Faiz sömürüsü yerine ‘Selem Sistemi’ gelecek-1
“FAİZ YERİNE ‘SELEM SİSTEMİ’ GELECEKTİR”
Son bölümü üstteki bu başlıkla biten bir çalışmamızı Süleyman Karagülle hocam ile 2000 yılında yani tam 25 yıl önce yaptık; ana başlığımız da “FAİZSİZ İŞLETME” idi...
Yazacağımız bu yazılardan önce de 12-23 Mart 2025 tarihleri arasında “Faizli Sistem Yerine ‘Selem Sistemi’ Önerisi-10” ana başlıklı 10 adet yazı yazdık; onlar da okunmalı…
Evet…
Önceki o yazılarım da okunmalı ki bundan sonra yazacaklarım daha iyi anlaşılsın…
“Faiz sömürüsü yerine ‘Selem Sistemi’ gelecek” yazılarımıza bir girizgâh ile başlamış olacağız ve bunu da 4 Kur’an ayetinin meali ve tefsiri ile yapacağız…
***
“Bismillahirrahmanirrahim” ile başlayalım…
“Eşşeytânu ya’idukumu’l-fakra ve ye’murukum bi’l-fahşâi / Şeytan sizi yoksulluk ile korkutur ve size fahşayı emreder.” (Bakara, 2/268) İnsanlar zanneder ki; ‘biz haram işlemezsek aç kalırız!’ Ayrıca iş yaparken; ‘buna halk ne der, başkaları ne derler’ diye düşünürler. Oysa; ‘buna şeriat yani Allah ne diyor?’ diye düşünmek gerekir. Eğer şeriata göre iş yaparsak Allah halka ilham eder, onlar bizim yanımızda olurlar ve zengin oluruz. Tam tersine, ‘halk böyle istiyor’ der de şeriata aykırı hareket edersek Allah insanlara bize karşı kötülüğü telkin eder ve biz fakir oluruz. Unutmayalım ki; sabırla karşılanan fakirlik, israfa daldıran zenginlikten çok iyidir. Son otuz yıl içinde Müslümanlar zengin oldular ama israfa da dalmaya başladılar. Madde israfı ve zaman israfı moda oldu. İbadetlerin yerini eğlenme aldı. Zekâtın yerini moda gösterileri aldı. ‘Adil Düzen Çalışanları’ olarak bizler fakir isek şükredelim, Allah bizi onlardan ve onların yaptıklarından korudu. Ayetin devamı şöyle: “Va(A)llâhu ye’idukum maġfiraten minhu ve fadlen va(A)llâhu vâsi’un alîmun / Ve Allah ise size bağışlamayı ve bol nimet vermeyi va‘deder. Allah, lutfu pek geniş olan, her şeyi hakkıyla bilendir.”
“Ellezîne ye’kulûne’r-ribâ lâ yekûmûne illâ kemâ yekûmullezî yetehabbetuhu-şşeytânu mine’l-messi / Riba yiyenler şeytanın kendisine çarptığı kimsenin kalktığı gibi kalkarlar.” (Bakara, 2/275) Veresiye satış halkı israfa alıştırır, gizli de olsa fiyat farkları ile faiz alınmış olur. Bakkallar veresiye satış yaparlar, marketler peşin satış yaparlar. Bakkallık iflas ediyor, marketler gün geçtikçe gelişiyor. Göreceksiniz, gelecekte kartla çalışan marketler iflas edecek, peşin çalışan marketler gelişecek. Biz kendi kartımızı yerleştirdikten sonra bankaların kartları ile çalışmayacağız. Biz faiz yerine kredileşme sistemini yahut selem farkını getireceğiz.
“İnnemâ zâlikumu’ş-şeytânu yuhavvifu evliyâehu felâ tehâfûhum ve hâfûni in kuntum mu’minîn / İşte bu şeytan yalnız kendisine dost olanları korkutur. Siz şeytandan korkmayın, Ben’den korkun.” (Âli İmrân, 3/175) Böylece açlıktan korkarak şeriata aykırı hareket edenler, içki satanlar, rüşvet verenler, hile yapanlar, alışverişte yalan söyleyenler hep şeytanın dostlarıdır demektir. Faizin dört çeşit olduğunu tekrar hatırlatalım… 1) Zarara iştirak etmeden kârına ortak olan sermaye sahipleri. 2) Zamanla artan bir borcu verenler. 3) Sabit kira. 4) Sabit ücret. “Karz-ı Hasen ve Zekât” müesseselerini kurduktan sonra bu faizlerden kurtulacağız. Faiz en sonunda haram kılındı. Bizim üzerimize farz olan faizsiz iş yapmak, faizli işlemleri zorunlu olmaktan çıkaran müesseseler kurmaktır. “Akevler İstanbul Tüketim Kooperatifi” ve “Akevler İstanbul Konut Yapı Kooperatifi” bunun için kuruldu. Her biriniz faizli işlemler yaparak yaşayabilirsiniz ama faizsiz bir işletmeyi kurmak için katkıda bulunmak bize farzdır. Biz şimdi onu yapıyoruz. Bu müesseselerimizi kesinlikle faize bulaştırmamalıyız.
“İnne’l-mubezzirîne kânû ihvâne’ş-şeyâtîni / Saçıp savuranlar şeytanın kardeşleridir.” (İsrâ, 17/27)
-Adil Ekonomik Düzen ile tüketim ekonomisinden üretim ekonomisine geçeceğiz.
-Üretim ekonomisi SELEM ekonomisi; veresiye ise tüketim ekonomisidir.
-Tüketim ekonomisinde gittikçe borç artar ve sonu iflasa varır.
-Tüketim ekonomisi esarettir ve Türkiye için intihardır. (Devamı var)