Mete Firidin
Zülkarneyn
26.08.2011
22162 Okunma, 16 Yorum

Zülkarneyn

Kur’an da kehf süresinde bahsi geçen salih ve bilge aynı zamanda çok güçlü bir imparator da olan bir kişidir. Peygamber olup olmadığı tartışmalıdır.

Zülkarneyn’in kim olduğunu bilmek, Yecüc ve Mecüc ün de kimler olduğunu anlamak açısından çok önemlidir.

Zülkarneyn kelime manası olarak Arapça “iki boynuz sahibi” demektir. Antik dönemlerde boynuz gücü simgelemektedir. Hatta bu günkü krallık taçları da boynuzu yani gücü simgelemektedir.

Süleymaniye vakfının internet sitesinde aşağıda ki bilgiler mevcuttur: Kur’an’da söz konusu edilen Zülkarneyn, gerek özellikleri ve gerekse fethettiği bölgelerin özellikleri sebebiyle çivi yazılı tabletlerde benzer ifadelerle anılan ve iki boynuzlu miğferi ile kabartma resimleri bulunan Akad kralı Naram-Sin, Akad kralı Sargon’un oğlu veya torunudur. 2230-2174 yılları arasında 56 yıl veya 2254-2218 yılları arasında 37 yıl hüküm sürmüş, imparatorluğun sınırlarını dört yönde genişleterek Mezopotamya, İran’ın batı kısımları (Kuzistan), Arabistan’ın kuzey yarısı (veya tamamı), Mısır, Filistin, Lübnan, Suriye, Güney ve Güneydoğu Anadolu, Kıbrıs ve Bahreyn’i fethetmiştir. Naram-Sin’in çok uzun müddet hüküm sürmesi, çok ülkeyi fethetmesi yanında diğer bir önemli özelliği de putperest mabetleri yıkarak, tanrı heykellerini parçalamasıdır. Bu da, Zülkarneyn’in Kur’an’da belirtilen muvahhid oluşuna uymaktadır. İbn Kesir, Kur’an’da zikredilen Zülkarneyn’in İskender olduğunu düşünenlerin büyük hata işlediklerini belirtir. Ona göre Zülkarneyn, salih bir melik (kral), aynı zamanda nebidir. Hâlbuki İskender müşriktir. Zülkarneyn’in peygamber mi yoksa veli mi olduğu tartışmalıdır. Hz. Ali, Zülkarneyn’in salih bir kul olduğunu, Allah’ı sevdiğini ve Allah tarafından sevildiğini ifade etmiştir.

 

Bu bilgilere katkısı olması amacıyla aşağıdaki bilgileri de sunmak istiyorum.

Yukarıda ki resim Akad kralı Naram-Sin’e ait bir kabartmadır. İki boynuzlu miğferi görülmektedir.

 

Dünyanın bilinen en eski haritası babil dünya haritasıdır. Bu harita İMAGO MUNDİ diye de bilinir. M.Ö. 600 lü yıllara tarihlendirilir. Bu harita Babil şehrini, Fırat nehrini ve komşu ülkeleri göstermektedir. Okyanus ise acı nehir olarak( bitter river) adlandırılmıştır. Bu haritada yedi yön “adalar “ olarak adlandırılmıştır.

1.Adalar Arabistan yarım adasını ve okyanusu göstermektedir.

2.Adalar güneşin battığı yönü veya ülkeyi gösterir.

3.Adalar kuşların bile varamayacağı deniz ötesini göstermektedir. Muhtemelen Akdeniz i boylu boyunca tanımlamaktadır. Ulaşılamazdır.

4.Adalar gece parlak yıldızların olduğu kuzey batıyı göstermektedir.

5.Adalar karanlık kuzeyi göstermektedir.

6.Adalar yeni gelenlere saldıran boynuzlu boğanın ülkesini göstermektedir.

7.Adalar güneşin doğduğu yer veya ülkedir.

Yukarıda “Imago Mundi” olarak adlandırılan ve Milattan önce 600 yıllarına ait bir Babil dünya haritasının orjinal hali görülmektedir. Aşağıda ise bu dünya haritasının çizimi ayrıntılı olarak yeniden gösterilmiştir.

Bu haritada özellikle 7. Adada “güneşin doğduğu yer” ve 2. Adada da “güneşin battığı yer” görülmektedir. Yani bu yerlerin her biri bir ülkeyi tanımlamaktadır.

Kuran da ki Zülkarneyn kıssasında Zülkarneyn önce güneşin battığı yöne,  daha sonra güneşin doğduğu yöne ve daha sonra da başka bir yöne gittiği anlatılmaktadır. Bu anlatımda dikkat edilmesi gereken seferler sırasında “batıya” veya “doğuya” sefer yaptı denilmiyor. “Güneşin battığı yer”  veya “güneşin doğduğu yer” deniyor. Bu anlatım İmago mundi haritasının yön tarifi ile uyum içindedir.

Bu harita M.Ö.600 yılına aittir. Fakat naram-Sin M.Ö 2200’ler de yaşamıştır. Bu haritadaki bilgiler muhtemeldir ki binlerce yıldır kabul edilen bilgilere göre gösterilmiştir. Yani Naram-Sin zamanında da aynıdır.

İmago mundi haritasını alalım ve bu günkü Mezopotamya ya yerleştirelim Ve Zülkarneyn nin Birinci seferinde Mısıra, İkinci seferinde Hindistan’a ve üçüncü seferinde Kafkasya ya gittiğini anlayabiliriz.

“sonra başka bir yol tuttu” sözünden kuzey yönü anlaşılmalıdır. Çünkü güney yönü deniz ile kaplıdır.

Dolayısı ile Zülkarneyn üçüncü seferini kuzeye yani Kafkasya’ya yapmıştır ve bu esnada “Yecüc ve Mecüc” yani Maykop uygarlığı insanları ile mücadele etmiş ve onlara karşı bir set yapmıştır.

Aşağıdaki haritada da M.Ö 2800-2500 yıllarında Kafkasya nın kuzeyinde yaşayan ve bu günkü Avrupalıların atasını oluşturan Maykop uygarlığının “Yecüc ve Mecüc’ün “ anavatanları görülmektedir.

 

Zülkarney’nin Naram –Sin olduğunu kabul edersek “Yecüc ve Mecüc”  olan Maykop uygarlık tarihi ile uyum içinde olduğu, ve bugün neden bütün dünyanın Avrupa nın birkaç devletinin sömürgesi olduğunu anlarız.

Maykop uygarlığı çapulcu ve soyguncu bir uygarlıktır. Güneydeki ülkelere saldırıp onları soyan bir ulustur. Zülkarneyn bu kuzeyden gelen ve güneydeki toplumları soyan bu kavmi durdurmak için Kafkas dağlarının hazar denizi ile tam birleştiği yer olan Derbent şehrine bir set inşa eder ve bu kuzeyli soyguncuları engeller. İşte bu nedenle olabilir ki Bundan sonra Maykoplular buradan Avrupa ya göç etmeye başlarlar ve Avrupa yı işgal ederler.

Kesinlikle diyebiliriz ki: Zülkarneyn olması en muhtemel kişi Akad imparatoru Naram-Sin ve Yecüc ve Mecüc de Celtic kökenli Avrupalılardır.

 

 


YorumcuYorum
Tayibet Erzen
27.08.2011
01:27

Gerçekten güneşin battığı yer ifadesini çok güzel yakalamışsınız. Kur’an itnâbı(sözü uzatma) sebepsiz yapmadığından batı

(الْمَغْرِبَ)

yerine güneşin battığı yer(

مَغْرِبَ الشَّمْسِ

) demesi sizin tezinizi güçlendiriyor. Ayrıca Dağıstanda bulunan demir kapı da Kur’andaki anlatımla örtüşüyor. Ancak Zülkarneyn’i Büyük İskender olarak değerlendiriyorlar oysa İskender M.Ö 300’lü yıllarda yaşamış yani Naram-Sin ile aralarında 1500 yılı aşkın bir zaman var. Ansiklopedik bilgilere göre kapı Büyük İskender tarafından yapılmış ancak tarihten bahseden yok. Bana öyle geliyor ki ancak bu seddin ne zaman yapıldığı bilinirse Zülkarneyn’in kim olabileceği netleşecek.

Tayibet Erzen
27.08.2011
02:13

Şimdi bulduğum yabancı bir kaynaktan ilgimi çeken bazı bilgileri paylaşmak istiyorum.

Derbend geçidi olarak bilinen geçit Dağıstanda olup ismi aslen farsçadır ve kapalı kapılar (dar band) manasına gelir. (Başka bir kaynakta bunu ‘dar geçit’ olarak çevirmişlerdi???)Rusyanın en eski şehri olarak kabul edilen Derbent arkeolejik olarak 5000 yılı aşkın bir tarihe ait kalıntılara sahiptir. Bir çok dilde farklı isimlere sahip olmasına rağmen verilen tüm isimler ‘kapı ’ kelimesiyle ilişkilendirilmiş. (Mesela Araplar buraya ‘kapıların kapısı’ diyorlarmış). Coğrafik olarak değerlendirilince şehir dağlardan denize doğru iki duvar arasında oluşmuş vs.

Şehir bu kadar eski olmasına rağmen isminin kapı kelimesiyle ilişkilendirilmesi, Zülkarneyn’in Naram-Sin olma olasılığını güçlendiriyor. Benim anlamadığım neden tüm kaynaklarda ısrarla Büyük İskender ile ilişkilendirildiği?

hudas
18.02.2018
17:30

Hocam yazılarınızdan çok istifa ediyorum, Zülkarneyn hakkındaki yazınıza bayıldım. Zülkarneyn hakkında daha önce bir yazı yazmıştım. Şu linkte mevcuttur. Aydınlatıcı yazılarınıza devam edin lütfen.

https://ateizmdenkurtul.wordpress.com/2018/01/07/zulkarneyn_gunesin_suda-_batmasi/


mscebirque
25.03.2019
14:07

http://www.tuvavadisi.org/zelkarneyn-zulkarneyn-1

Şu sitede başka bir değerlendirme var. Bu da hesaba katılabilir mi? 

Mete Firidin
26.03.2019
11:06
Kuranda bir konuyu tefsir ederken konuyla ilgili ayetlerde geçen her kelimenin ve gramerin tamamen uyum içinde olmasına dikkat etmek gerekir. "Bence böyledir, şöyledir" diye tefsir olmaz. Her kelimenin bilimsel ve gramersel açıklamasının tamamen uyum içinde olması gerekir. Zülkarneyn hadisesi diğer insanların bildiği tarihi bir olaydır. Bu nedenle bununla ilgili tarihi bilgiler ışığında tefsir yapılmalıdır. Bu makaleyi dikkatlice okumanızı tavsiye ederim:
http://www.akevler.org/AkevlerMakaleler/7416/SonEk/10153/Mete-Firidin/Zulkarneyn-Bilimsel-Tefsir
5246kadir
28.04.2020
17:55

Herkese selamlar. Bir konuyu belirtmek için yorum yazma gereği duydum. Zülkarneyn kıssasında geçen matlia ve mağribe kelimeleri ismi zaman-mekan kalıbından türemiş kelimelerdir. Yani mağribe için; güneşin battığı yer anlamı verileceği gibi güneşin battığı zaman anlamı da verilir. Yine matlia için; güneşin doğduğu yer anlamı verileceği gibi güneşin doğduğu zaman anlamına da gelir. Meallerde battığı yer, doğduğu yer şeklinde çevrilmesinin nedenini Zülkarneyn batıya doğuya ve kuzeye sefer yapmıştır ezberinden kaynaklandığını düşünüyorum. Halbuki ayette Zülkarneyn o kadar yol gitti ki artık kaç gün yol aldıysa gittiği yer deniz kenarı bir yer ve o esnada güneş batıyordu. Yine Bir yol tutup  o kadar gitti ki artık kaç gün yol gittiyse gittiği an güneş doğma vaktine geliyor ve bir kavme rastlıyor diye düşünmemize engel bir durum olmadığını düşünüyorum. Ayrıca bu seferleri yaparken aralarında kısa bir süre varmış gibi düşünülmesi de yanlış bence sanki hemen arka arkaya bir çırpıda olmuş gibi insanlar anlıyor. Tabi Mete hocamın düşüncesi de bittabi mümkündür. Doğrusunu Allah bilir

5246kadir
28.04.2020
18:01

Herkese selamlar. Bir konuyu belirtmek için yorum yazma gereği duydum. Zülkarneyn kıssasında geçen matlia ve mağribe kelimeleri ismi zaman-mekan kalıbından türemiş kelimelerdir. Yani mağribe için; güneşin battığı yer anlamı verileceği gibi güneşin battığı zaman anlamı da verilir. Yine matlia için; güneşin doğduğu yer anlamı verileceği gibi güneşin doğduğu zaman anlamına da gelir. Meallerde battığı yer, doğduğu yer şeklinde çevrilmesinin nedenini Zülkarneyn batıya doğuya ve kuzeye sefer yapmıştır ezberinden kaynaklandığını düşünüyorum. Halbuki ayette Zülkarneyn o kadar yol gitti ki artık kaç gün yol aldıysa gittiği yer deniz kenarı bir yer ve o esnada güneş batıyordu. Yine Bir yol tutup  o kadar gitti ki artık kaç gün yol gittiyse gittiği an güneş doğma vaktine geliyor ve bir kavme rastlıyor diye düşünmemize engel bir durum olmadığını düşünüyorum. Ayrıca bu seferleri yaparken aralarında kısa bir süre varmış gibi düşünülmesi de yanlış bence sanki hemen arka arkaya bir çırpıda olmuş gibi insanlar anlıyor. Tabi Mete hocamın düşüncesi de bittabi mümkündür. Doğrusunu Allah bilir

5246kadir
28.04.2020
18:09

Herkese selamlar. Bir konuyu belirtmek için yorum yazma gereği duydum. Zülkarneyn kıssasında geçen matlia ve mağribe kelimeleri ismi zaman-mekan kalıbından türemiş kelimelerdir. Yani mağribe için; güneşin battığı yer anlamı verileceği gibi güneşin battığı zaman anlamı da verilir. Yine matlia için; güneşin doğduğu yer anlamı verileceği gibi güneşin doğduğu zaman anlamına da gelir. Meallerde battığı yer, doğduğu yer şeklinde çevrilmesinin nedenini Zülkarneyn batıya doğuya ve kuzeye sefer yapmıştır ezberinden kaynaklandığını düşünüyorum. Halbuki ayette Zülkarneyn o kadar yol gitti ki artık kaç gün yol aldıysa gittiği yer deniz kenarı bir yer ve o esnada güneş batıyordu. Yine Bir yol tutup  o kadar gitti ki artık kaç gün yol gittiyse gittiği an güneş doğma vaktine geliyor ve bir kavme rastlıyor diye düşünmemize engel bir durum olmadığını düşünüyorum. Ayrıca bu seferleri yaparken aralarında kısa bir süre varmış gibi düşünülmesi de yanlış bence sanki hemen arka arkaya bir çırpıda olmuş gibi insanlar anlıyor. Tabi Mete hocamın düşüncesi de bittabi mümkündür. Doğrusunu Allah bilir

Mete Firidin
28.04.2020
20:20
Zülkarney kitabımı okumalısın. Orada güneşin battığı ve doğduğu zamanın anlamı da açıklanmıştır.
Mete Firidin
28.04.2020
20:20
Zülkarney kitabımı okumalısın. Orada güneşin battığı ve doğduğu zamanın anlamı da açıklanmıştır.
Bahattin Ergezen
20.01.2026
15:52

Reenkarnasyon sistemine göre insanlar yani ilk 400 yıllık süreleri içinde olanlar uyku hali ölümdeyken arzın batı tarafında bekletilirler.

Henüz durumları 'mümin ya da kafir oldukları' netleşmediği için iki olasılıktan bir; ya azap ya ödül!

Reenkarnasyon sisteminde müminler; yani ilk 400 yılın sonunda imanı seçenler, kalan 600 yıllık süreleri içinde uyku hali ölümdeyken arzın doğu tarafında bekletilirler.

Reenkarnasyon sisteminde kafirler; yani ilk 400 yılın sonunda inkarı seçenler, kalan 600 yıllık süreleri içinde uyku hali ölümdeyken iki set arasında bekletilirler.

Sonradan iki set arasına giren kafir topluluk kendinden önceki kafir topluluk olan yecüc ve mecüc ile aralarına set çekilmesini istiyor...

Adem'den sonra helak edilen tüm toplulukların kıyametten önce yeryüzünde olabilmeleri için setin önü açılacak ve her kafir kıyamet saatini bizzat yaşayacaktır...

Enbiya suresi 95/96 Helak ettiğimiz bir kente yaşamak haram edilmiştir. Onlar bir daha geri dönemezler. Yecüc ve Mecüc'ün önü açıldığı vakit onlar her tepeden akın eder...

Bahattin Ergezen
20.01.2026
19:24

Kasas suresi 44- Ve sen Musa'ya o emri kada ettiğimiz vakit batı tarafında değildin ve sen şahitlerden de değildin.

Hz. Muhammet o dönem batı tarafında yani ilk 400 yılındaki insanların uyku hali ölümdeyken bekletildikleri yerde değil, kalan 600 yılını yaşayacak müminlerin uyku hali ölümdeyken bekletildikleri doğu tarafında idi.

Yunus suresi 16- De ki: Allah dileseydi onu size okumazdım ve onu size bildirmezdim de. Ondan önce içinizde bir ömür kalmıştım. Hala aklınızı işletmeyecek misiniz?

Bahattin Ergezen
20.01.2026
21:38

Önceki yaşamlarımızı neden hatırlamıyoruz?

Reenkarnasyon sistemine göre kişi, kıyametten sonra hesap gününden önce yaşadığı tüm hayatlar birleştirilerek tek vücut haline getirilecektir... İşte o zaman hatırlayacaktır!

Tekvir suresi

7-Nefsler çiftleştirildiğinde

14-Her nefs önceden ne hazırladıysa bilecek...

Mete Firidin
22.01.2026
09:01
https://akevler.org/AkevlerMakaleler/389/SonEk/10153/Mete-Firidin/Reenkarnasyon
Mete Firidin
22.01.2026
09:01
https://akevler.org/AkevlerMakaleler/389/SonEk/10153/Mete-Firidin/Reenkarnasyon
Bahattin Ergezen
25.01.2026
19:47

Zülkarneyn kıssasındaki yorumumda düzeltme yapmam gerekiyor...

İlk 400 yılın sonunda inkarı seçenler, kalan 600 yıllık süreleri içinde uyku hali ölümdeyken kabirde bekletilirler...

1000 yılın sonunda helak edilerek ikinci gerçek ölümü tadan kafirler geri döndürülmemek üzere iki set arasında bekletilirler. Ta ki yecüc ve mecüc ün önü açılıncaya dek!

Kuran'da 'kabir' ifadesinin geçtiği tüm ayetler kafirlere özgüdür... 

Abese Suresi 

21-Sonra onu öldürdü de kabre koydurdu

22-Sonra onu dilediği vakit çıkardı

23-Kella! Ona emrettiği şeyi yerine getirmedi





Çok Okunan Makaleler
Mete Firidin
Kutsal Kudüs!
1.02.2020 7552 Okunma
9 Yorum 03.02.2020 20:52
Mete Firidin
Kelale
22.02.2014 7535 Okunma
Mete Firidin
Tariq ve Süpernova
18.04.2014 7533 Okunma
Mete Firidin
Sünnet Olmak
9.09.2014 7511 Okunma
1 Yorum 17.09.2014 18:56
Mete Firidin
Piç
5.12.2020 7487 Okunma
2 Yorum 10.02.2021 07:29
Mete Firidin
Şatr Kelimesi
8.07.2015 7405 Okunma
Mete Firidin
Şeyhe Teslimiyet!
14.06.2019 7393 Okunma
5 Yorum 20.06.2019 23:32
Mete Firidin
Cimaletun sufrun
3.02.2013 7373 Okunma
6 Yorum 06.02.2013 20:29
Mete Firidin
Dünya’nın ve Evren’in Yaşı
26.02.2017 7352 Okunma
1 Yorum 13.12.2022 01:10
Mete Firidin
Damarlar
23.02.2015 7319 Okunma
Mete Firidin
“Tanrı Parçacığı”
23.10.2013 7319 Okunma
3 Yorum 26.10.2013 09:36
Mete Firidin
Şehri Ramazan
18.08.2012 7316 Okunma
5 Yorum 19.08.2012 08:58
Mete Firidin
Helal ve Haram Hayvanlar Nelerdir?
27.03.2019 7260 Okunma
3 Yorum 28.03.2019 00:12
Mete Firidin
Gözdeki Batan Güneş
27.05.2012 7249 Okunma
2 Yorum 29.05.2012 11:38
Mete Firidin
Qazefe Kelime Kökü
2.11.2014 7236 Okunma
Mete Firidin
Keferenin İki Miras Örneğine Kuran’i Cevap
18.02.2014 7223 Okunma
Mete Firidin
Al-i İmran Suresi Meal
16.09.2015 7215 Okunma
Mete Firidin
Hakka 17. Ayet ve Octonion
9.10.2011 7186 Okunma
Mete Firidin
Cidiha ?
10.01.2014 7172 Okunma
4 Yorum 14.08.2021 16:33
Mete Firidin
Maide 42. Ayetin Düşündürdükleri!
28.02.2011 7148 Okunma
1 Yorum 01.03.2011 03:35
Mete Firidin
Zariyat Suresi 49. Ayet
23.02.2015 7094 Okunma
Mete Firidin
Işık Tanrı
12.01.2012 7087 Okunma
Mete Firidin
Adem’e Üflenen İlahi Ruh
1.01.2015 7063 Okunma
Mete Firidin
Nefs, Nefes, Nefah, Nefakh Kelimeleri
17.12.2018 7063 Okunma
Mete Firidin
Onager Mancınık (Sarı Develer?)
20.01.2013 7055 Okunma
3 Yorum 02.02.2013 15:53
Mete Firidin
Ali İmran 7.ayet
5.01.2014 7044 Okunma
1 Yorum 11.01.2014 14:31
Mete Firidin
Maymun Olan Yahudiler
10.01.2019 7041 Okunma
Mete Firidin
El Aqsa
20.01.2015 7035 Okunma
Mete Firidin
Selected Elected
16.03.2014 7035 Okunma
2 Yorum 20.03.2019 23:28
Mete Firidin
Ete kelimesi ve Fahişet
30.08.2015 6963 Okunma
Mete Firidin
İki Hırsızın Çok Eli
30.05.2019 6943 Okunma
5 Yorum 16.06.2019 23:09
Mete Firidin
Faiz
29.12.2013 6943 Okunma
Mete Firidin
Ğasaq
18.10.2013 6926 Okunma
4 Yorum 19.10.2013 06:52
Mete Firidin
O İğnenin Deliği ve O Deve
7.06.2019 6866 Okunma
Mete Firidin
Kuran'da Hardal Kelimesi
25.11.2018 6835 Okunma
Mete Firidin
Min ma Terake ve Ma Terake
16.02.2014 6680 Okunma
1 Yorum 16.02.2014 15:54
Mete Firidin
Nahl 48 ve Dönenceler
23.05.2011 6631 Okunma
2 Yorum 06.06.2011 21:08
Mete Firidin
Hadisler
1.02.2020 6622 Okunma
6 Yorum 17.02.2020 22:05
Mete Firidin
Hz.İsa Tekrar Dönecek mi?
13.05.2011 6618 Okunma
Mete Firidin
Ashabı Kehf
3.02.2014 6589 Okunma
Mete Firidin
Khepresh
9.04.2015 6589 Okunma
2 Yorum 10.04.2015 09:45
Mete Firidin
Aqir, Aqim ve Salih Peygamberin Devesi
10.02.2013 6554 Okunma
3 Yorum 10.02.2013 15:30
Mete Firidin
Olbers Paradox
19.08.2013 6534 Okunma
Mete Firidin
Atlantis Gerçek mi?
3.11.2010 6522 Okunma
1 Yorum 22.11.2010 15:16
Mete Firidin
Sarhoşluk
23.12.2010 6489 Okunma
Mete Firidin
Kuran'a Göre Nikah Yaşı Nedir?
27.09.2019 6462 Okunma
Mete Firidin
Semavat
26.05.2013 6448 Okunma
2 Yorum 05.06.2013 12:33
Mete Firidin
İlah ve Şirk
4.10.2011 6446 Okunma
2 Yorum 05.10.2011 07:26
Mete Firidin
Kuran’da FRY Köklü Kelimeler
20.06.2014 6416 Okunma
Mete Firidin
Hızır
15.07.2011 6400 Okunma
Mete Firidin
Reenkarnasyon
20.08.2011 6347 Okunma
4 Yorum 26.01.2026 23:11
Mete Firidin
2019 Ramazan Ay'ı ne zaman?
16.06.2018 6301 Okunma
2 Yorum 05.05.2019 12:52
Mete Firidin
‘NY kökü (201)
26.02.2015 6282 Okunma
Mete Firidin
Kitap ve CERN
1.01.2012 6273 Okunma
4 Yorum 19.02.2012 08:44
Mete Firidin
Yecüc ve Mecüc 2
9.11.2011 6255 Okunma
Mete Firidin
Hz Musa Ve Medine
6.04.2011 6240 Okunma
Mete Firidin
Lut Kavminin Fahişliği
23.01.2015 6214 Okunma
Mete Firidin
21.Aralık.2012
23.11.2012 6152 Okunma
Mete Firidin
Niye
26.12.2010 6139 Okunma
Mete Firidin
Sonra O nu Başka Bir Yaratık Yaptık
22.07.2011 6136 Okunma
Mete Firidin
Kuran’da Gündüzün Bölümleri
13.05.2018 6112 Okunma
Mete Firidin
Ayn Ye Ye Kökü
19.02.2015 6080 Okunma
Mete Firidin
Hadeb
3.04.2014 6045 Okunma
2 Yorum 12.04.2014 10:28
Mete Firidin
Evtad ve Amed
12.10.2013 5993 Okunma
Mete Firidin
Kuran’da Zdare Kelimesi
10.06.2014 5983 Okunma
1 Yorum 11.06.2014 20:44
Mete Firidin
The Wings of Moses the Prophet
24.08.2017 5752 Okunma
Mete Firidin
Evren ve Arş
22.11.2013 5659 Okunma
Mete Firidin
İsrailoğullarının Oğullarına Uygulanan Kafa Kesme Cezas
28.03.2020 5553 Okunma
1 Yorum 28.03.2020 21:35
Mete Firidin
Öğle ve İkindi Namazlarının Farz Rekât Sayısı
28.06.2020 5549 Okunma
3 Yorum 01.07.2020 09:08
Mete Firidin
Araf Suresi 173. Ayet ve Fenotip
5.07.2020 5517 Okunma
2 Yorum 05.07.2020 14:56
Mete Firidin
Leucippos Hz. Lokman mı?
27.12.2018 5507 Okunma
Mete Firidin
Kilisede Mum Dikmek
14.06.2019 5503 Okunma
Mete Firidin
Ennesi
27.09.2019 5493 Okunma
Mete Firidin
Cevaplar
15.02.2011 5476 Okunma
1 Yorum 19.10.2011 21:45
Mete Firidin
Cengiz'e Cevap
26.07.2012 5446 Okunma
2 Yorum 28.07.2012 11:57
Mete Firidin
Allah'ın Nurunun Meseli
3.06.2017 5442 Okunma
Mete Firidin
Allah'a Ulaşmak
24.11.2013 5420 Okunma
2 Yorum 01.12.2013 12:49
Mete Firidin
Arapça Kutsal mıdır?
19.10.2019 5412 Okunma
Mete Firidin
Ramazan’da Keyfi Oruç Tutmamanın Karşılığı
21.03.2020 5383 Okunma
1 Yorum 23.03.2020 03:25
Mete Firidin
Astronotlar ve Hicr 14-15
17.11.2013 5361 Okunma
1 Yorum 20.11.2013 19:50
Mete Firidin
Dağların Tekrarlanması
9.03.2014 5361 Okunma
1 Yorum 13.03.2014 10:58
Mete Firidin
Allah’ın Doğru Yolu Üzerine Oturanlar!
30.04.2020 5325 Okunma
3 Yorum 01.06.2020 16:40
Mete Firidin
İki Kez Ölmek
23.08.2020 5298 Okunma
11 Yorum 19.03.2026 10:36
Mete Firidin
Üç Kollu Gölge
27.01.2013 5292 Okunma
2 Yorum 29.01.2013 05:43
Mete Firidin
Nisa Suresi 9. (8.) Ayet Meali
19.10.2019 5271 Okunma
Mete Firidin
Quasar
28.08.2013 5269 Okunma
Mete Firidin
Dikkat Edilen, Dikkat Çekilen
6.12.2014 5261 Okunma
Mete Firidin
Müslümanların Kıble Değiştirmeleri
24.05.2020 5214 Okunma
1 Yorum 06.06.2020 01:50
Mete Firidin
Mesnun
28.08.2013 5190 Okunma
Mete Firidin
Nutfe Kelimesi
28.07.2014 5181 Okunma
Mete Firidin
Kainat'ın Sonu
16.02.2012 5132 Okunma
1 Yorum 19.02.2012 08:11
Mete Firidin
Zulümat
22.01.2022 5095 Okunma
Mete Firidin
Âdem
17.02.2021 5083 Okunma
2 Yorum 06.03.2021 07:27
Mete Firidin
Arıya Vahiy Edilen
28.09.2014 5053 Okunma
Mete Firidin
El Musawwir
8.12.2013 5050 Okunma
5 Yorum 15.12.2013 20:00
Mete Firidin
Göğün Yedisindeki Ay
1.03.2019 4953 Okunma
Mete Firidin
Cedelleşmek
18.08.2013 4864 Okunma
Mete Firidin
Nur Surah Ayat 35
31.07.2017 4800 Okunma
Mete Firidin
Kerahat Vakti
12.11.2020 4760 Okunma
Mete Firidin
Hevasını Tanrısı Edinenler
17.07.2018 4741 Okunma


© 2026 - Akevler