Bahaeddin Sağlam
İbn Haldun ve Bilimler
2.01.2026
1472 Okunma, 0 Yorum

 

İbn Haldun ve Bilimler

 

Çok değerli Hocam Prof. Dr. Niyazi Öktem, Yeni Arayış sitesinde bu konuda çok güzel ve çok gerekli bir yazı yazdı. Yazı hakkında kanaatimi sordu; ben, çok güzel fakat bilimsel eksiklikler var dedim. Evet, yazı çok güzel, İslam dünyasının sosyal değişimlerinin bir kısmını ve Müslümanların bilimlerdeki iflasını çok ustaca anlatmış. Bilimsel dayanağı da İbn Haldun’un bedevi-medeni diyalektiği ve bundan çıkan sosyal bir yasa.

Çok eski bilge alimler, bu diyalektiği, bedevi-medeni diyalektiği değil de vahşet-medeniyet diyalektiği olarak göstermişlerdir. Vahşet tarafına Yecüc-Mecüc (Gog-Magog) demişlerdir. Medeni tarafı da çift güçleri olan, yani soyut-somut, maddi-manevi gücü elinde tutan iki boynuzlu krallar olarak anlatmışlardır. Bu diyalektikten çıkan bilimsel yasaya da İbn Haldun gibi sosyal bir yasa değil de fiziki ve antropolojik bir afet demişlerdir.

İslam, diyalektiğe dayanır. İslam Peygamberi de benim çığırım, hayattaki sonsuz diyalektik yapılarda daima orta yol ve dengedir, demiş. Evet, bu denge gücü ile, sıfır imkanlarla kısa bir zamanda eski dünyanın çoğunu eline geçirdi. Peki neyi ve neleri dengeledi?

Cevap şudur: “İslam kelimesinin kökü, silm kelimesidir. Bu ise soyut mana ve deyim olarak, barış demektir. Somut manası da merdiven demektir. Çünkü merdiven, aşağı ile yukarıyı birleştirip barıştırıyor. İslam kelimesi, if’al kipinin altı farklı manasından en çok kullanılan, kök kelimeleri geçişli yapmaktan, barıştırma demek oluyor. Peki neyi barıştırıyor? En başta fakir ve zengini, soyut ile somutu, Doğu ile Batıyı, Musa ile İsa’yı, toplum ile bireyi, madde ile manayı, dünya ile ahireti, kadın ile erkeği ve en önemlisi de iman ile bilimleri barıştırıyor.

Tarihte birçok uç dinler, mezhepler ve siyasi akımlar hep var olmuştur. Semavi yani vahiy ile gelen dinlerin ise, (4/163; 42/13) Nuh’tan Muhammed’e kadar hepsinin ismi İslam’dır. Fakat şiddetli ihtiyaca binaen onlar da bazen uç olabiliyorlar. Şöyle ki:

Kur’an, İslamiyet’in, 4000 yıl öncesine dayanan Hz. İbrahim dininin aynısı olduğunu söylüyor. (22/78) Bu dinin ismi İslam’dır. İslam, bütün zıtları dengelemekle barıştırıp yaz ve kışı bahar yapmaktır. Hristiyanlığın, Budizmin ve daha sonra İslam Tasavvufunun ruhaniliği esas alması, Yahudiliğin ve İslam Fıkhının devlet ve şeriatı esas alması, tarihî mecburiyetten kaynaklanmış birer sapmadır. Yoksa onlar da aslında İslam idiler. (3/84) Evet, Yahudilik, özünde ve temelinde Musa ile Harun’un (şeriat ile velayetin) birliğidir. Hristiyanlık da özünde ve temelinde, Tevrat ile İncil’in (bilim, yasa ve ruhaniliğin) beraberliğidir. (Matta, 5)

İslam teslimiyet demektir, diye birçok yazar söylüyor. Ama bu, tam doğru değildir. İslam, irade-i külliye ile irade-i cüz’iyeyi barıştıran, tertemiz ekosistem ile kir üreten insan arasında temizliği birinci farz yapan; özellikle, sonsuz dosya olan Yaratan ile sınırlı dosyalar olan kullar arasındaki ahenk ve tevhidin ismidir.”

Devlet olarak değil de fikir ve inanç dünyası olarak Müslümanlar, ilk 300 sene bu dengeyi korudu. Aklı ve bilimleri esas alan Mutezile mezhebi, bunda çok etkindi. Sonra İmam Eş’ari çıktı, Sünniliği kurdu. Yani Mutezile ile ehl-i hadisin ortasını tutturmaya çalıştı. Ehl- hadis, aklı ve bilimleri tamamen reddediyordu. Dolayısıyla, Mutezile önderleri ya sürgün edildi. Veya öldürüldü. İşte o gün bugün bilimler, İslam dünyasında ölüdürler. Daha sonra İslam filozofları çıktıysa da Yunan felsefesinin özellikle Aristo’nun ötesine geçemediler. Çoğunlukla da Aristo’yu yanlış anladılar. Sonra 14. Asırda İbn Haldun sosyal bazı nedenleri yarı yarıya tespit edince, bilimlere aşık Avrupa ve bu çağdaki Müslümanlar onu baş tacı ediyorlar. Fakat bu konuda insanlık yine yanılıyor. İşte bu konuda insanlığı: Doğuyu da Batıyı uyandıracak şu dört kuralı burada yazacağız, ki Niyazi Hocamın yazısı da tamamlanmış olsun. Şöyle ki:

A- Bir kuralın bilimsel bir neden sayılması için, aynı nedenin her zaman aynı sonucu vermesi lazımdır. İbn Haldun diyor ki: Medeni insanlar rehavete kapılıyorlar. Ganimeti hedef yapan bedeviler her zaman onları yeniyorlar. Bu bir kanundur. İşte bu kanun, iki yönden yanlıştır.

1- Bunun bu şekilde sonuç verme oranı, yüzde ellidir. İlim olması için ise yüzde yüz aynı sonucu vermesi lazım. Mesela Türkler birçok sefer medeni Çin'e saldırdılar. Ama her seferinde Çinliler galip geldi. Mesela Türkler tekrarla Rusya’ya ve Avrupa’ya saldırdılar, ama daima yenildiler; yani ya Hristiyanlaştılar veya yok oldular. Mesela İran, Türk akımlarını daima kendi kültürü içinde eritmiştir.

2- Ayrıca bilimlerde hiçbir zaman, tek bir neden, sonucu doğurmak için yeterli değildir. Varlık ve hayat sibernetik ve yazılım olduğu için, genellikle en az üç veya beş sebep gerekir, bir bilimsel sonuç için. Mesela, yağmurun olması için denizler yeterli neden değildir. Bulutların aşılanması, hava basıncının uygun olması, iklimin çöl olmaması gibi başka nedenler de var.

Akadların Sümerleri ele geçirmesi, sadece bedevilik akını değildir. Din ve kültür de etkinlik göstermiş, ayrıca Sümerler tam devlet değillerdi. Her şehir özgür idi.

B- Marks ve Weber’in tespit ettiği gibi sosyal değişimlerde asıl faktör, bedevi-medeni değişimi değildir. Ekonomidir. O bile tek başına yeterli değildir. Nitekim Komünist dünya sadece bu nedene dayandığı için, sistem doğal olmadı, devam etmedi.

C- Arapların Orta Doğuyu ve Kuzey Afrika’yı fethetmesi, Selçukluların iktidarı Abbasilerden alması, Osmanlının Avrupa’nın içlerine kadar gitmesinin sebebi, bedevi-medeni diyalektiği değildir. Cihad denilen, İslam dinini yüceltme duygusudur. Dünyaya düzen verme sevdasıdır. Evet, ekonomik faktörler de var. Fakat asıl enerji imandan geliyor. Ayrıca Bizans o gün zaten çürümüştü. Yıkılması için bir bahane lazımdı.

D- Hegel zamanında yazılım bilinmiyorsa da o, zamanın ruhu dediği bir kavram ile sosyal sibernetiği yazmıştır. Mesela Amerika keşfi, Batı Aydınlanması, İslam’ın diyalektik ve bilimsel yapısından çıkıp hurafe dolu bir din haline gelmesi ve Teknoloji, bugünkü sosyal yapıyı doğurdu. Demek İbn Haldun’un bedevi-medeni diyalektiği ve buna dayanan sözde bilimsel tespiti, tam doğru değildir. Bilimsel kanun denebilecek kadar sağlam değildir.

Özetlersek: Batı, Kitab-ı Mukaddes'i tarih olarak değil de arketip ve soyut yasalar olarak okursa; İslam dünyası da dört elle Batının fen ve felsefesine sahip çıkarsa, dünya yeniden bir altın çağa girebilir.

31.12.2025/ Bahaeddin Sağlam

Yazı ile ilgili bir soru ve cevabı:

Değerli Hocam, yazı nasıl, olmuş mu? B. Sağlam

Eyvallah, yazı çok mükemmel, doğrusu tenkit edecek bir şey bulamadım. Sadece ben bazı Batılı kavramlardan hoşlanmıyorum. Mesela diyalektik kavramı Batılı bağlamdaki kullanımları hatırlatıyor. Onun için farklı bir kavramla ifade edilse daha iyi olur. Biz epeydir İslam bilim geleneğini kullanmadığımız için Arapça bir uygun kavram bulmakta zorlanıyoruz. Malum mantıkta diyalektik cedel diye ifade ediliyor ama metod olarak diyalektik cedel diye ifade edilse yanlış olur. Çok selam sevgiler.

Alpaslan Açıkgenç

Allah, başta insan olmak üzere varlığı zıtlarla geliştiriyor. Bir şeyin zıddı ve düşmanı ne kadar güçlü ve büyük ise o şeyi, kendi makamında, kendi boyutunda o kadar güçlü ve büyük yapıyor. Evet, Musa’yı Musa yapan Firavundur. Mehdiyi Mehdi eden, Deccaldır. Ve dindar, dinsiz bütün insanlar bu hakikati Diyalektik süreç deyimiyle ifade ediyorlar. Fakat yorumları farklı …

Bediüzzaman, 29. Söz de Remizli Nükte başlığı altında bu süreci şu beş kanun ile ifade ediyor: “Cem-i ezdad kanunu (Zıtların bir araya gelmesi yasası) → kanun-u mübareze (Diyalektik ve çatışma yasası) →kanun-u tagayyür → (Değişim yasası) kanun-u tekâmül → (Dönüşüm yasası) kanun-u imtiyaz. (Ayrışma yasası) …    B. Sağlam

Ne güzel ifadeler!

A. Açıkgenç

 

 






Son Yorumlanan Makaleler
Bahaeddin Sağlam
Hz. Ayşe Sendromu
20.12.2022 3399 Okunma
Bahaeddin Sağlam
Saff Suresi Meal-Tefsiri
20.12.2022 2723 Okunma
Bahaeddin Sağlam
ÂDEM VE EVRİM
24.12.2022 3436 Okunma
Bahaeddin Sağlam
Âdem ve Havva Hakikati
24.12.2022 2965 Okunma
Bahaeddin Sağlam
Âdem ve İsa Mukayesesi
24.12.2022 2862 Okunma
Bahaeddin Sağlam
Mürselat Suresi Meal-Tefsiri
30.12.2022 3321 Okunma
Bahaeddin Sağlam
Hadid Suresi: 57. Sure 29 Ayettir
30.12.2022 2950 Okunma
Bahaeddin Sağlam
Sanat ve Kültür Mahiyetleri ve Etimolojileri
6.01.2023 2704 Okunma
Bahaeddin Sağlam
Deizme Cevap Olarak Şehit ve Şahit Farkı
6.01.2023 2774 Okunma
Bahaeddin Sağlam
Allah'ın Nefsi
13.01.2023 2951 Okunma
Bahaeddin Sağlam
Varlık ve Allah’a Dair
13.01.2023 2813 Okunma
Bahaeddin Sağlam
Allah’ın Sonsuz Varlığı ve İnsan Özgürlüğü
23.01.2023 3404 Okunma
Bahaeddin Sağlam
Kitab-ı Mukaddes’te Hikmet Kavramı 1
1.02.2023 2719 Okunma
Bahaeddin Sağlam
Kitab-ı Mukaddes’te Hikmet Kavramı 2
1.02.2023 2600 Okunma
Bahaeddin Sağlam
Deprem, Kıyamet ve Diriliş
8.03.2023 2604 Okunma
Bahaeddin Sağlam
Kur’an’ın Kolaylığı Derin İlmi Bir Gerçekliktir
8.03.2023 2878 Okunma
Bahaeddin Sağlam
Arketip Ne Demektir?
8.03.2023 2826 Okunma
Bahaeddin Sağlam
İslam Bilim Tarihinden Bir Anekdot
23.03.2023 2583 Okunma
Bahaeddin Sağlam
İSLAMİYETİN TEMELLERİ NASIL ATILDI!?
23.03.2023 3084 Okunma
Bahaeddin Sağlam
İnsanlığın Şerefini Kurtarmak İçin
9.04.2023 2974 Okunma
Bahaeddin Sağlam
Risale-i Nur’un Beş Temel Amacı
22.04.2023 2661 Okunma
Bahaeddin Sağlam
Ahlak Kelimesinin Reel Anlamı ve Etimolojisi
22.04.2023 3476 Okunma
Bahaeddin Sağlam
Ne Kadar Allah’ı Tanıyoruz?
22.04.2023 2913 Okunma
Bahaeddin Sağlam
Bediüzzaman’da Nedensellik Problemi
22.09.2023 3552 Okunma
Bahaeddin Sağlam
İnsan Nedir?
22.09.2023 3218 Okunma
Bahaeddin Sağlam
İnsanlığın Şerefini Kurtarmak İçin
22.09.2023 3217 Okunma
Bahaeddin Sağlam
Karşılaştırmalı Eski Ontoloji ile Çağımızdaki Ontoloji
22.09.2023 2955 Okunma
Bahaeddin Sağlam
Sıdk ve Kizb, Mesih ve Deccal Kavramları
23.09.2023 3563 Okunma
Bahaeddin Sağlam
Varlık, Diyalektik, İmtihan ve Savaşlar
23.09.2023 2601 Okunma
Bahaeddin Sağlam
Dücane Cündioğlu’na Cevap-2 veya Allah’ı Tam Tanımak
23.09.2023 3711 Okunma
Bahaeddin Sağlam
Allah, Ruh ve Bilinçdışı
23.09.2023 2840 Okunma
Bahaeddin Sağlam
Dücane Cündioğlu ve Akıl
23.09.2023 3032 Okunma
Bahaeddin Sağlam
İmtihanı Kazanma veya Kaybetme
23.09.2023 2965 Okunma
Bahaeddin Sağlam
Winning or Losing the Spiritual Test
23.09.2023 2757 Okunma
Bahaeddin Sağlam
AB’ye Üye Olmak veya Olmamak (Türk Kardeşlerime Çağrı)
23.09.2023 2833 Okunma
Bahaeddin Sağlam
Türk Kardeşlerimle Bir Hasbihal (Durum Değerlendirmesi)
23.09.2023 2867 Okunma
Bahaeddin Sağlam
Varlık, Bilinç ve Sorumluluk
7.10.2023 3528 Okunma
Bahaeddin Sağlam
To Join or Not to Join the EU
7.10.2023 3204 Okunma
Bahaeddin Sağlam
Netanyahu Amalek Deyince Neyi Kastetti?
5.11.2023 2773 Okunma
Bahaeddin Sağlam
Çağımızda Şiddet ve Şiddet Felsefesi
14.12.2023 2476 Okunma
Bahaeddin Sağlam
Değişim ve Gerçek İslam Söylemi
14.12.2023 2878 Okunma
Bahaeddin Sağlam
Prof. Dr. Celal Şengör’den Beş Tespit
29.12.2023 3048 Okunma
Bahaeddin Sağlam
Filistin İçin Üç Reçete
29.12.2023 2855 Okunma
Bahaeddin Sağlam
Three Prescriptions for Palestine
29.12.2023 2833 Okunma
Bahaeddin Sağlam
Kibir ve Gurur
29.12.2023 2639 Okunma
Bahaeddin Sağlam
Ateist Kardeşlerime Bir Çağrı
10.01.2024 2566 Okunma
Bahaeddin Sağlam
A Call to My Atheist Brothers and Sisters
14.01.2024 2476 Okunma
Bahaeddin Sağlam
Yahudilerin Özgeçmişi ve İsrail Devleti
26.01.2024 2419 Okunma
Bahaeddin Sağlam
Erken Doğmuş Fakat İnsanlık İçin Gerekli Bir Proje
3.02.2024 2974 Okunma
Bahaeddin Sağlam
Din Kaygısı mı, Siyasi Çıkar Kavgası mı?
5.02.2024 2628 Okunma
Bahaeddin Sağlam
Oruç ile İlgili Beş Kavram
17.03.2024 2608 Okunma
Bahaeddin Sağlam
Yusuf’un Rüyası
19.10.2024 2605 Okunma
Bahaeddin Sağlam
Cevher Kelimesinin Etimolojisi
19.10.2024 2782 Okunma
Bahaeddin Sağlam
Acemi Doktor Prof. Dr. Mustafa Öztürk
19.10.2024 2676 Okunma
Bahaeddin Sağlam
İnsanları Yanıltanlar
29.10.2024 2637 Okunma
Bahaeddin Sağlam
Yol ve Yolsuzluk
3.11.2024 2317 Okunma
Bahaeddin Sağlam
İnsanlık Gerçeği
24.11.2024 2529 Okunma
Bahaeddin Sağlam
Logos (evrendeki mantık ve bilim) ile Diriliş
2.01.2025 2757 Okunma
Bahaeddin Sağlam
Bahane Kelimesinin Etimolojisi
9.02.2025 2298 Okunma
Bahaeddin Sağlam
Safsata ve Hakikat Kelimelerinin Etimolojisi
9.02.2025 2183 Okunma
Bahaeddin Sağlam
İslam Kavramı: Sözlük ve Din Olarak
8.03.2025 2606 Okunma
Bahaeddin Sağlam
Ahmet Akgündüz’ün Muhakemat Çalışmalarının Raporu
11.03.2025 2774 Okunma
Bahaeddin Sağlam
Müsteşriklerin Kur’an Hakkındaki İthamları
30.05.2025 2024 Okunma
Bahaeddin Sağlam
Asıl Beka Sorunumuz Kur'an'ı Anlamamaktır
26.06.2025 2006 Okunma
Bahaeddin Sağlam
Aydınlanma Süreci: Ne idi, Ne oldu, Nereye varacak?
10.08.2025 2049 Okunma
Bahaeddin Sağlam
The Enlightenment Process
27.08.2025 2064 Okunma
Bahaeddin Sağlam
Dinî Alan, Alarm Veriyor
30.09.2025 2100 Okunma
Bahaeddin Sağlam
Şuara Suresi Meal-Tefsiri, 26. Sure, 227 Ayet
28.12.2025 1526 Okunma
Bahaeddin Sağlam
Neml (Karınca) Suresi Meal-Tefsiri, 27. Sure, 93 Ayet
30.12.2025 1456 Okunma
Bahaeddin Sağlam
Kasas Suresi Meal-Tefsiri, 28. Sure, 88 Ayet
31.12.2025 1280 Okunma
Bahaeddin Sağlam
İbn Haldun ve Bilimler
2.01.2026 1472 Okunma
Bahaeddin Sağlam
Bir İnce Ayar
4.02.2026 1085 Okunma
Bahaeddin Sağlam
İslam Alemi Neden Perişandır?
20.03.2026 1160 Okunma
Bahaeddin Sağlam
Why Is the Islamic World in Ruins?
18.04.2026 1007 Okunma
Bahaeddin Sağlam
Hz. Muhammed Son Derece Samimiydi: Müminûn Suresi
9.05.2026 649 Okunma
Bahaeddin Sağlam
Hud Peygamber Suresi Meal-Tefsiri
21.07.2026 441 Okunma
Bahaeddin Sağlam
Bilgi ve Bilimlerin Kısa Tarihçesi (Altı Kesit Olarak)
8.08.2026 352 Okunma
Bahaeddin Sağlam
Kutsal Metinleri Yeniden Okumak
8.08.2026 393 Okunma
Bahaeddin Sağlam
A Short History of Knowledge and the Sciences
2.09.2026 266 Okunma
Bahaeddin Sağlam
Rereading the Sacred Texts
2.09.2026 233 Okunma


© 2026 - Akevler