Kullanıcı Adı:
Parola:
Üye Kayıt
Üye Aktivasyon
Parolamı Unuttum

Captcha image
Show another code

Giriş
Bekir Berat Özipek - Star Bünyamin Demir
19 Ocak’tan sonrasını da konuşalım
460 Okunma, 0 Yorum

Bugün 19 Ocak.

Hrant Dink’in katledilişinin üstünden tam üç yıl geçti.

Bugün Agos’un önünde olacağız.

Hafta boyu her çevreden, her görüşten, her inançtan pek çok vicdanlı insan, bir araya gelip, birbirini tanımaya ve derdini anlamaya çalışacak; yaşadığımız ülkeyi ve geleceğini konuşacak.

O’na kıyan kötülüğe inat; tam da O’nun istediği biçimde.

Pazar günü “Irkçılığa ve Milliyetçiliğe Dur De Girişimi” ile “3 H Hareketi”nin Ankara’da düzenlediği ve DSİP’in ev sahipliği yaptığı “Katili Tanıyoruz, Adalet İstiyoruz” başlıklı panelin en fazla dikkatimi çeken ve umut veren yönlerinden biri de buydu.

Hrant’ın hatırası, bütün çeşitliliğiyle, liberali, sosyalisti ve İslamcısıyla, gözlerinde adaletin ışığı parlayan gençleri bir araya getiriyor ve onların olağanüstü bir olgunluk ve medeni bir dille konuşup tartışabilmelerini mümkün kılıyordu.

***

Ölüm emrini verenler, sadece vicdan değil, pek muhtemeldir ki aynı zamanda akıl fukarası da olduklarından, işledikleri cinayetin bu ülkede böylesine kolektif bir adalet ve vicdan hareketine kaynaklık edeceğini de kestirememişlerdi.

Ama bu oldu. Zalimliğin bu kadarı, onun zıttı olan adaleti de belirgin hale getirdi.

Çok önemli, çok değerli ve yeni bir durum bu. Ve bir gün bu topraklarda özgürlük, adalet ve barış egemen olacaksa, harcını bu ahlak ve vicdan temelli mücadele oluşturacak.

***

Ama bu harç, hiçbir biçimde başarının garantisi değil. Başarı, bizim bu zemin üzerine inşa edeceğimiz kolektif, güçlü ve sürekli bir hukuk ve demokrasi mücadelesini zaruri kılıyor.

Çünkü hukuki ve siyasi düzeyde işler iyi gitmiyor.

***

Bu noktada sözü “Hrant İçin Adalet İçin” çağrı bildirisine verelim:

Hrant Dink katledileli üç yıl oldu ve onu öldürtenler hâlâ elini kolunu sallayarak dolaşıyor.

Ayak işlerini gördürdükleri üç-beş adamı mahkemenin önüne attılar. Görevlilerinin doğru dürüst soruşturulmasını önlemek için devlet valisiyle, komutanıyla, siyasetçisiyle, yargıcı ve savcısıyla seferber oldu.

...

Derin devletin dehlizlerinde ele geçirilen “Kafes” planını hatırlayın. Hrant’ın katledilmesinden “operasyon” diye söz edildiğini hatırlayın.

...

Hrant Dink cinayetinin arkasındaki “devlet eli” tereddüde yer vermeyecek şekilde yargı önüne çıkarılmadıkça, katillere yardım eden, göz yuman, raporları hasıraltı eden, katile kahraman muamelesi yapan polis amirlerinden, jandarma komutanlarından, valilerden, soruşturmaları engelleyen yargı üyelerinden hesap sorulmadıkça, hiçbirimizin geleceğinin güvence altında olmadığını biliyoruz.

***

AK Parti Hükümeti’nde zerre kadar bir siyasi basiret varsa, Dink Davası’nın hukuka uygun biçimde sonuçlanmasının, sadece adaletin tahakkuku sağlamakla kalmayıp, aynı zamanda kendisini de Kafes’ten çıkaracak anahtar olduğunu görebilir.

Ama o görsün veya görmesin, bizim sorumluluğumuz devam ediyor.

İşte bu yüzden bu 19 Ocak’ı farklı değerlendirmemiz gerek. Bu hafta boyunca bir araya gelişlerimizde, “birlikte ne yapabiliriz”i de konuşmamız gerek.

Örneğin, adalet gerçekleşinceye kadar devam edecek hak temelli ortak bir inisiyatifin imkanlarını konuşmamız gerek; sürekli izleme ve periyodik raporlama yapacak, hukukçuları da içeren daimi bir inisiyatifin imkanlarını.

Bu ahlaki ve vicdani zemin ve inisiyatif üzerine mutlaka düşünmeliyiz.

Çünkü 19 Ocak’ta anma bitip de biz evlerimize döndüğümüzde, o cinayeti tezgahlayan uğursuz mekanizma, kaldığı yerden kötülüğe devam edecek.

Yorum:

Hrant dink cinayeti çözülmelidir. Onu öldürenler ve öldürtenler gereken cezayı hukuk önünde almalıdır.  Hukuk devleti olacaksak adalet herkesi için hukuk herkes için aynı şekilde işlemelidir. Bekir beyin bu hassasiyeti takdir şayandır.

Ancak bekir bey Bayram Ali hoca veya hızır hocanın öldürüldüğü tarihlerin yıldönümünde köşesinde adalet için hukuk için bu minvalde yazılar yazıcakmı ne dersiniz ?

Bünyamin Demir



YorumYap

Sayı: 32 | Tarih: 17.1.2010
Yılmaz Özdil
Tırışkadan teyyare...
637 Okunma
Leyla Okta
Mahir Kaynak
İsrail Gerilimi
594 Okunma
Süleyman Karagülle
Ruşen Çakır
Aysel Tuğluk’un suçu ne?
592 Okunma
Tayibet Erzen
Mehmet Şevket Eygi
Tesettür Medeniyettir
580 Okunma
1 Yorum
Emine Hocaoğlu
Ahmet Hakan
Büyükelçi ah büyükelçi
521 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Nazlı Ilıcak
Tam güne CHP'den itirazlar
519 Okunma
Fatma Karuç
Rasim Ozan Kütahyalı
İsrail Haksız mı?
507 Okunma
Recep Yıldırım
Mehmet Altan
Dilencinin mevduatı mevduatın dilencisi
504 Okunma
Mehmet Hikmetumut
Mümtazer Türköne
Vesayet Merakı
503 Okunma
Arif Ersoy
Mehmet Niyazi
Seccade kavgası
503 Okunma
Abdurrahman Erol
Fikret Bila
Türk-İsrail ilişkileri ağır yaralı
493 Okunma
Harun Özdemir
Ümit Zileli
İşbirlikçi Gladyo!
491 Okunma
1 Yorum
Osman Köse
Abdülkadir Özkan
Domuz gribi yalan rüzgarı mıydı?
489 Okunma
Özgül Ertuğrul
Gülay Göktürk
Örtü her sıyrıldığında
484 Okunma
Adem Çevik
Oktay Ekşi
Alışmayalım
477 Okunma
1 Yorum
Vahap Alma
Reşat Nuri Erol
Neler oldu, neler olacak?
477 Okunma
Ilker Ardic
Zülfü Livaneli
İnsanı anlamak...
472 Okunma
Ali Bülent Dilek
Can Ataklı
Ölenler neden öldü?
463 Okunma
Mesut Karaaytu
Bekir Berat Özipek
19 Ocak’tan sonrasını da konuşalım
460 Okunma
Bünyamin Demir
Gülay Göktürk
Örtü her sıyrıldığında
450 Okunma
Adem Çevik
Fehmi Koru
Tadında bırakabiliriz
449 Okunma
Ahmet Kirtekin
Hayrettin Karaman
Hangi vesayet
436 Okunma
Hilmi Altın
Nihal Bengisu Karaca
Bu kadarı fazla! Yesh gvul!
432 Okunma
Hakan Kandal
Toktamış Ateş
Ayalon'un ettikleri...
409 Okunma
Osman Eskicioğlu
Ebubekir Sifil
İslam inancından düzenine
404 Okunma
1 Yorum
Zafer Kafkas