0: Bir düzlemin pozitif ve negatif yönlerinin çakıştığı nokta, ne pozitifliğin ne de negatifliğin olduğu bir nokta (bu, “hiçlik” değil). “(Sayısalın bütünü olan 0’ın zıttı sözel/yazım olarak 'sıfırsızlık' değil midir?)sayısal zaten sayısal, sözel bir yandan da sayısal, ama 'sayısal zaten sayısal' yazısı da sözel(sözelliğe kıyasla sayısal/riyaziye soyut alemin dilidir)”—> ifadesinin oranlanmasında ilişki: 0 sadece işlem iledir, kendi kendine yetemeyeceğinden sözel 'Kün'e ihtiyaç-(oluş yoklukta oldu, “ol” dedi ve oldu bitti demek ki 0 ve sonsuz bir bütün oluşuyla her sonsuzluk sonsuz defa sonlandı(cümlesinde, sonsuz sonlanış ve başlangıç ile ♾️‘/’♾️, yani her türlü işlem bulunur); 10 milyar parçacık varsa yanında 10 milyar antiparçacık 10 milyar yıl önce de 10 milyar yıl sonra da bulunuyor, 0 ve sonsuz bütünlüğü perspektifinden/küreselleşmesinden +1 olarak olup duruyor, +1 parçacık zamanınında -1 parçacık zamanlısı bulunuyor. Hem olmuş olan evren var hem de oluşmamış olan evren var, bu bulunulan evren: bu farklı iki(2'oo') evren oluşuyla olmuş olarak şu ana mahsus oluşmuş, deneysel/teorik bütünleşmesiyle de, bu esnada yeni ,eskiye kıyasla üst oranlarda, deneysellere ulaşılmış oldu…böylece statik 2 belirtmesi ile dinamik halde işleyişine müsade; insan açısından sonuç “ameller boyutu*” iç sınırlıysa ,sayısal sonsuz, dışarısı içerisini kapsayan sonsuzdur(hayaller dahi kozmik bir mal değil mi?). Yani olasılıklar evreninde her şey mümkün; ilk/tek yaratımla, tekrar tekrar yaratım tekrarının tekrarı olasılıklıdır(yani aralarında sonsuz KFK). Her davranış öteki ben’e etki edişle beni ben yapan değerlere beni ulaştırıyor. Yani, “akıl akıl olsa adı gönül olurdu, gönül gönülü bulsaydı bozkırlar gül olurdu” -Necip Fazıl Kısakürek)- var’dır ve sözellik (KFK’nin KFK’de olması matematiksel olarak) galiptir; kimi gerçekleşmeler yalnız sadırdan sadıradır, sözellik ile ifade edilemez: bilgi ulaşım hızı’na göre işleyiş. Geçmiş, şu an’da hatırlanarak, gelecek şu an’dan kurgulanarak var olur; gerçekleşmenin gerçekliğine bakıldığında ise anda kalmak adına şu andan çıkış yolunun her an şu an’da olması ile şu an ,bir anlığına olma silsileleriyle de olsa, her an olmalıdır. Biz her ne kadar farkında olmasakta, mahlukatta aynı anda, farkında olmadığımızın farkındalığında olduğumuz zamanlar var (Yunus Emre’nin de dediği gibi: “bir ben vardur benden içerü”. Buradaki 2.ben, 1.benin mahfazasıdır).