Kullanıcı Adı:
Parola:
Üye Kayıt
Üye Aktivasyon
Parolamı Unuttum

Captcha image
Show another code

Giriş
Ahmet Hakan - Hürriyet Lütfi Hocaoğlu
Orhan Pamuk'a bilgilendirme mektubu
1283 Okunma, 11 Yorum

01.01.2010

 “SEVGİLİ ” Orhan Pamuk...

Yine bir demeç patlatmışsınız...

Demişsiniz ki:

“Türkiye'de laikler iyi insanlar ama demokrasiye saygıları yok.”

Çok doğru... Çok doğru...

Bence de laikler iyi insanlar...

Medeniler, kibarlar, hoş sohbetler, anlayışlılar, eğitimliler...

Ve fakat...

Gerçekten de “demokrasiye saygı” konusunda sorunları var...

“Kendi yaşam tarzları” söz konusu olduğunda olağanüstü titizlenirlerken, “başkalarının yaşam tarzları”na pekala müdahale edilebileceğini düşünebiliyorlar.

Mesela...

“Mini etek hakkı”nı sonuna kadar savunurlarken, “türban hakkı”na geçit verilmemesi gerektiğini söyleyebiliyorlar.

Bin tane mazeret buluyorlar... Bir ton gerekçe üretiyorlar... Birçok teori geliştiriyorlar.

Ama sonuçta...

“Ben istediğim gibi giyinirim / Sen istediğin gibi giyinemezsin” demiş olmaktan kurtulamıyorlar...

Bazı laikler ise, “beğenilmeyen iktidarın asker tarafından alaşağı edilmesi” fikrine akıllarını yatırabiliyorlar ki bu çok daha vahim bir durum...

* * *

Ama Orhan Pamuk Bey, siz buralardan bir parça uzaklaştıktan sonra...

Memlekette bir şey oldu, tuhaf bir şey...

Yok, hayır...

“Laikler” birden kötü insan olmadı...

Ya da laiklerin demokrasiye saygıları artmadı...

Şöyle bir şey oldu:

Hani eskiden mazlum konumuna düşürülen, her daim mağdur edilen “muhafazakarlar” vardı ya...

İşte o “muhafazakarlar”, artık sizin bildiğiniz eski “muhafazakarlar” değiller...

Güç ellerine geçti... Kudretli oldular... Muktedir oldular...

Ve maalesef onların da pek fazla demokrasiye saygıları kalmadı.

“Gık” diyenin üstüne çullanıyorlar...

“Eleştiri hakkı” falan dinlemiyorlar.

Öyle tahammülsüzleştiler ki, aleyhlerinde yayın yapan medya organlarını sinsi planlarla susturmaya kalkışıyorlar.

“Farklı yaşam tarzları”na karşı “şimdilik” müsamaha gösterdikleri izlenimi veriyorlar...

“Ergenekon” diye masalsı yönleri hayli fazla bir şey icat ettiler, azıcık inançsızlık gösterene hemen yapıştırıyorlar “darbeci” etiketini...

Yani sizin anlayacağınız Orhan Pamuk Bey...

Buralarda artık “laiklerin demokrasiye olan saygısı” meselesinden ziyade “muhafazakarların demokrasiye olan saygısı” meselesi daha popüler...

* * *

“Sevgili” Orhan Pamuk Bey...

Sizin gibi Nobel almış bir yazarın, “bayat” tezler ileri sürmesine gönlüm razı olmadı...

Bu nedenle...

Size “Yeni Türkiye” konusunda biraz bilgi vermek istedim...

Sanırım artık sizden “Türkiye'de muhafazakarlar iyi insanlar mı pek bilmiyorum ama demokrasiye saygıları yok” şeklinde bir demeç bekleyebiliriz...

Yoksa korkarım pek demode kalacaksınız...

 

Yazının tamamı için tıklayınız.

 

Yorum:

Çoğunluk demokrasisinde laiklik olamaz?

Batı tarafından icat edilen çoğunluk demokrasisi çok tuhaf bir sistemdir. Toplumun o kadar iliklerine işlemiştir ki en uyduruk bir şey hakkında karar verileceği zaman bile oylama yapılır, azınlık çoğunluğa uyar. Daha tuhafı çoğunluk demokrasisi ile laikliğin bir arada olabileceği tezidir.

Laiklik (eğer dinsizlik olarak algılamıyorsanız) herkesin kendi istediği yaşam biçiminde ve düzeninde yaşamasıdır. Çoğunluk demokrasisi ise azınlığın, çoğunluğun istediği gibi yaşamasıdır. Mantıkta bir kural vardır: 1 ve 0 = 0 dır. Bir grup kendi istediği gibi yaşamak istiyor, ama diğer grup çoğunlukta olduğu için onların istediği gibi yaşamak zorunda kalıyor. İşte paradoks burada. Yani çoğunluk demokrasisi varsa laiklik olamaz, laiklik varsa çoğunluk demokrasisi olamaz. Bu nedenle bizim toplumumuzda laikler ve muhafazakarlar arasında gereksiz bir savaş var. Çünkü her iki taraf da biliyor ki gücü ele geçiren diğer taraf kendisini istemediği bir yaşam biçiminde yaşatmak zorunda bırakacak.

Bu nedenle muhafazakarlar büyük bir gayret içinde çoğunluk gücüne ulaşmak ve bunu kullanabilecek mekanizmaların tamamının kendi kontrolüne geçmesi için çabalıyor. Laikler ise çoğunluk gücünü kaybettik kaybetmesine de bari asker darbe yapsa ya da Ak Parti kapatılsa da bu tehlike ortadan kalksa diyor.

Muhafazakarlar da laikler de büyük bir dalalet içinde.

Laiklik ve demokrasinin bir arada olduğu tek düzen İslam düzenidir. İslam düzeninin günümüz şartlarına göre modellenişi olan Adil Düzen’dedir. Bunun için o boş çabalarla gerek yok. Gelin hepiniz Adil Düzen’e, rahat edin. Huzur içinde ve birlikte mutlu yaşayın. Ne gerek var birbirinize zulmetmeye.

Çünkü Adil Düzen çoğunluk demokrasisine değil, hicret demokrasisine dayanan yerinden yönetim mekanizması ile kurulan bucaklara dayalı bir devlet düzenidir. Herkes istediği yaşam biçimine uyan bucağında yaşar. Beğenmezse kendine uygun bucağa hicret eder ve hicret etmesi için devlet tarafından her tür imkan sağlanır.

Karşı tarafı ezmek, sindirmek duygusu karşı tarafın kendisi için tehlike olduğu düşüncesi sebebiyledir. Aslan normal şartlarda insana saldırmaz. Çünkü genlerinde kendisine av olarak yazılanlar arasında insan yoktur. Sadece insanın kendisine zarar verebileceğini, tehlike olduğunu hissettiği zaman saldırır. Muhafazakarlar ile laiklerin bu mücadelesi birbirini tehlike olarak görmekten kaynaklanmaktadır.

Ne gerek var buna. Gelin, birlikte Adil Düzen içinde, huzurlu ve mutlu yaşayalım.

 

 

Lütfi Hocaoğlu

Yorumcu 
Yorum 
Lütfi Hocaoğlu
06.01.2010
14:09

Allah hepinizden razı olsun. Biz burada sorulan sorulardan o kadar memnunuz ki.

Sorulan her soru bizim de ufkumuzu açıyor, bizi de düşündürüyor ve sorulan sorular vasıtasıyla biz de öğreniyoruz, başkaları da öğreniyor. Mesela burada sorulan bazı soruların cevabını ben de bilmiyordum ve bu nedenle Süleyman Karagülle hocamdan cevaplamasını istedim ve bana da çok faydası oldu. Okuyan ve takip eden herkese faydası oldu.

Zaten cihad bu demektir. Cihad müfaale babındandır ve bu bab müşareket yani ortaklık bildirir. Karşılıklı olarak doğruyu bulmak için çalışma demektir ki burada da bana göre bu yapılıyor.

Allah bize doğru yolunda rehberlik etsin (Ihdina-s sırata-l mustakim).

Sayfa: 2 / 2 (11 Yorum)Prev1[2]Next


YorumYap

Sayı: 30 | Tarih: 3.1.2010
Bekir Berat Özipek
Kırmızı ibikli horozun katilini bulun
1667 Okunma
Bünyamin Demir
Ahmet Hakan
Orhan Pamuk'a bilgilendirme mektubu
1283 Okunma
11 Yorum
Lütfi Hocaoğlu
Abdülkadir Özkan
Değişen sadece takvim yaprakları
1123 Okunma
Özgül Ertuğrul
Hayrettin Karaman
İslami Düzen
933 Okunma
2 Yorum
Hilmi Altın
Can Ataklı
Yılbaşı için özür mektubu
914 Okunma
Mesut Karaaytu
Gülay Göktürk
Hukuk kontrgerillanın karargâhında
865 Okunma
Adem Çevik
Toktamış Ateş
Eylemlerin amacı
814 Okunma
Osman Eskicioğlu
Nihal Bengisu Karaca
'Kozmik oda' değil 'levh-i mahfuz' mübarek...
791 Okunma
3 Yorum
Hakan Kandal
Yılmaz Özdil
Kozmik odadan ne çıkar?
783 Okunma
Leyla Okta
Zülfü Livaneli
Yeni yıl
759 Okunma
Ali Bülent Dilek
Hakan Albayrak
Ekseni kayanlara geçmiş olsun
747 Okunma
1 Yorum
Veysel İpekçi
Mehmet Altan
Müslüman retçiye işkence duyurusu...
745 Okunma
Mehmet Hikmetumut
Nazlı Ilıcak
Yargıtay dinlendi mi?
732 Okunma
Fatma Karuç
Ebubekir Sifil
İslam Meselesi
730 Okunma
Zafer Kafkas
Fehmi Koru
Maalesef bu hale geldik...
723 Okunma
Ahmet Kirtekin
Mahir Kaynak
Devrim İçinde Devrim
720 Okunma
1 Yorum
Süleyman Karagülle
Ruşen Çakır
Sivil 28 Şubat süreci sürüyor
715 Okunma
Tayibet Erzen
Mehmet Şevket Eygi
İslâm Mektepleri
714 Okunma
Emine Hocaoğlu
Mehmet Niyazi
Mızrak çuvala sığmıyor
710 Okunma
Abdurrahman Erol
Cengiz Çandar
1041'den 2010'a: Askeri darbe ve muhtıralar geride
708 Okunma
Ekrem Fildişi
Oktay Ekşi
Bir Dönemin Sonu
702 Okunma
Vahap Alma
Reşat Nuri Erol
Türkiye ve sermaye
702 Okunma
Ilker Ardic