Süleyman Karagülle
Dershaneler
7.12.2013
12126 Okunma, 8 Yorum

 

Eskiden krallar vardı. İstedikleri kanunu çıkarır ve uygulatırlardı. Diledikleri şeyleri yasaklar, istedikleri vergileri koyarlardı. Avrupa’da büyük savaşlar ve ayaklanmalar oldu, kanlar aktı; sonunda kanunsuz vergilerin olamayacağı, kanunsuz yasakların getirilemeyeceğini anayasalara koydular. Bizim anayasalarda da vardır. Ne var ki işin kolayı bulundu. Anayasalar müsade etmediği halde, Bakanlar Kurulu’na vergi salma yetkisi verildi, bakanlara kanun hükmünde istediği kararname çıkarma yetkisi tanındı.

Tevhidi Tedrisat Kanunu’ndan önce isteyen istediğini okurdu, okuturdu; bilmenin, öğrenmenin yasağı olmazdı. Türkiye’yi dinsizleştirmek amacıyla tekel sermaye Türkiye’de İslâmiyet öğrenilmesin diye bunları yasakladı. Ne var ki halk bu yasağa rağmen okumaya ve öğrenmeye devam etti. Ben bu yasak tedrisatın içinde yetiştim. Evimizin arka kapısı vardı. Görevliler gözlenirdi. Görevliler görününce çocuklar arka kapıdan boşaltılırdı. Dersler kâğıt üzerinde değil de tahta parçaları üzerinde yazılırdı ve görevliler görülünce sobaya atılırdı.

Bu millet yılmadı, bunun mücadelesini verdi. İmam-Hatip Okulları, İlâhiyat Fakülteleri ve Kur’an Kursları açtırdı. CHP iktidarını bile dize getirdi.  

AK Parti’nin; yasakları kaldırdım, tarikatlar serbest, medreseler serbest demesi gerekirken, AK Parti CHP’nin en karanlık günlerinde bile başaramadığı bir işi yapmaya kalkışıyor!

Dershaneler para kazanmak için kurulmuyor; okulun ateist eğitimini etkisiz hâle getirmek ve ahlâklı gençler yetiştirmek için kuruluyor. Dershaneler destekleniyor; kazanç kaynağı değil gider kaynağı oluyor.

Devletin dershaneleri ve tarikatları bütçeden desteklemesi gerekiyor. Nasıl partilere kamu bütçesinden pay ayrılıyorsa, bunlara da pay ayrılmalıdır. Halk ne istiyorsa onu okur ve onu öğrenir. Nabi Avcı’nın yani MEB’nın bir köy mollasına tahakküm etme hakkı yoktur. Öğrenmenin bir zararı yoktur. Başkasına zarar vermediğiniz müddetçe kimse kimsenin ne okuduğuna ve ne öğrendiğine karışamaz.

Hazreti Ömer zamanında bir valinin zina yaptığı şikâyet ediliyor. Dört şahit getiriliyor. Üçü valinin zina yaptığına şehadet ediyor. Dördüncüsü ise; pencereden valinin o kadınla aynı yatakta yattığını gördüm ama zina yapıp yapmadıklarını bilmiyorum diyor. Hazreti Ömer valiye değil de diğer üç şahide seksener sopa attırmıştır.

Aynı evde kalan kız ve erkeğe kimse siz zina yaptınız diyemez. Zina yaptıklarının dört şahitle ispatlanması gerekir. Cinsi ilişkide bulunsalar bile, bir kadın iki erkekle bir iddet içinde cinsi ilişki kurmadıkça veya ilişkiyi gizli yapamadıkça, ilişki akrabalar arasında olmadıkça ceza verilemez. Biz beraberiz, cinsi ilişki de kuruyoruz dedikleri takdirde onlar evli sayılırlar. Ebu Hanife’ye göre de bunlara ceza verilemez.

Kur’an başkalarının evine girmeyi yasaklamaktadır. Dolayısıyla İslâmiyet’e göre mahkeme kararı ile de olsa başkasının evine oradakilerin izni olmadıkça girilemez. Durum böyle iken, ışık evlerini kapatmak amacıyla öğrenci evlerini kapatmaya kalkışmak İslâmiyet’e aykırıdır.

Ceza kanununda zinayı suç olmaktan çıkaran Ak Parti şimdi özel kanunlarla, beraber oturma yasağını getirmektedir. Bir yerde haklı olabilir. Anne babasından gizli birlikte oturanları anne babalarına bildirmek devletin görevi olabilir. Gizlilik yasaktır. Beraber oturma yasak değildir.

“Adil Düzene Göre İnsanlık Anayasası”nda zina tarif edilmiştir.

AK Parti’nin yapacağı şey “Adil Düzene Göre İnsanlık Anayasası”nı tartışmaya açmasıdır. O anayasada bütün sorunlar çözülmelidir. Yasaklar getirme neyi sağlayacak; polisi ve jandarmayı daha çok meşgul etme, onlara zulüm yapma imkânı vermeye yarar. Her yasak yolsuzluğun ve rüşvetin kaynağı olur.

Nabi Avcı’nın ışık evlerin mensupları ile geçmişi vardır. Hissî etkilerle bunları düşünmektedir. Derhal Millî Eğitim Bakanlığı’ndan alınmalıdır. Beşir Atalay gibi makul davranan bir kişi oraya getirilmelidir. Yoksa AK Parti’nin başına büyük işler açılır ve sonunda Başbakan gider.

 

SÜLEYMAN KARAGÜLLE

Yay. Haz.: REŞAT NURİ EROL

www.akevler.org (0532) 246 68 92

 

 


YorumcuYorum
Mete Firidin
11.12.2013
07:42

Hz Ömer hata yapmıştır. Vali zina yapmadıysa yatakta işleri nedir. Bunun mantıklı bir açıklaması olmalıdır. Bu yaklaşım ayetleri hafife almak, etkisiz kılmaktır. 4 bilir kişi getirdiğinizde, yatakta birlikte olduklarının anlamını sorduğunuzda, haliyle "zina yaptıklarını" söyleyecektir. Yusuf kıssasında "gömleğin önden yırtıldığı veya arkadan yırtıldığı" yorumu yapılmaktadır. Bu da bize yorum hakkı kazandırmaktadır. Ben olsam 80 sopada Ömere vurdururdum.

hakansarilar
12.12.2013
01:50

20. yüzyılın başında islamcı aydınlar en büyük darbeyi medreselerden yiyorlardı. Aklı terketmiş milyon kilometrekarelik osmanlı coğrafyasında akıl ile dinsizlik aynı şey olarak görülüyordu. Ebu Hanife eğer mezhebinin gelip dayandığı bu yeri görseydi aceba ne derdi. 20. yüzyılın başında milyon kilometre karelik osmanlı coğrafyasında tahakküm eden ve dine el koyan bir takım insanlar, İstanbul merkezli kuran dinine dönüş çabalarını yer yer sopalarla yer yer zındıklık suçlamalarıyla bertaraf ediyorlardı. Sahihliği dahi tartışılan hadisler tarafından kuşatılmış ve kıpırdayamaz hale getirilmiş Kuran-ı Kerim duvarlarda başvurulması gereksiz bir süs haline getirilmişti. Hadisçilerin bir sözü vardır: "Kuran'ın hadise olan ihtiyacı, hadisin kurana olan ihtiyacından fazladır." İnanın muhterem üstad yüzyılın başında bir Anadolu kasabasında olsaydınız, mevcut İslam anlayışınızla, o kasabadan çıkamazdınız. Şu anda Anadolunun il merkezlerinde bile giderek müesseseleşen yeni bir İslam anlayışı var. Özellikle ev kadınlarını hedef alan ve akıl ve Kuran dışı hurafelerle örülü halkı cehennem korkularıyla zaptu rabt altına alan ve müslümanların 21. yüzyılı kaybetmesine sebep olacak akımlar kol geziyor. Siyasilerin oy kaygısıyla bu yeni baronlar karşısında nutku tutulmuş durumda. Gavsı azam gibi duyan halkı ezen kelimelerle gövde gösterileri yapılıyor. Bosna Hersek'te görevim gereği bulunduğum sırada kaldığım ev-otel gibi bir mekanda bunlardan biriyle sohbet etme imkanım oldu. Gavsı azam geldi. Ona uymayanlar hem bu dünyada hem öte dünyada azapların en büyüğünü çekecek falan diyordu. Farklı İslami görüş falan diyecek oldum. Aklıma yatarsafalan diyecek oldum.Ne mümkün... Akıl onun bir tek bakışı karşısında eriyip yok filan olurmuş. Yani sizin anlayacağınız ensedeki sinir kökünden bağlı olmamız gerekiyormuş. Kısaca bana göre öğretmenin kriterleri olmalıdır. Her önüne gelen kamu eğitimi verememelidir. Osmanlıda ve daha önceki uygulamalarda dahi icazet sistemi vardı. Bu sözüm dershanelerle ilgili değildir. Yazının ikinci kısmıyla ilgilidir. Dershanelerle ilgili görüşüm ise genel olarak dershane olgusu üzerindendir. Yani bana göre dershaneler ortaya çıktığından beri liselerden üniversitelere boş insanlar gönderilmektedir. Dershane çoktan seçmeli saçmalığının ürünüdür. Liseler özellikle üçüncü ve dördüncü sınıftan itibaren şu an itibarıyla işlevsizdir. Okula giden dahi yoktur. Böyle bir eğitim sisteminin uygulayıcısı olan devlet, okulunun altını tutamayan bir devlet kapıya kildi vursun gitsin. Ben yapamıyorum desin.

Mete Firidin
12.12.2013
07:17

Hakan bey fikirlerinize tamamen katılıyorum.

Tayibet Erzen
19.12.2013
09:15

Aşağıdaki yazılar herkul.com'da yer alan Hoca Efendi'ye ait olan ifadelerdir. Tarihlere ve içeriklere dikkat edelim.

Bamteli: 15/12/2013 "Elli defa bizim hesaplarımızı, çıkınlarımızı, kredi alanlarımızı yoklasalar, hep “züğürt” diyebilmeliler. (32:25)" 400. Nağme: 18/12/2013 " Houston’da ameliyat olduğu zaman merhum Turgut Özal’ı ziyaret etmiştim; sarıldı, hıçkıra hıçkıra ağladı; “Ben bu Hizmet’in önemini ve insanlık için ne ifade ettiğini bu çevremdekilere anlatamıyorum!” dedi, gözyaşlarıyla dert yandı. Merhum Turgut Özal, vefatından bir hafta on gün evvel arkadaşlara haber gönderdi; “Orta Asya’da Hizmet’e karşı değişik olumsuz şeyler var; ben oralara gidip teminat olayım!” dedi. Pek çok ülkeye uğradı ve gittiği her yerde ülke başkanlarına “Bu arkadaşlara ilişmeyin; ben bunlara kefilim!” dedi. Doğrusunu Allah bilir, karanlığa taş atar gibi söz söylemek insana yakışmaz, fakat inanıyorum ki, 163. Madde’yi kaldırması gibi hizmetleriyle beraber ortaya koyduğu civanmertlikler vesilesiyle Cenâb-ı Hak, Merhum’a şehitlik sevabını da lütuf buyurdu ve Firdevs’iyle sevindirdi."

Tayibet Erzen
19.12.2013
09:17

adres www.herkul.org olacak

http://www.herkul.org/bamteli/dogruluk-sadakat-ve-is-hayatinin-sadiklari/

http://www.herkul.org/herkul-nagme/400-nagme-merhum-cumhurbaskani-turgut-ozal-ve-sehitlik/

Hüseyin Kayahan
19.12.2013
20:49

Bu arada "POST MODERN DARBENİN" yargılama süreci de "POST MODERN YARGIYA" dönüştü. Takip eden var mı?

Hüseyin Kayahan
30.12.2013
11:29

Bu tartışmalar, bu alt-üst oluşlar iyidir. Geçici olarak sıkntıya düşenler, eziyet görenler ve zarara uğrayanlar olur. Allah hiç kimsenin emeğini zayi etmez ve hiç kimse gücünün yetmediğinden de mes'ul değildir, eğer son hesaba inanıyorsak. "Kıyamet", "kıyam günü" hesapların karara bağlandığı gündür. Bugün dahi yargı kararları okunurken, haziruna tebliğ edilirken "kıyam yapılır/ayağa kalkılır". Demek o günde de ayakta karalar okunacaktır.

Dersaneler ve okullar ile tartışmalar sonunda "öğrenimde (eğitim demiyorum, o dini kuruluşların görevidir) serbestliğe" götürür. Bugün MEB'i ve YÖK'ü kim ele geçirirse onun görüşleri öğretiliyor çocuklara. Bundan dolayı da bu ben zeri tüm merkezi kurumları ele geçirme mücadelesi verilmektedir. Bu kavgalar bir gün biter ve sonunda merkezi sınav ve merkezi ehliyet vermenin dışındaki öğretim faaliyetleri serbest hale gelir. Merkezi sınavı ve soruları da her gruptan eşit katılımlarla oluşturulmuş bir heyet yapar.

Savcı ve hakemler konusu da böyledir. Herkes HSYK ve benzeri teşkilatları ele geçirmeye çalışmaktadır. Kim ele geçirmişse onun görüşlerine göre yapılanma olmaktadır. Bir memlekette her görüşte, inanışta, yaşayışta insanlar olur. Bunların her türlü kademede olmaları da normaldir. Herhangi bir etnik kökenden, her hangi bir dini gruptan, vs her türlü insan; devlette ve serbest hayatta, diğerleri ile eşit statüde görev alır, çalışır ve yaşar. Bunun aksi ayrımcılıktır, kasttır, kolonizasyondur. Böyle olunca da her grubun erkleri ele geçirme mücadelesi dürüp gitmektedir. Yargıda da bunun çözümü; "hakemlik sistemidir". Her çeşit hakem ve her çeşit avukat olması toplumun doğal yapısı gereğidir. Tarafların kendilerinin hür iradeleri ile güvendikleri hakemi seçmeleri ve onlar adına bunların nizayı çözmeleri tarafların rızasının olduğu bir adaleti tecelli ettirir. Bütün bunlara "adil düzen" de işaret edilmiştir.

Hiç bir şey kolaylıkla ve kandiliğinden gelmemektedir. Artık başka çare kalmayınca, tarafların gücü de tükenince "ne yapalım ki bunu çözelim" derler ve yeni çözüme ulaşılır. Bu aşamada veya biraz sonra mutlaka "Pavluslar" zuhur eder ve sistem dejenere olur ve böylece ecelini beklemeye başlar. Sonra insanlar yeniden düşünür ve yeni yöntemler bulurlar. Eğitim (ilmi kurumlar)ve yargı (siyasi kurumlar) ve diğer iki erk olan ekonomik ve dini kurumlarda da böyle değişimler olacaktır. Bu çatışmalar iyidir.

Bu yeni yüzyıl, yeni bin yılın ilk yüzyılıdır. meşhur tabiri ile "hiç bir şey eskisi gibi olmayacaktır". Bu yargı hem başkası hem de bizim için böyledir. Ömrü olanlar yaşanacak değişim ve başkalaşıma şahit olacaklardır.

Saygılarımla.

H.Kayahan

Yusuf Ziya Saral
08.04.2014
09:25

Sa,

Sevgili Hocam

Fethullah Gülen in sizinle beraber olduğunuz dönem ve sizden ayrıldıktan sonraki bir kısım dönemi hariç ,

İtikat daki bozuklukları sebebiyle Fethullacılar oldular artık islamiyetin dışında bir isimle anılır oldular.

Bunların okulları ve evleri islamiyeti bozmak ve CIA nın menfaatlerine göre hareket etmek mecburiyetindedirler.

Hüsnü zan herzaman iyidir, bunların hüsnüzanlık durumları kalmamıştır. Allah a emanet olun . Ellerinizden öperim.

dualarınızı beklerim. Allah ömrünüzü uzun ve bereketli kılsın.

Not:Bu yazıyı şimdi okumak nasip oldu.





Son Eklenen Makaleler
Süleyman Karagülle
Dış borç
17.09.2018 2816 Okunma
Süleyman Karagülle
Basında çıkar yol
16.09.2018 2707 Okunma
Süleyman Karagülle
“Teavenû” Emri ve Kooperatifler
16.09.2018 4516 Okunma
1 Yorum 16.09.2018 17:32
Süleyman Karagülle
“Besmele” ve “Semt Kooperatifi”
16.09.2018 3945 Okunma
Süleyman Karagülle
BIS Sıkıntıda
15.09.2018 3120 Okunma
Süleyman Karagülle
TÜRKIYE, İRAN VE RUSYA’NIN YAPACAĞI TEK ŞEY
14.09.2018 2835 Okunma
Süleyman Karagülle
TÜRKIYE, İRAN VE RUSYA NE YAPMALI?
14.09.2018 2754 Okunma
Süleyman Karagülle
Oyun ve Kader
13.09.2018 3421 Okunma
Süleyman Karagülle
Kim gelsin?
12.09.2018 3344 Okunma
Süleyman Karagülle
Ekonomi
11.09.2018 3141 Okunma
Süleyman Karagülle
Çatışma
10.09.2018 2874 Okunma
Süleyman Karagülle
Suriye terörü
9.09.2018 3143 Okunma
Süleyman Karagülle
N.Kurtulmuş ve H.Yazıcı’ya Öneri
8.09.2018 4428 Okunma
1 Yorum 10.09.2018 11:04
Süleyman Karagülle
Erdoğan, Ak Parti ve Yerel Seçimler
8.09.2018 3963 Okunma
1 Yorum 09.09.2018 10:41
Süleyman Karagülle
Hakemlik
8.09.2018 2811 Okunma
Süleyman Karagülle
Yarış
6.09.2018 2875 Okunma
Süleyman Karagülle
Trump gitmemeli!
5.09.2018 2629 Okunma
Süleyman Karagülle
YENİ MEDYA
4.09.2018 2991 Okunma
Süleyman Karagülle
Basın Özgürlüğü
3.09.2018 2879 Okunma
Süleyman Karagülle
Basının Görevi
2.09.2018 2654 Okunma
Süleyman Karagülle
Kriz ve Enflasyon
1.09.2018 4289 Okunma
2 Yorum 02.09.2018 14:18
Süleyman Karagülle
Batılılar Ekonomiyi Bilmiyor
1.09.2018 4545 Okunma
1 Yorum 01.09.2018 23:32
Süleyman Karagülle
Dinlemelerini istiyoruz
1.09.2018 2577 Okunma
Süleyman Karagülle
Uygarlaşma
31.08.2018 2617 Okunma
Süleyman Karagülle
Altın Para
30.08.2018 4540 Okunma
1 Yorum 31.08.2018 01:06
Süleyman Karagülle
Türkiye-Avrupa Birliği zor
29.08.2018 3061 Okunma
Süleyman Karagülle
Misyonerlik ve Haber Alma
29.08.2018 3179 Okunma
Süleyman Karagülle
İttifak
26.08.2018 2607 Okunma
Süleyman Karagülle
Bayramlar
23.08.2018 3075 Okunma
Süleyman Karagülle
ABD değil Sermaye
22.08.2018 3997 Okunma
Süleyman Karagülle
Mutsuz insanlar
21.08.2018 3725 Okunma
Süleyman Karagülle
Doların hükmü
20.08.2018 3036 Okunma
Süleyman Karagülle
İŞÇİLİKTEN ORTAKLIK SİSTEMİNE
20.08.2018 2849 Okunma
Süleyman Karagülle
ABD TEHDİTLERİ VE ÇÖZÜMLER
20.08.2018 2913 Okunma
Süleyman Karagülle
Meçhule doğru
18.08.2018 3077 Okunma
Süleyman Karagülle
Yeni Oluşum
17.08.2018 3213 Okunma
Süleyman Karagülle
AK Parti
16.08.2018 2978 Okunma
Süleyman Karagülle
Zaferden sonra
15.08.2018 2867 Okunma
Süleyman Karagülle
Yeni Denge
14.08.2018 3481 Okunma
Süleyman Karagülle
Savaşın aslı
13.08.2018 3341 Okunma
Süleyman Karagülle
Dost acı söyler
13.08.2018 4726 Okunma
1 Yorum 13.08.2018 11:55
Süleyman Karagülle
TÜRKİYE’DE DÖRT SORUNUN ÇÖZÜMÜ
11.08.2018 5176 Okunma
1 Yorum 11.08.2018 17:49
Süleyman Karagülle
TÜRKIYE’NIN DÖRT SORUNU
11.08.2018 6830 Okunma
1 Yorum 13.08.2018 16:21
Süleyman Karagülle
Alternatif
11.08.2018 4844 Okunma
3 Yorum 11.08.2018 20:01
Süleyman Karagülle
İki nokta
10.08.2018 3077 Okunma
Süleyman Karagülle
Türkiye Ekonomisi
9.08.2018 3371 Okunma
Süleyman Karagülle
Türkiye’nin 4 hayati sorunu var
8.08.2018 3396 Okunma
Süleyman Karagülle
Türkiye’nin durumu
7.08.2018 3144 Okunma
Süleyman Karagülle
CHP
6.08.2018 2653 Okunma
Süleyman Karagülle
Diktatörler
5.08.2018 3061 Okunma
Süleyman Karagülle
Sorun CHP’de değil
4.08.2018 3272 Okunma
Süleyman Karagülle
ENFLASYON SORUNU NASIL ÇÖZÜLÜR?
4.08.2018 4118 Okunma
Süleyman Karagülle
DIŞ BORÇLAR NASIL ÖDENİR?
4.08.2018 4543 Okunma
Süleyman Karagülle
Dünyada Denge
3.08.2018 2641 Okunma
Süleyman Karagülle
Adil Yargı
2.08.2018 3270 Okunma
Süleyman Karagülle
ABD’de Çatışma
1.08.2018 2670 Okunma
Süleyman Karagülle
Oyuna Oyun
31.07.2018 6407 Okunma
6 Yorum 01.08.2018 23:59
Süleyman Karagülle
Türkiye güçlü
30.07.2018 3063 Okunma
Süleyman Karagülle
Graham Fuller
29.07.2018 3228 Okunma
Süleyman Karagülle
Ortaklık Sisteminin Belgeleri
29.07.2018 2742 Okunma
Süleyman Karagülle
İşçilik Yerine Ortaklık Sistemi
29.07.2018 2694 Okunma
Süleyman Karagülle
Dokunulmazlık
28.07.2018 2463 Okunma
Süleyman Karagülle
Dolar’ın Marifeti
27.07.2018 2660 Okunma
Süleyman Karagülle
Faiz ve Ekonomi İnancı
27.07.2018 3176 Okunma
1 Yorum 27.07.2018 13:17
Süleyman Karagülle
Siyasetin kuralı
26.07.2018 3761 Okunma
1 Yorum 26.07.2018 13:12
Süleyman Karagülle
Hicret
25.07.2018 2900 Okunma
Süleyman Karagülle
Erbakan ve AK Parti
24.07.2018 3622 Okunma
1 Yorum 24.07.2018 23:53
Süleyman Karagülle
İyi Parti
23.07.2018 2817 Okunma
Süleyman Karagülle
Yalova/Teşvikiye Toplantısı (14.07.2018)
22.07.2018 2720 Okunma
Süleyman Karagülle
Sermaye, Yeni 27 Mayıs ve AK Parti
22.07.2018 2521 Okunma
Süleyman Karagülle
Alışkanlık ve moda
22.07.2018 2700 Okunma
Süleyman Karagülle
Sermaye'nin planları
21.07.2018 3983 Okunma
1 Yorum 22.07.2018 09:54
Süleyman Karagülle
Eskimiş dünya
20.07.2018 3603 Okunma
1 Yorum 20.07.2018 18:55
Süleyman Karagülle
Hakaret
19.07.2018 2865 Okunma
Süleyman Karagülle
1960’ta gördüm
18.07.2018 2748 Okunma
Süleyman Karagülle
Denge
17.07.2018 2489 Okunma
Süleyman Karagülle
Darbe ve Müdahale
16.07.2018 2845 Okunma
Süleyman Karagülle
OHAL
16.07.2018 3712 Okunma
2 Yorum 17.07.2018 04:40
Süleyman Karagülle
Hemen Harekete Geçmelisiniz
15.07.2018 2588 Okunma
Süleyman Karagülle
Ordunun Yeniden Yapılanması
15.07.2018 3037 Okunma
Süleyman Karagülle
MASONLAR
13.07.2018 4087 Okunma
3 Yorum 14.07.2018 12:05
Süleyman Karagülle
AB nedir?
12.07.2018 5265 Okunma
2 Yorum 12.07.2018 16:20
Süleyman Karagülle
Merkezi Yönetim
9.07.2018 3120 Okunma
Süleyman Karagülle
Şeriat ne der?
8.07.2018 2899 Okunma
Süleyman Karagülle
Faiz ve Erdoğan’ın Hataları
8.07.2018 4005 Okunma
3 Yorum 09.07.2018 00:54
Süleyman Karagülle
Devlet Başkanımıza Öneri
8.07.2018 2649 Okunma
Süleyman Karagülle
Hukuk devleti değil
7.07.2018 2966 Okunma
Süleyman Karagülle
Uzlaşma zamanıdır
6.07.2018 2720 Okunma
Süleyman Karagülle
Aklıma geldi
5.07.2018 2903 Okunma
Süleyman Karagülle
Niçin?
4.07.2018 7137 Okunma
5 Yorum 04.07.2018 22:58
Süleyman Karagülle
Basın sömürüsü
3.07.2018 2664 Okunma
Süleyman Karagülle
İntikam
2.07.2018 3153 Okunma
Süleyman Karagülle
Yalancı düzen
1.07.2018 2931 Okunma
Süleyman Karagülle
Seçim Sonuçları-II
1.07.2018 3282 Okunma
2 Yorum 01.07.2018 21:52
Süleyman Karagülle
Seçim Sonuçları-I
1.07.2018 2709 Okunma
Süleyman Karagülle
Kim yönetiyor?
30.06.2018 6303 Okunma
5 Yorum 01.07.2018 21:57
Süleyman Karagülle
Kim kazandı?
29.06.2018 4179 Okunma
3 Yorum 29.06.2018 14:41
Süleyman Karagülle
Kim kazandı?
27.06.2018 3961 Okunma
2 Yorum 28.06.2018 00:08
Süleyman Karagülle
Sermaye’den kurtulma
26.06.2018 2590 Okunma
Süleyman Karagülle
Beklemediklerim
25.06.2018 3172 Okunma


© 2026 - Akevler