARAGÜLLE

REŞAT NURİ EROL

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

بسم الله الرحمن الرحيم

وَمَا أَصَابَكُمْ يَوْمَ الْتَقَى الْجَمْعَانِ فَبِإِذْنِ اللَّهِ

“Buluşma günü size isabet eden Allah’ın izni iledir.”

[Âl-i İmrân(3);166]

 

 

 

Her şey Allah’ın bilgisinde ve müsaadesinde olmaktadır. Biz sadece imtihandayız.

Tarihte neler olmuşsa hep Alah’ın izniyle olmuştur. Bundan sonra da öyle olacaktır.

 

 

 

 

 

GİRİŞ

II. SEVR dayatılan bugünkü Türkiye,

1918’deki I. SEVR öncesi Türkiye’dir.

O günleri anlatan bir düşünce ürünü olan Ziya Gökalp’in

“TÜRKLEŞMEK, İSLÂMLAŞMAK, MUASIRLAŞMAK”  kitabını

paragraf paragraf inceleyerek “Millî Görüş ve Adil Düzene Göre” değerlendireceğiz.

Önce ‘TAKDİM’ bâbından olmak üzere, genel bir değerlendirme yaparak meseleye kısa bir ‘GİRİŞ’ yapmış olacağız.

  1. SEVR ile noktalanan Osmanlı Devleti’nin Avrupa ile olan macerası aslında İstanbul’un Fethi ile başlar. Batı Osmanlılardan astronomiyi, coğrafyayı, pusulayı, barutu, kâğıdı ve saati öğrendikten sonra, İstanbul’un Fethi ile Doğu’dan ümidini kesince, mecburen batıya yöneldi ve bu sayede Amerikayı keşfetti.
  2. Avrupa, Amerika’yı keşfettikten sonra, Amerika’nın altınlarına ve bâkir topraklarına kavuştu. Merkez ülke hâline geldi. Müsbet ilme inandı. Böylece uygarlaşmaya başladı.
  3. İslâmiyet’in ihtiva ettiği bilgi ve birikimleri Batı’ya Yahudiler taşıdılar. Yahudiler ticarette mâhir oldukları için piyasayı ele geçirdiler. İlmi benimsediler. Sermayelerini ilme yatırdılar. İlimle makineleri keşfettiler.
  4. Yahudiler dünyadan ham maddeyi aldılar, sanayileşmeye başlayan Avrupa’ya taşıyıp işlettiler ve dünyaya sattılar. Birtakım siyasi entrikalarla birçok alanda en üst seviyeye çıktılar.
  5. Yahudiler önce krallık rejimini destekleyerek kiliseyi parçaladılar, derebeylikleri ortadan kaldırdılar. Sonra demokrasiyi icat ederek krallıkları ortadan kaldırdılar. Sonra sosyalizmi ortaya koyarak imparatorlukları yıktılar.
  6. Yahudiler, 1897’de İsviçre’nin Basel şehrinde yaptıkları ilk Siyonizm Kongresi’nde şu kararları aldılar: a) Artık arz-ı mev’udda İsrail devletini kurma zamanı gelmiştir. Bir asır içinde İsrail imparatorluğunu kuralım. b) Hıristiyan-İslâm çatışması yerine sosyalizm-kapitalizm çatışmasını getirelim. İslâmiyet tamamen ortadan kalksın. c) İmparatorlukları yıkalım. Bunun için I. Dünya Savaşı çıkaralım. d) 20. asrın ortasında II. Dünya Savaşı çıkaralım ve İsrail devletini kuralım. e) 20. asrın sonunda III. Dünya Savaşı çıkarıp İsrail imparatorluğunu kuralım.

 

I. SEVR günlerinden II. SEVR günlerine giden merhaleleri, yukarıda kısa ve kronolojik olarak özetlediğimiz şekilde ele alıp değerlendirmek gerekmektedir. Böyle yaparsak daha sağlıklı ve sağlam sonuçlara varmış oluruz.

 

***

 

 

Ziya Gökalp’in kaleme aldığı bu risale, I. Dünya Savaşı içinde veya sonunda yazılmış, 1918 yılında basılmıştır. SEVR dayatması o zaman olmuştur. Kitabın adı “Türkleşmek, İslâmlaşmak ve Muasırlaşmak”tır. Ziya Gökalp o zaman dört cereyanın olduğundan bahsetmektedir: Türkleşmek, İslâmlaşmak, Muasırlaşmak ve Osmanlılaşmak.

Osmanlı İmparatorluğu’nda fikir cereyanları yokken Osmanlılar yaşıyordu. Türkler İslâmiyet’i benimsemişti. Dinleri ile sorunları yoktu. Devlet Osmanlı hanedanlığında oluşmuştu. Hanedanlığı Türkler oluşturmuştu. Hıristiyanlar askere alınmıyor, çok az vergi vermeleri ile yetiniliyordu. Adil bir yönetim vardı. Diğer din mensupları dinlerinde tamamen serbest idiler ve bunlar Osmanlı döneminde, Bizans döneminden daha huzurlu olarak yaşadılar.

Sermaye Osmanlı İmparatorluğu’nu yıkma kararını aldı. Bunun için değişik fikir cereyanlarını doğurdu ve destekledi. Böylece imparatorluğu yıkabilecekti. Bu fikir cereyanları neydi? Kısaca hatırlayalım.

1) OSMANLICILIK: Ülkede değişik din ve uluslar vardı. Bunları bir arada tutacak bir fikre ve ideolojiye ihtiyaç vardı. O da Osmanlıcılık olacaktı. Böylece Türkler ve Müslümanlar Osmanlılardan uzaklaşacaktı. Bu slogan Hıristiyanları da bağlamayacaktı. Sonunda Osmanlı kolayca yıkılabilecekti. Birçok Osmanlı aydını bu görüşü bir asırdan fazla savundu.

2) ASRÎLİK (Çağdaşlık): Osmanlı Devleti yıkılıyor. Onun yaşaması mümkün değil. Çünkü teknolojide çok geri bulunuyoruz. En iyisi biz de diğer dünya ülkeleri gibi Avrupalıların müstemlekesi olalım. Varlığımızı öyle sürdürebiliriz. Bunu adı “müstemleke” değil de “muasırlaşma” olsun. Peki, bu durumda kimin müstemlekesi olalım? İşte tartışma burada çıkıyor. Rusların, İngilizlerin, Fransızların, Almanların, Amerikalıların müstemlekesi olalım! İşte buna cevap verilemiyordu. Verilmek de istenmiyordu. Çünkü Osmanlı parçalandığı zaman bu ülkelere bölüştürülecekti. Nitekim, sonra parçalandı ve bölüşüldü. SEVR ile Türkiye de bölüşüldü.

3) İSLÂMCILIK: Osmanlılar zaten Müslümandı. Ayrıca bir de İslâmcılığa ne gerek vardı? İslâmclık demek, Hıristiyanları dışlamak demekti. Diğer İslâm ülkeleri ile birleşerek Hıristiyanları tepelemek demekti. Bu sayede ülkedeki Hıristiyan topluluklar Osmanlılara karşı çıkartılacak ve kışkıtılacaktı.

4) TÜRKÇÜLÜK: Türkiye zaten Türktü. Buna ne gerek vardı? Bu sayede Osmanlılarda yaşayan diğer İslâm kavimleri ayağa kaldırılacaktı. Böylece dört ideoloji ile güya Osmanlılar kurtarılacaktı; ama asıl hedef tam tersine Osmanlıları yıkmak ve SEVR’i dayatarak Türk halkını imha etmek idi.

Ziya Gökalp bu kitapçığında bu akımların lehimizde kullanılması formüllerini üretmektedir. Böylece düşüncelerini yazmış ve sonraki gelişmelerle yaklaşık olarak dediği olmuştur.

Ziya Gökalp, her şeyden önce dil birliğine şiddetle önem vermektedir. Dil birliği sağlandığı taktirde, diğer birlikler kolayca sağlanır demektedir. Bugün bu konu bize basit görünürse de, aslında gerçekten çok önemli bulunmaktadır. Ben 1950’lerde İstanbul’a geldim. Tramvayda, trende, gemide Türkçeden çok Rumca ve Ermenice konuşulurdu. Müslümanlar da kendi dillerini konuşuyordu. Demek ki, 1900’larda adeta Tükçe konuşan bile yoktu. O zaman İstanbul’un nüfusu 1 milyondu, 500 bini Türkçe konuşmuyordu. Türkçe gazeteler hemen hemen basılmıyordu veya okunmuyordu demektir. Ziya Gökalp’in bu önerisi Cumhuriyet döneminde ciddiye alınarak bu mesele çözülmüştür. Bugün Tükçe bilmeyen vatandaş sadece istisna olarak kalmıştır.

Bu öneriden sonra Ziya Gökalp, bu dört cereyanın birbirleriyle çelişmediği sanayide uygarlaşalım, milliyette Türkleşelim, dinde İslâmlaşalım, böylece güçlü devlet oluruz ve Osmanlı Devleti’ni de yaşatabiliriz düşüncesini dile getiriyordu. Araplarla Türklerin ortak hükümeti olsun diyordu.

Bugün de aynı cereyan vardır. Yine Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni dört ide ile yıkmak istiyorlar. Zamanımızda Osmanlıcılığın yerini “Atatürkçülük” almıştır. İslâmcılığın yerini “lâiklik”, Türkçülüğün yerini “insan hakları” içinde “Kürtçülük”, muasırlaşmanın yerini “Avrupa Birliği” almıştır. Bir farkı var. O zaman beş patron vardı, şimdi iki patron vardır; AB ve ABD. O zaman da “dış borçlar” belâsı sözkonusu idi, bugün de.

Siyonizmin o zamanki planı Osmanlı İmparatorluğu’nu yıkmaktı. I. Dünya Savaşı’nda da Almanların yenilmesi idi. Osmanlı İmparatorluğu’nu Almanya’nın yanında savaşa soktular ki, Osmanlı Devleti yenilen tarafta olsun ve parçalansın. Daha sonraki dönemde ise Türkleri II. Dünya Savaşı’na sokmadılar ki, sonra Türkiye kendilerine yani Yahudilere kalsın.

Bugün de Türkiye’yi Amerikalıların yanında savaşa sokmak istiyorlar ki, sonunda onu mağlup ettirecekler. Kendi imparatorluklarını da güya bölgenin kurtarıcısı olarak kuracaklar. Türkiye de ABD’nin yanında olsun ki parçalayabilsinler.

Biz ise bu dört ilkeyi şöyle ifade ediyoruz:

1) SANAYİLEŞMEK,

2) ULUSLAŞMAK,

3) DİNDAR LÂİKLEŞME,

4) MİLLÎ GÖRÜŞE DAYANARAK ‘ADİL DÜZEN’ KURMAK.

 

 

 


TÜRKLEŞMEK,İSLAMLAŞMAK,MUASIRLAŞMAK- ZİYAGÖKALP- KRİTİĞİ
1-GİRİŞ
5658 Okunma
2-USUL
1548 Okunma
3-LİSAN
1360 Okunma
4-ANANE VE KAİDE
2031 Okunma
5-HARS ZÜMRESİ-MEDENİYET ZÜMRESİ
4301 Okunma
6-TÜRK'LÜĞÜN BAŞINA GELENLER
1762 Okunma
7-TERBİYE
1402 Okunma
8-MEFKURE
1920 Okunma
9-TÜRK MİLLETİ VE TURAN
1631 Okunma
10-MİLLİYET MEFKURESİ
1381 Okunma
11-MİLLİYET VE İSLAMİYET
1567 Okunma