Kullanıcı Adı:
Parola:
Üye Kayıt
Üye Aktivasyon
Parolamı Unuttum

Captcha image
Show another code

Giriş
Mete Firidin
Hz. Nuh, İbrahim, Yusuf ve Musa Kronolojisi
5.4.2015
47378 Okunma, 10 Yorum

Hz. Nuh, İbrahim, Yusuf ve Musa Kronolojisi

İslam dünyasında Hz. İbrahim’in hangi tarihler arasında yaşamış olduğuna dair ciddi bir çalışma yoktur. İslam âlimleri muharref Tevrat’a göre çıkarılmış kronolojiyi kabul etmiştir. Bu kronolojiye göre Hz. İbrahim M.Ö. 2000 yıllarında yaşamıştır. Tevrat’ta ise İbrahim Peygamberin Hititler ile görüşmeler yaptığı yazmaktadır:

Tevrat Yaradılış 23 :Sonra karısının ölüsünün başından kalkıp Hititler’e, Hititler, “Efendim, bizi dinle” diye yanıtladılar, “Sen aramızda önemli bir beysin. Ölünü mezarlarımızın en iyisine göm. Ölünü gömmen için kimse senden mezarını esirgemez.”
İbrahim, ülke halkı olan Hititler’in önünde eğilerek,

Hititli Efron halkının arasında oturuyordu. Kent kapısında toplanan herkesin duyacağı biçimde, İbrahim Efron’un önerisini kabul etti. Efron’un Hititler’in önünde sözünü ettiği dört yüz şekel gümüşü tüccarların ağırlık ölçülerine göre tarttı. Böylece Efron’un Mamre yakınında Makpela’daki tarlası, çevresindeki bütün ağaçlarla ve içindeki mağarayla birlikte, kent kapısında toplanan Hititler’in huzurunda İbrahim’in mülkü kabul edildi.
Hititler tarlayı içindeki mağarayla birlikte İbrahim’in mezarlık yeri olarak onayladılar.

Oysa Hititlerin tarih meydanına çıkışı M.Ö. 1700’lü yıllardır. Filistin yöresine inmeleri ise M.Ö.1600’lerdir. Hititlerden önce Anadolu’da bulunan Hattiler ise Filistin yöresine hiç gelmemişlerdir. Bu durumda Tevrat’ta Hz. İbrahim ile ilgili anlatılan kıssalar yanlıştır. Aslında Kuran bu bilgiyi düzeltmektedir. Yani Hititlerle ilgili bir diyalog ancak Musa zamanında olmuştur. Bunu Kuran’daki iki ayetten anlıyoruz. Bu ayetler:

 Bakara 58:

وَإِذْ قُلْنَا ادْخُلُوا هَذِهِ الْقَرْيَةَ فَكُلُوا مِنْهَا حَيْثُ شِئْتُمْ رَغَدًا وَادْخُلُوا الْبَابَ سُجَّدًا وَقُولُوا حِطَّةٌ نَغْفِرْ لَكُمْ خَطَايَاكُمْ وَسَنَزِيدُ الْمُحْسِنِينَ (58)

«Şu şehre girin, orada dilediğiniz gibi, bol bol yiyin, secde ederek kapısından girin, «hıttatün!» deyin, Biz de yanılmalarınızı bağışlarız, iyilere daha da artırırız» demiştik [58].

 

Araf 161:

وَإِذْ قِيلَ لَهُمُ اسْكُنُوا هَذِهِ الْقَرْيَةَ وَكُلُوا مِنْهَا حَيْثُ شِئْتُمْ وَقُولُوا حِطَّةٌ وَادْخُلُوا الْبَابَ سُجَّدًا نَغْفِرْ لَكُمْ خَطِيئَاتِكُمْ سَنَزِيدُ الْمُحْسِنِينَ (161)

Onlara: «Şu şehirde oturun, dilediğiniz gibi yiyip için, «hıttatün!» deyin ve secde ederek kapısından girin; Biz de yanılmalarınızı bağışlarız. İyi davrananlara daha da artıracağız» denmişti [161].

“Hittatün” kelimesi İbranice ve Arapça Hititli demektir. Bunun delillerini M.Ö.1274 yılında yapılan Kadeş Antlaşma metinlerinde bulabilirsiniz (www.reshafim.org.il/ad/egypt/ramses-hattusili-treaty.htm). Ayrıca Thera patlamasının yarattığı mevsim değişikliği Hitit tahıl üretimini azalttığı için Hitit kralı 1. Mürşili M.Ö. 1595 yılında Babil’e saldırmış ve Filistin’e kadar ilerlemiştir (Broad, William J. "It Swallowed a Civilization. " New York Times, D1. 21 October 2003).

Yukarıdaki iki ayette Musa peygamberin İsrailoğullarını Mısır’dan çıkardıktan sonra Filistin yöresine getirmesini Kudüs veya Kadeş şehrine girip Hititlerle özerklik antlaşması yapmasını anlatmaktadır. Fakat İsrailoğulları bun antlaşmaya yanaşmamışlardır. Bu nedenle başlarına toz yağması sağlanmıştır.

Araf 162:

فَبَدَّلَ الَّذِينَ ظَلَمُوا مِنْهُمْ قَوْلًا غَيْرَ الَّذِي قِيلَ لَهُمْ فَأَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ رِجْزًا مِنَ السَّمَاءِ بِمَا كَانُوا يَظْلِمُونَ (162)

Onların zulmedenleri, kendilerine söylenen sözü başkası ile değiştirdiler. Biz de, o zalimlere, zulümlerinden ötürü gökten toz gönderdik [162].

 

Bakara 59:

فَبَدَّلَ الَّذِينَ ظَلَمُوا قَوْلًا غَيْرَ الَّذِي قِيلَ لَهُمْ فَأَنْزَلْنَا عَلَى الَّذِينَ ظَلَمُوا رِجْزًا مِنَ السَّمَاءِ بِمَا كَانُوا يَفْسُقُونَ (59)

Ama zulmedenler, kendilerine söylenmiş olan sözü başka sözle değiştirdiler. Biz de, zalimlere, yoldan çıkmalarından dolayı gökten toz gönderdik [59].

 

Açıkça da anlaşıldığı gibi Hititler ile görüşme yapıldığı zaman Musa peygamberin zamanıdır. Toz yağması da Thera patlamasınının son dönemlerini (M.Ö. 1645-1600’ler) göstermektedir.

 

Tarihi bilgiler arasında bulunan ilginç bir bilgi de Vezir İmhotep’tir. Antik Mısır kaynaklarından elde edilen bilgiler ile şunlar elde edilmiştir: İmhotep M.Ö.2700’ler de yaşamış Eski Mısırlı bir vezirdir. İlk basamaklı piramidin mimarıdır. Filozof, din adamı ve hekimdir. Bilinenin aksine Hipokrat’tan binlerce yıl önce, bugünkü anlamda modern tıbbın ilk uygulayıcısıdır. Mısır belgelerine göre rüya tabircisidir. Yedi yıl sürecek kıtlığı önceden bilmiş ve tedbir alarak halkının kıtlıktan zarar görmesini engellemiştir. On bir kardeşi vardır. Yüz on yaşında ölmüştür. Bir rivayete göre ise öldürülmüş ve diri diri mumyalanmıştır.

Bu bilgiler bize Yusuf Peygamberi hatırlatmıştır.

Hz. Yusuf aynı zamanda bir peygamberdir. Hz. İbrahim’in oğlu olan Hz. İshak’ın torunudur. Yani Hz. Yakup (İsrail)’un oğludur. Onbir kardeşi vardır. Mısırlılara satılmış, köle olmuş ve rüyaları doğru yorumlayarak yedi yılık kuraklığı önceden bilmiş ve melikin (Kral) veziri olmuştur. Hz. Yusuf da hekim, astronom ve mimardır. O da 110 yaşında ölmüştür. Fakat muharref Tevrat’ta sanki yatağında ölmüş gibi anlatılır. Oysa Kuranda helak olduğundan bahsedilir. Bu kadar benzerlik olması İmhotep’in Yusuf olduğu kanaatini pekiştirmektedir.

Mümin suresi 34. Ayet meali: «Ant olsun ki, Yusuf da, daha önce, size belgelerle gelmişti. Size getirdiği şeylerden şüphelenip durmuştunuz. Sonunda Yusuf helak olunca, Allah onun ardından hiçbir peygamber göndermeyecek demiştiniz. Allah, aşırı şüpheciyi işte böylece saptırır ».

Bu ayette bu cümleyi söyleyen firavun ailesinden iman eden birisidir. Ve Hz. Musa’yı desteklemektedir.

Bu ayetin bütün meallerinde “helak” kelimesi hep “vefat” şeklinde verilmiştir.

Mümin süresi 34. Ayeti tetkik ettiğimizde Hz. Yusuf’un sadece İsrailoğulları’nın değil aynı zamanda Eski Mısırlılara da gönderilmiş bir peygamber olduğunu anlıyoruz. Ayrıca bu ayetten Hz. Yusuf’un normal olarak ölmediğini anlıyoruz. Hz. Yusuf’un helak olduğunu; yani kaza sonucu öldüğü veya öldürüldüğü anlaşılmaktadır.

Kuran’da Hz. Yusuf dönemindeki devlet başkanına “melik” denmektedir. Melik kral demektir. Antik Mısır'da ise Musa'dan önceki zamanlarda "nesu" yani kral kelimesi kullanılmıştır. Oysa Musa zamanındaki Mısır devlet başkanına firavun denmektedir. Firavun kelimesi bu yani ikinci geçiş döneminden sonra kullanılmaya başlanmıştır.

Firavun kelimesi Arapça “f,r,ayn” kelimelerinden türemiştir. Fra kelimesi, en asil, en yüksek, en tepede olan ağacın dalları, en önce olan, birinci anlamlarına gelmektedir.  İbranicede ise forah; dal, süsleme anlamlarına gelmektedir. Sanırım kafaya uygulanan dallar ile yapılan bir süslemedir. Firavun kelimesi ise “iki dallı, iki zirveli, iki öncelikli, iki yönlü asil gibi anlamlara gelmektedir. Daha sonra Arap toplumunda firavun kelimesi kendini çok beğenmiş anlamında kullanılır olmuştur. Mısır dininde yalnızca Yaratıcı Tanrı’nın tepesinde iki adet devekuşu tüyü vardır. Bu tüyler ezel ve ebedi olmayı ifade etmektedir.

 Tanrı Atum iki tüylü başlığı ile resmedilmiştir.

Musa peygamberin döneminde Kral Sekhemre Seusertawy Sobekhotep VIII kendini Yaratıcı Tanrı ile eşit görmüş ve Firavun ismini kullanmıştır. Daha sonraki krallar Sobekhotep Sekizin akıbetini bildiklerinden bu ismi Tanrı’nın yeryüzündeki oğlu olarak tevil edip anlamlandırmışlardır.

Firavun kelimesinin antik Mısırdaki karşılığı P(f)RAA sesleri ile ifade edilmektedir. Anlamının ise “Büyük Saray, Yer, Zemin ve Kolon” anlamında olduğun ileri sürülmektedir. Bu kelimenin Akadça “parşu” kelimesi ile aynı anlamda olduğunu düşünüyorum. Çünkü Akatça “parşu” kolon ve parsau kozmos, kozmik yönetici anlamlarına gelmektedir.

Kısacası Sobekhotep Sekiz kendini kozmosun yaratıcısı ve yöneticisi olan Yaratıcı Tanrı Amun ile bir tutmuş fakat gazaba uğramış, Mısır mitolojisinde olduğu gibi sudan çıktığını iddia ettiği için suda boğularak can vermiştir. Bu firavundan sonraki firavunlar bu olayı ibret alarak kendilerini Yaratıcı tanrı değil onun manevi oğlu gibi olduklarını ifade etmişlerdir.

Eğer İmhotep Yusuf ise Hz. İbrahim onun dedesinin babası olduğuna göre ve İmhotep M.Ö.2700’ lü yıllarda yaşamış ise Hz. İbrahim’de aşağı yukarı M.Ö. 2900-3000’lerde yaşamış olmalıdır.

Hz. İbrahim bir Mezopotamyalıdır. Arabistan’daki Mekke şehrini kurmadan önce Sümer ve Akad ülkesi olan Dicle ve Fırat arasındaki Basra körfezi bölgesinde yaşamıştır. Kuran ayetleri ve bilimsel veriler bir araya getirilince bazı olaylar ve tarihleri saptamak daha kolay olmaktadır. Mesela İbrahim peygamber ile ilgili iki ayette ilginç bilgiler verilmektedir. Bunlar

Enbiya 70:

وَأَرَادُوا بِهِ كَيْدًا فَجَعَلْنَاهُمُ الْأَخْسَرِينَ (70)

Ona tuzak kurmak istediler, fakat biz onları en çok hasara uğrayanlar kıldık [70].

Saffat 98:

فَأَرَادُوا بِهِ كَيْدًا فَجَعَلْنَاهُمُ الْأَسْفَلِينَ (98)

Ona tuzak kurmak istediler, ama biz onları en sefillere çevirdik [98].

 

Kuran’da İbrahim peygambere haksızlık yapan bu kavim için bundan başka dünyevi bir ceza verildiği yazmaz. Peki, verilen bu ceza nedir? İbrahim’in yaşadığı dönem olarak hesapladığımız M.Ö. 2900 yılında Mezopotamya’da toplumu etkileyecek bir felaket kaydı var mıdır?

Evet!

M.Ö. 3200 ve 2900 yılları arasında Mezopotamya’da Piora Oscillation denen ani soğuk hava ve yağışlı dönem oluşmuştur. M.Ö. 2900 yılında ise büyük bir sel baskını oluşmuş, şehirler büyük zarara uğramıştır. Bu baskının bulguları Shuruppak (Tell Fara) şehrinde saptanmıştır. Bazıları bunun Nuh Tufanı olduğunu iddia etmişlerdir. Oysa Sümer krallar listesinde Nuh Tufanının yaşandığı yıllarda Ubar-Tutu’nun 18600 yıl hüküm sürdüğü yazmaktadır. Gılgamış Destanında ise Utnapiştim (Nuh) Ubar-Tutu’nun oğludur ve Ubar-Tutu, Shuruppak kralı değildir. Yani Tevrat’ta olduğu gibi zamanlarda bir karıştırma söz konusudur.

Sümer krallar listesinde sadece Ubar-Tutu’nun 18600 yıl hüküm sürdüğü yazması olayın efsane olduğunun anlaşılmasını sağlar. Ubar-Tutu’dan kral Enmebaragesi ye kadar toplam 14165 yıl gibi bir süre olduğu saptanmaktadır. Oysa gösterilen kronolojide Ubar- Tutu ile Enmebaragesi arasında 400 yıl görünmektedir. Hükümranlık yılları temel alınırsa, Enmebaragesi M.Ö. 2500’lerde yaşamış olduğuna göre Nuh tufanı 2500 + 14165 =  M.Ö. 16665 yılında olmalıdır. Yani Sümerler de M.Ö. 2900 deki sel baskını ile çok daha eski olan Nuh tufanını karıştırmışlardır. Kuran’da Nuh’un 1000 yıl yaşadığı ve kendinden sonra halifeler bıraktığı düşünüldüğünde Sümer Kish hanedanlığının tarih bildirimleri doğrudur denebilir. Yalnızca M.Ö. 16665 yılında olan Tufan M.Ö. 2900 de olan sel baskını ile karıştırılmış ve yanlış yazılmıştır. Fakat tufandan sonraki halifelerin Nuh gibi bin yıl gibi yaşamış olması muhtemeldir. Çünkü buzul çağı döneminde parsiyel oksijen basıncı bugünkü gibi %21 değildir. Çok daha düşüktür.

Zaten Kuran’da Nuh suresi 11. Ayet: “Üzerinize semayı bol yağmurlar ile göndersin”, denmektedir. Bu ifadede Nuh tufanından önce kuraklık vardı demektir. Oysa M.Ö. 2900 yılındaki selden önce 300 yıl süren yağışlı ve soğuk dönem mevcuttur. Nuh dönemi kuraklığın hüküm sürdüğü son buzul çağının sonları olmalıdır (M.Ö 26000-14000). Ayrıca Nuh döneminde bahsedilen Vedd, Süva, Yağüs, Yauk ve Nesr isimli putlar Sümer şehirlerinde yoktur. Fakat Ay’a Güneş’e ve Yıldızlara tapmak ise Sümer inancında yaygındır. Bu bulguda bize M.Ö. 2900 de olan ve Sümer şehirlerini büyük zarara uğratan sel baskını İbrahim’den hemen sonra meydana gelmiş olduğu göstermektedir.

Enbiya 71. Ayette :

وَنَجَّيْنَاهُ وَلُوطًا إِلَى الْأَرْضِ الَّتِي بَارَكْنَا فِيهَا لِلْعَالَمِينَ (71)

Onu da, Lut’u da, âlemler için potansiyel kıldığımız yere ayırarak kurtardık [71].

Burada “ayırarak kurtardık” denmektedir. Yani bu sel baskını ve sonraki sefillikten orayı terk ederek kurtulmuşlardır.

Sonuç olarak Hz. İbrahim Sümer uygarlığının Jemdet Nasr Periodu döneminde yani M.Ö. 3000 yılında yaşamıştır.

Doğrusunu Allah bilir.

 

 


Yorumcu 
Yorum 
Tayibet Erzen
05.04.2015
19:50

Helak ifadesi Yusuf suresi 85. ayette de Mümin suresindeki anlamıyla geçmektedir. Telef olmak gibi bir manaya yakındır diyebilirim. Yusuf’taki geçişte Hz. Yakup için “Yusuf anarak bitkin düşeceksin veya helak olanlardan olacaksın.” deniyor. Evet, helak olmak burada da ölmek manasındadır ama normal ölümden farklıdır. Mümin suresindeki geçişte Yusuf için “helak oldu” dendiğine göre eziyetli bir ölüm olmuş olmalı ama helak edildi denmediğinden ben öldürüldü manasına varamıyorum ama diğer ayetleri de incelemek gerek ben sadece bu ayeti bildiğim için yazdım detaylı baktıktan sonra fikrim değişebilir.

Mete Bey, Allah sizden razı olsun. Gerçekten düşünmemizi sağlıyorsunuz.

Mete Firidin
06.04.2015
05:43

Amin. Dilerim bütün insanlar için düşünme vesilesi olur.

Reşat Nuri Erol
07.04.2015
07:32

HİKMET...

KISSALARDAKİ DERİN HİKMETLER...

PEYGAMBER KISSALARININ ANLATILMASINDAKİ HİKMETLER...

YILLARDIR HER GÜN KUR'AN ÜZERİNDE ÇALIŞTIKÇA DAHA AÇIK ANLAŞILIYOR...

BU KRONOLOJİ AYNI ZAMANDA İNSANLIĞIN KRONOLOJİSİ...

VE GELECEĞİMİZİ YAPILANDIRMANIN YOL HARİTASI...

VAHYİN KESİLMESİNİN BİR SEBEBİ DE BUDUR...

AMA İNSANLIK TARİHİ ORADADIR..

ANLAYANA.. ANLAYABİLENE...

"TİLKE EYYAMÜN NÜDAVİLÜHA BEYBE'N-NÂS..."

ÂYET GAYET AÇIK VE NET...

ANLAYANA...

ALLAH CÜMLEMİZİ ANLAYAN VE GEREĞİNİ YAPANLARDAN EYLESİN...

METE KARDEŞ;

HER ÇALIŞMANI HEYECAN VE HASRETLE BEKLİYORUZ...

BU ÇALIŞMALARA AYRI BİR UFUK KAZANDIRDIN...

NE İYİ ETTİN DE GELİP ARAMIZA KATILDIN...

CENAB-I ALLAH RAZI OLSUN...

SELAM VE DUA..

REŞAD

Mete Firidin
07.04.2015
09:42

Eğer bir şey başarmışsak sizlerin katkıları ile dir. Allah sizden de razı olsun.

bünyamin demir
07.04.2015
12:22

71 Ayetteki "potansiyel" kelimesini hangi mealden/lügatten buldunuz? Bulmadıysanız siz mi uydurdunuz.

Mete Firidin
07.04.2015
13:02

Bünyamin bey bereket ve mubarek kelimelerinin anlamı potansiyel ve potansiyel kılınan demektir. Bunun için

http://www.akevler.org/#Makaleler/1/3/10153/2007/0 ilgili bölüme bakınız.

müslim
10.01.2020
13:00
yazılarınızı yeni farkettim,okumaya başladım,güzel detaylar tarihten karşılaştırmalar var ve anladığım kadarıyla mümkün ertebe yahudilerin uydurdukları tarihe mesafelisiniz ve bu elbette güzel bir şey,yahudiler vahyi saptırdıkları,mecrasından çıkartmaya çalıştıkları için tarihi bilgileride kendi uydurdukları din üzerine kurulu. Bu yazınızla alaklaı şunu eklemek isterim,israilin yakub olduğu bilgisi malesef yahudi kaynakların etkisiyle islam muktesebatına girmiştir,yakup israil değil,israil resul değil kurana göre.israil resuller arasında değil soyundan resul çıkanlar arasında anılır,israil yakubun oğullarından sözü dinlenen olanı,yusufa kötülük yapan,onun gücünü elinden alamk için çabalayan ve başarılı olan kötü kişi.İsrail Allahla güreşen demek ve kuranda da tam bu manasıyla yer verilmiş çünkü Allahla güreşmiş mucadele etmiş bir adam sırf resulluk yusufun değil kendilerinden birinin soyuna geçsin diye.Kuran da dikkat li bakın reul olarak anılmaz,tevratın anlattığı bundan sonra adın israil,bundan sonra kendini böyle tanıtacak böyle anılacaksın hikayesi gerçek olsa zekeriya duasında yakup aaline değil israil aaline derdi,yakub diyor.Yahudi hikayesi gerçek olsa ve ismi israil olarak anılmak zorunda olsa zekeriya israil demek zorunda olurdu. kısacası israil yakub değil,resul değil zalim bir adam,yusuftan sonra ysufun soyu olmadığı için resulluk yine yakubun oğullarından onun soyuna geçti ama ona değil,o olamadı olamazdı da. daha detaylı bilgi için altta ki çalışmaları inceleyebilirsiniz

Mete Firidin
10.01.2020
20:48
Kardeşim İsra suresinin diğer adı İsrail yani Yakub suresidir. Mescidi haramdan gizlice mescidi aksaya giden de Yakup Peygamberdir. Kuranı iyice tetkik et.
müslim
12.01.2020
16:44
mete bey,selam,isra suresinde ki resul musa,bunun yansımaları musa nın anlatıldığı birçok ayette karşımıza çıkıyor ki bu ayetleride çoğu yazınızda işlemişsinzi,tur,arafat,ateş v.s bilumum bağlantılar ve surenin zaten musa ile devam etmesi bunu ayan beyan gösteriyor.Bakın ben size çok net birşey söylüyorum,resullerin nebilerin sayıldığı ayetlere bakın israil aralarında yok sadece soyundan nebi resul çıkanların arasında sayılır. sizinde çokca belirttiğiniz gibi kendi kitaplarını hunharca kendiistekleri doğrultusunda tahrif edeen yahudilerin israili kutsamak adına yaptıkları tahrifattır onun yakub olduğu iddiası. kuran bunu onaylamaz,onaylasaydı elbette zekeriya ali yakub diye değil ali israil diye dua ederdi soyuna vekil dilerken.israille ilgili ayetleri gözden geçirin,israil halkına haramlar kılan bir adam,sebt v.s hepsi onun uydurması
müslim
12.01.2020
16:47
mete bey,selam,isra suresinde ki resul musa,bunun yansımaları musa nın anlatıldığı birçok ayette karşımıza çıkıyor ki bu ayetleride çoğu yazınızda işlemişsinzi,tur,arafat,ateş v.s bilumum bağlantılar ve surenin zaten musa ile devam etmesi bunu ayan beyan gösteriyor.Bakın ben size çok net birşey söylüyorum,resullerin nebilerin sayıldığı ayetlere bakın israil aralarında yok sadece soyundan nebi resul çıkanların arasında sayılır. sizinde çokca belirttiğiniz gibi kendi kitaplarını hunharca kendiistekleri doğrultusunda tahrif edeen yahudilerin israili kutsamak adına yaptıkları tahrifattır onun yakub olduğu iddiası. kuran bunu onaylamaz,onaylasaydı elbette zekeriya ali yakub diye değil ali israil diye dua ederdi soyuna vekil dilerken.israille ilgili ayetleri gözden geçirin,israil halkına haramlar kılan bir adam,sebt v.s hepsi onun uydurması. bu konuyla,israiliyat ve kökeniyle alakalı tuvavadisi.com da sizin çalışmalarınız gibi değerli incelemeler var, yusuf sebt isariloğulları  başlıklarına özellikle bakmanızı ve tekrar değerlendirmenizi öneririm,malesef israiliyat ciğerlerimize kadar işlemiş,birinden kaçarken üçüne düşüyoruz,kuran ışığında araştırdıkça kurtulacağız inşallah


YorumYap

Son Yorumlanan Makaleler
Mete Firidin
Hz. Musa Ne Zaman Yaşadı?
12.5.2011 68857 Okunma
11 Yorum 07.04.2020 15:05
Mete Firidin
İsrailoğullarının Oğullarına Uygulanan Kafa Kesme Cezas
28.3.2020 179 Okunma
1 Yorum 28.03.2020 21:35
Mete Firidin
Bekke Ve Mekke
27.1.2011 31078 Okunma
9 Yorum 25.03.2020 19:30
Mete Firidin
Salat Kelimesinin Kökeni
26.2.2012 42245 Okunma
8 Yorum 25.03.2020 19:23
Mete Firidin
Hz. İbrahim Ne Zaman Yaşadı?
28.2.2011 49641 Okunma
4 Yorum 25.03.2020 18:59
Mete Firidin
Hurufu Mukatta
9.4.2011 51621 Okunma
7 Yorum 25.03.2020 18:55
Mete Firidin
Ramazan’da Keyfi Oruç Tutmamanın Karşılığı
21.3.2020 212 Okunma
1 Yorum 23.03.2020 03:25
Mete Firidin
Hadisler
1.2.2020 701 Okunma
6 Yorum 17.02.2020 22:05
Mete Firidin
Hz. Yusuf’a Secde!
7.12.2018 1847 Okunma
6 Yorum 07.02.2020 21:36
Mete Firidin
Kutsal Kudüs!
1.2.2020 782 Okunma
9 Yorum 03.02.2020 20:52
Mete Firidin
Hz. Lut’un Kızları
7.6.2011 23540 Okunma
4 Yorum 01.02.2020 21:22
Mete Firidin
Nuh’un Üvey Oğlu!
25.10.2015 17793 Okunma
28 Yorum 12.01.2020 17:30
Mete Firidin
İçki Haram mı?
25.5.2015 16157 Okunma
13 Yorum 12.01.2020 17:25
Mete Firidin
Hz. Nuh, İbrahim, Yusuf ve Musa Kronolojisi
5.4.2015 47378 Okunma
10 Yorum 12.01.2020 16:47
Mete Firidin
Kuran'da Yevm Kelimesi
28.12.2019 796 Okunma
2 Yorum 03.01.2020 19:36
Mete Firidin
Homohabilis Havva ve Havvalar
20.4.2012 18703 Okunma
25 Yorum 25.12.2019 07:05
Mete Firidin
İmhotep Hz.Yusuf mu?
27.10.2011 13325 Okunma
3 Yorum 05.11.2019 07:59
Mete Firidin
Talak Suresi 4. Ayet ve Pedofili
11.7.2019 2043 Okunma
13 Yorum 16.07.2019 05:54
Mete Firidin
İnşallah ne demek?
6.6.2015 8399 Okunma
1 Yorum 14.07.2019 09:13
Mete Firidin
Hz.İsa Geldi !
16.5.2011 4603 Okunma
4 Yorum 26.06.2019 09:48
Mete Firidin
Şeyhe Teslimiyet!
14.6.2019 1340 Okunma
5 Yorum 20.06.2019 23:32
Mete Firidin
İki Hırsızın Çok Eli
30.5.2019 1118 Okunma
5 Yorum 16.06.2019 23:09
Mete Firidin
2019 Ramazan Ay'ı ne zaman?
16.6.2018 2083 Okunma
2 Yorum 05.05.2019 12:52
Mete Firidin
Nisa 16. Ve 17. Ayet Çeviri Faciası
7.4.2019 1809 Okunma
1 Yorum 07.04.2019 10:00
Mete Firidin
Helal ve Haram Hayvanlar Nelerdir?
27.3.2019 1281 Okunma
3 Yorum 28.03.2019 00:12
Mete Firidin
Âdemoğlu Şeytanın Halifesidir
22.3.2019 2439 Okunma
14 Yorum 27.03.2019 17:22
Mete Firidin
Zülkarneyn
26.8.2011 7583 Okunma
5 Yorum 26.03.2019 11:06
Mete Firidin
Selected Elected
16.3.2014 3483 Okunma
2 Yorum 20.03.2019 23:28
Mete Firidin
Şeriata Göre Kadınların Dövülebilmesi?
16.3.2014 12116 Okunma
18 Yorum 20.03.2019 10:45
Mete Firidin
Yunus Peygamber Balinanın Karnında
15.3.2019 1569 Okunma
7 Yorum 17.03.2019 12:14
Mete Firidin
Samiri’nin Buzağısına Uygulanan İşlem
15.3.2019 1581 Okunma
1 Yorum 16.03.2019 02:53
Mete Firidin
Midian Medyen Medine
3.5.2015 5134 Okunma
8 Yorum 02.02.2019 10:15
Mete Firidin
Cuma Namazı
19.1.2019 2925 Okunma
11 Yorum 20.01.2019 19:49
Mete Firidin
Ayete Göre Kutuplarda Namaz
25.1.2015 6646 Okunma
3 Yorum 16.01.2019 16:40
Mete Firidin
Bakara Suresi Meali
28.8.2015 5142 Okunma
4 Yorum 16.01.2019 16:36
Mete Firidin
Nisa 15. Ayet ve Recm Cezası
22.7.2015 6367 Okunma
1 Yorum 14.01.2019 12:41
Mete Firidin
Nisa 15. Ayet ve Fuhuş
21.7.2015 8017 Okunma
3 Yorum 15.12.2018 16:41
Mete Firidin
Hınzır
12.11.2018 2571 Okunma
13 Yorum 15.11.2018 16:00
Mete Firidin
Hz. Muhammed'e İman
13.10.2018 2882 Okunma
11 Yorum 15.10.2018 22:32
Mete Firidin
Mars Hayali
7.1.2017 5660 Okunma
7 Yorum 12.10.2018 00:32
Mete Firidin
Başörtüsü Meselesi
6.10.2018 2359 Okunma
1 Yorum 06.10.2018 17:13
Mete Firidin
Adet Görmekteyken Kadın Namaz Kılabilir mi?
14.6.2018 3882 Okunma
14 Yorum 19.06.2018 16:58
Mete Firidin
Kabe Kavseyni Ev Edna
15.6.2012 14167 Okunma
1 Yorum 22.05.2018 01:32
Mete Firidin
ÖNSÖZ
10.5.2018 2633 Okunma
9 Yorum 16.05.2018 20:41
Mete Firidin
Ölünce melek mi oluruz?
12.5.2018 2550 Okunma
4 Yorum 14.05.2018 12:51
Mete Firidin
İmhotep'in Babası
7.4.2015 5436 Okunma
13 Yorum 03.05.2018 23:12
Mete Firidin
Yedi Gece ve Sekiz Gün, Atlantis
25.2.2018 2185 Okunma
4 Yorum 27.02.2018 12:25
Mete Firidin
Fussilet Suresi 10. Ayet Tefsiri
4.2.2018 2848 Okunma
6 Yorum 05.02.2018 08:31
Mete Firidin
Lut Kavmi Homoseksüel Değildi!
3.8.2014 22572 Okunma
15 Yorum 03.12.2017 03:35
Mete Firidin
The Birthday Of Jesus Christ According to Quran
4.12.2016 6271 Okunma
10 Yorum 30.11.2017 15:56
Prev[1]234567Next