Reşat Nuri Erol
Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-25
23.04.2020
4425 Okunma, 4 Yorum

 

Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-25

‘SOSYAL TUFAN’ hatırlatmalarımı yıllardan beri sabır ve sebatla yaptım…

‘ADİL DÜZEN’in ülkemiz, ‘ADİL DÜNYA DÜZENİ’nin de tüm dünya için yegâne sosyal tufandan yani tüm sorunlardan kurtulma reçetesi olduğunu hatırlattım…

Virüsleri sırasıyla hatırlayalım; Kuş, Kene, Domuz, SARS ve KoronaVirüs!

Ve bir anda hayatımızın dört bir yanını kaplayan KORONAVİRÜS DÜZENİ!

KoronaVirüs vesilesiyle farklı değerlendirmeler yapılıyorken, biz ülkemiz ve dünya yani bütün insanlık açısından, yarım yüzyıllık birikim ve çalışmalarımız (Adil Düzen Çalışmaları) merkezli değerlendirmeler yaptık. 24 yazımızı geride bıraktık...

***

Nihayet, önceki gün, Yeni Şafak’ta, İsmail Kılıçarslan, “Toprağı ekmek, geleceği planlamak” başlıklı yazısında şunları yazdı: “Unutmayalım. “Zoru gelirse hayatta kalmak” için yapılabilecek şeyler listesinin ilk sırasında “gıdaya erişim” vardır. / Bu bakımdan korona salgını kapsamında alınan “ekilebilir tüm tarım arazilerini üretime katmak” tedbirini alınan diğer tüm tedbirlerden daha önemli ve hayati buluyorum. / Fakat açık konuşmak gerekirse bu konuda Tarım ve Orman Bakanlığı’nın açıkladığı paketi ilk basamak için bile olsa yetersiz buluyorum. Zira pakette sadece 21 ilde, çiftçiye tohumların yüzde 75’inin hibe edilmesi var. / Projenin amacını anlıyorum elbette. Buğday, arpa, kuru fasulye, mercimek, mısır, ayçiçeği ve çeltik gibi ürünlerin desteklenmesi rekolteyi artıracak, gıda arz güvencesi sağlanacak. Tabiri caizse “zoru gelirse” elimizde hayatımızı idame ettirecek kadar ürün olacak. Bu elbette iyi, çok iyi bir şey. / Yetersiz bulduğum kısım ise şu. Bence “ekilebilir tarım arazilerinin tamamının ekilmesi” projesi bir “destekleme planlaması” olarak değil bir “seferberlik” olarak ele alınmalı bu yıl için. 81 ile matuf, tohum destek kısıtlaması olmadan ve iyi planlanarak. Bu yıl Türkiye’nin ekim yapılabileceği halde ekim yapılmayan arazi büyüklüğü “sıfır metrekare” olarak belirlenmeli ve tüm tedbirler buna göre alınmalı. / Devlet arazilerinin çiftçilere kiralanması projesi kapsamında kiralanan arazilerden gerekirse bu yıl kira alınmamalı. Henüz kiralanmayan devlet arazileri ivedilikle tarımsal üretim için planlanmalı. Gerekirse tohumların yüzde yüzü ücretsiz dağıtılmalı. / Bunlar ya da başka tedbirler, orasını bilemem. Ancak bildiğim şudur. Bu yıl bu seferberlik “gelecek yıl zorda kalmamamız” için her yıldakinden daha önemli bir haldedir. / Biz tedbirimizi “en üst düzeyden” alalım da sonunda “boşuna almışız bunca tedbiri” diyelim. Her halükârda “keşke tedbir alsaymışız” demekten iyidir.

***

Bizim geçen haftaki haftalık ana yorumumuzun başlığı şöyleydi;

Korona virüs bahanesiyle intihara gidiliyor!” Dediklerimizin özünü verelim…

“Şimdi siz virüs (KoronaVirüs) sebebiyle bugünlerde dışarıya çıkmayı yasaklarsanız, insanların iş yapmalarını engellerseniz, özellikle çiftçilerin tarım yapmasına mani olursanız, insanları ölüme terk etmiş olursunuz. Eğer bunu bir köye yaparsanız, diğer köyler o köye yardım eder de yaşarlar. Ama bütün köylerde bu yasağı uygularsanız, ihracat ve ithalat da yoksa, bir yıl içinde bir milletin topluca intihar etmesine sebep olmuş olursunuz.

Bugün Sermaye (faizci tekel sömürü sermayesi) KoronaVirüs ile bu işi yapmaktadır. Nisan ayındayız ve bütün Anadolu’da bir yıllık üretim bu aylarda planlanır. Dünyada da çok farklı olduğunu sanmıyorum. Eskiden bir kimse tarlasını ekmediği zaman kendisi aç kalıyordu. Şimdi ise tarlayı ekmeyenlerle beraber tüm insanlar aç kalmaktadır. Bu şekildeki uygulamalarla veya sözde tedbirlerle insanlık intihar etmektedir.

Bir bakanlık herhangi bir konuda başarısız olunca hükümet başarısızlığı o bakana fatura eder ve onu görevden alır. Böylece halk yeni bakanlarla yeni çareler aramaya başlar ve başarıya ulaşılır. Virüste uygulanan yanlış siyaset sebebiyle Türkiye ölüme gitmektedir.

Savaşı düşünün; savaşta insanlar ölür. İnsanlar ölecek diye içinde bulunduğumuz savaştan kaçamayız. Kaçarsak, düşman gelir hepimizi öldürür. Virüsten korkup tarlayı ekmezsek açlıktan hepimiz perişan oluruz, hatta ölürüz...” Selam ve sağlık dualarımızla…

 

 

 


YorumcuYorum
Reşat Nuri Erol
23.04.2020
09:09


1967...1968...1969...AKEVLER 54 YILDIR ÇALIŞIYOR...2018...2019...2020

BİZLER ÇALIŞIYOR VE YENİ İSLÂM MEDENİYETİ’Nİ KURUYORUZ...

SİZLERİ DE ÇALIŞMALARIMIZA DÂVET EDİYORUZ; BUYURUN, BİRLİKTE ÇALIŞALIM...

ADİL DÜZEN 1060

“ADİL DÜZEN” III. BİNYIL MEDENİYETİ PROJESİDİR

“VE BİZE DÜŞEN SADECE MÜBÎN/AÇIK TEBLİĞDİR.” (KUR’AN; Yâsin Sûresi, 36/17)

Haftalık Seminer Dergisi; 1060. Hafta - 18 NİSAN 2020 - Fiyatı: www.akevler.orga tıklamak!

BU DERGİYİ HER HAFTA OKUTABİLİR.. ÇOĞALTABİLİR.. DAĞITABİLİRSİNİZ...

“ADİL DÜZEN” UYGULAMALARI YAPMAK İÇİN BİZLERE DANIŞABİLİRSİNİZ...

*KUR’AN VE İLİM SEMİNERLERİ; 1060. SEMİNER

“HİÇ BİLENLER İLE BİLMEYENLER BİR OLUR MU?” (KUR’AN; Zümer Sûresi, 39/9)

İ L İ M TALEP ETMEK HER MÜSLÜMANIN ÜZERİNE FARZDIR.” (Hadis)

AdresAKEVLER İSTANBUL KOOPERATİFLERİ MERKEZİZafer Mah. Coşarsu Sk. No: 29 YENİBOSNA / İSTANBUL Tel: (0212) 452 76 51

Tefsir Seminer Notları Yenibosna’da Cumartesi akşamları okunup tartışılmaktadır.

GAYEMİZ: Bu “SEMİNER NOTLARI”nın İstanbul, Türkiye ve bütün dünyada “OKUNMASIANLAŞILMASI VE UYGULANMASI”DIR. - ADİL DÜZEN ÇALIŞANLARI

***

*“ADİL DÜZEN” DERSLERİ/YORUMLARI

Korona virüs bahanesiyle intihara gidiliyor!

Süleyman KARAGÜLLE

***

*SEBÎLU’R-REŞÂD” / MAKALELER

Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-15

Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-16

Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-17

Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-18

Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-19

Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-20

Reşat Nuri EROL

***

FURKAN SÛRESİ- 13. Hafta

أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

تَبَارَكَ الَّذِي نَزَّلَ الْفُرْقَانَ عَلَى عَبْدِهِ لِيَكُونَ لِلْعَالَمِينَ نَذِيرًا (1) الَّذِي لَهُ مُلْكُ السَّمَوَاتِ وَالْأَرْضِ وَلَمْ يَتَّخِذْ وَلَدًا وَلَمْ يَكُنْ لَهُ شَرِيكٌ فِي الْمُلْكِ وَخَلَقَ كُلَّ شَيْءٍ فَقَدَّرَهُ تَقْدِيرًا (2) وَاتَّخَذُوا مِنْ دُونِهِ آلِهَةً لَا يَخْلُقُونَ شَيْئًا وَهُمْ يُخْلَقُونَ وَلَا يَمْلِكُونَ لِأَنْفُسِهِمْ ضَرًّا وَلَا نَفْعًا وَلَا يَمْلِكُونَ مَوْتًا وَلَا حَيَاةً وَلَا نُشُورًا (3)وَقَالَ الَّذِينَ كَفَرُوا إِنْ هَذَا إِلَّا إِفْكٌ افْتَرَاهُ وَأَعَانَهُ عَلَيْهِ قَوْمٌ آخَرُونَ فَقَدْ جَاءُوا ظُلْمًا وَزُورًا (4) وَقَالُوا أَسَاطِيرُ الْأَوَّلِينَ اكْتَتَبَهَا فَهِيَ تُمْلَى عَلَيْهِ بُكْرَةً وَأَصِيلًا (5) قُلْ أَنْزَلَهُ الَّذِي يَعْلَمُ السِّرَّ فِي السَّمَوَاتِ وَالْأَرْضِ إِنَّهُ كَانَ غَفُورًا رَحِيمًا (6) وَقَالُوا مَا لِهَذَا الرَّسُولِ يَأْكُلُ الطَّعَامَ وَيَمْشِي فِي الْأَسْوَاقِ لَوْلَا أُنْزِلَ إِلَيْهِ مَلَكٌ فَيَكُونَ مَعَهُ نَذِيرًا (7) أَوْ يُلْقَى إِلَيْهِ كَنْزٌ أَوْ تَكُونُ لَهُ جَنَّةٌ يَأْكُلُ مِنْهَا وَقَالَ الظَّالِمُونَ إِنْ تَتَّبِعُونَ إِلَّا رَجُلًا مَسْحُورًا (8) انْظُرْ كَيْفَ ضَرَبُوا لَكَ الْأَمْثَالَ فَضَلُّوا فَلَا يَسْتَطِيعُونَ سَبِيلًا (9)تَبَارَكَ الَّذِي إِنْ شَاءَ جَعَلَ لَكَ خَيْرًا مِنْ ذَلِكَ جَنَّاتٍ تَجْرِي مِنْ تَحْتِهَا الْأَنْهَارُ وَيَجْعَلْ لَكَ قُصُورًا (10) بَلْ كَذَّبُوا بِالسَّاعَةِ وَأَعْتَدْنَا لِمَنْ كَذَّبَ بِالسَّاعَةِ سَعِيرًا (11) إِذَا رَأَتْهُمْ مِنْ مَكَانٍ بَعِيدٍ سَمِعُوا لَهَا تَغَيُّظًا وَزَفِيرًا (12) وَإِذَا أُلْقُوا مِنْهَا مَكَانًا ضَيِّقًا مُقَرَّنِينَ دَعَوْا هُنَالِكَ ثُبُورًا (13) لَا تَدْعُوا الْيَوْمَ ثُبُورًا وَاحِدًا وَادْعُوا ثُبُورًا كَثِيرًا (14) قُلْ أَذَلِكَ خَيْرٌ أَمْ جَنَّةُ الْخُلْدِ الَّتِي وُعِدَ الْمُتَّقُونَ كَانَتْ لَهُمْ جَزَاءً وَمَصِيرًا (15) لَهُمْ فِيهَا مَا يَشَاءُونَ خَالِدِينَ كَانَ عَلَى رَبِّكَ وَعْدًا مَسْئُولًا (16) وَيَوْمَ يَحْشُرُهُمْ وَمَا يَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللَّهِ فَيَقُولُ أَأَنْتُمْ أَضْلَلْتُمْ عِبَادِي هَؤُلَاءِ أَمْ هُمْ ضَلُّوا السَّبِيلَ (17) قَالُوا سُبْحَانَكَ مَا كَانَ يَنْبَغِي لَنَا أَنْ نَتَّخِذَ مِنْ دُونِكَ مِنْ أَوْلِيَاءَ وَلَكِنْ مَتَّعْتَهُمْ وَآبَاءَهُمْ حَتَّى نَسُوا الذِّكْرَ وَكَانُوا قَوْمًا بُورًا (18) فَقَدْ كَذَّبُوكُمْ بِمَا تَقُولُونَ فَمَا تَسْتَطِيعُونَ صَرْفًا وَلَا نَصْرًا وَمَنْ يَظْلِمْ مِنْكُمْ نُذِقْهُ عَذَابًا كَبِيرًا (19) وَمَا أَرْسَلْنَا قَبْلَكَ مِنَ الْمُرْسَلِينَ إِلَّا إِنَّهُمْ لَيَأْكُلُونَ الطَّعَامَ وَيَمْشُونَ فِي الْأَسْوَاقِ وَجَعَلْنَا بَعْضَكُمْ لِبَعْضٍ فِتْنَةً أَتَصْبِرُونَ وَكَانَ رَبُّكَ بَصِيرًا (20) وَقَالَ الَّذِينَ لَا يَرْجُونَ لِقَاءَنَا لَوْلَا أُنْزِلَ عَلَيْنَا الْمَلَائِكَةُ أَوْ نَرَى رَبَّنَا لَقَدِ اسْتَكْبَرُوا فِي أَنْفُسِهِمْ وَعَتَوْا عُتُوًّا كَبِيرًا (21) يَوْمَ يَرَوْنَ الْمَلَائِكَةَ لَا بُشْرَى يَوْمَئِذٍ لِلْمُجْرِمِينَ وَيَقُولُونَ حِجْرًا مَحْجُورًا (22) وَقَدِمْنَا إِلَى مَا عَمِلُوا مِنْ عَمَلٍ فَجَعَلْنَاهُ هَبَاءً مَنْثُورًا (23) أَصْحَابُ الْجَنَّةِ يَوْمَئِذٍ خَيْرٌ مُسْتَقَرًّا وَأَحْسَنُ مَقِيلًا (24) وَيَوْمَ تَشَقَّقُ السَّمَاءُ بِالْغَمَامِ وَنُزِّلَ الْمَلَائِكَةُ تَنْزِيلًا (25) الْمُلْكُ يَوْمَئِذٍ الْحَقُّ لِلرَّحْمَنِ وَكَانَ يَوْمًا عَلَى الْكَافِرِينَ عَسِيرًا (26) وَيَوْمَ يَعَضُّ الظَّالِمُ عَلَى يَدَيْهِ يَقُولُ يَالَيْتَنِي اتَّخَذْتُ مَعَ الرَّسُولِ سَبِيلًا (27) يَاوَيْلَتَا لَيْتَنِي لَمْ أَتَّخِذْ فُلَانًا خَلِيلًا (28) لَقَدْ أَضَلَّنِي عَنِ الذِّكْرِ بَعْدَ إِذْ جَاءَنِي وَكَانَ الشَّيْطَانُ لِلْإِنْسَانِ خَذُولًا (29) وَقَالَ الرَّسُولُ يَارَبِّ إِنَّ قَوْمِي اتَّخَذُوا هَذَا الْقُرْآنَ مَهْجُورًا (30) وَكَذَلِكَ جَعَلْنَا لِكُلِّ نَبِيٍّ عَدُوًّا مِنَ الْمُجْرِمِينَ وَكَفَى بِرَبِّكَ هَادِيًا وَنَصِيرًا (31) وَقَالَ الَّذِينَ كَفَرُوا لَوْلَا نُزِّلَ عَلَيْهِ الْقُرْآنُ جُمْلَةً وَاحِدَةً كَذَلِكَ لِنُثَبِّتَ بِهِ فُؤَادَكَ وَرَتَّلْنَاهُ تَرْتِيلًا (32) وَلَا يَأْتُونَكَ بِمَثَلٍ إِلَّا جِئْنَاكَ بِالْحَقِّ وَأَحْسَنَ تَفْسِيرًا (33) الَّذِينَ يُحْشَرُونَ عَلَى وُجُوهِهِمْ إِلَى جَهَنَّمَ أُولَئِكَ شَرٌّ مَكَانًا وَأَضَلُّ سَبِيلًا (34)وَلَقَدْ آتَيْنَا مُوسَى الْكِتَابَ وَجَعَلْنَا مَعَهُ أَخَاهُ هَارُونَ وَزِيرًا (35) فَقُلْنَا اذْهَبَا إِلَى الْقَوْمِ الَّذِينَ كَذَّبُوا بِآيَاتِنَا فَدَمَّرْنَاهُمْ تَدْمِيرًا (36) وَقَوْمَ نُوحٍ لَمَّا كَذَّبُوا الرُّسُلَ أَغْرَقْنَاهُمْ وَجَعَلْنَاهُمْ لِلنَّاسِ آيَةً وَأَعْتَدْنَا لِلظَّالِمِينَ عَذَابًا أَلِيمًا (37) وَعَادًا وَثَمُودَ وَأَصْحَابَ الرَّسِّ وَقُرُونًا بَيْنَ ذَلِكَ كَثِيرًا (38) وَكُلًّا ضَرَبْنَا لَهُ الْأَمْثَالَ وَكُلًّا تَبَّرْنَا تَتْبِيرًا (39) وَلَقَدْ أَتَوْا عَلَى الْقَرْيَةِ الَّتِي أُمْطِرَتْ مَطَرَ السَّوْءِ أَفَلَمْ يَكُونُوا يَرَوْنَهَا بَلْ كَانُوا لَا يَرْجُونَ نُشُورًا (40) وَإِذَا رَأَوْكَ إِنْ يَتَّخِذُونَكَ إِلَّا هُزُوًا أَهَذَا الَّذِي بَعَثَ اللَّهُ رَسُولًا (41) إِنْ كَادَ لَيُضِلُّنَا عَنْ آلِهَتِنَا لَوْلَا أَنْ صَبَرْنَا عَلَيْهَا وَسَوْفَ يَعْلَمُونَ حِينَ يَرَوْنَ الْعَذَابَ مَنْ أَضَلُّ سَبِيلًا (42) أَرَأَيْتَ مَنِ اتَّخَذَ إِلَهَهُ هَوَاهُ أَفَأَنْتَ تَكُونُ عَلَيْهِ وَكِيلًا (43) أَمْ تَحْسَبُ أَنَّ أَكْثَرَهُمْ يَسْمَعُونَ أَوْ يَعْقِلُونَ إِنْ هُمْ إِلَّا كَالْأَنْعَامِ بَلْ هُمْ أَضَلُّ سَبِيلًا (44) أَلَمْ تَرَ إِلَى رَبِّكَ كَيْفَ مَدَّ الظِّلَّ وَلَوْ شَاءَ لَجَعَلَهُ سَاكِنًا ثُمَّ جَعَلْنَا الشَّمْسَ عَلَيْهِ دَلِيلًا (45) ثُمَّ قَبَضْنَاهُ إِلَيْنَا قَبْضًا يَسِيرًا (46) وَهُوَ الَّذِي جَعَلَ لَكُمُ اللَّيْلَ لِبَاسًا وَالنَّوْمَ سُبَاتًا وَجَعَلَ النَّهَارَ نُشُورًا (47) وَهُوَ الَّذِي أَرْسَلَ الرِّيَاحَ بُشْرًا بَيْنَ يَدَيْ رَحْمَتِهِ وَأَنْزَلْنَا مِنَ السَّمَاءِ مَاءً طَهُورًا (48) لِنُحْيِيَ بِهِ بَلْدَةً مَيْتًا وَنُسْقِيَهُ مِمَّا خَلَقْنَا أَنْعَامًا وَأَنَاسِيَّ كَثِيرًا (49) وَلَقَدْ صَرَّفْنَاهُ بَيْنَهُمْ لِيَذَّكَّرُوا فَأَبَى أَكْثَرُ النَّاسِ إِلَّا كُفُورًا (50) وَلَوْ شِئْنَا لَبَعَثْنَا فِي كُلِّ قَرْيَةٍ نَذِيرًا (51) فَلَا تُطِعِ الْكَافِرِينَ وَجَاهِدْهُمْ بِهِ جِهَادًا كَبِيرًا (52) وَهُوَ الَّذِي مَرَجَ الْبَحْرَيْنِ هَذَا عَذْبٌ فُرَاتٌ وَهَذَا مِلْحٌ أُجَاجٌ وَجَعَلَ بَيْنَهُمَا بَرْزَخًا وَحِجْرًا مَحْجُورًا (53) وَهُوَ الَّذِي خَلَقَ مِنَ الْمَاءِ بَشَرًا فَجَعَلَهُ نَسَبًا وَصِهْرًا وَكَانَ رَبُّكَ قَدِيرًا (54) وَيَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللَّهِ مَا لَا يَنْفَعُهُمْ وَلَا يَضُرُّهُمْ وَكَانَ الْكَافِرُ عَلَى رَبِّهِ ظَهِيرًا (55) وَمَا أَرْسَلْنَاكَ إِلَّا مُبَشِّرًا وَنَذِيرًا (56) قُلْ مَا أَسْأَلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍ إِلَّا مَنْ شَاءَ أَنْ يَتَّخِذَ إِلَى رَبِّهِ سَبِيلًا (57) وَتَوَكَّلْ عَلَى الْحَيِّ الَّذِي لَا يَمُوتُ وَسَبِّحْ بِحَمْدِهِ وَكَفَى بِهِ بِذُنُوبِ عِبَادِهِ خَبِيرًا (58) الَّذِي خَلَقَ السَّمَوَاتِ وَالْأَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا فِي سِتَّةِ أَيَّامٍ ثُمَّ اسْتَوَى عَلَى الْعَرْشِ الرَّحْمَنُ فَاسْأَلْ بِهِ خَبِيرًا (59) وَإِذَا قِيلَ لَهُمُ اسْجُدُوا لِلرَّحْمَنِ قَالُوا وَمَا الرَّحْمَنُ أَنَسْجُدُ لِمَا تَأْمُرُنَا وَزَادَهُمْ نُفُورًا (60) تَبَارَكَ الَّذِي جَعَلَ فِي السَّمَاءِ بُرُوجًا وَجَعَلَ فِيهَا سِرَاجًا وَقَمَرًا مُنِيرًا (61) وَهُوَ الَّذِي جَعَلَ اللَّيْلَ وَالنَّهَارَ خِلْفَةً لِمَنْ أَرَادَ أَنْ يَذَّكَّرَ أَوْ أَرَادَ شُكُورًا (62) وَعِبَادُ الرَّحْمَنِ الَّذِينَ يَمْشُونَ عَلَى الْأَرْضِ هَوْنًا وَإِذَا خَاطَبَهُمُ الْجَاهِلُونَ قَالُوا سَلَامًا (63) وَالَّذِينَ يَبِيتُونَ لِرَبِّهِمْ سُجَّدًا وَقِيَامًا (64) وَالَّذِينَ يَقُولُونَ رَبَّنَا اصْرِفْ عَنَّا عَذَابَ جَهَنَّمَ إِنَّ عَذَابَهَا كَانَ غَرَامًا (65) إِنَّهَا سَاءَتْ مُسْتَقَرًّا وَمُقَامًا (66) وَالَّذِينَ إِذَا أَنْـفَقُوا لَمْ يُسْرِفُوا وَلَمْ يَقْتُرُوا وَكَانَ بَيْنَ ذَلِكَ قَوَامًا (67) وَالَّذِينَ لَا يَدْعُونَ مَعَ اللَّهِ إِلَهًا آخَرَ وَلَا يَقْتُلُونَ النَّفْسَ الَّتِي حَرَّمَ اللَّهُ إِلَّا بِالْحَقِّ وَلَا يَزْنُونَ وَمَنْ يَفْعَلْ ذَلِكَ يَلْقَ أَثَامًا (68) يُضَاعَفْ لَهُ الْعَذَابُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ وَيَخْلُدْ فِيهِ مُهَانًا (69) إِلَّا مَنْ تَابَ وَآمَنَ وَعَمِلَ عَمَلًا صَالِحًا فَأُولَئِكَ يُبَدِّلُ اللَّهُ سَيِّئَاتِهِمْ حَسَنَاتٍ وَكَانَ اللَّهُ غَفُورًا رَحِيمًا (70) وَمَنْ تَابَ وَعَمِلَ صَالِحًا فَإِنَّهُ يَتُوبُ إِلَى اللَّهِ مَتَابًا (71) وَالَّذِينَ لَا يَشْهَدُونَ الزُّورَ وَإِذَا مَرُّوا بِاللَّغْوِ مَرُّوا كِرَامًا (72)

***

وَالَّذِينَ إِذَا ذُكِّرُوا بِآيَاتِ رَبِّهِمْ لَمْ يَخِرُّوا عَلَيْهَا صُمًّا وَعُمْيَانًا (73) وَالَّذِينَ يَقُولُونَ رَبَّنَا هَبْ لَنَا مِنْ أَزْوَاجِنَا وَذُرِّيَّاتِنَا قُرَّةَ أَعْيُنٍ وَاجْعَلْنَا لِلْمُتَّقِينَ إِمَامًا (74) أُولَئِكَ يُجْزَوْنَ الْغُرْفَةَ بِمَا صَبَرُوا وَيُلَقَّوْنَ فِيهَا تَحِيَّةً وَسَلَامًا (75) خَالِدِينَ فِيهَا حَسُنَتْ مُسْتَقَرًّا وَمُقَامًا (76) قُلْ مَا يَعْبَأُ بِكُمْ رَبِّي لَوْلَا دُعَاؤُكُمْ فَقَدْ كَذَّبْتُمْ فَسَوْفَ يَكُونُ لِزَامًا (77)

***

وَالَّذِينَ إِذَا ذُكِّرُوا

Va elLaÜIyNa EiÜAv ÜukKıRUv (Va elLaÜIyNa EiÜAv FugGıLUv)

“Ve kendilerine tezkir edildiğinde … kimseler”

Surenin sonu bizim genel hizmetliler dediğimiz aynı zamanda kamu görevlisi olanları yani İslam devletindeki bürokrasiyi anlatır. Bunlar ikiye ayrılır. Biri iktidarda olanlar yani kamu yetkisini kullananlardır. Bunlar dört gruptur; ahlaki, ilmi, siyasi ve mesleki dayanışma ortaklıkları olarak anlatılmıştır; yani mabetler, medreseler/mektepler, kışlalar ve pazar yerlerinin olduğu alanlardır. Geçen derste görevliler, kamu yetkililerinin verdikleri görevleri yerine getiren bürokratlar anlatılmıştır. Bunlar ordu mensupları olan silahlı kuvvetler ve yargı mensupları olarak ifade edilmiştir. Yargı haklı ile haksızı tespit eder, silahlı güç ise yargı kararlarını yerine getirir. Bu sekiz sınıf onlardaki önemli özelliklere temas ederek anlatılır.

Bu seminer bu surenin son semineri olup sekiz kamu kurumundan son ikisini anlatır.

إِذَا gelmektedir, إِنْ gelmemektedir. O halde böyle bir görevli mevcut olacaktır. Onlar hatırlatmayacaklar, onlara hatırlatılacaktır, onlara anlatılacaktır.

ذُكِّرُوا meçhul gelmiştir. Kim anlatacak, kim hatırlatacak?

Kim olursa olsun.

“Onlar her söze kulak verirler ve en iyisine uyarlar.” (Zümer 39/18)

Burada إِذَا‘nın gelmesinden ve fiilin meçhul olmasından anlıyoruz ki halk hatırlatacak, halk tezkir edecektir.

Devlette öyle bir kurum olacaktır. Halkın görüşlerini ve yapılması gerekenleri bu kamu kuruluşuna anlatacaklardır. Kamu görevlileri de bunları dinlemek zorundadırlar. Bugünkü anayasalarda halka şikâyet ve ihbar hakkı tanınmıştır. Başvurulara en kısa zamanda cevap verme yükümlülüğü getirilmiştir.

Adil Düzen’e Göre İnsanlık Anayasasında 25 Genel Hizmetten biri de Takip’tir. Kişi bir dilekçe verdi mi muhasebeye girer ve görevliler arasında dolaşmaya başlar. Bu dolaşım muhasebe kayıtlarından takip edilebilir. Takip görevlileri müracaatları takip ederler. Evraktaki bürokratların çalışmalarını gözetlerler. Hizmetin yürümemesinin sebebi personelin ihmali ise bunu yargı takip eder. Ama aksamalar sistemden doğuyorsa işte burada görüşleri alırlar. Sorunların çözümlenmesi için sistemdeki değişimleri değerlendirirler. Kendileri halkın önerilerini değerlendirerek sistemdeki sorunları çözerler.

Muhasebede plan proje kısmında bu anlatılır. Halk ahlaki dayanışma sorumlularına ihtiyaçlarını, imkânlarını, çözüm yollarını önerir. Ahlaki dayanışma sorumluları da takip görevlilerine konuyu aktarırlar ve üzerinde durmalarını isterler. Bunun için kamu bütçesinden fon ayrılır.

Ortaklık düzeninde ücretli kamu görevlileri yoktur. Herkes ehliyetine göre kamu görevi yapma yetkisine sahiptir. Herkes kendi kendisini görevlendirir. İktidarda olanlar görevlilere emretmezler. Kendilerine bütçeden ayrılmış görev bonolarını hizmete ayırırlar. Kim önce talip olursa ona ihale etmiş olurlar. Sasaniler’de de böyle kamu senedinin adı “çek”tir. Araplar Ç harfini söyleyemedikleri için çekin adı fıkıhta “صك” olmuştur. Batılılar da “çek/cheque” şeklinde söylerler.

Biz buna “kamu bonosu” diyoruz; semtlerde “semt bonosu” denir.

Bucaklarda bucak bonosu, illerde il bonosu, ülkelerde ülke bonosu, insanlıkta ise insanlık bonosudur, altın bonodur.

Akevler’in bu insanlık bonosunu tanımlayıp her hafta ilan etmesi gerekir. Neden olduğunu bilmediğim sebeplerden dolayı bir türlü yapılmaz.

... ... ... 

VE EN SON BÖLÜM 

YORUM

Sure âlemlere yani tüm topluluklara nezir olmak üzere kamu görevlilerinden bahisle başlamıştır. Nihayetinde sekiz kamu görevlisini anlatır. Sonra insanlığın bunu tekzip edeceğini bildirir. Akıbetin ilerde لِزَام  olacağı ile sona erer.

Akevler’de bu çalışmalara 50 yıl önce başlanmıştır. Furkan çalışmaları yapılmıştır. Çalışmalara katılanlarda hemen başarı görülmüştür.

Kimileri çalışmaları terk edip Sermayenin oltalarına takılmışlardır. Şimdi oralarda çırpınıp dururlar. Bunun son örneği Güngören’dir.

Buna karşılık Akevler 50 senedir tekzip edenlere karşı direnmiş ve kendi yolunda çalışmaya devam etmiştir. Gerektiği kadar imkânları da Allah vermiştir, vermeye devam etmektedir. Akevler çalışmasının en büyük başarısı Kur’an’ın güncel yorumunu yapmak ve Kur’an’dan öğrendiklerini Akevler kooperatiflerinde uygulamaya çalışmak olmuştur.

Yenibosna’da ilmi çalışmalar, Yalova’da ameli çalışmalar devam etmektedir.

İzmir Akevler’de de yeni hamleler yapma hazırlığı vardır.

Üsküdar yeni kooperatif kurdu ve faaliyettedir.

Medhal kooperatiflere sahiptir ama Güngören darbesi ile bir sarsıntı geçirmiştir. Duamız Güngören Medhal’in yeniden faaliyete geçmesidir.

Ankara henüz kooperatifini kuramamıştır.

Tüm işaretler Yalova Ar-Ge merkezine yönelmektedir. Bu seminerleri takip edenler Yalova Ar-Ge merkezine kulak versinler. Gerek on bin ortaklı Ar-Ge merkezine gerekse Yenibosna çalışmalarına katılsınlar, paralarından çok bedenleri ile.

SURENIN HITAMINA ULAŞTIRAN RABBIMIZE HAMD OLSUN...

Öz Türkçe ile:

“‘Eğer yakarmanız olmasaydı Yetiştiricim size ne iş verecekti? Şimdi yalanlıyorsunuz. İleride yapışık olacaktır.’ De.”

Kur’an kelimeleri ile:

“Eğer duanız olmasa Rabbim size niye a’be etsin, fakat tekzib ettiniz sonra lizam olur diye kavlet”.

QuL MAv YaGBaEu BiKuM RabBIy LaVLAv DUuGAvEuKuM FaQaD KaüÜaBTuM Fa SaVFa YaKUvNu LiZAvMan

قُلْ مَا يَعْبَأُ بِكُمْ رَبِّي لَوْلَا دُعَاؤُكُمْ فَقَدْ كَذَّبْتُمْ فَسَوْفَ يَكُونُ لِزَامًا (77)

İstanbul, Yenibosna; 18 NİSAN 2020

SÜLEYMAN KARAGÜLLE

Yayına Hazırlayanlar: REŞAT NURİ EROL,

SÜLEYMAN AKDEMİR, TAYİBET ERZEN

resatnurierol@gmail.com (0532) 246 68 92

***

TAMAMI "SEMİNERLER"DE... 

VE'S-SELAM MEA'D-DUA... 




Reşat Nuri Erol
23.04.2020
09:09


http://islammedeniyetivakfi.com/  


İSLAM MEDENİYETİ dergimiz yeni/den yayımlandı...

(HAKEMLİ AKADEMİK DERGİ olarak yayımlandı)

Dergiye yukarıdaki linklerden ulaşabilirsiniz... 
Tüm istediklerinize ulaştırabilirsiniz...
Selam ve sağlık dualarımızla...
İslam Medeniyeti Vakfı
Başkan Reşat EROL 

***

Not:

Bu çalışmamızı da daima değerlendirebilirsiniz; 

(İSLAM MEDENİYETİ VAKFI - KUR'AN'I ANLAMA USULÜ ÇALIŞMALARI)

https://www.youtube.com/channel/UCFo3tKrGvXdcWpcpSXwpLfg


KUR'AN ÜZERİNDE ÇALIŞMANIN 

DAHA DA DEĞERLENDİĞİ GÜNLERDEYİZ

ALLAH KUR'ANI ANLAMA USULÜ ÜZERİNDE ÇALIŞMAYI

VE GEREĞİNİ YAPMAYI YANİ UYGULAMAYI CÜMLEMİZE NASİP EYLESİN...



Reşat Nuri Erol
23.04.2020
10:04

MİLLÎ GAZETE

Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-25

SOSYAL TUFAN hatırlatmalarımı yıllardan beri sabır ve sebatla yaptım…

ADİL DÜZEN’in ülkemiz, ADİL DÜNYA DÜZENİ’nin de tüm dünya için yegâne sosyal tufandan yani tüm sorunlardan kurtulma reçetesi olduğunu hatırlattım…

Virüsleri sırasıyla hatırlayalım; Kuş, Kene, Domuz, SARS ve Koronavirüs!

Ve bir anda hayatımızın dört bir yanını kaplayan KORONAVİRÜS DÜZENİ!

Koronavirüs vesilesiyle farklı değerlendirmeler yapılıyorken, biz ülkemiz ve dünya yani bütün insanlık açısından, yarım yüzyıllık birikim ve çalışmalarımız (Adil Düzen Çalışmaları) merkezli değerlendirmeler yaptık. 24 yazımızı geride bıraktık...

***

Nihayet, önceki gün, Yeni Şafak’ta, İsmail Kılıçarslan, “Toprağı ekmek, geleceği planlamak” başlıklı yazısında şunları yazdı: “Unutmayalım. ‘Zoru gelirse hayatta kalmak’ için yapılabilecek şeyler listesinin ilk sırasında ‘gıdaya erişim’ vardır. / Bu bakımdan korona salgını kapsamında alınan ‘ekilebilir tüm tarım arazilerini üretime katmak’ tedbirini alınan diğer tüm tedbirlerden daha önemli ve hayati buluyorum. / Fakat açık konuşmak gerekirse bu konuda Tarım ve Orman Bakanlığı’nın açıkladığı paketi ilk basamak için bile olsa yetersiz buluyorum. Zira pakette sadece 21 ilde, çiftçiye tohumların yüzde 75’inin hibe edilmesi var. / Projenin amacını anlıyorum elbette. Buğday, arpa, kuru fasulye, mercimek, mısır, ayçiçeği ve çeltik gibi ürünlerin desteklenmesi rekolteyi artıracak, gıda arz güvencesi sağlanacak. Tabiri caizse ‘zoru gelirse’ elimizde hayatımızı idame ettirecek kadar ürün olacak. Bu elbette iyi, çok iyi bir şey. / Yetersiz bulduğum kısım ise şu. Bence ‘ekilebilir tarım arazilerinin tamamının ekilmesi’ projesi bir ‘destekleme planlaması’ olarak değil bir ‘seferberlik’ olarak ele alınmalı bu yıl için. 81 ile matuf, tohum destek kısıtlaması olmadan ve iyi planlanarak. Bu yıl Türkiye’nin ekim yapılabileceği halde ekim yapılmayan arazi büyüklüğü ‘sıfır metrekare’ olarak belirlenmeli ve tüm tedbirler buna göre alınmalı. / Devlet arazilerinin çiftçilere kiralanması projesi kapsamında kiralanan arazilerden gerekirse bu yıl kira alınmamalı. Henüz kiralanmayan devlet arazileri ivedilikle tarımsal üretim için planlanmalı. Gerekirse tohumların yüzde yüzü ücretsiz dağıtılmalı. / Bunlar ya da başka tedbirler, orasını bilemem. Ancak bildiğim şudur. Bu yıl bu seferberlik ‘gelecek yıl zorda kalmamamız’ için her yıldakinden daha önemli bir haldedir. / Biz tedbirimizi ‘en üst düzeyden’ alalım da sonunda ‘boşuna almışız bunca tedbiri’ diyelim. Her halükârda ‘keşke tedbir alsaymışız’ demekten iyidir.”

***

Bizim geçen haftaki haftalık ana yorumumuzun başlığı şöyleydi;

“Koronavirüs bahanesiyle intihara gidiliyor!” dediklerimizin özünü verelim…

“Şimdi siz virüs (koronavirüs) sebebiyle bugünlerde dışarıya çıkmayı yasaklarsanız, insanların iş yapmalarını engellerseniz, özellikle çiftçilerin tarım yapmasına mani olursanız, insanları ölüme terk etmiş olursunuz. Eğer bunu bir köye yaparsanız, diğer köyler o köye yardım eder de yaşarlar. Ama bütün köylerde bu yasağı uygularsanız, ihracat ve ithalat da yoksa bir yıl içinde bir milletin topluca intihar etmesine sebep olmuş olursunuz.

Bugün Sermaye (faizci tekel sömürü sermayesi) koronavirüs ile bu işi yapmaktadır. Nisan ayındayız ve bütün Anadolu’da bir yıllık üretim bu aylarda planlanır. Dünyada da çok farklı olduğunu sanmıyorum. Eskiden bir kimse tarlasını ekmediği zaman kendisi aç kalıyordu. Şimdi ise tarlayı ekmeyenlerle beraber tüm insanlar aç kalmaktadır. Bu şekildeki uygulamalarla veya sözde tedbirlerle insanlık intihar etmektedir.

Bir bakanlık herhangi bir konuda başarısız olunca hükümet başarısızlığı o bakana fatura eder ve onu görevden alır. Böylece halk yeni bakanlarla yeni çareler aramaya başlar ve başarıya ulaşılır. Virüste uygulanan yanlış siyaset sebebiyle Türkiye ölüme gitmektedir.

Savaşı düşünün; savaşta insanlar ölür. İnsanlar ölecek diye içinde bulunduğumuz savaştan kaçamayız. Kaçarsak, düşman gelir hepimizi öldürür. Virüsten korkup tarlayı ekmezsek açlıktan hepimiz perişan oluruz, hatta ölürüz...” Selam ve sağlık dualarımızla…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

YazarReşat Nuri Erol- Mesaj Gönder

23 Nisan 2020
Reşat Nuri Erol
25.04.2020
03:17



Yorumlar

(1)
01

Nr - amaçları insanları. ülkeleri. virüs bahaneleriyle öldürmek yok etmek. Allah bir an evvel uyanıp kendimize gelmeyi nasip etsin.

Yanıtla.0Beğen.0Beğenme23 Nisan 15:02







Son Yorumlanan Makaleler
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 246
4.08.2026 648 Okunma
1 Yorum 04.08.2026 09:02
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 245
3.08.2026 817 Okunma
1 Yorum 03.08.2026 10:53
Osman Aydın
SILA – İnsanın Kendine Dönüş Yolculuğu - 3
1.08.2026 52 Okunma
1 Yorum 02.08.2026 09:45
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 244
2.08.2026 858 Okunma
1 Yorum 02.08.2026 07:50
Reşat Nuri Erol
Düzeni doğru kur ve koru, kendini denetle… - 2
1.08.2026 777 Okunma
1 Yorum 01.08.2026 09:48
Hüseyin Bağdatlı
OKULLARDA NAMAZ HASSASİYETİNDEKİ USUL HATASI
29.07.2026 232 Okunma
1 Yorum 31.07.2026 22:16
Reşat Nuri Erol
Düzeni doğru kur ve koru, kendini denetle… - 1
31.07.2026 957 Okunma
1 Yorum 31.07.2026 09:46
Reşat Nuri Erol
‘Fıkhu’l-Husni - Estetik ve Sanat Felsefesinin İslâmî
30.07.2026 852 Okunma
1 Yorum 30.07.2026 10:28
Osman Aydın
SILA – İnsanın Kendine Dönüş Yolculuğu 2
29.07.2026 123 Okunma
1 Yorum 29.07.2026 22:10
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 243
29.07.2026 921 Okunma
1 Yorum 29.07.2026 07:21
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 242
28.07.2026 1060 Okunma
1 Yorum 28.07.2026 09:17
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 241
25.07.2026 894 Okunma
1 Yorum 25.07.2026 10:50
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 240
24.07.2026 894 Okunma
1 Yorum 24.07.2026 06:51
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 239
23.07.2026 956 Okunma
1 Yorum 23.07.2026 10:59
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 238
22.07.2026 998 Okunma
1 Yorum 22.07.2026 10:06
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 237
21.07.2026 1153 Okunma
1 Yorum 21.07.2026 05:50
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 236
20.07.2026 1184 Okunma
1 Yorum 20.07.2026 07:52
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 235
19.07.2026 1021 Okunma
1 Yorum 19.07.2026 06:32
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 234
18.07.2026 1101 Okunma
1 Yorum 18.07.2026 06:03
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 233
17.07.2026 1065 Okunma
1 Yorum 17.07.2026 06:33
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 232
16.07.2026 1063 Okunma
1 Yorum 16.07.2026 09:22
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 231
15.07.2026 1055 Okunma
1 Yorum 15.07.2026 06:50
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 230
14.07.2026 1084 Okunma
1 Yorum 14.07.2026 07:57
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 229
13.07.2026 1051 Okunma
1 Yorum 13.07.2026 06:49
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 228
12.07.2026 1402 Okunma
1 Yorum 12.07.2026 08:28
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 227
11.07.2026 1332 Okunma
1 Yorum 11.07.2026 07:49
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 226
10.07.2026 1176 Okunma
1 Yorum 10.07.2026 12:03
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 225
9.07.2026 1182 Okunma
2 Yorum 09.07.2026 06:45
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 224
8.07.2026 1132 Okunma
1 Yorum 08.07.2026 07:48
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 223
7.07.2026 1172 Okunma
1 Yorum 07.07.2026 08:52
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 222
5.07.2026 1104 Okunma
1 Yorum 05.07.2026 07:30
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 221
4.07.2026 1158 Okunma
1 Yorum 04.07.2026 08:50
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 220
3.07.2026 1161 Okunma
1 Yorum 03.07.2026 07:58
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 219
2.07.2026 1284 Okunma
1 Yorum 02.07.2026 11:58
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 218
1.07.2026 1491 Okunma
1 Yorum 01.07.2026 07:45
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 217
30.06.2026 1166 Okunma
1 Yorum 30.06.2026 08:32
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 216
28.06.2026 1235 Okunma
1 Yorum 28.06.2026 06:14
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 215
27.06.2026 1328 Okunma
1 Yorum 27.06.2026 05:51
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 214
26.06.2026 1151 Okunma
1 Yorum 26.06.2026 07:21
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 213
25.06.2026 1607 Okunma
1 Yorum 25.06.2026 09:23
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 212
24.06.2026 1359 Okunma
1 Yorum 24.06.2026 10:33
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 211
23.06.2026 1374 Okunma
1 Yorum 23.06.2026 09:59
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 210
22.06.2026 1378 Okunma
1 Yorum 22.06.2026 07:37
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 209
21.06.2026 1442 Okunma
1 Yorum 21.06.2026 08:49
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 208
20.06.2026 1407 Okunma
1 Yorum 20.06.2026 05:50
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 207
19.06.2026 1422 Okunma
1 Yorum 19.06.2026 09:13
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 206
18.06.2026 1289 Okunma
1 Yorum 18.06.2026 09:45
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 205
17.06.2026 1305 Okunma
1 Yorum 17.06.2026 09:15
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 204
16.06.2026 1426 Okunma
1 Yorum 16.06.2026 09:29
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 203
15.06.2026 1383 Okunma
1 Yorum 15.06.2026 06:26


© 2026 - Akevler