Şövalye
510 Okunma, 1 Yorum
Ergün Diler - Takvim
Süleyman Karagülle

29/11/2018  

1- Şövalye

Kilisenin arkası çok güçlü idi. Sermaye onu da 1911’de ele geçirdi. Ona da o hakim oldu. Şimdi Papalık Pentagon’la bir olup bankayı kurtarmaya çalışıyor. Sonra kim olsun onun üzerine anlaşmadılar. Çatışma devam ediyor. Bloklaşma başladı.  Kurtulmak yoktur. Türkiye sonunda karar verecek ve Türkiye’nin olduğu taraf kazanacak.

- Sorun faizli işçilik sistemidir.  Faizli işçilik sistemi sorunları çözmüyor. Faize dayanan Dolar artık etkisiz hale gelir. Türkiye karar alsa ve İstanbul’da kuyumcular kooperatifi kursa ve Altın bonosunu çıkarsa, Akevler’in geliştirdiği formülleri uygulayıp ulusal paraların altın değerlerini ilan etse ve Türkiye’de bu değerleri ile ulusal paraları konvertibl hale getirse sorunlar sona erer. Bloklar artık barışırlar, insanlık işçilikten ortaklığa kansız geçmiş olur. Şimdilik Türkiye’nin buna niyeti yok. O taktirde Türkiye de dahil dünya kana bulanacak. Hayatta kalan bir avuç insan üçüncü bin yıl uygarlığını kuracak.

 

2- Kara ve deniz

Ukrayna Sovyetleri bırakıp batıya katılmıştır. Rusya bundan rahatsız olmuştur.  Putin gazını Türkiye’den dağıtma kararını aldı ve Türkiye ile anlaştı. Bu, ABD’yi rahatsız etti. Şimdi Karadeniz’de savaş çıkarmak istiyor. Böylece savaş çıkarsa Türk Akımı Projesi havada kalacaktır.

- Birinci Cihan Savaşı sonunda Sermaye dünyayı ikiye böldü. İşe yaramayan Sibirya ve diğer ülkeleri Sovyetler’e bıraktı. İlerlemiş diğer ülkeleri ise kapitalizme bıraktı. Sovyetler Sermaye’nin bir çenesi idi ama esas çene kapitalizmdi. Sovyetler kapitalizmi yaşatmak için kullanılıyordu. Tekniğin gelişmesi ile Sibirya; gazı, ormanları ve madenleri ile verimli topraklara kavuştu. Sermaye Gorbaçov’un başkaldırısını durduramadı. Devirdi, sarhoş Yeltsin’i getirdi. Yeltsin de yerini Putin’e bıraktı. Rusya’ya ve dünyaya en büyük iyiliğini yaptı.

Rothschildler, Çin’i desteklemeye karar verdi. Li Ailesi ile birleşip ABD’den güçlü devlet çıkardı. Çin Ailesi şimdi ilerdedir. Çin yönetimi de iki derededir. Petgonla mı yoksa Li Ailesi ile mi? Rusya da böyledir. Putin Rothschildler ile mi yoksa Pentagon ile mi? Kraliçe de öyle. Papalık bile öyle. Daha gruplaşma gerçekleşmedi. Türkiye İran ile birlikte ortaklık sistemini benimserse bloklaşma olmaz ve dünya üçüncü cihan savaşından kurtulur.

 

3- PESCO pazarlığı

Avrupa ordusu kuruluyor. İki sorun var. İngiltere ve Türkiye’nin içinde olduğu Avrupa ordusu yok gibi. Kraliçe Avrupa’da kalmak istiyor ama CIA gibi usulleri olmalı.

-Avrupa ordusunun kurulmasından önce Avrupa Birliği ortaklık sistemini benimsemelidir. Kiliseyi yanına almalıdır. Rusya ve Türkiye Avrupa Birliği’nden ayrılmalıdır. İran, Arabistan ve İsrail Avrupa Birliği’nde olmalıdır. Rothschildler de işçilik sisteminden vaz geçerse, ortaklık sisteminde tekel olmadan faaliyete devam ederse bu orada kurulur. ABD, Çin ile anlaşsa bile yenmeleri mümkün olmaz. Üçüncü cihan savaşı çıkarsalar bile Çin halkı ABD’yi bırakır bizimle bir olur. Sonunda ABD eski dünyadan çekilmiş olur. Bu konuda Türkiye’nin aktif olması gerekir. Bunun için de Erdoğan’ın Akevler ile iş birliği yapması gerekir.

 

4- Sosyal füze!

Faceebook’u Rothschildler kurdu. Soros’a kurdurdu. Şimdi Soros Pentagon tarafı. Yönetimi oğul Soros ele alıyor. Daha hırslı ve becerikli. Fransa ve dünyadaki olayları o yönetti.

-15 Temmuz’u Sermaye yaptı. Bu kesin. Türkiye OHAL ilan ederek ülkenin bölünmesini ateşlemek yerine önce 15 Temmuz’un tetikçisini, finansörünü bulmalı idi. Fransa’daki gençlere “Niye çıktınız?” denince “Ekmek kavgası” demişler. 15 Temmuz’u Soros yapmışsa Rusya ABD’ye ve Pentagon’a deliller sürerek “Soros’u tutuğunuz müddetçe biz sizinle yokuz” diyecek. Soros yapmayıp başkası yapmışsa onun için de aynı şeyi yapmalı. Kaşıkçı’nın tetikçisi de Soros mu? Bunu Türkiye ortaya koymalı. Türkiye Erbakan’ın yaptığını yapmalı, teşhisi ortaya koymalı.

 

5-Büyük gerilim

Karadeniz ve Akdeniz petrolleri Avrupa için hayati öneme sahiptir. Avrupa ordusuna Rusya da dahil olabilir. O takdirde ABD’nin işi zordur. İsrail de Avrupa Birliği’nde yer alabilir[te1] .

-ABD’nin işi zor değildir. Kıtası kendisine yeter. Dünya ile barış içinde ilişki kurabilir. Avrupa Birliği Slav ve Hıristiyan birliğine dönüşürse üçüncü bin yıl uygarlığı barış içinde kurulmuş olur. 2019 beklenmedik olaylara gebedir.

 

NOT: Yazıda yer alan italik ifadeler Süleyman Karagülle’ye aittir.

 

Yorum:

Sermaye’nin fitnesi

İnsanlığın en büyük sorunu Sermaye’nin fitnesidir. Tezgahı kurmuş.  Silahlı mafya oluşturmuş ve gizli istihbarat teşkilatını kurmuş. Orduyu, polisi devre dışı etmiş.  Gizli örgütünü Dolar’ı ile kendisi finanse etmiş.  Mafyayı da uyuşturucuyu da finanse ediyor. Herkesi korkutuyor.

Çözüm işçilik sisteminde yoktur. Ortaklık sistemiyle semt kooperatiflerinde, yüz lojmanlı apartmanlarda sistem kurulur. İçeriye giren bellidir. Herkes birbirini tanımaktadır. Böylece bir suç işlendiğinde sonunda failler bulunur ve cezaları orada verilir.

Finanse edenler soruşturma şeklinde bulunursa onların malları müsadere edilir. Soros 15 Temmuz’u yapmışsa bütün mallarına el konabilir. Asya Bank kapanmaz, o banka kapanır.

 

  

 

 [te1]

 

Süleyman Karagülle


YorumcuYorum
Reşat Nuri Erol
02.12.2018
12:06

1967...1968...1969...AKEVLER 52 YILDIR ÇALIŞIYOR...2016...2017...2018

BİZLER ÇALIŞIYOR VE YENİ İSLÂM MEDENİYETİ’Nİ KURUYORUZ...

SİZLERİ DE ÇALIŞMALARIMIZA DÂVET EDİYORUZ; BUYURUN, BİRLİKTE ÇALIŞALIM...

ADİL DÜZEN 990

“ADİL DÜZEN” III. BİNYIL MEDENİYETİ PROJESİDİR

“VE BİZE DÜŞEN SADECE MÜBÎN/AÇIK TEBLİĞDİR.” (KUR’AN; Yâsin Sûresi, 36/17)

Haftalık Seminer Dergisi; 990. Hafta - 01 Aralık 2018 - Fiyatı: www.akevler.orga tıklamak!

BU DERGİYİ HER HAFTA OKUTABİLİR.. ÇOĞALTABİLİR.. DAĞITABİLİRSİNİZ...

“ADİL DÜZEN” UYGULAMALARI YAPMAK İÇİN BİZLERE DANIŞABİLİRSİNİZ...

 

*KUR’AN VE İLİM SEMİNERLERİ; 990. SEMİNER

“HİÇ BİLENLER İLE BİLMEYENLER BİR OLUR MU?”      (KUR’AN; Zümer Sûresi, 39/9)

İ L İ M  TALEP ETMEK HER MÜSLÜMANIN ÜZERİNE FARZDIR.”      (Hadis)

Adres: AKEVLER İSTANBUL KOOPERATİFLERİ MERKEZİ,  Zafer Mah. Coşarsu Sk. No: 29 YENİBOSNA / İSTANBUL    Tel: (0212) 452 76 51

Tefsir Seminer Notları Yenibosna’da Cumartesi akşamları okunup tartışılmaktadır.

GAYEMİZ: Bu “SEMİNER NOTLARI”nın İstanbul, Türkiye ve bütün dünyada “OKUNMASIANLAŞILMASI VE UYGULANMASI”DIR. - ADİL DÜZEN ÇALIŞANLARI

 

***

 

*“ADİL DÜZEN” DERSLERİ/YORUMLARI

On Bin Ortaklı Ar-Ge Kooperatifi

***

DÜNYANIN MERKEZİ

Süleyman KARAGÜLLE

 

***

 

*SEBÎLU’R-REŞÂD” / MAKALELER

Kur’an ve ilim çalışmalarımız devam ediyor-3

Kur’an ve ilim çalışmalarımız devam ediyor-4

Bir KOOPERATİFİ Olmalı Yer Yörenin (ŞİİR)

Ekonominin Kalbi Gözü KOOPERATİF (ortaklık)

Bir KOOPERATİFİ Olmalı Her MEDYANIN…

Reşat Nuri EROL

 

***

 

ENBİYA SÛRESİ - 8. Hafta

أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

اقْتَرَبَ لِلنَّاسِ حِسَابُهُمْ وَهُمْ فِي غَفْلَةٍ مُعْرِضُونَ (1) مَا يَأْتِيهِمْ مِنْ ذِكْرٍ مِنْ رَبِّهِمْ مُحْدَثٍ إِلَّا اسْتَمَعُوهُ وَهُمْ يَلْعَبُونَ (2) لَاهِيَةً قُلُوبُهُمْ وَأَسَرُّوا النَّجْوَى الَّذِينَ ظَلَمُوا هَلْ هَذَا إِلَّا بَشَرٌ مِثْلُكُمْ أَفَتَأْتُونَ السِّحْرَ وَأَنْتُمْ تُبْصِرُونَ (3) قَالَ رَبِّي يَعْلَمُ الْقَوْلَ فِي السَّمَاءِ وَالْأَرْضِ وَهُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ (4) بَلْ قَالُوا أَضْغَاثُ أَحْلَامٍ بَلِ افْتَرَاهُ بَلْ هُوَ شَاعِرٌ فَلْيَأْتِنَا بِآيَةٍ كَمَا أُرْسِلَ الْأَوَّلُونَ (5) مَا آمَنَتْ قَبْلَهُمْ مِنْ قَرْيَةٍ أَهْلَكْنَاهَا أَفَهُمْ يُؤْمِنُونَ (6) وَمَا أَرْسَلْنَا قَبْلَكَ إِلَّا رِجَالًا نُوحِي إِلَيْهِمْ فَاسْأَلُوا أَهْلَ الذِّكْرِ إِنْ كُنْتُمْ لَا تَعْلَمُونَ (7) وَمَا جَعَلْنَاهُمْ جَسَدًا لَا يَأْكُلُونَ الطَّعَامَ وَمَا كَانُوا خَالِدِينَ (8) ثُمَّ صَدَقْنَاهُمُ الْوَعْدَ فَأَنْجَيْنَاهُمْ وَمَنْ نَشَاءُ وَأَهْلَكْنَا الْمُسْرِفِينَ (9) لَقَدْ أَنْزَلْنَا إِلَيْكُمْ كِتَابًا فِيهِ ذِكْرُكُمْ أَفَلَا تَعْقِلُونَ (10) وَكَمْ قَصَمْنَا مِنْ قَرْيَةٍ كَانَتْ ظَالِمَةً وَأَنْشَأْنَا بَعْدَهَا قَوْمًا آخَرِينَ (11) فَلَمَّا أَحَسُّوا بَأْسَنَا إِذَا هُمْ مِنْهَا يَرْكُضُونَ (12) لَا تَرْكُضُوا وَارْجِعُوا إِلَى مَا أُتْرِفْتُمْ فِيهِ وَمَسَاكِنِكُمْ لَعَلَّكُمْ تُسْأَلُونَ (13) قَالُوا يَاوَيْلَنَا إِنَّا كُنَّا ظَالِمِينَ (14) فَمَا زَالَتْ تِلْكَ دَعْوَاهُمْ حَتَّى جَعَلْنَاهُمْ حَصِيدًا خَامِدِينَ (15) وَمَا خَلَقْنَا السَّمَاءَ وَالْأَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا لَاعِبِينَ (16) لَوْ أَرَدْنَا أَنْ نَتَّخِذَ لَهْوًا لَاتَّخَذْنَاهُ مِنْ لَدُنَّا إِنْ كُنَّا فَاعِلِينَ (17) بَلْ نَقْذِفُ بِالْحَقِّ عَلَى الْبَاطِلِ فَيَدْمَغُهُ فَإِذَا هُوَ زَاهِقٌ وَلَكُمُ الْوَيْلُ مِمَّا تَصِفُونَ (18) وَلَهُ مَنْ فِي السَّمَوَاتِ وَالْأَرْضِ وَمَنْ عِنْدَهُ لَا يَسْتَكْبِرُونَ عَنْ عِبَادَتِهِ وَلَا يَسْتَحْسِرُونَ (19) يُسَبِّحُونَ اللَّيْلَ وَالنَّهَارَ لَا يَفْتُرُونَ (20) أَمِ اتَّخَذُوا آلِهَةً مِنَ الْأَرْضِ هُمْ يُنْشِرُونَ (21) لَوْ كَانَ فِيهِمَا آلِهَةٌ إِلَّا اللَّهُ لَفَسَدَتَا فَسُبْحَانَ اللَّهِ  رَبِّ الْعَرْشِ عَمَّا يَصِفُونَ (22)لَا يُسْأَلُ عَمَّا يَفْعَلُ وَهُمْ يُسْأَلُونَ (23) أَمِ اتَّخَذُوا مِنْ دُونِهِ آلِهَةً قُلْ هَاتُوا بُرْهَانَكُمْ هَذَا ذِكْرُ مَنْ مَعِيَ وَذِكْرُ مَنْ قَبْلِي بَلْ أَكْثَرُهُمْ لَا يَعْلَمُونَ الْحَقَّ فَهُمْ مُعْرِضُونَ (24) وَمَا أَرْسَلْنَا مِنْ قَبْلِكَ مِنْ رَسُولٍ إِلَّا نُوحِي إِلَيْهِ أَنَّهُ لَا إِلَهَ إِلَّا أَنَا فَاعْبُدُونِ (25) وَقَالُوا اتَّخَذَ الرَّحْمَنُ وَلَدًا سُبْحَانَهُ بَلْ عِبَادٌ مُكْرَمُونَ (26) لَا يَسْبِقُونَهُ بِالْقَوْلِ وَهُمْ بِأَمْرِهِ يَعْمَلُونَ (27) يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَلَا يَشْفَعُونَ إِلَّا لِمَنِ ارْتَضَى وَهُمْ مِنْ خَشْيَتِهِ مُشْفِقُونَ (28) وَمَنْ يَقُلْ مِنْهُمْ إِنِّي إِلَهٌ مِنْ دُونِهِ فَذَلِكَ نَجْزِيهِ جَهَنَّمَ كَذَلِكَ نَجْزِي الظَّالِمِينَ (29) أَوَلَمْ يَرَ الَّذِينَ كَفَرُوا أَنَّ السَّمَوَاتِ وَالْأَرْضَ كَانَتَا رَتْقًا فَفَتَقْنَاهُمَا وَجَعَلْنَا مِنَ الْمَاءِ كُلَّ شَيْءٍ حَيٍّ أَفَلَا يُؤْمِنُونَ (30) وَجَعَلْنَا فِي الْأَرْضِ رَوَاسِيَ أَنْ تَمِيدَ بِهِمْ وَجَعَلْنَا فِيهَا فِجَاجًا سُبُلًا لَعَلَّهُمْ يَهْتَدُونَ (31) وَجَعَلْنَا السَّمَاءَ سَقْفًا مَحْفُوظًا وَهُمْ عَنْ آيَاتِهَا مُعْرِضُونَ (32) وَهُوَ الَّذِي خَلَقَ اللَّيْلَ وَالنَّهَارَ وَالشَّمْسَ وَالْقَمَرَ كُلٌّ فِي فَلَكٍ يَسْبَحُونَ (33) وَمَا جَعَلْنَا لِبَشَرٍ مِنْ قَبْلِكَ الْخُلْدَ أَفَإِنْ مِتَّ فَهُمُ الْخَالِدُونَ (34) كُلُّ نَفْسٍ ذَائِقَةُ الْمَوْتِ وَنَبْلُوكُمْ بِالشَّرِّ وَالْخَيْرِ فِتْنَةً وَإِلَيْنَا تُرْجَعُونَ (35) وَإِذَا رَآكَ الَّذِينَ كَفَرُوا إِنْ يَتَّخِذُونَكَ إِلَّا هُزُوًا أَهَذَا الَّذِي يَذْكُرُ آلِهَتَكُمْ وَهُمْ بِذِكْرِ الرَّحْمَنِ هُمْ كَافِرُونَ (36) خُلِقَ الْإِنْسَانُ مِنْ عَجَلٍ سَأُرِيكُمْ آيَاتِي فَلَا تَسْتَعْجِلُونِ (37) وَيَقُولُونَ مَتَى هَذَا الْوَعْدُ إِنْ كُنْتُمْ صَادِقِينَ (38) لَوْ يَعْلَمُ الَّذِينَ كَفَرُوا حِينَ لَا يَكُفُّونَ عَنْ وُجُوهِهِمُ النَّارَ وَلَا عَنْ ظُهُورِهِمْ وَلَا هُمْ يُنْصَرُونَ (39) بَلْ تَأْتِيهِمْ بَغْتَةً فَتَبْهَتُهُمْ فَلَا يَسْتَطِيعُونَ رَدَّهَا وَلَا هُمْ يُنْظَرُونَ (40) وَلَقَدِ اسْتُهْزِئَ بِرُسُلٍ مِنْ قَبْلِكَ فَحَاقَ بِالَّذِينَ سَخِرُوا مِنْهُمْ مَا كَانُوا بِهِ يَسْتَهْزِئُونَ (41) قُلْ مَنْ يَكْلَؤُكُمْ بِاللَّيْلِ وَالنَّهَارِ مِنَ الرَّحْمَنِ بَلْ هُمْ عَنْ ذِكْرِ رَبِّهِمْ مُعْرِضُونَ (42) أَمْ لَهُمْ آلِهَةٌ تَمْنَعُهُمْ مِنْ دُونِنَا لَا يَسْتَطِيعُونَ نَصْرَ أَنْفُسِهِمْ وَلَا هُمْ مِنَّا يُصْحَبُونَ (43) بَلْ مَتَّعْنَا هَؤُلَاءِ وَآبَاءَهُمْ حَتَّى طَالَ عَلَيْهِمُ الْعُمُرُ أَفَلَا يَرَوْنَ أَنَّا نَأْتِي الْأَرْضَ نَنْقُصُهَا مِنْ أَطْرَافِهَا أَفَهُمُ الْغَالِبُونَ (44) قُلْ إِنَّمَا أُنْذِرُكُمْ بِالْوَحْيِ وَلَا يَسْمَعُ الصُّمُّ الدُّعَاءَ إِذَا مَا يُنْذَرُونَ (45) وَلَئِنْ مَسَّتْهُمْ نَفْحَةٌ مِنْ عَذَابِ رَبِّكَ لَيَقُولُنَّ يَاوَيْلَنَا إِنَّا كُنَّا ظَالِمِينَ (46) وَنَضَعُ الْمَوَازِينَ الْقِسْطَ لِيَوْمِ الْقِيَامَةِ فَلَا تُظْلَمُ نَفْسٌ شَيْئًا وَإِنْ كَانَ مِثْقَالَ حَبَّةٍ مِنْ خَرْدَلٍ أَتَيْنَا بِهَا وَكَفَى بِنَا حَاسِبِينَ (47) وَلَقَدْ آتَيْنَا مُوسَى وَهَارُونَ الْفُرْقَانَ وَضِيَاءً وَذِكْرًا لِلْمُتَّقِينَ (48) الَّذِينَ يَخْشَوْنَ رَبَّهُمْ بِالْغَيْبِ وَهُمْ مِنَ السَّاعَةِ مُشْفِقُونَ (49) وَهَذَا ذِكْرٌ مُبَارَكٌ أَنْزَلْنَاهُ أَفَأَنْتُمْ لَهُ مُنْكِرُونَ (50)

 

***

 

وَلَقَدْ آتَيْنَا إِبْرَاهِيمَ رُشْدَهُ مِنْ قَبْلُ وَكُنَّا بِهِ عَالِمِينَ (51) إِذْ قَالَ لِأَبِيهِ وَقَوْمِهِ مَا هَذِهِ التَّمَاثِيلُ الَّتِي أَنْتُمْ لَهَا عَاكِفُونَ (52) قَالُوا وَجَدْنَا آبَاءَنَا لَهَا عَابِدِينَ (53) قَالَ لَقَدْ كُنْتُمْ أَنْتُمْ وَآبَاؤُكُمْ فِي ضَلَالٍ مُبِينٍ (54) قَالُوا أَجِئْتَنَا بِالْحَقِّ أَمْ أَنْتَ مِنَ اللَّاعِبِينَ (55) قَالَ بَلْ رَبُّكُمْ رَبُّ السَّمَوَاتِ وَالْأَرْضِ الَّذِي فَطَرَهُنَّ وَأَنَا عَلَى ذَلِكُمْ مِنَ الشَّاهِدِينَ (56) وَتَاللَّهِ لَأَكِيدَنَّ أَصْنَامَكُمْ بَعْدَ أَنْ تُوَلُّوا مُدْبِرِينَ (57) فَجَعَلَهُمْ جُذَاذًا إِلَّا كَبِيرًا لَهُمْ لَعَلَّهُمْ إِلَيْهِ يَرْجِعُونَ (58) قَالُوا مَنْ فَعَلَ هَذَا بِآلِهَتِنَا إِنَّهُ لَمِنَ الظَّالِمِينَ (59)

 

***

 

وَلَقَدْ

Va LaQaD

“Ve Lekad”

Bu surenin yani Enbiya Suresi’nin 10. ayetinde لَقَدْ أَنْزَلْنَا إِلَيْكُمْ كِتَابًا فِيهِ ذِكْرُكُمْ أَفَلَا تَعْقِلُونَ    denmektedir. Surenin konusu bütün peygamberlerin birlikte Allah’a iman edip O’nun halifesi olan insanlığa hizmet etmesidir. İnsanlık bu sayede uygarlaşacaktır.

Başka hiç bir canlıya nasip olmayan gelişme bu suretle sağlanacaktır. Allah’ın değişmez kanunları vardır. Onları kimse değiştiremez. O da değiştirmez.

Bir de insanları imtihan edilebilmesi ve insanlığın uygarlaşabilmesi için kurallar konmuştur. Bunlar devamlı değişmekte, insanlar bu sayede uygarlaşmaktadır. Kur’an gelmeden önce bu değişmeler yeni kitap ve azimet sahibi peygamberlerle olmuştur. Birinci Kur’an uygarlığı da öyle gerçekleşmiştir; ikinci, üçüncü ve sonraki Kur’an uygarlıklarında yeni kitap gelmeyecek, yeni peygamber de olmayacak ama Kur’an’ın hükümleri devam edecek, yeni uygarlaşma yeni içtihatlarla oluşacaktır.

...