Eğer evren sonsuz uzunlukta, genişlikte, derinlikte vs olsaydı, sonsuz enerji dolayısıyla “(evren=)tekillik” olurdu. Tekillikte -bir tekillik- ise (nokta yetersiz/yeterli olur) denklemler çöker ve durağan olunur. Evren doğrudan mutlak durağan olmadığından sınırlı enerji açısından var-yok(01) kıyaslamasına tabi tutulur zira yetebileceği alan da sınırlı olmalıdır. Evrenin içini “var”, dışını “yok” diye kabul edecek olursak:
1) Evren hakkında zamanla genişlediği konuşulur. “Yok” olan mekanda hacim kaplanabilir mi? Kaplanabiliyorsa genişleme gerçekleştikçe yokluk azaltılıyor, yokluğun hacmi “var”a mı dönüşüyor? Yokluğun hacmi çepeçevre olarak kapsayıcı(sınır koşulu) ise evrenin varlık derecesi 0(sınır koşutu) ile çarpılır, zaten sırf kendi kendine (kendisi ne?) bulunamadığından bu durumda başlangıç koşulu da 0 olmalıdır. Böylelikle, “yokun istihkakı yok olmaktır” üzre evrenin varlık derecesinin soyut olduğuna varılır.
2) Gerçekleşmeler değişimle olur, değişim ise etkileşim ile bulunur. Olmayan bir şeyle değişime nasıl girilir (şekil1)?
Etkileşime girmeden hiç bir değişim gözlemlemedik.
3) 1 ve 2. nin cevabına göre evrenin koordinatları şekilleniyor mu? “Bir şekil” de olsa şekilleniyor, yani bulunuyor, bulunuyorsa “koordinat” bulunabilir/olunabilir; koordinatın bulunma (koordinatın koordinat olma) dereceleri 1.deki gibi soyutlukla iç içe, 2.deki gibi etkileşim açısından sıkışmış ve 3. yani bu sorudaki gibi de yer yer değer verilebilen bir halde(iç koordinat hali ile dıştan koordinat belirleme hali).
Öyleyse mahlukatta ikililikli yani galebe nöbetleşmesi olan bir yapı var(1). birleşik kuram*dan bir parça olarak(2) -eğer bir denklem varsa ki var da- sayıların teklemesi* vs bağıntısında bir denklemin içi sayısal olmuş-bitmişlik (hem olur hem olmaz), dışı ise 0 ın koşut koşulu ilişkisindeki iletişim mevkisindedir(3). Yani her an yaratılış devam etmelidir. Bu, olmuş-bitmişlik’ten olan sonsuzluklar yani ♾️un ♾️derecesi ile, zaten olarak var olan yokluktaki varlığın ,1 in(01/01=01), varlanmasıdır; statiklik-dinamiklik’teki ilişki de ‘O’ örtüşmesi gibidir:
Açıklamalar:
Şekil1

(1) Modern bilim tartışmalarından örnek: evrenin başlangıcında/işleyişinde, parçacık sayısı kadar anti parçacık minvalinde parçacıkların birbirlerini yok etmemesi, yani bir devamlılık için doğrudan “0(sıfırlık)” yerine “+1(birlik)” durumu.
(2) Bütünleşme’nin, makro ölçekte bütünselleşme ve mikro ölçekte küreselleşme’sine işaretle bilimin ilimi ispat etmesi üzere (birleşik kuram istikametinde) denklemi açığa çıkaran denklemde tabiiliğin tabi ve tabiliğin tabii olma durumu ,betimleme ve belirtme ♾️unun ♾️derecesi, bir tür hiçlikte olarak, zaman geçtikçeki gençleşmeyle her bir denklemi bir bir “ispat” eder (iki kapağın arası Kur’an ,ve tefsiri, değildir. Kur’an-ı Kerim, “birleşik kuram”ın ta kendisidir).
(3) Lineerliğin kaos/düzen ilişkilerinde olduğu şu doğada, doğrudan olan lineerlik doğada doğal olan işleyiş değildir; bir nevi iletişimi gerektirir, sözel vaziyetleri beraberinde getirir. Gerek yaratım olsun, gerek yaratım için icab bulan hata. Yani “Kün Fe Yekün” perspektifinde matematiğin bilimin dili olması vs.