Kullanıcı Adı:
Parola:
Üye Kayıt
Üye Aktivasyon
Parolamı Unuttum

Captcha image
Show another code

Giriş
Ahmet Yücel
REFERANDUM VE UÇAN YALANLAR
2.4.2017
3183 Okunma, 8 Yorum

REFERANDUM VE UÇAN YALANLAR

Anayasa değişikliği ile ilgili olarak yaptığım incelemeleri ve görebildiğim kadarıyla havada uçan yalanları derlemeye çalıştım. İnsanlar dürüst olmalı, kendi menfaatleri için yalan söylememelidir.

http://www.milligazete.com.tr/foto_galeri/saadet_partisinden_hayir_kitapcigi/4509?kelime=&gecerli_sayfa=13

Milli Gazete'nin web sitesinde yayınlanan Hayır Kitapçığı, yukarıdaki URL adresinde; Cumhurbaşkanının Anayasa Mahkemesinin 15 üyesinden 12'sini atayacağı belirtilmektedir.

İlgili madde:

I.  Yüksek mahkemeler
A. Anayasa Mahkemesi
1. Kuruluşu 
Madde 146  – (Değişik: 7/5/2010-5982/16 md.) (1)

Değişiklik öncesi: Anayasa Mahkemesi onyedi üyeden kurulur.

Değişen metin: Anayasa Mahkemesi onbeş üyeden kurulur.

Önceki metin: Cumhurbaşkanı; üç üyeyi Yargıtay, iki üyeyi Danıştay, bir üyeyi Askerî Yargıtay, bir üyeyi Askerî Yüksek İdare Mahkemesi genel kurullarınca kendi başkan ve üyeleri arasından her boş yer için gösterecekleri üçer aday içinden; en az ikisi hukukçu olmak üzere üç üyeyi Yükseköğretim Kurulunun kendi üyesi olmayan yükseköğretim kurumlarının hukuk, iktisat ve siyasal bilimler dallarında görev yapan öğretim üyeleri arasından göstereceği üçer aday içinden; dört üyeyi üst kademe yöneticileri, serbest avukatlar, birinci sınıf hâkim ve savcılar ile en az beş yıl raportörlük yapmış Anayasa Mahkemesi raportörleri arasından seçer.

Değişen metin: Cumhurbaşkanı; üç üyeyi Yargıtay, iki üyeyi Danıştay genel kurullarınca kendi başkan ve üyeleri arasından her boş yer için gösterecekleri üçer aday içinden; en az ikisi hukukçu olmak üzere üç üyeyi Yükseköğretim Kurulunun kendi üyesi olmayan yükseköğretim kurumlarının hukuk, iktisat ve siyasal bilimler dallarında görev yapan öğretim üyeleri arasından göstereceği üçer aday içinden; dört üyeyi üst kademe yöneticileri, serbest avukatlar, birinci sınıf hâkim ve savcılar ile en az beş yıl raportörlük yapmış Anayasa Mahkemesi raportörleri arasından seçer.

Milli Gazete'nin web sitesinde bu yalanı gördükten sonra, başka yalanların da olabileceği ihtimalinden dolayı, bu Hayır Kitapçığını daha fazla incelemeye lüzum görmüyorum. Ayrıca Milli Gazete aboneliğimi de iptal etmeyi düşünüyorum. Bu kitapçıkta başlangıçta Anayasa nasıl olmalı ile ilgili bilgiler güzeldi, diyelim ki Ak Parti, Saadet Partisinin Anayasa değişikliği ile ilgili tekliflerini dikkate almadı. Peki, bu 18 maddelik değişiklikler yapılmamış haliyle Kenan Evren'in 12 Eylül Darbe anayasası SP'nin istediği özellikleri taşıyor mu? Bizim teklifimiz dikkate alınmadı diyerek karşı olmak, bunun için göz göre göre yalan söylemek doğru mudur?

Milli Gazete'nin Hayır Kitapçığını burada noktalıyorum. Diğer uçan yalanlara kısa kısa değinmek istiyorum.

Kılıçdaroğlu, ‘'Anayasa değişirse, bir kararnameyle bizi içeri atabilirler’'
GERÇEK: Cumhurbaşkanlığı Sistemi’nde; Cumhurbaşkanı, temel hak ve hürriyetler, siyasi hak ve hürriyetler hususlarında kararname çıkaramaz. 

''18 yaşında milletvekili olanlar, 2 yıl milletvekili olarak görev yaptıklarında, 20 yaşında emekli olacaklar.''

GERÇEK: Yeni sistemde 18 yaşından milletvekili olacaklar en az 2 yıl görev yaptıktan sonra 65 yaşında milletvekilliği derecesinden emekli olma imkânını elde edebileceklerdir.

BAKANLAR HESAP VERECEK Mİ? CHP’nin referandum broşüründe, cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanların, Meclis’e hesap vermeyeceği ve ömür boyu dokunulmazlıklarının olacağı ifade ediliyor. 
GERÇEK: Yeni sistemde, Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlara denetim ve cezai sorumluluk getirilecek. Tıpkı cumhurbaşkanı gibi, soruşturulup gerek görülürse yargılanabilecek. Kanun yapma tekeline sahip olan TBMM hem çıkaracağı kanunlarla hem de araştırma, inceleme, yazılı soru ve soruşturma mekanizmalarıyla denetim yetkisini daha etkin kullanacak. ‘

TEK ADAM’ REJİMİ YALANI Kılıçdaroğlu, 5 Şubat’ta Ankara’daki parti programında, “Anayasa değişikliği ile denetlemeyen bir tek adam rejimine döneceğiz” dedi. 
GERÇEK: Cumhurbaşkanlığı Sistemi’nde daha güçlü, istikrarlı bir hükümet sistemi kurulacak. Yasama, yürütme, yargı birbirinden bağımsız olacak. Güçler ayrılığı kurumsallaşacak. Bir Cumhurbaşkanı en fazla iki dönem görev yapabilecek. Böylece siyasette dönüşüm zorunlu hale gelecek. 

EN FAZLA İKİ DEFA SEÇİLEBİLİR Kılıçdaroğlu İnegöl’deki kamyoncu ziyaretinde, “Önümüze gelen anayasa değişikliğine göre, başkan iki dönem seçilebiliyor. Üçüncü dönem seçilemiyor. İkinci dönemin sonunda Meclis’i feshedebilir. Kendisi de seçime gider. Böylece ne olacak? 5 yıllık süreyi doldurmadığı için üçüncü dönem de seçilme ihtimali olacak” dedi. 
GERÇEK: Cumhurbaşkanlığı Sistemi’nde Cumhurbaşkanının görev süresi 5 yıl olacak. Bir kişi en fazla iki kez cumhurbaşkanı seçilebilecek. Şayet Cumhurbaşkanı seçime gitme kararı alırsa; yarım kalan dönemi tam sayılacak ve sadece bir dönem seçilme hakkı kalacak.

YALAN: Aynı toplantıda Kılıçdaroğlu, “Benim tayin ettiğim hakim beni yargılayacak, böyle bir şey olur mu?” dedi. 
GERÇEK: Mevcut sistemde, Cumhurbaşkanı vatana ihanet dışında yargılanamıyor ama yeni sistemde her icraatından dolayı yargılanma yolu açılıyor.

CHP meclise her zaman girebilir fakat CHP'li bir cumhurbaşkanı seçebilme ihtimali belki yıllarca olmayacak, bu yüzden Anayasa Değişikliğine hayır diyorlar. Değişen maddeler daha önce partilerin anayasa komisyonlarınca mutabık kalınan 59 maddeye yakın olmasına rağmen hayır diyorlar. Herkesin tercihine saygılıyım fakat yalanların havada uçması hoş bir şey değil.

Nefsim, 18 yaşında vekil olunmasına önceden karşı çıkıyordum. Bu eğitim sisteminde kim 18 yaşında vekillik yapacak bilgi, tecrübe ve eğitime sahip olarak yetişiyor, diye düşünüyordum. Fakat 18 yaşında, iyi bir ahlak ve terbiye ile yetişmiş kardeşlerimiz de olabilir. Belki 24 yaşında vatan, millet, hizmet aşkı ile dolu bir kardeşimiz, seçim zamanı geldiğinde, önceki durum 25 yaşı belirttiği için aday olamayacaktı. Zaten partiler aday adaylarının içinden 600'er kişilik aday belirlemek için belli başlı kıstasları göz önüne alarak seçim yapacaklardır.

Anayasa değişikliği ile meclisimizin yetkisi artırılmıştır.

Cumhurbaşkanlığı kararnameleri mevcut kanunlara aykırı olamayacaktır.

Önceki durumda cumhurbaşkanı verdiği kararlardan dolayı yargılanamıyordu, sadece vatana ihanetten yargılanabiliyordu. Yeni durumda cumhurbaşkanının sorumluluğu ve yargılanma durumu vardır. Bazıları cumhurbaşkanının yargılanması için gerekli sayıyı yüksek buluyor, yargılayamazlar diyor. Bu ise seçtiğimiz vekillere güvenmemektir, meclis cumhurbaşkanının suçlu olduğunu düşünürse, belirlenen sayıyı fazlasıyla bulacaktır. Değişiklik kabul edilmemiş olsaydı, yargılanma imkanı da olmayacaktı.

Kişisel tahminim yüzde 55-65 arasında Evet tercihi olacağı yönündedir.

Cenabı Allah vatanımıza, milletimize, devletimize, bayrağımıza zeval vermesin. Ümmeti Muhammed'i Türkiye liderliğinde birleştirsin.

 

 


Yorumcu 
Yorum 
serdarsoner
02.04.2017
16:51
harika,teşekkürler Ahmet bey
Ahmet Yücel
03.04.2017
19:37

Saadet Partisinin ''hayır kitapçığı'' nda dile getirdiği, ''Cumhurbaşkanı Anayasa Mahkemesinin 15 üyesinden 12'sini seçiyor.'' açıklaması ile ilgili olarak, 

http://anayasadegisikligi.barobirlik.org.tr/Anayasa_Degisikligi.aspx 

adresinde, Değerlendirme kısmındaki bilgiden ilgili kısmı ekliyorum.

• 3 Üyesi, Cumhurbaşkanının iktidar partisi genel başkanı olarak kontrol ettiği Meclis tarafından seçilmekte,
• 3 Üyesi, üyelerini Cumhurbaşkanının belirlediği YÖK tarafından önerilmekte ve Cumhurbaşkanı tarafından seçilmekte,
4 Üyesi, belli kategori isimleri arasından doğrudan Cumhurbaşkanınca seçilmekte.
• Kalan 5 Üye de Yargıtay ve Danıştay'ın gösterdiği adaylar arasından yine Cumhurbaşkanı tarafından seçilmektedir. 

Bu durumda cumhurbaşkanı 4 üyeyi seçmektedir.

YÖK, Yargıtay ve Danıştay tarafından gösterilen adaylar içinden cumhurbaşkanı tarafından seçilse de, gerçekte YÖK, Yargıtay ve Danıştay tarafından seçilmiş olmuyor mu? Daha olmadı 15 üyeyi de cumhurbaşkanı seçiyor diyelim.

Doğrudan 4 üye seçmek başka, şu adaylar içinden 3+5 toplam 8 üye seç, denilmesi başkadır.

''Doğrudan'' kelimesi ile ''Dolaylı'' kelimesi aynı anlama gelebilir mi?

Saadet Partisinin hayır kitapçığında 12 üyeyi cumhurbaşkanı seçiyor demesini ve milligazete.com.tr de yayınlanmasını üzüntüyle karşıladım. Okurlarının bu yalan ile yönlendirilmeye çalışmasını doğru bulmuyorum.

Recep EROL
05.04.2017
18:04
Ahmet Yücel bey, Yazınızı okurken son derece üzüldüğümü ifade etmek isterim. Türkiye'nin en saygın en dürüst İslamı en yüksek sesle haykıran Milli Gazetemize ''Yalancı'' Demeniz son derece talihsiz ve Şuursuz bir açıklamadır. Siyonizmin Talim ettiği bir kampanyayı savunayım derken Savunduğunuz değerlere zarar verdiğinizin farkında değilsiniz. Medya, Sosyal medya, Algı yönetimleri, Kutuplaştırmalar malesef sizi de etkilemiş. '' Doğrudan 4 üye seçmek başka, şu adaylar içinden 3+5 toplam 8 üye seç, denilmesi başkadır. '' Tamamen bir algı karıştırma operasyonundan ibarettir ve kelime oyunları yapılmıştır. Sonuç olarak Cumhurbaşkanının yetkilendirmediği bir isim bunları seçemiyor. Cumhurbaşkanı Kendi İsteğinin Dışında hareket eden hiçbir Danıştay üyesini görevlendirmez. Cumhurbaşkanı doğrudan olmasa da dolaylı olarak 12 üyeyi atıyor. Bunu kavrayabilmek için alim olmaya da gerek yok. Belli ki siz de iktidardakilerin ve Cumhurbaşkanının o kutuplaştırıcı söylemlerinin etkisinde kalmışsınız. Kimisi Hayır deniliyor diye vatan haini ilan eder kimisi evet deniliyor diye vatan haini ilan eder. İşte malesef ülkemizi yönetenlerin ve mecliste olanların hali budur. Burada Saadet Partisinin uyarıları tenkitleri zerre kadar dikkate alınmamıştır. Siz diyorsunuz ki Saadet partisi biz dikkate alınmadık o yüzden hayır diyoruz demesi Kenan evren anayasasına razı olması mı demektir. Öncelikle Saadet partisinin yolu Allah cc Yoludur İslam yoludur. Bir yerde İslama aykırı bir Sistem maddeleri varsa tıpkı sahabeler gibi uyarımızı yaparız. Uyarılar Dikkate alınmaz ise biz ona destek veremeyiz. Bu bizim şahsi görüşümüz olduğu için değil İslamın görüşü olduğu için kabul edemeyiz. Siz bir Müslüman olarak Allah cc ın kanunlarını değilde emperyalist bir anlayışın bize talim ettiği bir kanunu kabul ediyorsanız o sizin bileceğiniz bir iştir. Saadet Partisini kitle partileriyle karıştırmayın. Saadet partisi Cihadının Gereği olduğu için Siyaset yapıyor Kendi menfaati uğruna Siyaset yapmıyor, eğer öyle olmuş olsaydı bugün bütün Saadet partililer Ak Partinin safında olurdu.Konuşacak Anlatacak çok fazla şey var, her konuyu burada konuşma fırsatımız vaktimiz olmuyor. Sizin gibi İslami hassasiyetlere sahip olan bir insanın Milli görüş davasının daha çok şuurunda olmasını ve aklı selim hareket etmesini Cenabı Hak'tan niyaz ediyorum ve ERBAKAN Hocamızın 40 yıldır tıpkı Hz. Ebubekir (r.a) gibi sadakat ile yanında cihad etmiş dava arkadaşlarına gösterilmesi gereken saygının ve anlayışın bu hassas günlerde daha fazla olmasını temenni ediyorum. Gerçekten yazacak konuşacak çok fazla şey var fakat vaktimiz ve imkanımız buna el vermiyor. konuşmamı ERBAKAN hocamın bir sözüyle bitirmek istiyorum. ''Bu kapıya geleceksiniz başka çare yok fakat ben istiyorum ki kafanızı gözünüzü kırmadan gelin'' Bu duygu ve düşüncelerle sizi Allah cc' a emanet ediyorum Selamun aleykum. 
Ahmet Yücel
05.04.2017
20:52

Ve Aleyküm Selam Sevgili Recep Erol hocam,

Şu an Referandumda Allah'ın kanunları ile, yapılan değişiklikler milletin tercihine sunulmuyor. Öyle olsaydı elbette tercihimiz Allah'ın kanunları olurdu. Bize sunulan değişiklik yapılmamış halini ya da değişiklik yapılmış halini tercih etmemizdir. 

Saadet Partisinin hayır kitapçığına gelince, yukarıda eklediğim milligazete.com.tr sayfasında:

Cumhurbaşkanının AYM'nin 15 üyesinden 12'sini seçeceği yazıyor. Aşağıdaki bilgi de eklenseydi, millet okuyup kendisi karar verseydi, cumhurbaşkanının AYM'ye kaç üye seçtiğine daha iyi olurdu.

''3 Üyesi, Cumhurbaşkanının iktidar partisi genel başkanı olarak kontrol ettiği Meclis tarafından seçilmekte,
• 3 Üyesi, üyelerini Cumhurbaşkanının belirlediği YÖK tarafından önerilmekte ve Cumhurbaşkanı tarafından seçilmekte,
4 Üyesi, belli kategori isimleri arasından doğrudan Cumhurbaşkanınca seçilmekte.
• Kalan 5 Üye de Yargıtay ve Danıştay'ın gösterdiği adaylar arasından yine Cumhurbaşkanı tarafından seçilmektedir.''

Bu bilgi eklenmediği için bana göre yalan ya da yanlış bilgi verilmiştir. Bilerek veya bilmeyerek yanlışlık yapılmıştır, eğer bilerek yapıldıysa yalandır değilse yalan değildir. Milli Gazeteyi sevdiğim için bu konu beni üzmüştü. Yine de hocam siz haklısınız suizanda değil hüznü zanda bulunmalı idim, yalan demek yerine yanlışlık olabilir, hepimiz kuluz, demeliydim. Bu yüzden özür diliyorum.

Milli Gazete aboneliğine devam edeceğim inşallah.

Saadet Partisine gelince, şahsi düşünceme göre Erbakan hocamızın dönemindeki Saadet Partisi ile aynı olmadığını düşünüyorum. Erbakan hocamız kendisi de Allah dostu olduğu halde, Allah dostları ile istişareyi elden bırakmıyordu. Bugün Saadetin aynı şekilde devam ettiğini düşünmüyorum.

Kapı denilince de, Allah dostlarının kapısı aklıma geliyor. ''Ey iman edenler, sadıklarla beraber olunuz.'' Tevbe 119, ''Allah'ın dostlarına korku yoktur, onlar mahzun da olmayacaklar.'' Yunus 62.

Millet İslamı yaşamaya yönelirse, Allah Ak Parti ile de Milli Görüş-Adil Düzeni bizlere bahşeder. Mesele bana göre parti değil, Müslümanların aslına/özüne dönmesidir. Bugün Müslümanlar cihat ibadetini unuttu, dünya sevgisiyle doldu, haramlar açıktan işlenir oldu.

Sevgili Recep Erol hocam, kıymetli vaktinizi aldığım için hakkınızı helal etmenizi dilerim. Açıklamalarınızdan dolayı teşekkür ediyorum. Suizanda bulunduğumu fark ettirdiniz, özür dilememe vesile oldunuz. Başka kardeşlerimiz de suizanda bulunup günaha girmesin diye, Saadet Partisinden ricam hayır kitapçığına ilgili maddeleri de eklemeleridir.

Allah'a emanet olunuz. Allah'ın selamı üzerinize olsun.



Ahmet Yücel
05.04.2017
23:14

Sevgili Recep Erol hocam,

İlave olarak ''Siyonizmin Talim ettiği bir kampanya'' diyorsunuz. Anayasa değişikliği siyonizmin emir ve talimatları doğrultusunda yapılıyor olsaydı, referandum sonucu ''hayır'' çıksın diye çalışmazlardı. ''Siyonizmin Talim ettiği bir kampanya'' düşüncenize katılmıyorum.

Saadet Partisi ilçe teşkilatımızda yönetici bir kardeşimiz de, Yeni Akit gazetemiz için iki ay kadar önce ''Siyonistlerin gazetesi'' demişti, bu yüzden tartışmıştık. Bir zaman Konya SP teşkilatında bir kardeşimiz de Ak Parti yöneticilerine hatta Ak Partiye oy verenlere münafık yakıştırması yapıyordu. Sizin gibi değerli yazarlarımıza bu konuya eğilmeleri, bunun yanlış olduğunu vurgulamaları için köşelerinde yazmalarını istedim. İşte ayrıştırma, kutuplaştırma budur. Bizleri SP'nden soğutan da teşkilat mensubu olduğu halde bu şekilde konuşanlardır.

Allah'a emanet olunuz. Allah'ın selamı üzerinize olsun.

Tayibet Erzen
07.04.2017
14:53

Önümüzde iki seçenek var:

  1. Milli Gazete kendi yazar kadrosunu oluşturmakta hür, yazarlarının yazı içeriğine müdahale etmeyecek, yönlendirme yapmayacak ve sansür uygulamayacak kadar da özgürlükçü ve saygılı bir yayın kuruluşudur. Tüm bu meziyetlerine rağmen, Adil Düzen’in teorisyeni, en büyük çalışanı ve önderi olan Süleyman Karagülle’nin fikirlerine ancak kısmen ve başka bir isim altında yer verebilmiştir ki bu, niyeti ve maksadı sorgulanması gereken bir durumdur.
  2. Milli Gazete’de kimin yazıp kimin yazamayacağına, yazılan yazının ne olacağı veya ne kadar yazılabileceğine Gazete yönetimi dışında başka mercilerce karar verilir ve bu karar aynen uygulanır.
Her iki durum da Milli Gazete’nin, Recep arkadaşımızın iddia ettiği gibi “Türkiye'nin en saygın, en dürüst, İslam’ı en yüksek sesle haykıran ” gazetesi olmasına engeldir. Şayet öyle ise vay halimize, vay basının düştüğü hallere!

Hikmet Güveloğlu
07.04.2017
19:25
Herkese bin selam, Tayibet hanım iddaalarınız doğru ise!! vahim bir durumdur. Hadi bir kaçı hariç diğer gazeteler şov peşindedir de eğer Milli gazetenin de böyle bir yayın politikası varsa vahim bir durum. Ben telefon açtım zamanında ücretsiz yazayım diye. 3 tane de yazı gönderdim. yetkili ben iletirim dedi lakin dönmedi bile. sağolsun Ahmet bey vesile oldu ve buradayım sanal alemde kaliteli yazar arkadaşlarla takipleşiyoruz. Bazıları yazılarımı RT yapıyor sağolsun. Mesele Vatandır... saygılar
Ahmet Yücel
11.04.2017
01:12

Bir ilave daha yapmak istiyorum.

Sevgili babam, Milli Nizam Partisinden bu yana Milli Görüşe gönül vermiş biri olarak evimize yıllarca Milli Gazete alıp okumuş ve okumamıza vesile olmuştur. Bugün için ise görme kayıplarından dolayı okuyamamaktadır. Biz çocukluğumuzdan bu yana Milli Gazete ile büyüdük. Lise yıllarımda Milli Gazetenin verdiği iki ciltlik Ramuz El Ehadis kitabını severek okuyup bitirmiştim. Hadisi şeriflere ilgim bu kitapla başlamakla birlikte, başka bir hadis kitabını baştan sona okumak belki tembellikten dolayı nasip olmadı. Fıkıh  (Yusuf Kerimoğlu/Hüsnü Aktaş hocamızın) köşesini de hep ilgiyle okudum.

Benim için Milli Gazete 45-50 yıllık bembeyaz bir sayfadır. Bu yüzden en küçük bir leke olmamalıdır. Gazetemi kuaföre bırakıyor kardeşimiz, akşama kadar müşteriler okusun diye kuaföre bırakılmasını istedim. Sonra kardeşim alıyor evde okuyorlar. Nefsim takip edebildiğim kadar MilliGazete.com.tr den takip etmeye çalışıyorum.

Daha önce haber ve yazarlara okuyucu olarak yorumlar yapabiliyorduk. Ak Parti ile ilgili eleştirilerim yayınlanırken, Saadet Partisine karşı yazdığım eleştiriler yayınlanmıyordu. Aynı durumun tersi de YeniAkit.com.tr de oluyordu. Editörlerine yazdığım mesajlara cevaplar da gelmedi. Gazetelerin ve sitelerinin editörlerinin farklı kişiler olduğunu düşünmeme rağmen soğumaya başlamıştım. Bununla ilgili olarak ''İSLAMİ HABER SİTELERİ-ELEŞTİRİ'' yazımı yazmıştım.

Saadet Partisinin ''Hayır Kitapçığı'' nı, Milli Gazetenin sitesinde okumaya başladım. Daha önce maddeleri okuduğum için 13. sayfasındaki bilginin yalan demiyorum artık ama yanlış olduğunu fark ettim. Yeniden inceledim.

Cumhurbaşkanı 4 üye seçiyor. YÖK tarafından önerilen adaylar arasından 3 üyeyi cumhurbaşkanı seçiyor. YÖK'ün, Yargıtayın ve Danıştayın önerdiği üyeler arasından 5 üyeyi cumhurbaşkanı seçiyor. Cumhurbaşkanının kendisine önerilen adayları beğenmeyip, başka adaylar önerilmesini isteme hakkı varsa, cumhurbaşkanı 12 aday seçiyor, denilebilir.

Yukarıdaki yazımı, Recep Erol hocamızın yazımıza yazdığı cevap üzerine, yazdıklarımı yeniden okuyup değerlendirdim. ''Bizim teklifimiz dikkate alınmadı diyerek karşı olmak, bunun için göz göre göre yalan söylemek doğru mudur?'' Cümlemin suizan olduğunu gördüm. Bir başka gazete yazsa yalan diye düşünebilirim yine de yalan diye iddiada bulunma malıyım. Fakat milli Gazete için bilerek yapılan bir yanlışlık değil, şeklinde düşünmeliydim. Benim için yarım yüzyıllık bembeyaz bir sayfa olarak ifade ettiğim Milli Gazete olunca, elbette üzüldüm ve o üzüntüyle suizan içeren yazımı yazmış oldum. Kitapçıktaki ilgili sayfayı okuyuncaya kadar, bu konu ile ilgili özel bir yazı yazmadım.

Bilerek eksik ya da yanlış bilgi vermek, kim yaparsa yapsın yalandır, aldatmaktır. Kimsenin niyetini bilme imkanımız olmadığı için suizanda dahi bulunmamak en doğru yoldur. ''ZANNIN ÇOĞU GÜNAHTIR.'' Hadisi şerif

Bu konu bizi ziyadesiyle üzmüştür ve bu üzüntümüzden dolayı yazdığımız yazımızdaki zandan/suizandan dolayı, kardeşlerimizden tekrar özür diliyorum. Yalan var demek yerine yanlışlık var, diyebilmeliyiz. Hatalıyım, özür diliyorum, diyebilmeliyiz.

Yarım yüzyıldır Kur'an ilmi ile, Adil Düzen çalışmaları ile meşgul olan Recep Erol hocamıza, yazımıza yazdığı cevapla hatamızı/suizanımızı bize fark ettirdiği için teşekkür ediyorum. akevler.org sitesini takip etmekle bilmediğim bir çok şeyi öğrenme imkanı buldum. Cenabı Allah Adil Düzen için çalışan, emeği geçen tüm hocalarımızdan razı olsun.

Burada her düşünceye saygı var, hakarete asla izin yok. Nefsimin de sevdiklerime karşı hakaret kastı asla yok fakat o anki üzüntüyle bir yanlışlığı büyüterek yalan olarak yazma durumu var. gerçekten suizanda bulunmuşum. Rabbim, hatasını görerek müteessir olanı, af dileyeni affeder.

Bir diğer konu, değişiklik yapılan 18 maddeyi ve önceki durumlarını inceledim, ''Evet'' diyorum. Medyanın bu konuda nefsime katkısı yok. ''Hayır'' diyen vatandaşlarımıza da saygılıyım. Saadet Partisi, kamplaşma-ayrıştırma olmasın diye kampanya yürütmedi, takdir ettim.

18 Maddeyi hiç incelemese idim, Allah'ın Kur'an'da övdüğü, Peygamber efendimizin hadislerinde övdüğü Allah dostları ''Evet'' dediği için ''Evet'' derdim. Medyadaki yayınlar, algı operasyonları beni yine bağlamazdı.

Milli Nizam Partisi kurulduğunda, Bayburtlu Dede Paşa hz(Musa Baştürk) ''Genç olsaydım, sakalımı keser, aranıza katılırdım...'' şeklinde sevincini ve desteğini ifade etmiştir. Allah dostlarının desteği iki parti oluncaya kadar devam etmiştir. Başımızda din düşmanlığı tescilli olan idareciler olacağına, hataları ne kadar çok olsa da inananlar olsun, böyle düşünüyorum. Erbakan hocamız tek başına Konya bağımsız millet vekili olarak meclise girdi, bir çiçekle baharı başlattı. SP bir vekille de olsa yeniden meclise girmeli, ister bağımsız adaylarla, ister ittifakla. ''Günahlarına ortak olmak için mi ittifak yapalım?'' diyenler oldu. ''HAYRA MOTOR, ŞERRE FREN'' niyetiyle en azından genel Başkan olarak temsil edilmeliydi. Sevgili babam 7 Haziran dahil hep SP'ne oy verdi, 1 Kasım'da yine ittifak olmadı, koalisyona gönlü razı olmadı Ak Partiye oy verdi. Bazı SP'liler koalisyondan korkmamak lazım, biz koalisyonlarda hizmet ettik diyor. Evet Milli Görüşün içinde olduğu koalisyondan korkma ama 1 Kasım'da Milli Görüşlü bir koalisyon olmayacağına göre biz korkarız kardeşim dedik, Ak Partiye oy verdik. Herkes niyetinin karşılığını alacaktır, olumlu icraatlardan da, olumsuz icraatlardan da payımız vardır, bunu kabul ediyoruz.

Her neyse sözümü uzattım, vakitlerinizi aldım, haklarınızı helal etmenizi diliyorum.

Allah'a emanet olunuz.



YorumYap

Çok Okunan Makaleler
Ahmet Yücel
YUNUS SURESİ 62-63-64. AYETLER VE TEFSİRİ
19.2.2016 13071 Okunma
Ahmet Yücel
TARİKATLAR İKİYE AYRILIR
22.2.2016 11072 Okunma
Ahmet Yücel
DÜŞMANIMI BİLSEM
17.2.2016 5145 Okunma
8 Yorum 22.02.2016 23:54
Ahmet Yücel
MÜSLÜMANI TEKFİR ETME HASTALIĞI
21.3.2016 4363 Okunma
1 Yorum 21.03.2016 23:04
Ahmet Yücel
BAŞBAKANIMIZ SAYIN DAVUTOĞLU'NA ARZ EDİYORUM
28.2.2016 4328 Okunma
Ahmet Yücel
ALLAH DOSTLARI, TARİKAT/TASAVVUF
18.2.2016 4133 Okunma
Ahmet Yücel
GÜLDEN BÜLBÜLLERE KİTABINDAN PAYLAŞIMLAR
2.3.2016 4083 Okunma
1 Yorum 02.03.2016 00:52
Ahmet Yücel
BİR HADİS VE DÜNYANIN GİDİŞATI
5.5.2017 4076 Okunma
5 Yorum 06.05.2017 02:29
Ahmet Yücel
BU VATAN SAHİPSİZ DEĞİL
17.7.2016 4070 Okunma
1 Yorum 17.07.2016 03:38
Ahmet Yücel
ÇEŞİTLİ KONULAR
29.4.2016 4005 Okunma
3 Yorum 01.05.2016 01:14
Ahmet Yücel
GÜLÜMSEYEN GELECEK
4.3.2016 3735 Okunma
Ahmet Yücel
İSLAMİ HABER SİTELERİ - ELEŞTİRİ
19.11.2016 3735 Okunma
4 Yorum 22.11.2016 14:57
Ahmet Yücel
TASAVVUF İLE İLGİLİ
28.2.2016 3698 Okunma
Ahmet Yücel
İLİM BİR NOKTA İDİ, CAHİLLER ÇOĞALTTI
3.6.2017 3627 Okunma
1 Yorum 03.06.2017 19:24
Ahmet Yücel
Tarîkat, Peygamber Efendimizin yolu
17.8.2016 3553 Okunma
Ahmet Yücel
RAZI OLAMADIĞIM İKİ ŞEY
4.3.2016 3532 Okunma
Ahmet Yücel
15 TEMMUZ 2016
6.8.2016 3493 Okunma
Ahmet Yücel
ŞERİAT TERAZİSİ İLE ÖLÇEN YOLUNU ŞAŞIRMAZ.
9.9.2016 3457 Okunma
Ahmet Yücel
ŞEHİTLİK
10.4.2016 3396 Okunma
Ahmet Yücel
EN BEREKETLİ FETİH
1.1.2017 3389 Okunma
Ahmet Yücel
SALİH BABA DİVANI'NDA ŞERİAT, TARİKAT, RABITA
27.11.2016 3365 Okunma
Ahmet Yücel
MÜSLÜMAN MÜSLÜMANI İNCİTMEZ.
11.7.2016 3350 Okunma
Ahmet Yücel
HUZURLU YARINLARA YÜRÜYÜŞÜMÜZÜ ENGELLEYEMEZLER.
1.7.2016 3330 Okunma
Ahmet Yücel
FAİZSİZ BANKACILIK diye bir derdimiz olmalı.
20.2.2017 3261 Okunma
1 Yorum 23.02.2017 16:41
Ahmet Yücel
Sayın Temel Karamollaoğlu hocamıza mektup
3.3.2017 3210 Okunma
Ahmet Yücel
SAADET PARTİSİ NEREYE?
4.3.2018 3200 Okunma
5 Yorum 15.03.2018 22:46
Ahmet Yücel
REFERANDUM VE UÇAN YALANLAR
2.4.2017 3183 Okunma
8 Yorum 11.04.2017 01:12
Ahmet Yücel
MİLLİGAZETE.COM.TR EDİTÖRÜNE küçük bir tavsiye.
8.8.2017 2899 Okunma
4 Yorum 19.08.2017 16:23
Ahmet Yücel
BABAM SENİ KANDIRIR
12.11.2017 2803 Okunma
3 Yorum 13.11.2017 17:38
Ahmet Yücel
DECCAL’E
7.12.2017 2742 Okunma
3 Yorum 07.12.2017 09:26
Ahmet Yücel
FAİZSİZBANKACILIK.COM.TR
10.6.2017 2688 Okunma
1 Yorum 11.06.2017 01:16
Ahmet Yücel
GECENİN KADRİNİ BİLMEK - KARDEŞLİĞİMİZ
28.5.2017 2622 Okunma
2 Yorum 28.05.2017 20:05
Ahmet Yücel
ADİL DÜZEN VE MÜSLÜMANLAR
26.7.2017 2588 Okunma
1 Yorum 26.07.2017 17:18
Ahmet Yücel
Senden gelene razıyım ya Rabbi.
22.6.2018 2583 Okunma
6 Yorum 23.06.2018 19:28
Ahmet Yücel
YENİ GÜNDEMLERE YELKEN AÇARKEN
18.4.2017 2536 Okunma
Ahmet Yücel
FAİZ BELASINDAN KURTULMAK
1.4.2018 2473 Okunma
2 Yorum 02.04.2018 12:31
Ahmet Yücel
SAYIN CUMHURBAŞKANIMIZA SAYGILARIMLA ARZ EDİYORUM.
2.7.2018 2422 Okunma
2 Yorum 10.07.2018 04:28
Ahmet Yücel
ADİL DÜZEN NE ZAMAN, NASIL GELECEK, BİZİM HİZMETİMİZ NE
19.9.2017 2298 Okunma
2 Yorum 19.09.2017 09:17
Ahmet Yücel
GELECEK SEÇİMLER
15.4.2018 2270 Okunma
3 Yorum 21.04.2018 21:54
Ahmet Yücel
''25 Haziranda hepinizi sürmez isem namerdim!'' diyor.
24.6.2018 2238 Okunma
2 Yorum 29.06.2018 16:42
Ahmet Yücel
Dünya nereye gidiyor? BİR YORUM
8.10.2017 2088 Okunma
Ahmet Yücel
YASİN KILAR KARDEŞİMİZE
28.8.2018 2007 Okunma
4 Yorum 31.08.2018 00:30
Ahmet Yücel
RECEP EROL KARDEŞİMİZE
22.10.2017 1999 Okunma
Ahmet Yücel
CEDDİMİZ OSMANLI
16.8.2017 1958 Okunma
Ahmet Yücel
KARAGÜLLE HOCAMIZA
29.10.2017 1940 Okunma
Ahmet Yücel
Sizi Seviyoruz başkanım ama ulaşmak zor gibi...
1.9.2018 1891 Okunma
1 Yorum 02.09.2018 18:48
Ahmet Yücel
SALİH BABA DİVANI'NDAN
7.12.2017 1888 Okunma
Ahmet Yücel
MEZHEPLER, GÜNCELLEME, SEFERİLİKTE NAMAZ
10.3.2018 1817 Okunma
Ahmet Yücel
DUALAR, AZİM VE SABIRLA GELEN BAŞARI.
11.7.2018 1793 Okunma
6 Yorum 12.07.2018 13:53
Ahmet Yücel
CEDDİMİZ OSMANLI - 2
19.8.2017 1786 Okunma
Prev[1]2Next