Mete Firidin
Yunus Peygamber Balinanın Karnında
15.3.2019
2806 Okunma, 8 Yorum

 

Yunus Peygamber Balinanın Karnında!

 

Geçenlerde bir paylaşımda Nebi Zünnun’un (Yunus peygamberin) balığın karnında 40 yıl kaldığını okudum. Çok şaşırdım! Çünkü İsrailiyyatta bile onun balığın karnında üç gün kaldığı belirtilmektedir. Acaba bu bilgiyi nereden edindiler? Sanırım uydurma tefsirlerden edinmiş olmalılar. Oysa Kuran’dan bu konu incelendiğinde böyle bir durumun söz konusu olmadığı anlaşılmaktadır.

Nasıl?

Kuranda bu konu ile ilgili ayetlere bakalım ve düşünelim.
Saffat Suresi 140-149 (139-148). Ayetler:

وَإِنَّ يُونُسَ لَمِنَ الْمُرْسَلِينَ (139) إِذْ أَبَقَ إِلَى الْفُلْكِ الْمَشْحُونِ (140) فَسَاهَمَ فَكَانَ مِنَ الْمُدْحَضِينَ (141) فَالْتَقَمَهُ الْحُوتُ وَهُوَ مُلِيمٌ (142) فَلَوْلَا أَنَّهُ كَانَ مِنَ الْمُسَبِّحِينَ (143) لَلَبِثَ فِي بَطْنِهِ إِلَى يَوْمِ يُبْعَثُونَ (144) فَنَبَذْنَاهُ بِالْعَرَاءِ وَهُوَ سَقِيمٌ (145) وَأَنْبَتْنَا عَلَيْهِ شَجَرَةً مِنْ يَقْطِينٍ (146) وَأَرْسَلْنَاهُ إِلَى مِائَةِ أَلْفٍ أَوْ يَزِيدُونَ (147) فَآمَنُوا فَمَتَّعْنَاهُمْ إِلَى حِينٍ (148)

Ve kesinlikle Yunus mutlaka o mürsellerdendi. O zaman o dolu gemiye doğru kaçtı. Ki kuraya katıldı da o kaydırılanlardan oldu. Ki kendini kınarken onu o balina bütün olarak yuttu. Ki eğer kesinlikle o, o çok tesbih edenlerden olmasaydı. Mutlaka tekrar diriltildikleri güne kadar onun karnında kalırdı. Ki onu sersem bir halde o kusmukla (gri amber) birlikte fırlattık. Ve üzerine pamuk cinsinden çok yıllık bir bitki bitirdik. Ve onu yüz bin veya artana doğru bir görev için gönderdik. Ki iman ettiler de onları bir süreye kadar metalandırdık.

Kalem Suresi 49-51 (48-50). Ayetler:

فَاصْبِرْ لِحُكْمِ رَبِّكَ وَلَا تَكُنْ كَصَاحِبِ الْحُوتِ إِذْ نَادَى وَهُوَ مَكْظُومٌ (48) لَوْلَا أَنْ تَدَارَكَهُ نِعْمَةٌ مِنْ رَبِّهِ لَنُبِذَ بِالْعَرَاءِ وَهُوَ مَذْمُومٌ (49) فَاجْتَبَاهُ رَبُّهُ فَجَعَلَهُ مِنَ الصَّالِحِينَ (50)

Ki Rabb’inin hükmü için sabret. Ve o balinada bulunan gibi olma. Yutulduğu zaman nida eden. Eğer onun Rabb’inden bir nimet yetişir olmasaydı, mutlaka suçlanır durumda o gri amberle (kusmuk) fırlatılırdı. Ki Rabb’i onu seçti de onu o salihlerden kıldı.

 

 

 

Saffat Suresi 146.(145) ayet başındaki “fe” harfine dikkat edildiğinde Zünnun’un balığın işkembesinde çok kısa süre kaldığı anlaşılacaktır. Buradaki “fe” “takibiyye fesi”dir. Bu da bize yutulma ve fırlatılmanın hemen ard arda olduğu, arada çok kısa sürenin geçtiği ifade etmektedir.

Zaten ayetlerden “çok tesbih edenlerden olmaması” durumunda balinanın karnından ölü olarak atılacağı ve ölü durumdayken de balina içinde kalma azabını dirileceği güne kadar çekeceği anlaşılmaktadır. Yani Allah onun balina karnında ölecek kadar bir süre kalmasına müsaade etmemiş ve onu yutulur yutulmaz dışarı fırlattırmıştır. Bu durumda Zünnun yutulup kusulması sadece saniyelerle ifade edilebilecek bir süredir.

Doğrusunu Allah bilir.

 

 


YorumcuYorum
Serpil Yücel
15.03.2019
15:33

Bir videoda (Hüseyin Kemal Gürger) büyük balığın MÖ. 7. yüzyılda Asur Devletinin haritasının suyun dışına sıçramış ve geri dalan yunus gibi bir balığa benzediğini ve Ninova kentinin bu balığın 'batın'ına denk gelen yerde olduğunu dinlemiştim.

Bu anlatım bana çok akla yatkın ve ayetlerle uyumlu gelmişti. Sizin diğer kıssalarda tarihi bilgilerle çok güzel açıkladığınız gibi (Zülkarneyn, Adem'in yaradılışı vb.) ayetler insanlara bugün karşılaşmayacakları doğaüstü olaylar anlatmazlar, ama geçmişi de bir tarih kitabı gibi madde madde vermezler. Bunun yerine ancak ilimle ilgilenenlerin bulabilecekleri, bulduklarında ise her şeyin bir şablon gibi oturacağı kelimeler verirler. Sanırım bu kıssanın mucizesi de bu. Ancak o dönemin haritasını bilebilen tarafından verilecek bir benzetme.

Turgay Çoruhlu
16.03.2019
03:07
Allah razı olsun.
Ahmet Yücel
16.03.2019
22:42

''Yani Allah onun balina karnında ölecek kadar bir süre kalmasına müsaade etmemiş ve onu yutulur yutulmaz dışarı fırlattırmıştır. ''

Cenabı  Allah'ın hz Yunus as'ı, balığın karnında daha uzun süre diri  tutmaya gücü yetmez mi?

''Yutulduğu zaman nida eden.''

Yunus as, balığın karnında, 40 gün Allah'ı zikretmiştir, diye biliyoruz.  Zaten 40 günde kısa  bir süredir.

Elbette,  şeksiz şüphesiz, EN DOĞRUSUNU ALLAH BİLİR.

Yazılarınız için Allah razı olsun. Selam ve saygılarımı sunuyorum.

Turgay Çoruhlu
17.03.2019
02:37
Balığın karnında 40 gün yaşayabilmesi biyolojiye göre mümkün değil. Kur'an da 40 gün karnında kaldığına dair başka ayet olmadığına göre Mete beyin yorumu doğrudur. Tabi ki en doğrusunu Allah bilir.
Turgay Çoruhlu
17.03.2019
02:37
Balığın karnında 40 gün yaşayabilmesi biyolojiye göre mümkün değil. Kur'an da 40 gün karnında kaldığına dair başka ayet olmadığına göre Mete beyin yorumu doğrudur. Tabi ki en doğrusunu Allah bilir.
Ahmet Yücel
17.03.2019
09:23
Yoktan var eden, sonsuz kudret sahibi Allah'a göre balığın karnında 40 gün kalması mümkündür.
Ahmet Yücel
17.03.2019
12:14

Önemli olan Ayetlere inanmaktır. Ayetlerde Yunus peygamberin balığın karnında kaç gün kaldığı bildirilmemiştir. Balığın karnında kaldığına ve balığın karnından atıldığına inanmak yeterlidir. bunun süresi ile ilgili isteyen hemen atıldı, isteyen 3 gün durdu sonra atıldı, isteyen 40 gün durdu atıldı diye inanır, bunda bir sorun yok.


m.sami
25.06.2020
18:13

Balığın karnında saniyelerle ifade edilebilecek bir sürede kalmış olamaz. Çünkü gemiden denize atıldı, balık yutar yutmaz onu çıkardı, o da sahile çıktı ise sahil çok yakın demektir. Sahile yakın bir yerde gemiden atılan birisi yüzerek kolayca sahile çıkabilir.

Rivayetlerde bahsedilen fırtınaya tutulmalarını esas alırsak fırtınadan kurtulalım diye birisini denize atmazlar sahil yakın olduğu için gemiyi sahile çekerlerdi. Gemiden atılsa veya düşse yine bu durumda balığın yutmasına luzum kalmazdı, suyun içinde iken de muhasebe yapar Allaha yalvarır Allah da onu kurtarırdı çünkü çok kısa sürede girip çıksa balığın karnına girmesinin bu girenin de kuranda bahsedilmesinin hiç bir anlamı olmazdı. Çünkü muhasebe yapıp Allaha'ı zikredecek bir zaman da olmazdı, hatta karanlıkta balık tarafından yutulduğunu bile anlamadan kendini sahilde bulumuş olurdu.

Denize düşecek karanlık su içerisinde bir de balık tarafından yutulacak sebepler noktasında kurtuluş umudu tamamen kesilecek ve ssadece hükmü geceye denize ve balığa geçecek olan Allahı tesbih edecek, Balığın karnında muhasebe yapıp hatasını anlayacak ve yalvarcak bir zaman diliminin geçmesi ve balığın da denize açılmış olan gemiden atılan Yunus A.S. mı bir deniz altı gibi sahile kadar getirmesi ve bunun da saniyelerle ifade edilecek zaman diliminden çok daha uzun sürmesi Aklen mantıken anlamlıdır. Burada mucizevi bir kurtuluş vardır. Hz. Musa A.S. için denizin yarılması, Hz. İsa a.s.mın göğe yükseltilmesi gibi, Balığın karnında mucizevi olarak uzun müddet kalması mümkündür.


Üstelik Saffat 143. ayet "Ki eğer kesinlikle o, o çok tesbih edenlerden olmasaydı. Mutlaka tekrar diriltildikleri güne kadar onun karnında kalırdı" ile Enbiya 87. Ayeti değerlendiridğimizde  lâ ilâhe illâ ente subhâneke innî kuntu mine-zzâlimîn tesbihini  balığın karnında çok ettiğini anlıyoruz. Aksi Halde "çok tesbih eden" ifadesi balığın karnına girmeden önce çok tesbih eden bir kimse anlamına gelir. Bu durum da zaten balığın karnına girmesine gerek kalmazdı. "Balığın karnında bu tesbihi çok yaptı bunun üzerine Allah da onu kurtardı" anlamına gelir. 

Yine Saffat Suresi 145. ayet başındaki “fe” takibiyesi yutulmaya değil çok tesbih eden olmasına bakar. Yani mana "balığın karnında çok tesbih eden olunca onu kurtardık" olur.

Kuran balığın karnında ne kadar kaldığını tayin etmiyor. Ama bütün bunlardan bu sürenin çok kısa olmadığı anlaşılıyor. Bütün hadiseleri Newtoon Fiziği ile değil Şuunat-ı İlahiyeye, Mukaddes İsimlerinin tecellileri ile değerlendirmek lazım diye düşünüyorum. Bu arada Mete beyin yazılarından çok istifade ediyorum.

Doğrusunu Allah bilir.






Son Yorumlanan Makaleler
Mete Firidin
Naram Sin
25.7.2012 7227 Okunma
5 Yorum 15.10.2020 19:50
Mete Firidin
İki Kez Ölmek
23.8.2020 474 Okunma
1 Yorum 23.08.2020 18:41
Mete Firidin
Araf Suresi 173. Ayet ve Fenotip
5.7.2020 683 Okunma
2 Yorum 05.07.2020 14:56
Mete Firidin
Öğle ve İkindi Namazlarının Farz Rekât Sayısı
28.6.2020 721 Okunma
3 Yorum 01.07.2020 09:08
Mete Firidin
Yunus Peygamber Balinanın Karnında
15.3.2019 2806 Okunma
8 Yorum 25.06.2020 18:13
Mete Firidin
Müslümanların Kıble Değiştirmeleri
24.5.2020 804 Okunma
1 Yorum 06.06.2020 01:50
Mete Firidin
Salat Kelimesinin Kökeni
26.2.2012 47339 Okunma
10 Yorum 03.06.2020 00:23
Mete Firidin
Allah’ın Doğru Yolu Üzerine Oturanlar!
30.4.2020 941 Okunma
3 Yorum 01.06.2020 16:40
Mete Firidin
Adem ile Havva
9.3.2010 10806 Okunma
7 Yorum 23.05.2020 03:49
Mete Firidin
Nuh Tufanı
9.10.2010 5789 Okunma
2 Yorum 21.05.2020 00:29
Mete Firidin
El Tur ve Tur-i Sina?
24.3.2013 26481 Okunma
20 Yorum 15.05.2020 20:10
Mete Firidin
Yedi Gece ve Sekiz Gün, Atlantis
25.2.2018 3004 Okunma
5 Yorum 13.05.2020 16:11
Mete Firidin
Zülkarneyn
26.8.2011 9124 Okunma
10 Yorum 28.04.2020 20:20
Mete Firidin
Nuh Peygamberin Kâfir Oğlunun Salı
26.6.2014 3846 Okunma
7 Yorum 17.04.2020 20:41
Mete Firidin
Adet Görmekteyken Kadın Namaz Kılabilir mi?
14.6.2018 5925 Okunma
16 Yorum 17.04.2020 16:27
Mete Firidin
Homohabilis Havva ve Havvalar
20.4.2012 21666 Okunma
27 Yorum 15.04.2020 09:47
Mete Firidin
Hz. Musa Ne Zaman Yaşadı?
12.5.2011 78079 Okunma
11 Yorum 07.04.2020 15:05
Mete Firidin
İsrailoğullarının Oğullarına Uygulanan Kafa Kesme Cezas
28.3.2020 1144 Okunma
1 Yorum 28.03.2020 21:35
Mete Firidin
Bekke Ve Mekke
27.1.2011 35478 Okunma
9 Yorum 25.03.2020 19:30
Mete Firidin
Hz. İbrahim Ne Zaman Yaşadı?
28.2.2011 56190 Okunma
4 Yorum 25.03.2020 18:59
Mete Firidin
Hurufu Mukatta
9.4.2011 58239 Okunma
7 Yorum 25.03.2020 18:55
Mete Firidin
Ramazan’da Keyfi Oruç Tutmamanın Karşılığı
21.3.2020 1100 Okunma
1 Yorum 23.03.2020 03:25
Mete Firidin
Hadisler
1.2.2020 1492 Okunma
6 Yorum 17.02.2020 22:05
Mete Firidin
Hz. Yusuf’a Secde!
7.12.2018 2950 Okunma
6 Yorum 07.02.2020 21:36
Mete Firidin
Kutsal Kudüs!
1.2.2020 1789 Okunma
9 Yorum 03.02.2020 20:52