Bucak düzeni ve şehadet müessesesi
Adil (Ekonomik) Düzen’de bucak başkanı nasıl denetler, başkan nasıl denetlenir?
Denetleme iki şekilde yapılmaktadır. Birincisi suç işlemekten önlemedir. Bu başkanın yetkisindedir. Başkan görevli kılacağı yetkililerle bucağında suç işlemeyi önler. İşte başkanın bu yetkisi sonsuzdur. Başkanı bu hususta denetleyen yoktur. Onu vali denetlerse o zaman merkezî yönetim doğar, demokrasi biter, şeriat biter. İkinci denetleme mekanizması ise caydırıcılıktır. Olay vuku bulduktan sonra şahitlerin şehadeti ile kişiyi mahkûm etmedir. Bu caydırıcılık cezalarını vermek başkanın yetkisinde değildir, o yargının yetkisindedir. Başkan da yargı denetimindedir, azledilebilir.
İşte, genel bir anayasa kuralı daha açıklanmış oluyor. Kişiyi görevden alma veya görev verme yetkilinin yetkisindedir ama görevde kaldığı müddetçe görevi ifa ederken onu atayan kimse ona karışamaz, talimat veremez, yönlendiremez, müdahale edemez. Görevli onu atayana değil topluluğa karşı sorumludur. Başkan da yargıya karşı sorumludur.
Adaletin tesis edilebilmesi için şehadetin ednası yani en uygunu yapılmalıdır.
Şehadet müessesesinin uygun çalışması tezkiye müessesesi sayesindedir yani şahitlerin şehadetinin güvenceye alınmasıdır. Bunun için dayanışma ortaklıkları tarafından güvence verilmesi yani sigortalanması gerekmektedir. Şahit kasten veya bilmeyerek hatalı şehadet yaparsa doğan zararları ödemek üzere dayanışma ortaklıkları güvence verirler yani velayet müessesesi çalışır. Bugün bu müesseseler kalkmıştır. Suçların sigortalanması olmadığı için şahitler denetlenememektedir. Şehadet müessesesinin tam işleyebilmesi için soruşturmacılara belli ücretlerin ödenmesi gerekir. Bu da kâtip ve şahit zarara sokulmaz âyeti ile teşri edilmiştir. Şahitlik bir taraftan çok sorumlu bir iştir diğer taraftan zorunludur. Bunun için karşılığı verilmelidir ve şahitler korunmalıdır, güvenceye alınmalıdır. Öncelikle diyetleri diğer insanların diyetlerinin iki misli hattâ dört misli olur. Ben ölsem de çocuklarıma hazineler bırakırım diyerek her şahit görevini yerine getirecektir.
Özetlersek: 1- Şahitlik dayanışma ortaklıkları tarafından güvenceye alınmıştır, hata yaparsa biz tazmin edeceğiz demektedirler. 2- Şahitler hakemler tarafından denetlenmektedir. Kabul veya reddedebilmektedirler. 3- Şahitlik yapabileceklerin derecelerini başkanlar tesbit etmektedirler. 4- Başkanlar bunları kendi bucaklarından sürebilmektedirler. 5- Şahitlerin şehadetleri de başka şahitler tarafından denetlenmektedir.
En önemli husus yerinden yönetimdir. Her bucak kendi soruşturma sistemini kendisi koyar. Hicret demokrasisi ilkesi içinde halk bucaklarını değiştirir ve yeni bucaklar kurar. Eski bucakların nüfusu 3000’den aşağı düşer ve tasfiye edilir. Böylece bucaklar arası yarış olur.
Bu hususta kurallar koymak ve görevler bölüştürmek topluluğa aittir. Herkes içtihadı ile hareket edecek, topluluk da icmalarla kararlarını alacaktır. Her bucak yetkilidir. Bunları yaparken Allah’a ittika edecektir. Dolayısıyla bu hususta merkezden baskı yapmak yoktur. Her bucak kendi soruşturmasını kendisi yapar. İl içinde olay cereyan etmişse il soruşturması ve yargısı yargılar. Bucak içindeki davalara il, ülke ve insanlık mahkemeleri müdahale edemez.
İnsan cüzi iradesine sahip olduğundan, insanlar kendi içtihatları ile yerinden yönetimlerini oluştururlar ve kendi icmaları ile hareket ederler. Ancak davacı iki bucak arasında ise yahut olay merkez bucaklarda cereyan etmişse o davalara merkez bucakları bakar. Diyelim ki ilçede alışveriş yapılmıştır. Niza ilçe içindeki akitlerden doğmuşsa onu ilçe soruşturmacıları soruştururlar. Bölgede bir akit söz konusu ise bunu da ülke soruşturmacıları soruştururlar. Hac yollarında veya kıta merkezlerinde bir anlaşma olmuşsa onu insanlık soruşturmacıları soruştururlar. Denizlerdeki olaylar da böyledir...
Komünizm bucakları veya kapitalizm bucakları İslâm bucaklarından daha iyi olursa III. bin yıl uygarlığını onlar kurar... Kur’an Allah’ın kitabı ise III. bin yıl uygarlığı “Adil Düzen Uygarlığı” olur... Adil (Ekonomik) Düzen Çalışanları ne kadar büyük bir görevle görevlendirildiklerini düşünsünler ve uykularını kaçıracak şekilde çalışsınlar...