Güç mü,fikir mi?Hangisi"güç"?
887 Okunma, 1 Yorum
Yusuf Kaplan - Yeni Şafak
Ali Bülent Dilek

 

Güç mü, fikir mi? Hangisi "güç"?

 

Yusuf Kaplan
ykaplan@yenisafak.com.tr

27 Temmuz 2012 Cuma

Ulus-devlet'in tarihi üç asır sadece. Modernlikle birlikte varoldu ulus-devlet. Hangisi hangisinin varlık nedeni? Bilinmiyor...

Modernlik de, ulus-devlet de fikrin güce dönüşmüş timsalleri, ruhsuz heykelleri. Ruhun, insan ruhunun ve insanın ölüm cezasını kesen biletleri.

Ulus-devlet, feodal ya da barbar devletin terbiye edilmiş ama her zaman yeniden barbarlaşacak, barbarlığı yeniden hortlatacak bir örneği.

***

Ulus-devlet ile modernlik, birbirini hem vareden, hem de yok edecek dinamiklere sahip iki dinamit. Birinin patlaması, diğerinin de çatırdamasının nedeni.

19. yüzyılın sonu, 20. yüzyılın başı, ulus-devlet fikrinin hem zirve, hem de zırva çağı oldu Avrupa'da. Alman ulusalcılığı zirve yapınca zıvanadan çıktı, patladı ve bütün Avrupa'yı çatırdatan, tarumar eden bir çatışmanın tam ortasına fırlattı.

Avrupa'nın kurucu, dünyayı sömürgeleştirmesinin itici gücü ulus-devlet, 20. yüzyıla gelince, Avrupa'nın yıkıcı gücüne dönüştü. Modernliğin dinamikleri, 20. yüzyılda Avrupa'nın dinamitleri olup çıktı: Akılcılık, bilim, bireycilik, teknoloji, milliyetçilik, Avrupa'yı kuran dinamik'lerdi; ama 20. yüzyılın başında bu dinamikler, Avrupa'yı yıkan dinamit'lere dönüşmekte gecikmedi.

***

Avrupa'nın birliği fikri, görünüşte ulus-üstü bir fikir ama gerçekte ulusal güçlerin kendi güçlerini ve egemenliklerini pekiştirme aracı. Avrupa'ya ruh üfleyecek, heyecan verecek, bütün Avrupa'yı aynı ortak hedefe kilitleyecek bir üst fikirden yoksun Avrupa.

Nasıl yoksun olmasın ki: Bir yanda, amip gibi parçalanan orta ve güney-doğu Avrupa var; öte yanda ise, temelde Almanya'nın ve İngiltere'nin iki farklı yöne çekerek sözümona bir araya geleceği ham hayal beklentisine kapılan bir başka Avrupa: Fizikteki itme-çekme kanunu böyle mi işliyordu?

Almanya, kıtayı coğrafî dilimlere parçalayıp bu dilimleri bir ipe dizerek Avrupa'yı kurmaya çalışıyor. İngiltere ise, hem Avrupa'nın güneyinden, hem de kuzeyinden Almanya'nın ipe dizdiği ülkelerin halkalarını Almanya'nın boğazına dolamaya, Avrupa'yı dış hatlarından kuşatarak yıkmaya çalışıyor.

2008 yılından itibaren yaşanan, Avrupa'nın bütününde derin izlere yol açan ekonomik kriz, Birleşik Avrupa Devletleri hayalinin birkaç yıl içinde hayalete dönüşmesine yetti: Hayattaki etme-bulma dünyası kanunu bu muydu acaba?

***

………………………………………………….

Modernlik, hem kurucu bir fikirdi; hem de yıkıcı bir fikir. Güce dayalı bir fikirdi; gücün ürettiği ve gücü yeniden üreten bir güç fikri.

Modernlik, Avrupa'yı kurdu ve yıktı. Ama kendisi de bitti ve yıkıldı gitti çoktan. Yerine geçen postmodernlik, kurucu bir fikir'den yoksun: Sadece "yıkıcı" bir fikir, postmodernlik.

Batı'da fikir bitti: Güç fikri, fikri gücünden ve yerinden etti. Şu an, Batı, dünyaya fikri güçlü olduğu için değil, gücü güçlü olduğu için çeki düzen veriyor.

Ulus-devlet de, modernlik de fikrin gücünden ziyade, gücün fikriydi, çatışmaya ve güç devşirmeye dayalı bir güç fikri. O yüzden ikisi de bitti ve gitti.

Şimdi, dünyanın insana güç değil, fikri; çatışma değil, erdemi; simülasyon değil hakikati; düşmanlığı değil dostluğu; barbarlaşan uygarlığı değil insanlaşan medeniyeti armağan edecek "güç"lü bir fikre ihtiyacı var.

Bu fikir bizde, burada, çilekeş Müslüman coğrafyada var. O yüzden çirkefler, bütün çirkeflikleriyle buradalar; bu fikrin yeniden burada olmasını, hayat bulmasını, hayata çeki düzen vermesini engellemek için.

***

Ulus-devlet, bir din gibi işlev gördü: Sahte bir din gibi. Bütün sahte dinler gibi de, önce ayarttı; sonra da yok etti.

***

Ulus-devlet, sadece Batı'da varolabilmiştir. Batı'nın dışında "ulus-devlet" diye icat edilen devletler, ya örneğin kültürel genleriyle oynanan, hormonlu Japonya ve bilumum uzak Asya ülkeleri gibi "uyuz-devlet"ler ya da örneğin petrodolar şeyhlikler veya Baasçı "şebeke-devlet"ler gibi "uydu-devlet"ler olabilmiştir. Bir de "uyduruk devlet"ler var sayıları sürgit artırılan.

***

Ulus-devlet, Müslümanlar için, bir ufuk daralması, bir ruh kararması ve yapay sınırlar kuşatmasıdır.

Ulus-devlet, bizi, bölgemizi tam bir çıkmaz sokağın eşiğine fırlattı: Şimdi bir Kürt devleti fikri gerçeğe dönüşmek üzere. Ne işe yarayacak bu "uydu-devlet", mayın tarlası ve serseri mayın işlevi görmekten başka?

Umarım, yaşanan tıkanma ve kuşatma görülür de güçlü bir medeniyet fikri etrafında bir çıkış yolu aranır. Yoksa bu gidiş, gücün, fikri ilelebet tarihten uzaklaştırmasıyla sonuçlanabilir: Bu, insanlığın sonu olur elbette...

Ama güç elde edilen fikrin gücü, gücün hayat bahşedecek ve ruh üfleyecek bir fikri yok etmesine izin vermez.

http://yenisafak.com.tr/Yazarlar/?i=33375&y=YusufKaplan

YORUM;

PARAYLA DEĞİL SIRAYLA

Karanlığın peşine takılanlar aydınlığa ulaşamazlar.

Ama karanlık nedir aydınlık nedir onunda tarifi yapılmalıdır.

Kimler doğru tarifi yaparlarsa sıra onlarda demektir.

Tarif ise “efradını cami’ağyarını mani’”olmalıdır.

Bu ise “Peygamberler İlmi”’ni bilmeyi gerektirir.

Çok kolaydır samimi olarak istemek ve çalışmak.

Babaannem bile bilebilir.

Sizinde dedeniz..

Demek ki ya istenmiyor ya çalışılmıyor.

Ama isteyen ve çalışanlar mutlaka var olmaya devam ediyorlar.

Sadece “bende Adil Düzen çalışanı oldum”deyip işin

bir ucundan tutmak kadar basit…

Sabırla bekliyor ve çalışıyoruz.

Allahım çalışanlarımızı ve çalışmalarımızı milyonlarca kat arttır…

 

 

 

 

Ali Bülent Dilek


YorumcuYorum
Reşat Nuri Erol
30.07.2012
22:00

BU DUAYA MİLYONLARCA ÂMİİİİN DİYELİM;

ÂMİİİİİİİİİİİİİİİİİİN.............





Sayı: 163 | Tarih: 29.07.2012
Mahir Kaynak
CHP’nin ideolojisi
Devlet Kurmak
2642 Okunma
28 Yorum
Süleyman Karagülle
Ahmet Hakan
‘Esat gitsin’ derken fena halde plansız
Arz-ı mev’ûd
1214 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Mehmet Şevket Eygi
Görülmemiş bir Hürriyet ve Fırsat Var Ama...
Kuransız Hayat
894 Okunma
Emine Hocaoğlu
Yusuf Kaplan
Güç mü,fikir mi?Hangisi"güç"?
PARAYLA DEĞİL SIRAYLA
887 Okunma
1 Yorum
Ali Bülent Dilek
Mehmet Barlas
"Büyük Kürdistan" bir Amerikan sorunudur
Mücadele ve Umutsuzluk Arasında
860 Okunma
Tayibet Erzen