Özer Ataç
En Uzak Batı
25.11.2023
903 Okunma, 0 Yorum

‘En Uzak Batı’   (*)

 

Endülüs;  Avrupa’nın batı ucunda M.S. 711 -1492 yılları arasında zamanına büyük parıltılar sunup sahneden çekilen yıldız. Tarih okuyucularının platonik aşkı. Merakı tükenmeyen yaşanmışlık. Avrupa devrimi,   Yeniden Doğuş/Rönesans  ağacının  tutunduğu toprağın en ‘sağlıklı’ kökü.   Karanlık Orta çağ Avrupa’sının  aklı kilitli  zalim din bezirganlarına karşı duruş cesaretinin ve laikliğin esin kaynağı. (1)  

Kuzey Batı Afrika’nın ilginç ülkesi Fas’a bir vesile ile bir haftalık tura gittim. Giderken daha önce okuduğum Kültür tarihçisi Tom Block’un  ‘Şalom, Selam’  isimli kitabı yeniden okumak için yanıma almıştım.  Kitap Museviler ve Müslümanlar arasındaki Sufizm, gizemcilik özdeşliğinde tarihsel kardeşliğini konu alıyor.  Ayrıca Yahudiliğin 8. ve 11. Yüz yıl Altın Çağı’na el veren İslam korumacılığını, onların felsefi derinleşmesini, hatta Arap gramerlerinden yararlanarak batı Akad dilini bu günkü İbraniceye  dönüştüren kültür ortamının  Kuzey Afrika ve  Endülüs İspanyasında oluşmasını anlatıyor. Yani kitap,  Endülüs merkezinde  Fas’ın  tarihsel gizemcilik  köklerine  dair bilgi hazinesi. İyi ki  yanıma almışım.

Kitabı uygun vakitlerde tekrar okumam; kısa ziyaretimde derin gizemciliğin oradaki köklerini taşıyan,  işi  bilen bedevi ustaya rast gelme umudu uyandırsa da Amerika’da asimile edilmiş Kızılderililerden arta kalan  ‘turistlik stüdyoların’ ötesinde bir tanıklığı aşamadı.

*

Genel görünüm Türkiye’nin  neredeyse elli yıl gerisinde izlenim veriyor. Enflasyon resmi rakamlara göre %6,3 oranında. Rehberimiz Türkiye’den buraya yirmi yıl önce gelmiş. Dediğine göre elektrik, yakıt, ekmek fiyatları yirmi yıldır değişmemiş. İlgimi çeken zamanlardan arta kalan 600 bin Yahudi Arabın Fas’ın derin ekonomisinde belirgin bir payı olmasıdır. Kanımca bu ülke,  gelecek buhranlı zamanlar  için potansiyel bakirlik arz ediyor. Okyanus kıyı  yerleşim yerleri çevresinde yeni  inşaatlar aheste devam ediyor. Sanki ‘yeterli’ büyük sermaye gelmeden ülkenin umut verici silkinişe geçeceği yok.  

 

*   

Önce Fas’ın en batısındaki Atlas Okyanusunun liman  şehri Kasablanka ’ya indik. Uçak iniş için alçaldığında,  çoraklığı ürkütücü uçsuz sahranın altımızda belirmesi bana kuzey ülkelerindeki yağmur ve yeşilin kutsanmış  değerini  minnetle hatırlattı. Casablanca  İspanyolca ‘Beyaz ev’ anlamına geliyor. Fas’ın en batısında; kuruluşu 7. yüzyıla dayanıyor. 19.yüzyıl Fransız Güzel Sanatlar Akademi   mimarisinin kalıcı izlerini  yeni yapılaşma ‘güncelleyerek’ takip ediyor.   

*      

Fas’ın 1942 yılında çevrilmiş ünü tükenmeyen, şehrin adını taşıyan Hollywood yapımı Casablanca isimli  filmi hatırladım.  Anlatımı 2.Dünya Savaşı  sırasında Hitler’den kaçan Avrupalıların  yığıldığı, bir kısmının  Amerika’ya  kaçmak için yollar aradığı;  karaborsanın, ajanların  fink attığı, eski lüks  yaşamlarını kaybetmiş kaçakların  arafta  olduğu;  yüzeyinde,  semptomik hale gelmiş  aşk ayrılığını konu alan   film,  Casablanca adlı gece kulübü merkezinde işlenmiş.   Filmin mekanı,  Kültür Bakanlığınca  korumaya alınmış; fakat  ara ki bulasın.  Eski surların ardında sanki saklanmış;  hem de tüm öyküye şahit  ünlü piyanosuyla. Bu anı,  hırsı baskın bencil   Avrupa’nın  kendine neler ettiğinin  ‘sivil versiyonu’ olarak devam edecek.

*

Yöreyi  Arap petrol zenginleri keşfetmiş. Yeni dönemin gösterişli mimari konutlarıyla  kale içine  yerleşmişler. Okyanus kıyısı yüksek  rant zamanlarını kendinden emin şekilde bekliyor; bakir ve bomboş.   Eski Türk filmlerindeki İzmir,İstanbul’un  bakımsız boş kıyılarını andıran,  okyanus kıyısı  bol vaktin  keyfini çıkarıyor.   

Güneş,  onca gücüne rağmen,   Atlas Okyanusu’nu maviye dönüştürememiş;  Yağmur, ıslak yeşil, Akdeniz’in mavisi insanlık için  hep değerli olacak.  Burada tüm ufuk,  griye boyanmış. Eğri büğrü yazlık  lokantalarda oturup  ufuğu seyredecek izleyiciler,    gri ufukta yalnızlığın en derin deneyimini yaşayabiliyor.

*

Şehir merkezindeki oteller ‘doldur- boşalt’ çalışıyor.  Akşamları bol  güneş ışığının perdelediği başka bir yüz sokaklarda ortaya çıkıyor: Afrika’nın fakir göçer  nüfus ağırlığı ışıldaklı karanlığa   rağmen,  daha belirgin ortaya  çıkıyor. Meydanın bakımsız diplerinin asitli kokusu      daha fazla duyuluyor. Kepenkleri kapanmış bütün dükkanların önleri,  küçük gazlı tüp ışıldakların eşliğinde yere serili örtülere sıralanmış sahte markalı  eşyalarla dolu. Yaklaştığınızda yaşlılığını gölge ve makyajla gizlemiş   ‘cazibenin’ iticiliğini tüm markalarda fark ediyorsunuz.

Rehberimiz Mehmet Umutkan’dan   ‘kap-kaç’ın olduğunu,  fakat darplı kavganın olmadığını;  polisin bir kısmının silah taşıdığı şeklinde   görece güven veren  telkinleri alınca, aydınlığı yoğun meydan kafelerin birinde oturup bir şeyler içerek çevreyi izlemeyi sürdürmekistiyorsunuz.

Karadeniz çay yaprağından  daha iri yapraklı, aroması tropikal  Seylan  çayı geleceğini umarak çay istiyorsunuz;  “ne de olsa Arap ülkesi”,  diye düşünerek. Sipariş alacak olan, “ mint tea?”  diye siparişinizi tekrar ediyor; ısrar etmeden “tamam” deyip,   yerli  nane çayını bekliyorum.  Kaynar suda demlenmiş taze nane yapraklarının  kırmızı savan toprağındaki tadı  biraz farkı olacak tabii. Yine de “ illa siyah çay”,  derseniz;   “ buyurun poşette İngiliz liptonu,” diyorlar.  Bildiğimiz demlikle çay,  kendini hemen özletiyor.

 

*             

Bugünkü kentin 7. yüzyıl inen köklerinde Anfa isimli küçük  Berberi balıkçı limanı varmış. 14 yüzyıl   sonra buraları İspanyolların, Portekizlerin Fransızların  Avrupa’nın klişe Kral çekişmesinden  kaçış bölgesi olmuş. İlginçtir;   şimdilerde buraları  aynı şekilde  Batı Avrupa ülkelerindeki sömürü girdileri azalan, kaçak göçmenlerin çoğaldığı  umutsuz stresten  bunalmış ‘uyanık’  ticaret erbabının gevşek model ticaret bölgesi, diğerlerinin ucuz emeklilik diyarı olmuş.

Benzer şekilde  eskiden buyana Dünyanın bir çok yerinde ana karaya yakın bölgeler,   eko politik rezerv alanları olmayı sürdürüyor.  İktidar sahipleri yada muhaliflerinin yürürlükteki yasal sınırlamalar, baskıların  görece gevşek ‘teneffüs’ alanlarına ihtiyaç duyduğu bölgeler daima olacaktır.  Eski Sovyet Rusya’da Kırım, Çin’de Taiwan, Hürmüz Boğazı’ Keşm adası,  Doğu Akdeniz’n Kıbrıs, İtalya’nın Sicilya, Amerika’da Küba gibi adalar  geniş kara bölgelerine göre  bu tür ‘muafiyet’ işlevlidir.

*   

Portikezliler 1515 yılında  Atlas Okyanusu kıyı  limanlarını ele geçirince, şehirleri yenilemişler. Anfa ismini  Casa Branca olarak değiştirmişler.  Sonra Kuzenleri İspanyollar; 1907 yılında Fransızlar toprakları aralarında paylaşmışlar.  Fas, İspanya’dan ve Fransa’dan bağımsızlığını 1956 yılında kazanmış. Şimdi parlamenter monarşi ile yönetiliyor.  

Fas bağımsızlığını kazanmasından bu yana Berberiler dışında halk,  kendi içinde Fransızca konuşuyor. Fas’ın karasal şehri Marakeş,   Fransızlar için  ‘arka bahçe’ olması özel bir inceleme gerektiriyor. Son yıllarında yolsuzluk skandalarının odağına giren 1995-2007 yılları arasında Fransa’nın Cumhur Başkanlığını yapmış Jacques Chirac’ın   emekliliğini geçirdiği Marakeş’te vefaat ettiğini rehberimizden işittim.      İspanyol, Fransız üniversite gençleri,  hafta sonları  buralara  gelip ucuz tatil yapmaları çok sıradan olmuş. Onlar için  ucuz, bakir, ‘özgür’  seçenekler sunuyor.

*  

Daha sonra kara yolu ile güneye,   ikisi  Okyonus kıyısında olan önce en derli toplu yerleşim yeri   Başkent Rabat’a;   ardından,  bilenlerin ‘eski Bodrum’ dedikleri Ezzaouira/Essuare’ye (Suvayr) gittik.  Eski adı Magador olan Essuare’nin  kökleri tarih öncesi zamanlara kadar iniyor.  

Körfezinin  açığındaki Purpuraires adaları,  şehri  tutunmasız dalgalardan kısmen koruyor. Bu yüzden Berberiler adaya ‘iyi korunan’ anlamına gelen Amogdol demişler. Hele, Game of Thought dizisinin son bölümlerinin çekildiği;  Atlantiğin kıyısında Portekizlerin inşa ettiği,  hayran olunacak puslu  kale burçlarından bakınca.   Kalenin dip kayalarına vurup  patlayan dalgaların metrelerce yükselmesini seyrederken,  insan derin tarihin gizemine düşmeden  edemiyor.      

Portekizler şehri   İspanyollardan ele geçirmeden önce,  gemilerinden yaptıkları  uzun mesafeli top atışlarıyla yakıp yıkmışlar. Sonra,  eskisinden daha güzel yenileyip,  adına kendi dillerinde ‘yenilenmiş şehir’  demişler.

Burası   Fas’ın  en güzel,  hatta yaşanacak  şehri.  Reggae müziğinin yaratıcısı Bob Marley bu küçük yerleşim yerinde yedi yıl yaşadığını, onu ve kültürünü  çağrıştırıcı izlerini sokaklarında gezerken   çıkarabilirsiniz.  Aynı şekilde Rus kökenli Fransız ressam Nicola de Stael ‘de bu güzel yerleşkede konaklayıp eserler üretmiş.  

Son olarak,  ünü kendini aşmış,  Kuzeyindeki Atlas Dağlarına yaslanarak  karasal iklime sahip olmuş, adeta  Fransa’ya kodlanmış   ‘kırmızı şehir’ anlamına gelen  Marakeş şehrine hareket ettik.

 Devamı başka sefere.  

 

 

Açıklamalar:

 

 

(*) 8 yy Ön Asya bölgesindeki milletler Kuzey Afrikanın Batı ucuna  okyanus kıyısına El Mağrib (En Uzak Batı ) demişler. Bu günkü ismi ile  Berberilerin  vatanı Fas.   

(1) Bakara/2:256  “La ikrahe fiddin/Dinde zorlama yoktur. Böylelikle doğru ve yanlış kesin olarak ayrıldı. Kim yargılanmazlıkla baskı kuranı  kabul etmeyip, Allah’a inanırsa kopmayacak olana tutunmuş olur. Allah her şeyi bilen , işitendir.”  La: yapma; İkrah: Zorlama. Nerede ?  İzinde :Fi.  Neyin içinde: Dinin.  Sonuç: Dinin içinde zorlama yoktur; dinin dışında da olamaz. Yunanca Laos ismi Laikos sıfatı. Latince Laicus. Laos : Kitle,bütün, kaya, halk. Osmanlı döneminde La dini, gibi kök tanımlamaları yapılmış.

 

 






Çok Yorumlanan Makaleler
Özer Ataç
Hüseyin Kayahan
14.03.2023 670 Okunma
1 Yorum 22.03.2023 14:56
Özer Ataç
Hata Payı 3
26.03.2023 1645 Okunma
Özer Ataç
Hiç Güvenliği
9.04.2023 1347 Okunma
Özer Ataç
Evlada Düşkünlük
18.04.2023 1105 Okunma
Özer Ataç
Hata Payı 4
22.04.2023 969 Okunma
Özer Ataç
Antrakt
21.05.2023 1265 Okunma
Özer Ataç
YZ Çözümlemesi
22.05.2023 699 Okunma
Özer Ataç
Emanet/Geleceği Üretmek
25.09.2023 1582 Okunma
Özer Ataç
Ayna Yaşamlar
15.10.2023 1640 Okunma
Özer Ataç
‘Yolcunun’ Beka Tutkusu
30.10.2023 891 Okunma
Özer Ataç
En Uzak Batı
25.11.2023 903 Okunma
Özer Ataç
Setler
11.12.2023 214 Okunma
Özer Ataç
Somut ve Niyet-1
7.01.2024 964 Okunma
Özer Ataç
Somut ve Niyet-2
7.01.2024 869 Okunma
Özer Ataç
Somut ve Niyet-3
21.01.2024 836 Okunma
Özer Ataç
Somut ve Niyet-4
5.02.2024 617 Okunma
Özer Ataç
Bereat
25.02.2024 889 Okunma
Özer Ataç
Seçim-1
16.03.2024 1599 Okunma
Özer Ataç
Seçim-2
31.03.2024 817 Okunma
Özer Ataç
Seçim-3
14.04.2024 1563 Okunma
Özer Ataç
KYBALİON'DAN ESİNLEME; RUH, CAN, ÖZGÜR İRADE
6.09.2021 1813 Okunma
Özer Ataç
Harikalar Diyarı ya da Kozmik Kitabın Mürekkebi
28.10.2021 2325 Okunma
Özer Ataç
Taziye Diyaloğu
6.11.2021 2023 Okunma
Özer Ataç
Mevkilere Yemin Olsun!
27.12.2021 3491 Okunma
Özer Ataç
Mülksüzlüğe Soyunmak
16.01.2022 2578 Okunma
Özer Ataç
KENDİME SÖYLÜYORUM; KİMSE ALINMASIN!
25.01.2022 2701 Okunma
Özer Ataç
KARŞI ATEŞ
5.04.2022 2845 Okunma
Özer Ataç
Açılımlar
23.04.2022 2225 Okunma
Özer Ataç
Güven ve Güvenlik Sorunu
13.05.2022 2636 Okunma
Özer Ataç
Eylemeden Eylemek
24.05.2022 2931 Okunma
Özer Ataç
21 Küresel Efektif (*)
28.05.2022 2294 Okunma
Özer Ataç
Lotus
18.07.2022 2684 Okunma
Özer Ataç
Kaos Yürüyüşü
30.07.2022 1871 Okunma
Özer Ataç
Kuşak ve Sentez
29.08.2022 2619 Okunma
Özer Ataç
Türk Olmak
11.09.2022 2632 Okunma
Özer Ataç
Ters Manivela
26.09.2022 2037 Okunma
Özer Ataç
Mizansen
30.09.2022 3075 Okunma
Özer Ataç
Şirk
9.10.2022 3582 Okunma
Özer Ataç
Tedbir Felsefesi
23.10.2022 2248 Okunma
Özer Ataç
Vaat & Liyakat
6.11.2022 2298 Okunma
Özer Ataç
Köken
20.11.2022 2517 Okunma
Özer Ataç
Resen
5.12.2022 1099 Okunma
Özer Ataç
Sıla
18.12.2022 1104 Okunma
Özer Ataç
Yakınanlar
15.01.2023 1662 Okunma
Özer Ataç
Fark Perdeleri
31.01.2023 1902 Okunma
Özer Ataç
Hata Payı
12.02.2023 1329 Okunma
Özer Ataç
Hata Payı 2
26.02.2023 1881 Okunma
Özer Ataç
Dünyanın Bütün Kadınları
11.03.2023 1675 Okunma


© 2024 - Akevler