Reşat Nuri Erol
DEPREM-3: Millî Gazete yazarları uyarıyor…
6.10.2019
5939 Okunma, 3 Yorum

 

DEPREM-3: Millî Gazete yazarları uyarıyor…

Merhum Millî Gazete yazarımız Mehmed Şevket Eygi’nin ‘İstanbul Depremi’ ile ilgili uyarı ve hatırlatmalarını, özellikle de ‘deprem’ konusuna yapılan ihmalleri ve bu ihmaller sonunda oluşacak vahim sonuçları, bu yazı serimiz vesilesiyle tekrar hatırlayarak başlayalım…

Önceki yazımızın bir bölümünde ne dedik?

Millî Gazete yazarı Abdülaziz Kıranşal, bu yazı serisini yazmaya başladığım bugün (03.10.2019), “Mesele sistemdir. Sistem değişmedikçe hiçbir şey değişmez…” şeklinde sona eren, “Bu sistem Müslümanların hiçbir sorununu çözemez” başlıklı bir yazı yazdı.

Millî Gazete yazarımız Şakir Tarım da bugünkü (05.10.2019) “Deprem bir beka sorunu” başlıklı yazısında, ‘beka sorunu’ seviyesinde konuyu ele almış, yazının okunmasını tavsiye ederim… Önemine binaen, biz Millî Gazete mensupları olarak bu konuda da gerekli uyarılarımızı ‘çözüm önerilerimiz’ ile birlikte hep yazmaya devam edeceğiz…

Nitekim Millî Görüş mensupları olarak yarım yüzyıllık geçmişte yaptıklarımız ve gelecekte yapacaklarımız da hep bu minval üzere olacak inşallah…

Bu girizgâhtan sonra, önceki yazımızın sonunda dediğimiz üzere (İşte o ‘tedavi reçeteleri olan çare ve çözümlerimiz’ ile devam edeceğiz…), öyle yapıp devam edelim…

Sekiz yıl önce yazdığımız altı ‘DEPREM’ yazımızın üçüncüsündeki hatırlatmalarla devam ediyoruz: “İki gündür, iki yazıdır yazdıklarımı aslında lafı eveleyip geveleme” sayıyorum ama bütün diğer köşe yazarları gibi benim de az da olsa bunu yapmam gerekiyor! Sebebi malum! Nitekim bugünkü yazımda da “başbakan-bakan-mühendis-yazar” gevelemeleri alıntıladım. Umarım var olan vahim durumu yeterince kavramamıza ve “sistem, düzen değişikliğine, yeniden yapılanma gereğine” yani “ADİL (EKONOMİK) DÜZEN”e bir saniye bile geciktirmeden geçmemiz gerektiğine yeterli delil ve uyarı vesilesi olmuştur. Bu gevelemelerden sonra, hazırsanız, sadede gelelim, “çare ve çözümleri” yazalım.

Bugün teknolojideki gelişmeler sayesinde depreme dayanıklı binalar inşa edilmekte... Ülkemizde ise -gevelemelerden de anlaşıldığı üzere- bu teknolojiden yararlanılmamakta...

Bunun sebeplerini dört madde ile sayabiliriz.

BİRİNCİ SORUN BİLGİSİZLİKTİR

Teknolojiden yararlanmak için teknolojiyi bilmek gerekir. Bunun için de ilmî çalışmaya ihtiyaç vardır. Batı’nın kitaplarını okuyacağız ama orada yazılanlara inanmayacağız, kendimizin denemeler yapması gerekir. Denedikten ve onların söylediklerini doğruladıktan sonra onlardan yararlanmalıyız. “Ondan” demiyorum, “onlardan” diyorum; çünkü yalnız bir yeri değil, dünyadaki tüm uygulamaları öğrenmemiz ve anlamamız gerekir. Fransa, İngiltere, Almanya, ABD, Rusya, Japonya gibi ileri gitmiş ülkelerin ne yapmakta olduklarını öğrenmemiz gerekir. Yalnız oralara profesörleri göndermemiz gerekir, oralardan profesörleri getirmemiz gerekir. Oraya öğrencileri göndermememiz gerekir. Çünkü orada mühendis ve profesör olan Türkçeyi bile bilmez, bizim elemanımız olmaz, onların elemanı olur. Biz ne yapıyoruz? Yalnız İngilizce öğretiyoruz ve orada lisans öğrencileri okutuyoruz!..

Türkiye’nin yeri, konumu ve imkânları başkadır, Türkiye’ye göre çözümler üretmeliyiz. Nasıl tarladan yiyecekler toplarsınız ama onu kana karıştırmazsınız, önce mutfakta pişirir sonra midenizde sindirdikten sonra kana karıştırırsanız; aynı şekilde bilgileri de kendi beynimizde sindirdikten sonra o teknolojiyi kullanmalıyız.

Kandilli 6.6 şiddetinde zelzeleyi tespit ediyor; ABD 7.2 diyor! Biraz sonra vazgeçiyor. Ama onu beyan edenler orada oturuyorlar. Depremin şiddetini bile tespitten aciz bir rasathaneyi hemen kapatmak gerekir. Yalnız Kandilli Rasathanesi’ni değil, başörtüsü sorunu gibi büyük bir sorunu çöz/e/memekle meşgul üniversitelerimizi de kapatmak gerekir. Ya on yıldır ‘DEPREM’ dahil bu sorunları çözemeyen iktidarı ne yapmalı?!.

O yazımızın en sonunda demişiz ki; “Gelecek yazıda ‘ÜLKEMİZDEKİ EKONOMİ, HUKUK VE SİVİL SAVUNMA SORUNLARI VE ÇÖZÜMLERİ’ üzerinde duralım, inşallah…” Öyle yapacağız; ilgili ve yetkililerin gereğini yapmaları dua ve dileklerimizle…

 

 


YorumcuYorum
Reşat Nuri Erol
06.10.2019
07:18

LLÎ GAZETE

Deprem-3: Millî Gazete yazarları uyarıyor…

Merhum Millî Gazete yazarımız Mehmed Şevket Eygi’nin İstanbul Depremi ile ilgili uyarı ve hatırlatmalarını, özellikle de ‘deprem’ konusunda yapılan ihmalleri ve bu ihmaller sonunda oluşacak vahim sonuçları, bu yazı serimiz vesilesiyle tekrar hatırlayarak başlayalım…

Önceki yazımızın bir bölümünde ne dedik?

Millî Gazete yazarı Abdülaziz Kıranşal, bu yazı serisini yazmaya başladığım bugün (03.10.2019), “Mesele sistemdir. Sistem değişmedikçe hiçbir şey değişmez…” şeklinde sona eren, “Bu sistem Müslümanların hiçbir sorununu çözemez” başlıklı bir yazı yazdı.

Millî Gazete yazarımız Şakir Tarım da bugünkü (05.10.2019) “Deprem bir beka sorunu” başlıklı yazısında, ‘beka sorunu’ seviyesinde konuyu ele almış, yazının okunmasını tavsiye ederim… Önemine binaen, biz Millî Gazete mensupları olarak bu konuda da gerekli uyarılarımızı ‘çözüm önerilerimiz’ ile birlikte hep yazmaya devam edeceğiz…

Nitekim Millî Görüş mensupları olarak yarım yüzyıllık geçmişte yaptıklarımız ve gelecekte yapacaklarımız da hep bu minval üzere olacak inşallah…

Bu girizgâhtan sonra, önceki yazımızın sonunda dediğimiz üzere (işte o ‘tedavi reçeteleri olan çare ve çözümlerimiz’ ile devam edeceğiz…), öyle yapıp devam edelim…

Sekiz yıl önce yazdığımız altı ‘DEPREM’ yazımızın üçüncüsündeki hatırlatmalarla devam ediyoruz: “İki gündür, iki yazıdır yazdıklarımı aslında lafı eveleyip geveleme sayıyorum ama bütün diğer köşe yazarları gibi benim de az da olsa bunu yapmam gerekiyor! Sebebi malum! Nitekim bugünkü yazımda da ‘başbakan-bakan-mühendis-yazar’ gevelemeleri alıntıladım. Umarım var olan vahim durumu yeterince kavramamıza ve ‘sistem, düzen değişikliğine, yeniden yapılanma gereğine’ yani ADİL (EKONOMİK) DÜZEN’e bir saniye bile geciktirmeden geçmemiz gerektiğine yeterli delil ve uyarı vesilesi olmuştur. Bu gevelemelerden sonra, hazırsanız, sadede gelelim, ‘çare ve çözümleri’ yazalım.

Bugün teknolojideki gelişmeler sayesinde depreme dayanıklı binalar inşa edilmekte... Ülkemizde ise -gevelemelerden de anlaşıldığı üzere- bu teknolojiden yararlanılmamakta...

Bunun sebeplerini dört madde ile sayabiliriz.

BİRİNCİ SORUN BİLGİSİZLİKTİR

Teknolojiden yararlanmak için teknolojiyi bilmek gerekir. Bunun için de ilmî çalışmaya ihtiyaç vardır. Batı’nın kitaplarını okuyacağız ama orada yazılanlara inanmayacağız, kendimizin denemeler yapması gerekir. Denedikten ve onların söylediklerini doğruladıktan sonra onlardan yararlanmalıyız. ‘Ondan’ demiyorum, ‘onlardan’ diyorum; çünkü yalnız bir yeri değil, dünyadaki tüm uygulamaları öğrenmemiz ve anlamamız gerekir. Fransa, İngiltere, Almanya, ABD, Rusya, Japonya gibi ileri gitmiş ülkelerin ne yapmakta olduklarını öğrenmemiz gerekir. Yalnız oralara profesörleri göndermemiz gerekir, oralardan profesörleri getirmemiz gerekir. Oraya öğrencileri göndermememiz gerekir. Çünkü orada mühendis ve profesör olan Türkçeyi bile bilmez, bizim elemanımız olmaz, onların elemanı olur. Biz ne yapıyoruz? Yalnız İngilizce öğretiyoruz ve orada lisans öğrencileri okutuyoruz!..

Türkiye’nin yeri, konumu ve imkânları başkadır, Türkiye’ye göre çözümler üretmeliyiz. Nasıl tarladan yiyecekler toplarsınız ama onu kana karıştırmazsınız, önce mutfakta pişirir sonra midenizde sindirdikten sonra kana karıştırırsanız; aynı şekilde bilgileri de kendi beynimizde sindirdikten sonra o teknolojiyi kullanmalıyız.

Kandilli 6.6 şiddetinde zelzeleyi tespit ediyor; ABD 7.2 diyor! Biraz sonra vazgeçiyor. Ama onu beyan edenler orada oturuyorlar. Depremin şiddetini bile tespitten aciz bir rasathaneyi hemen kapatmak gerekir. Yalnız Kandilli Rasathanesi’ni değil, başörtüsü sorunu gibi büyük bir sorunu çöz/e/memekle meşgul üniversitelerimizi de kapatmak gerekir. Ya on yıldır ‘DEPREM’ dahil bu sorunları çözemeyen iktidarı ne yapmalı?!”

O yazımızın en sonunda demişiz ki; “Gelecek yazıda ‘ÜLKEMİZDEKİ EKONOMİ, HUKUK VE SİVİL SAVUNMA SORUNLARI VE ÇÖZÜMLERİ’ üzerinde duralım, inşallah…” Öyle yapacağız; ilgili ve yetkililerin gereğini yapmaları dua ve dileklerimizle…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

YazarReşat Nuri Erol- Mesaj Gönder

06 Ekim 2019
Reşat Nuri Erol
06.10.2019
22:42



En çok okunan haberler

Deprem-3: Millî Gazete yazarları uyarıyor…
Milli Gazete·22 saat önce
"Reşat Nuri Erol" için diğer sonuçlar
Reşat Nuri Erol
06.10.2019
23:26

1967...1968...1969...AKEVLER 53 YILDIR ÇALIŞIYOR...2017...2018...2019

BİZLER ÇALIŞIYOR VE YENİ İSLÂM MEDENİYETİ’Nİ KURUYORUZ...

SİZLERİ DE ÇALIŞMALARIMIZA DÂVET EDİYORUZ; BUYURUN, BİRLİKTE ÇALIŞALIM...

ADİL DÜZEN 1032

“ADİL DÜZEN” III. BİNYIL MEDENİYETİ PROJESİDİR

“VE BİZE DÜŞEN SADECE MÜBÎN/AÇIK TEBLİĞDİR.” (KUR’AN; Yâsin Sûresi, 36/17)

Haftalık Seminer Dergisi; 1032. Hafta - 05 EKİM 2019 - Fiyatı: www.akevler.orga tıklamak!

BU DERGİYİ HER HAFTA OKUTABİLİR.. ÇOĞALTABİLİR.. DAĞITABİLİRSİNİZ...

“ADİL DÜZEN” UYGULAMALARI YAPMAK İÇİN BİZLERE DANIŞABİLİRSİNİZ...

*KUR’AN VE İLİM SEMİNERLERİ; 1032. SEMİNER

“HİÇ BİLENLER İLE BİLMEYENLER BİR OLUR MU?” (KUR’AN; Zümer Sûresi, 39/9)

İ L İ M TALEP ETMEK HER MÜSLÜMANIN ÜZERİNE FARZDIR.” (Hadis)

AdresAKEVLER İSTANBUL KOOPERATİFLERİ MERKEZİ, Zafer Mah. Coşarsu Sk. No: 29 YENİBOSNA / İSTANBUL Tel: (0212) 452 76 51

Tefsir Seminer Notları Yenibosna’da Cumartesi akşamları okunup tartışılmaktadır.

GAYEMİZ: Bu “SEMİNER NOTLARI”nın İstanbul, Türkiye ve bütün dünyada “OKUNMASIANLAŞILMASI VE UYGULANMASI”DIR. - ADİL DÜZEN ÇALIŞANLARI

***

*“ADİL DÜZEN” DERSLERİ/YORUMLARI

İSTANBUL’U DEPREME HAZIRLAMAK

***

İSTANBUL ZELZELE MERKEZİ

Süleyman KARAGÜLLE

***

*SEBÎLU’R-REŞÂD” / MAKALELER

On yıl önce-on yıl sonra; yine tohumun hikâyesi-5

On yıl önce-on yıl sonra; yine tohumun hikâyesi-6

On yıl önce-on yıl sonra; yine tohumun hikâyesi-7

On yıl önce-on yıl sonra; yine tohumun hikâyesi-8

DEPREM-1: İstanbul Depremi vesilesiyle uyarı

DEPREM-2: Sistem düzelmedikçe düzelmez…

Reşat Nuri EROL

***

NUR SÛRESİ- 1. Hafta

أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

سُورَةٌ أَنْزَلْنَاهَا وَفَرَضْنَاهَا وَأَنْزَلْنَا فِيهَا آيَاتٍ بَيِّنَاتٍ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ (1) الزَّانِيَةُ وَالزَّانِي فَاجْلِدُوا كُلَّ وَاحِدٍ مِنْهُمَا مِائَةَ جَلْدَةٍ وَلَا تَأْخُذْكُمْ بِهِمَا رَأْفَةٌ فِي دِينِ اللَّهِ إِنْ كُنْتُمْ تُؤْمِنُونَ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ الْآخِرِ وَلْيَشْهَدْ عَذَابَهُمَا طَائِفَةٌ مِنَ الْمُؤْمِنِينَ (2) الزَّانِي لَا يَنْكِحُ إِلَّا زَانِيَةً أَوْ مُشْرِكَةً وَالزَّانِيَةُ لَا يَنْكِحُهَا إِلَّا زَانٍ أَوْ مُشْرِكٌ وَحُرِّمَ ذَلِكَ عَلَى الْمُؤْمِنِينَ (3) وَالَّذِينَ يَرْمُونَ الْمُحْصَنَاتِ ثُمَّ لَمْ يَأْتُوا بِأَرْبَعَةِ شُهَدَاءَ فَاجْلِدُوهُمْ ثَمَانِينَ جَلْدَةً وَلَا تَقْبَلُوا لَهُمْ شَهَادَةً أَبَدًا وَأُولَئِكَ هُمُ الْفَاسِقُونَ (4) إِلَّا الَّذِينَ تَابُوا مِنْ بَعْدِ ذَلِكَ وَأَصْلَحُوا فَإِنَّ اللَّهَ غَفُورٌ رَحِيمٌ (5)

***

سُورَةٌ

SUvRaTün (FuGLaTün )

“Sure”

سِوَار bilezik demektir, tarlayı çeviren çeperdir.

Kur’an surelerden oluşur. Her sure ayrı kitap gibidir. Bir suredeki zamir başka sureye gitmez, aynı surede çok uzağa gidebilir. Surenin başka özelliği, harf ve kelime sayılarında belli sayılarda olmasıdır.

Kevser Suresi’ni ele alalım:

إِنَّا أَعْطَيْنَاكَ الْكَوْثَرَ (1) فَصَلِّ لِرَبِّكَ وَانْحَرْ (2) إِنَّ شَانِئَكَ هُوَ الْأَبْتَرُ (3)

(إِنَّا هُوَ + إِنَّ+ (فَ وَ + لِ+ (صَلِّ انْحَرْ +أَعْطَيْنَا+ (رَبِّكَ شَانِئَكَ + الْكَوْثَرَ الْأَبْتَرُ)

(2+1) + (2+1) + (2+1) + (2+2) = 13

13 Fibonacci dizisinin 6. terimidir.

(Fibonacci Serisi: 1, 2, 3, 5, 8, 13, 21, 34, 55, 89, 144…)

(ء5 + ه1 + ع1 + ح1) + (ر4 + ك4 + ن7) + (ش1 + ص1 + ث1 + ت1 + ط1 + ا3) + (و3 + ب3 + ف1 + ل+ ي1) = 8 + 15 + 8 + 12 = 44 = 4*11

Sure başlı başına bir kitaptır, onu bir bütünlük içinde ele almak gerekir. Başka hiçbir sure bu kelime ile başlamaz. Bu surenin özelliği olmaktadır. Bakalım surenin sonunda acaba bu özelliğini bulabilecek miyiz?

...





Son Eklenen Makaleler
Reşat Nuri Erol
Meslek kuruluşları; çare ve çözüm - 2
21.11.2009 5380 Okunma
Reşat Nuri Erol
Erbakan ve Adil Düzen
14.11.2009 5479 Okunma
Reşat Nuri Erol
İSEDAK Toplantısı
14.11.2009 4838 Okunma
Reşat Nuri Erol
Asıl Açılım Budur
31.10.2009 6889 Okunma
Reşat Nuri Erol
Ekonomik Oyunlar...
31.10.2009 5656 Okunma
Reşat Nuri Erol
Ekonomide Denge
31.10.2009 4629 Okunma
Reşat Nuri Erol
Tasarruf
31.10.2009 4802 Okunma
Reşat Nuri Erol
“Açılım” değil, “açlık” sorunu
24.10.2009 8024 Okunma
Reşat Nuri Erol
Esnafa ilgisizlik, siyasi umursamazlık…
24.10.2009 6499 Okunma
Reşat Nuri Erol
Neler yapılmalı?
2.08.2009 4926 Okunma


© 2026 - Akevler