Engeller
781 Okunma, 1 Yorum
Mahir Kaynak - Star
Süleyman Karagülle

13/01/2012

 

-Türkiye’nin orta doğu etkinliğini engelleyen dış güçler, içteki yandaşlarını kullanırlar. MİT bunları orduya bildirmelidir.

-Dış güçler ülke içine etkilerini MİT aracılığı ile yaparlar. Gizli çalışmalara sızmaları en kolay şekilde sağlanır. Bunlar davranışları ve konuşmaları ile müspet ilim tarafından çözülür.

 

-Milliyetçi veya devletçi partiler sadece Türkiye’nin çıkarlarını düşünürler. Oysa kendimizi çevrede tecrit edemeyiz.

-Devletçi partiler milleti devlete feda ederler. Dinci partiler devleti dine feda ederler, Milliyetçi partiler dini ve uygarlığı millete feda ederler. Uygarlıkçı partiler de devleti uygarlığa feda ederler. Adil Düzen çalışanları ise devleti, ulusu, dini ve uygarlığı birbirini tamamlayan cüz kabul eder, çıkar paralelliği içinde Türkiye’yi çevreleyen dünyaya entegre eden bir düzeni hedeflemişlerdir.

 

-Bölgenin çıkarları düşünülmeli. Etkin güçlerle uzlaşılmalıdır. Güçlü olursak uzlaşırlar.

-Türkiye dünyanın büyük savunma gücü haline gelmeli. Türkiye siyasi güçlere etkin olmaya çalışmamalı. Türkiye ülkesinde Adil Düzen kurup dünyaya III. bin yıl uygarlığına ulaşmada hizmet vermektedir. Hâkim veya hadim değil ortak olmalıdır.

 

- MHP milliyetçi olduğu, CHP devletçi olduğu için bölgede etkin güç olmamızı istemiyorlar. Dış güçlerin ne yapacakları daha belli değil. Basını karşı tarafa itebilirler.

-Dışarıda birbirleriyle savaşan iki güç vardır. Biri ABD, Çin, Sovyetler ve AB’nin hâkim olduğu İnsanlık, diğeri de mali gücü hala elinde tutan sömürü tekel sermaye gücü. Sermaye üçüncü cihan savaşını çıkarmak istiyor. Sermayenin en büyük hasmı Müslüman Türkiye’dir. Çünkü din sermayenin tekeline son verecek tek güçtür.

 

- Mücadele, büyük güçler arası düzen mücadelesidir. Orta doğuya etkili olursak biz de onlar arasında oluruz.

-Düzen mücadelesi yok. Çözümsüzlük mücadelesi var. Sorunlar çözülmeyince savaş olur. Türkiye Adil Düzen’le sorunları çözse, süper güç olmayacak süper güç sistemine son verecektir. Bu cümle iyi bellenmelidir.

 

Tamamı için Not supported field expression!

 

Ters tepti

19/01/2012

 

-Paris’te üç kadının öldürülmesi istenenin aksini doğurdu.

-Şimdiye kadar tekel sermaye insanları koyun sürüsü gibi kullanıyordu. Buna ilk tepki İzmir Akevler tarafından verildi. Gayesi "Çalışmada ve yaşamda birbirleri ile anlaşabilecek kimseleri bir araya getirerek aralarında içtimai ve iktisadi dayanışma ve yardımlaşmayı gerçekleştirmektir.” şeklinde ortaya koyan kooperatif gruplar arası çatışma yerine gruplaşma ve barış içinde yaşamayı hedefledi. Milli Görüş, İran devrimi, Sovyet devrimi ve sonunda AB’nin gelişmesi. İnsanlar bilinçlendi. Sürü olmaktan çıktı.

 

-Kürt sorunu bölücü olarak algılandı. Oyuna gelindi.

-Kürt sorunu diye bir sorun yoktur. Bu ülkede Kürtlerin ne sorunu varsa Lazların, Gürcülerin, Hemşinlerin, Manavların, Arnavutların, Çerkezlerin, Arapların ve Türk ırkından olanların da aynı sorunları vardır. Bu sorun tamamen iç sorundur. Türkiye’de PKK sorunu yoktur. Dış sermayenin taşeronluğu sorunudur. Ekonomik ve sosyal şartlar onlara zemin oluşturmuştur.

 

-Irsi vasıflar insanlar için aşağılanma kaynağı olmamalıdır.

-İnsanlar kendi atalarının mirasına varis olurlar o mirası çocuklarına devrederler. Herkes aldığı mirası daha iyi bir hale getirerek çocuklarına devretmeli. Mirasın kötüsü yoktur. Daha iyisi vardır.

 

-Kürtler ve Türkler beraberdi. Birlikleri devam ederse daha büyük olurlar.

-Ocak, bucak, il, ülke ve insanlık iç içe siyasi kuruluşlardır. İnsanlar kişiliklerini koruyarak topluluk oluşturma özelliğine sahiptirler. Kuruluşların küçülmesi özgürlükleri, büyümesi ise beraberliği oluşturur. Hicret demokrasisi ile sorun çözülmüştür.

 

Tamamı için Not supported field expression!

 

NOT: Yazıda yer alan italik ifadeler Süleyman Karagülle’ye aittir.

 

 

Yorum:

PKK’nın tasfiyesi

Sermaye, bedava elde ettiği dolarla istediği örgütü kurar, ona yapacağını yaptırır. Sonunda onu tasfiye eder. Hitler’e Alman milliyetçi partisini kurdurdu. İkinci cihan savaşını çıkardı. İşi bitince intihar ettirildi veya öldürüldü.  Bu görevi layıkıyla yerine getiren Almanları ve Japonları mükâfatlandırdı. Yenildikleri halde ekonomik bakımdan en güçlü güçler haline getirildiler.

Saddam ise verilen görevi yerine getirmedi, Kaddafi getirmedi, Esat başaramadı. Şimdi onları tasfiye ediyor.  Hepsinin akıbeti Saddam’ınkine benziyor. Araplar da görevi yapamadılar. Dinsizleşmediler. Türkiye’yi yok edemediler, İran’ı yok edemediler. Akıbetleri iç boğuşmaları olacaktır.

PKK’ya verilen görev vardı. MİT Öcalan aracılığı ile kurdurdu. Görevi yerine getiremediler. Türkiye’yi yıkamadılar. Sevr’i gerçekleştiremediler. Şimdi PKK’yı tasfiye ediyor. Görevi yapamadıkları için tasfiye ediyor. Onları kendisine isyan eder hale getirmemek için de Öcalan’ı köşkte yaşatıyor, şimdi tüm PKK’lılar Türkiye’nin efendileri olacaklar. Onlarla mücadele eden askerler hapishanede. Onlar da Türkiye’nin Almanları ve Japonları olacaktır.

Sonra sermaye yeni elamanlarla yeni PKK kuracaktır. PKK’lıların sonunda refaha erdiklerini görünce herkes buraya katılmak için can atacaktır. Yeniçeri ordusu böyle yaşatılmıştır.

Bununla beraber PKK sorununu çözmeyelim demiyoruz. Sermayenin bu kararını sermaye karar verdi diye ret edelim demiyorum.

Şunları yapmalıyız:

a)PKK’lılarla uzlaşırken onlarla mücadele eden gazilerimizi, ordumuzu ve güvenlik güçlerimizi daha çok taltif etmeliyiz. PKK ile mücadele eden hiç kimse hapishanede olmamalıdır. Suçlu olsa da affedilmelidir.

 

b)PKK’da şehit olanların varisleri de en az gazileri kadar taltif edilmelidir. Şehitlerin varislerini taltif etmezse, gerektiğinde yeni şehitlerimiz olur. PKK’lılar “Ben ölsem bile çocuklarım mağdur olmaz. Onları refah içinde yaşatırım.” derler.

 

c)PKK’lıları affetmek serbest bırakmak yetmez. Onlara ev ve iş vermeliyiz. Yoksa aç kalınca başkalarının taşeronu olurlar. Kaçakçılığa başlarlar, Hırsızlığa başlarlar. Onları mutlaka rahat yaşatacak şekle getirmeliyiz. Sermayenin kaynağını kurutmalıyız.

 

d)PKK’lılara sağladığımız ev ve iş imkânlarının az iki katını bütün vatandaşlara sağlamalıyız. Yoksa onları anarşist avcılarının kucağına atmış oluruz.

İşte bizim yüz lojmanlı işyeri apartmanları bu sorunları kökünden çözecektir. Kulak verirseniz kurtulursunuz, vermezseniz PKK ile birlikte helak olup gidersiniz.

 

 

 

Süleyman Karagülle


YorumcuYorum
Reşat Nuri Erol
24.01.2013
10:41

ALİ BULAÇ'IN BUGÜNKÜ "‘Demokrasinin İslam’la sınavı!’ (1)" BAŞLIKLI YAZISINDAN BİR PARAGRAF:

Tabii ki kimsenin kendini “İslamcı” diye isimlendirme mecburiyeti yok, “Müslüman ismi” hepimize yeter. Nihayetinde Allah’ın iradesine teslim olana ve ilahi hükümlere, yani Münzel Şeriat’e sadakati ve uymayı beyan edene “Müslüman ismini veren Allah’tır”. Fakat kişisel olarak “Ben İslamcı değilim, düz Müslüman’ım, Müslümanlık bana yeter” diyenlere –saygı duyarak- şunu sormak isterim: “İslamcı değilsiniz, peki yönetim felsefeniz, siyaset teoriniz hangi kaynaklara dayanır, hangi sosyo-politik modeli referans alıp toplumsal hayatı, sosyal ve iktisat politikaları tanzim etmeyi düşünürsünüz? Liberalizm mi, sosyalizmi mi, faşizmi mi veya başka bir sosyo-politik modeli mi?” İslamcıların iddiası (a) İslam (Kur’an, Sünnet ve Müslümanların tarihi tatbikatı ve tecrübesi) referans alınarak, bugünün sorunlarını çözmeye elverişli bir sosyo-politik sistem geliştirmek mümkündür. (b) İslam bir bütündür: İman, ahlak, ibadet, muamelat ve ukubat. Bölünme kabul etmez, Kur’an, sıklıkla ve ısrarla “İman ve salih amel”i bir arada zikreder. İman; itikad ve ahlakı içerir, ancak Müslüman tek başına imanla yaşayamaz; imanı salih amelin, yani ibadet, muamelat ve ukubatın da takip etmesi lazım. İman ve salih amelin birbirinden koparılması, Müslüman’ı tek ayaklı hale getirir.





Sayı: 188 | Tarih: 20.01.2013
Ahmet Hakan
Bir insana not verirken nelere bakmak gerekir
İnsan analizi
855 Okunma
1 Yorum
Lütfi Hocaoğlu
Mahir Kaynak
Engeller
PKK’nın tasfiyesi
781 Okunma
1 Yorum
Süleyman Karagülle
Mehmet Barlas
Demek toplum Birand türü gazeteciyi seviyormuş
Kuran Yoldaşlığı
737 Okunma
1 Yorum
Tayibet Erzen
Hüseyin Gülerce
Dink Cinayeti,2007 Darbesi
Hedef Millet
736 Okunma
1 Yorum
Zafer Kafkas
Yusuf Kaplan
İnsana yatırın yapmadan aslâ!
Bismillah!Müçtehit Yetişme Merkezine
707 Okunma
1 Yorum
Ali Bülent Dilek
Mehmet Şevket Eygi
Kuran, Sünnet, Şeriat Dairesi İçinde Hizmet Etmek
Cennet Küçük Olmasa Gerek
678 Okunma
1 Yorum
Emine Hocaoğlu