Topyekûn özür borcu.. Yanlış efendim! –
714 Okunma, 0 Yorum
Ruhat Mengi - Vatan
Vahap Alma

12.01.2011

Her hatanın faturasını kesecek bir adresin bulunduğu ve bu adresin de genellikle “ana muhalefet partisi ile henüz bağımsızlığını yitirmemiş iki yüksek mahkeme” olarak seçildiği (bir de medya var tabii) ortamda gerçekleri anlatmak artık iyice zorlaşmıştır. Zaten referandumda görüldüğü gibi; ‘medyanın büyük kesimi bir iktidara ait yayın organları’ olarak çalışırken ‘yanlışın doğruya galip gelmesi’ni önlemek de imkansızdır. (Referandumun sonucu; HSYK ile Anayasa Mahkemesi tamamen siyasete bağımlı yapıldıktan sonra sıranın son iki yüksek mahkemeye; Danıştay ve Yargıtay’a geldiğini herhalde anlamayan kalmamıştır.)

Nitekim artık hiç önlenme şansı kalmadığı görülüyor. Cinayetten sanık çok sayıda tutuklu tahliye edildi.

Adı “şartlı tahliye”, yani karakola gidip imza atmaları gerekiyor ama Hizbullah’ın yönetici kadrosu imza atmaya gitmiyormuş ve İran’a ya da Lübnan’a kaçmış olabilecekleri düşünülüyormuş. Tabii onların veya tahliye edilen diğerlerinin böyle bir durumda sonradan yine kaçak olarak Türkiye’ye girmeleri hiç de zor değil.

Cinayet, tecavüz gibi en ağır suçları işledikleri iddiasıyla tutuklanmış sanıkların bu şartlara uymasının garanti olmadığı ve toplum içine karışmalarına imkan verilmesinin büyük tehlike olduğu açıkça belli olduğuna göre bu sonucun suçlusu kim şimdi?

TEK SORUMLU MECLİS!

Adalet Bakanı “Vatandaşlarımıza ‘topyekun’ özür borcumuz var, yüksek yargı-siyaset kurumu hep birlikte” diyor. Neden topyekun ve neden hep birlikte? Halkın gerçek sorumluyu bulması şarttır. Yargıtay senelerdir iş yükünü hafifletecek çözümü söylediği halde bunun yapılmadığı biliniyor. O zaman “cinayetlerin söz konusu olduğu” davalarda bu ağır suçluların da tahliyesini sağlayacak bir yasa göz göre göre çıkarılır mı?

Yasayı çıkaran ve çoğunluğu iktidar partisine ait olan Meclis sorumluluğunu kabul etmek zorundadır ve Adalet Bakanı’nın “topyekun özür borçluyuz” gibi sorumluluğu bölüştürme gayretlerinin hiçbir anlamı yoktur. Toplumun güvenliğini nasıl sağlayacaklarını düşünsünler şimdi!

 

 

Vahap Alma






Sayı: 84 | Tarih: 16.01.2011
Mahir Kaynak
Rakamların büyüsü
1184 Okunma
9 Yorum
Süleyman Karagülle
Ahmet Hakan
Yeni başlayanlar için padişahlar
866 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Zülfü Livaneli
Stuttgart’ta Atatürk konuşması
838 Okunma
Ali Bülent Dilek
Mehmet Şevket Eygi
Çok Alametler Belirdi
820 Okunma
Emine Hocaoğlu
Ruşen Çakır
Hizbullah’a moral takviyesi
795 Okunma
Tayibet Erzen
Ebubekir Sifil
Dünyadan Kopmak Mı Kendi Dünyasını İnşa Etmek Mi
765 Okunma
Zafer Kafkas
Ruhat Mengi
Topyekûn özür borcu.. Yanlış efendim! –
714 Okunma
Vahap Alma