Kullanıcı Adı:
Parola:
Üye Kayıt
Üye Aktivasyon
Parolamı Unuttum

Captcha image
Show another code

Giriş
Oktay Ekşi - Hürriyet Vahap Alma
Alışmayalım
633 Okunma, 1 Yorum

16.01.2010

Dün biraz öyle oldu. Söze “referandum”la başladık, aslında bir başka yazıda ele almayı düşündüğümüz şu “sivil darbe” tartışmasına değinerek bitirdik.

Oysa Başbakan Tayyip Erdoğan'ın dünkü gazetelerde çıkan sözlerine göre artık “alışmamız gereken” referandum, kendi başına önemli bir kavram ve kurum.


Önce belirtelim:


Referandum ilk bakışta “doğrudan demokrasi”nin en basit ve en iyi araçlarından biri olarak görünür. O nedenle “kestirme” çözüm yollarına yatkın siyasi liderler, önlerindeki engelleri aşmak için referanduma başvurmayı severler.


Tehlikelidir, çünkü kötü niyetli iktidar sahipleri en karanlık projelerini “halkın rızası” zeminine oturtup meşrulaştırmak için “referandumu” kullanırlar.


Tehlikelidir, çünkü “referandum” popülist politikaların kabul ettirilmesine çok uygundur.


Oysa -tam aksini çoğu kez kendisi yapsa da- bizzat Tayyip Erdoğan'ın da sayısız defa ifade ettiği gibi politikada “popülizm”, sistemi dejenere eden en zararlı yaklaşımların başında gelir.


Tehlikelidir çünkü nasıl her konuda yasa yapamazsanız, her konuda “referandum”a da başvuramazsınız. Bunun somut ve doğru örneklerinden birini Başbakan Tayyip Erdoğan, geçen ay İsviçre'de başvurulan “referandum” vesilesiyle dile getirmişti.


Anımsanacağı gibi o referandumda, “İsviçre'de yapılacak (açılacak) camilere minare yapılması yasaklansın mı?” konusu halka götürülmüş ve “yasaklansın” diyenler kazanmıştı. Başbakan Erdoğan da bunun üzerin -konuyu saptırarak- “Temel insan haklarının ve dini inançların referandum konusu olamayacağını” söylemişti.


Saptırdı, dedik çünkü orada ne temel insan hakkı oylanıyordu ne de dini inançlara sınırlama konuyordu.


Tamam, yapılan yanlıştı ama oylanan “minare yasaklansın mı, yasaklanmasın mı?” gibi şekilsel bir olaydı.


Konuya dönersek, “referandum”un asıl “yeterince gelişmemiş” demokrasilerle, demokrasinin yüzünü bile görmemiş ülkelerde daha tehlikeli bir araç/silah haline geldiğini söylemek zorundayız.


Bakın, gelmiş geçmiş en tehlikeli diktatörlerin projelerini halka “referandum” yoluyla yutturduğunu göreceksiniz.


O nedenle referanduma “alışmak”tan iyisi ona “alışmamak”tır.

 

 

     Yorum:

     Alışmayalım Ama…

     Oktay Ekşi’nin yazılarını yorumlamak zordur. Çünkü yazılarında genelde içi dolu düşünceler bulmak epeyce uzun sürer.  Yalnız bu haftaki yazısı öyle değil. Referanduma alışmamak üzerine yazmış…

     Referandum;  genellikle anayasa değişikliği, yasaların kabulü veya çok önemli konularda halkın iradesini belirlemek için yapılan oylamadır. Referandumda halkın iradesi idareye direk yansımaktadır ve doğrudan demokrasi için güzel bir örnek midir tartışılır. Türkiye'de  az uygulanan referandum, gelişmiş ülkelerde sık sık uygulanır.

     Doğrudan demokrasinin fiilen uygulanması konusunda çekilen zorluklar  sebebiyle referandum sistemi uygulamaya geçilmiştir. Kimisine göre de bu sistemin de mahzurlarını gidermek ve doğrudan demokrasi sistemine yaklaşmak için, yarı doğrudan demokrasi sistemine gidilir. Referandum bunlardan birisidir. Ama bana göre bu ‘’çoğunlukçu demokrasi’’ şeklidir ve uygulanması çoğu yerde yanlıştır. Buna bir örnek de İsviçre’de yapılan referandum sonucunda, cami minarelerinin yasaklanmasıdır.

     Çoğunlukçu demokrasi  çoğunluğun kararlarının uygulandığı ve bu kararların mutlak olduğu demokrasi çeşididir. Yasalar, azınlık hakları, kuvvetler ayrılığı gibi etmenler çoğulcu demokraside alınan kararları sınırlandırırken çoğunlukçu demokraside, çoğunluğun aldığı kararlar sınırsız ve mutlaktır.

     Çoğulcu demokrasi ise; çoğunluğun mutlak hakimiyetini reddeden, azınlıktakilerin siyasal ve kültürel haklarının kabul edilmesi gerektiğini ve azınlığın da bir gün çoğunluk olabilme hakkının verilmesini savunan demokrasi çeşididir.

     Özetle ‘referandum’, ’çoğunlukçu demokrasi’nin bir sonucudur ve uygulanması genelde yanlıştır. Fakat Türkiye’deki mevcut durumdan hareketle, AKP’nin uygulamak istediği referandum, muhalefetin çözümde yer almamasından ötürü doğrudur ve çözüm için yapılması gereken de budur.

 

     Saygılar

 

 

Vahap Alma

Yorumcu 
Yorum 
Tayibet Erzen
20.01.2010
10:33

Ben ikisi arasında pek bir fark göremiyorum. Ekseriyet galip gelse azınlık, azınlık galip gelse ekseriyet hoşnutsuz olacak. Bu noktada iki durum için de demokrasi kavramını kullanmayı uygun görmüyorum.

Hicret demokrasisinde ise bir kişi bile olsanız tasvip etmediğiniz bir görüşü red edip, başka bir görüş benimseme hatta yaşama lüksüne sahipsiniz.



YorumYap

Sayı: 32 | Tarih: 17.1.2010
Yılmaz Özdil
Tırışkadan teyyare...
814 Okunma
Leyla Okta
Ruşen Çakır
Aysel Tuğluk’un suçu ne?
759 Okunma
Tayibet Erzen
Mahir Kaynak
İsrail Gerilimi
739 Okunma
Süleyman Karagülle
Mehmet Şevket Eygi
Tesettür Medeniyettir
728 Okunma
1 Yorum
Emine Hocaoğlu
Ahmet Hakan
Büyükelçi ah büyükelçi
693 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Abdülkadir Özkan
Domuz gribi yalan rüzgarı mıydı?
669 Okunma
Özgül Ertuğrul
Nazlı Ilıcak
Tam güne CHP'den itirazlar
665 Okunma
Fatma Karuç
Rasim Ozan Kütahyalı
İsrail Haksız mı?
654 Okunma
Recep Yıldırım
Mehmet Niyazi
Seccade kavgası
646 Okunma
Abdurrahman Erol
Mehmet Altan
Dilencinin mevduatı mevduatın dilencisi
642 Okunma
Mehmet Hikmetumut
Fikret Bila
Türk-İsrail ilişkileri ağır yaralı
635 Okunma
Harun Özdemir
Mümtazer Türköne
Vesayet Merakı
635 Okunma
Arif Ersoy
Oktay Ekşi
Alışmayalım
633 Okunma
1 Yorum
Vahap Alma
Ümit Zileli
İşbirlikçi Gladyo!
631 Okunma
1 Yorum
Osman Köse
Gülay Göktürk
Örtü her sıyrıldığında
620 Okunma
Adem Çevik
Zülfü Livaneli
İnsanı anlamak...
611 Okunma
Ali Bülent Dilek
Reşat Nuri Erol
Neler oldu, neler olacak?
611 Okunma
Ilker Ardic
Can Ataklı
Ölenler neden öldü?
600 Okunma
Mesut Karaaytu
Fehmi Koru
Tadında bırakabiliriz
599 Okunma
Ahmet Kirtekin
Bekir Berat Özipek
19 Ocak’tan sonrasını da konuşalım
595 Okunma
Bünyamin Demir
Hayrettin Karaman
Hangi vesayet
594 Okunma
Hilmi Altın
Gülay Göktürk
Örtü her sıyrıldığında
585 Okunma
Adem Çevik
Nihal Bengisu Karaca
Bu kadarı fazla! Yesh gvul!
566 Okunma
Hakan Kandal
Ebubekir Sifil
İslam inancından düzenine
538 Okunma
1 Yorum
Zafer Kafkas
Toktamış Ateş
Ayalon'un ettikleri...
533 Okunma
Osman Eskicioğlu