Kullanıcı Adı:
Parola:
Üye Kayıt
Üye Aktivasyon
Parolamı Unuttum

Captcha image
Show another code

Giriş
Reşat Nuri Erol
Kosova’dan bakış; Saadet Partisi ne yapmalı?-3
7.7.2019
370 Okunma, 2 Yorum

 

Kosova’dan bakış; Saadet Partisi ne yapmalı?-3

Kosovalı ve Balkanlı Adelina Sfishta Hanım bugün de (1 Temmuz) “Saadet Partisi ne yapmalı?” başlıklı yazısını okumaya devam ediyoruz… “Saadet Partisi’ne yönelen teveccüh sadece AKP seçmeninden değil, en çok AKP seçmeni yöneliyor ama, “saplantılı olmayan bütün seçmen tipleri” Saadet’e olumlu bakıyor. İşin sırrı da belki bu “saplantı” meselesinde. Saplantısız seçmen Saadet’e yöneliyor, ama “saplantılı Saadet’i aşamıyor”, ya da Saadet duvarlarını o kadar kalın tutuyor ki, insanlar cesaret edip, içeri giremiyor. Türkiye’deki toplumun Saadet Partisi’ne gidemeyişinin önünde bunun gibi bazı bariyerler var.

– Toplumun çoğunluğu için, Müslüman olmak, AKP’nin yol açtığı derin travmalara rağmen hala çok önemli. Ancak; “aşırı ayrıntıya boğulmuş”, “siyasallaştırılmış”, “dış politikanın merkezine konulmuş”, “toplumsal mühendisliğin enstrümanı”, “demokrasiye karşı”, “devletçi” Müslümanlığı toplum benimsemez.

– Toplumun büyük bir çoğunluğu Müslümanlığa, “iyi Müslüman=iyi insan” perspektifinden bakıyor. İyi insan geliştiremiyorsa, o dindar hareketin Müslümanlık iddiası da samimi ve güvenilir bulunmuyor.

– Adil Düzen, Millî Görüş, İslam Birliği kurulması gibi kavramlar toplumun içine giremeyeceği kadar karmaşık ve toplumda net karşılığı yok.

– Saadet Partisi’nin, Türkiye ve dünyadaki “diğerleri ile ilişkileri” muğlak geliyor topluma. Saadet Partisi denilince sadece, “dindar bir toplum”, “Müslüman ülkelerle ilişkiler” ve “batı dünyasına karşıtlık” algısı oluşmuş.

– Yeni nesiller, “kurtuluş savaşı şartlarındaki nesiller” değil. Birey merkezli, özgür bir nesil yetişti ve giderek genişliyor. Kutsal devlet kavramı bitti. Askeri disiplini andıran insan ilişkileri ve “devlet haklıdır” anlayışı, bu nesiller için geçerli değil. Bu nesiller, “bizden-sizden” kavramına da çok farklı bakıyor. Kümelenmeleri “bizden-sizden” anlayışına göre olmuyor. Daha liberal bakıyorlar.

– Siyaset mevcut toplum dikkate alınarak yapılır, bunu dikkate almayan siyasi hareketler, konjektürel büyüme-küçülme yaşayan siyasi hareketler olarak, bazen var-bazen yok oluyorlar.

– Saadet Partisi, toplumu eski başarıları hayal ettirerek bir noktaya varamayacağını görmeli, yeni hikâye acilen toplumun önüne konulmalı.

– Saadet Partisi, toplumun birçok kesimini bünyesine alabilecek şekilde, kurallarını sadeleştirebilecek mi? İslam bireysel bir mesuliyet mi, devlet nizamı mı? Üzerinde en çok düşünülmesi gereken konu.

– Türkiye’deki Kürt toplumu “Müslüman kardeşliği ile ikna edilecek noktayı çoktan aştı”. Saadet Partisi’nin iç ve dış Kürt politikası net değil. Kürt nüfusunu dikkate almayan bir siyasi hareket, Türkiye ve hinterlandını bütünleştiremez.

– Saadet Partisi ve onunla organik bağı olan kuruluşlar, Millî Gazete- TV 5 gibi, gerçekten bütün toplumu kucaklayacak şekilde, özgürlükçü olabilecek mi? Devlet’in kutsallığı bu kurumların temel hareket noktası mı?

– Partinin; toplumu ve devleti yönetmek için bir enstrüman olduğu, bu toplumun da çok farklı görüşlere sahip insanlardan oluştuğu gerçeği içselleştirilebilecek mi?

Bunlara başka ilaveler de olabilir şüphesiz. Ama bunlar bize yeterli fikir veriyor, yapılması gerekenler ve geçişkenliği önleyen bariyerler konusunda.

Unutulmasın, Saadet Partisi, hem Türkiye için, hem Balkanlar için, hem Müslüman âlemi için çok önemli bir parti. Bu önem ancak toplumla buluşulabildiğinde gerçek rolünü oynayabilecek.

Saadet Partisi topluma doğru hareket etmek zorundadır. Topluma doğru hareket etmeyen Saadet Partisi’nin, toplum için beklenen rolü oynaması da mümkün olmayacak.

Toplum merkezli siyaset, Saadet Partisi’ni “davasında” daha başarılı kılar.”

Kosova ve Balkanlar’dan bakınca da durum böyle görünüyor.

 

 


Yorumcu 
Yorum 
Reşat Nuri Erol
07.07.2019
09:54

MİLLÎ GAZETE

Kosova’dan bakış; Saadet Partisi ne yapmalı?-3

Kosovalı ve Balkanlı Adelina Sfishta Hanım'ın bugün de (1 Temmuz) “Saadet Partisi ne yapmalı?” başlıklı yazısını okumaya devam ediyoruz… “Saadet Partisi’ne yönelen teveccüh sadece AKP seçmeninden değil, en çok AKP seçmeni yöneliyor ama, “saplantılı olmayan bütün seçmen tipleri” Saadet’e olumlu bakıyor. İşin sırrı da belki bu “saplantı” meselesinde. Saplantısız seçmen Saadet’e yöneliyor, ama “saplantılı Saadet’i aşamıyor” ya da Saadet duvarlarını o kadar kalın tutuyor ki, insanlar cesaret edip içeri giremiyor. Türkiye’deki toplumun Saadet Partisi’ne gidemeyişinin önünde bunun gibi bazı bariyerler var.

– Toplumun çoğunluğu için, Müslüman olmak, AKP’nin yol açtığı derin travmalara rağmen hâlâ çok önemli. Ancak; “aşırı ayrıntıya boğulmuş”, “siyasallaştırılmış”, “dış politikanın merkezine konulmuş”, “toplumsal mühendisliğin enstrümanı”, “demokrasiye karşı”, “devletçi” Müslümanlığı toplum benimsemez.

– Toplumun büyük bir çoğunluğu Müslümanlığa, “iyi Müslüman=iyi insan” perspektifinden bakıyor. İyi insan geliştiremiyorsa, o dindar hareketin Müslümanlık iddiası da samimi ve güvenilir bulunmuyor.

– Adil Düzen, Millî Görüş, İslam Birliği kurulması gibi kavramlar toplumun içine giremeyeceği kadar karmaşık ve toplumda net karşılığı yok.

– Saadet Partisi’nin, Türkiye ve dünyadaki “diğerleri ile ilişkileri” muğlak geliyor topluma. Saadet Partisi denilince sadece, “dindar bir toplum”, “Müslüman ülkelerle ilişkiler” ve “Batı dünyasına karşıtlık” algısı oluşmuş.

– Yeni nesiller, “Kurtuluş Savaşı şartlarındaki nesiller” değil. Birey merkezli, özgür bir nesil yetişti ve giderek genişliyor. Kutsal devlet kavramı bitti. Askeri disiplini andıran insan ilişkileri ve “devlet haklıdır” anlayışı, bu nesiller için geçerli değil. Bu nesiller, “bizden-sizden” kavramına da çok farklı bakıyor. Kümelenmeleri “bizden-sizden” anlayışına göre olmuyor. Daha liberal bakıyorlar.

– Siyaset mevcut toplum dikkate alınarak yapılır, bunu dikkate almayan siyasi hareketler, konjonktürel büyüme-küçülme yaşayan siyasi hareketler olarak, bazen var-bazen yok oluyorlar.

– Saadet Partisi, toplumu eski başarıları hayal ettirerek bir noktaya varamayacağını görmeli, yeni hikâye acilen toplumun önüne konulmalı.

– Saadet Partisi, toplumun birçok kesimini bünyesine alabilecek şekilde, kurallarını sadeleştirebilecek mi? İslam bireysel bir mesuliyet mi, devlet nizamı mı? Üzerinde en çok düşünülmesi gereken konu.

– Türkiye’deki Kürt toplumu “Müslüman kardeşliği ile ikna edilecek noktayı çoktan aştı”. Saadet Partisi’nin iç ve dış Kürt politikası net değil. Kürt nüfusunu dikkate almayan bir siyasi hareket, Türkiye ve hinterlandını bütünleştiremez.

– Saadet Partisi ve onunla organik bağı olan kuruluşlar, Millî Gazete-TV5 gibi, gerçekten bütün toplumu kucaklayacak şekilde, özgürlükçü olabilecek mi? Devlet’in kutsallığı bu kurumların temel hareket noktası mı?

– Partinin; toplumu ve devleti yönetmek için bir enstrüman olduğu, bu toplumun da çok farklı görüşlere sahip insanlardan oluştuğu gerçeği içselleştirilebilecek mi?

Bunlara başka ilaveler de olabilir şüphesiz. Ama bunlar bize yeterli fikir veriyor, yapılması gerekenler ve geçişkenliği önleyen bariyerler konusunda.

Unutulmasın, Saadet Partisi, hem Türkiye için, hem Balkanlar için, hem Müslüman âlemi için çok önemli bir parti. Bu önem ancak toplumla buluşulabildiğinde gerçek rolünü oynayabilecek.

Saadet Partisi topluma doğru hareket etmek zorundadır. Topluma doğru hareket etmeyen Saadet Partisi’nin, toplum için beklenen rolü oynaması da mümkün olmayacak.

Toplum merkezli siyaset, Saadet Partisi’ni “davasında” daha başarılı kılar.”

Kosova ve Balkanlar’dan bakınca da durum böyle görünüyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

YazarReşat Nuri Erol- Mesaj Gönder

07 Temmuz 2019
Reşat Nuri Erol
07.07.2019
09:56



1967...1968...1969...AKEVLER 53 YILDIR ÇALIŞIYOR...2017...2018...2019

BİZLER ÇALIŞIYOR VE YENİ İSLÂM MEDENİYETİ’Nİ KURUYORUZ...

SİZLERİ DE ÇALIŞMALARIMIZA DÂVET EDİYORUZ; BUYURUN, BİRLİKTE ÇALIŞALIM...

ADİL DÜZEN 1021

“ADİL DÜZEN” III. BİNYIL MEDENİYETİ PROJESİDİR

“VE BİZE DÜŞEN SADECE MÜBÎN/AÇIK TEBLİĞDİR.” (KUR’AN; Yâsin Sûresi, 36/17)

Haftalık Seminer Dergisi; 1021. Hafta - 06 Haziran 2019 - Fiyatı: www.akevler.orga tıklamak!

BU DERGİYİ HER HAFTA OKUTABİLİR... ÇOĞALTABİLİR... DAĞITABİLİRSİNİZ...

“ADİL DÜZEN” UYGULAMALARI YAPMAK İÇİN BİZLERE DANIŞABİLİRSİNİZ...

 

*KUR’AN VE İLİM SEMİNERLERİ; 1021. SEMİNER

“HİÇ BİLENLER İLE BİLMEYENLER BİR OLUR MU?”      (KUR’AN; Zümer Sûresi, 39/9)

İ L İ M TALEP ETMEK HER MÜSLÜMANIN ÜZERİNE FARZDIR.”      (Hadis)

Adres: AKEVLER İSTANBUL KOOPERATİFLERİ MERKEZİ,  Zafer Mah. Coşarsu Sk. No: 29 YENİBOSNA / İSTANBUL    Tel: (0212) 452 76 51

Tefsir Seminer Notları Yenibosna’da Cumartesi akşamları okunup tartışılmaktadır.

GAYEMİZ: Bu “SEMİNER NOTLARI”nın İstanbul, Türkiye ve bütün dünyada “OKUNMASI, ANLAŞILMASI VE UYGULANMASI”DIR. - ADİL DÜZEN ÇALIŞANLARI

 

***

 

*“ADİL DÜZEN” DERSLERİ/YORUMLARI

SEÇİM SONUCU VE BÜYÜK İTTİFAK

***

İstanbul YÖNETİMİ Nasıl OLMALI?

Süleyman KARAGÜLLE

 

***

 

*SEBÎLU’R-REŞÂD” / MAKALELER

Seçimden önce-seçimden sonra; uyarılara devam

Bu seçim vesilesiyle tekrar tekrar hatırlatıyoruz

Son seçim; geçmişte ne oldu, gelecekte ne olacak?

SONUÇ; ötesini biz değil Allah yapacaktır…

Bugün konumuz; İstanbul nasıl organize olmalı?

Reşat Nuri EROL

 

***

 

MÜMİNUN SÛRESİ- 5. Hafta

أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

قَدْ أَفْلَحَ الْمُؤْمِنُونَ (1) الَّذِينَ هُمْ فِي صَلَاتِهِمْ خَاشِعُونَ (2) وَالَّذِينَ هُمْ عَنِ اللَّغْوِ مُعْرِضُونَ (3) وَالَّذِينَ هُمْ لِلزَّكَاةِ فَاعِلُونَ (4) وَالَّذِينَ هُمْ لِفُرُوجِهِمْ حَافِظُونَ (5) إِلَّا عَلَى أَزْوَاجِهِمْ أَوْ مَا مَلَكَتْ أَيْمَانُهُمْ فَإِنَّهُمْ غَيْرُ مَلُومِينَ (6) فَمَنِ ابْتَغَى وَرَاءَ ذَلِكَ فَأُولَئِكَ هُمُ الْعَادُونَ (7) وَالَّذِينَ هُمْ لِأَمَانَاتِهِمْ وَعَهْدِهِمْ رَاعُونَ (8) وَالَّذِينَ هُمْ عَلَى صَلَوَاتِهِمْ يُحَافِظُونَ (9) أُولَئِكَ هُمُ الْوَارِثُونَ (10) الَّذِينَ يَرِثُونَ الْفِرْدَوْسَ هُمْ فِيهَا خَالِدُونَ (11) وَلَقَدْ خَلَقْنَا الْإِنْسَانَ مِنْ سُلَالَةٍ مِنْ طِينٍ (12) ثُمَّ جَعَلْنَاهُ نُطْفَةً فِي قَرَارٍ مَكِينٍ (13) ثُمَّ خَلَقْنَا النُّطْفَةَ عَلَقَةً فَخَلَقْنَا الْعَلَقَةَ مُضْغَةً فَخَلَقْنَا الْمُضْغَةَ عِظَامًا فَكَسَوْنَا الْعِظَامَ لَحْمًا ثُمَّ أَنْشَأْنَاهُ خَلْقًا آخَرَ فَتَبَارَكَ اللَّهُ أَحْسَنُ الْخَالِقِينَ (14) ثُمَّ إِنَّكُمْ بَعْدَ ذَلِكَ لَمَيِّتُونَ (15) ثُمَّ إِنَّكُمْ يَوْمَ الْقِيَامَةِ تُبْعَثُونَ (16) وَلَقَدْ خَلَقْنَا فَوْقَكُمْ سَبْعَ طَرَائِقَ وَمَا كُنَّا عَنِ الْخَلْقِ غَافِلِينَ (17) وَأَنْزَلْنَا مِنَ السَّمَاءِ مَاءً بِقَدَرٍ فَأَسْكَنَّاهُ فِي الْأَرْضِ وَإِنَّا عَلَى ذَهَابٍ بِهِ لَقَادِرُونَ (18) فَأَنْشَأْنَا لَكُمْ بِهِ جَنَّاتٍ مِنْ نَخِيلٍ وَأَعْنَابٍ لَكُمْ فِيهَا فَوَاكِهُ كَثِيرَةٌ وَمِنْهَا تَأْكُلُونَ (19) وَشَجَرَةً تَخْرُجُ مِنْ طُورِ سَيْنَاءَ تَنْبُتُ بِالدُّهْنِ وَصِبْغٍ لِلْآكِلِينَ (20) وَإِنَّ لَكُمْ فِي الْأَنْعَامِ لَعِبْرَةً نُسْقِيكُمْ مِمَّا فِي بُطُونِهَا وَلَكُمْ فِيهَا مَنَافِعُ كَثِيرَةٌ وَمِنْهَا تَأْكُلُونَ (21) وَعَلَيْهَا وَعَلَى الْفُلْكِ تُحْمَلُونَ (22) وَلَقَدْ أَرْسَلْنَا نُوحًا إِلَى قَوْمِهِ فَقَالَ يَاقَوْمِ اعْبُدُوا اللَّهَ مَا لَكُمْ مِنْ إِلَهٍ غَيْرُهُ أَفَلَا تَتَّقُونَ (23) فَقَالَ الْمَلَأُ الَّذِينَ كَفَرُوا مِنْ قَوْمِهِ مَا هَذَا إِلَّا بَشَرٌ مِثْلُكُمْ يُرِيدُ أَنْ يَتَفَضَّلَ عَلَيْكُمْ وَلَوْ شَاءَ اللَّهُ لَأَنْزَلَ مَلَائِكَةً مَا سَمِعْنَا بِهَذَا فِي آبَائِنَا الْأَوَّلِينَ (24) إِنْ هُوَ إِلَّا رَجُلٌ بِهِ جِنَّةٌ فَتَرَبَّصُوا بِهِ حَتَّى حِينٍ (25) قَالَ رَبِّ انْصُرْنِي بِمَا كَذَّبُونِ (26) فَأَوْحَيْنَا إِلَيْهِ أَنِ اصْنَعِ الْفُلْكَ بِأَعْيُنِنَا وَوَحْيِنَا فَإِذَا جَاءَ أَمْرُنَا وَفَارَ التَّنُّورُ فَاسْلُكْ فِيهَا مِنْ كُلٍّ زَوْجَيْنِ اثْنَيْنِ وَأَهْلَكَ إِلَّا مَنْ سَبَقَ عَلَيْهِ الْقَوْلُ مِنْهُمْ وَلَا تُخَاطِبْنِي فِي الَّذِينَ ظَلَمُوا إِنَّهُمْ مُغْرَقُونَ (27)

 

***

 

فَإِذَا اسْتَوَيْتَ أَنْتَ وَمَنْ مَعَكَ عَلَى الْفُلْكِ فَقُلِ الْحَمْدُ لِلَّهِ الَّذِي نَجَّانَا مِنَ الْقَوْمِ الظَّالِمِينَ (28) وَقُلْ رَبِّ أَنْزِلْنِي مُنْزَلًا مُبَارَكًا وَأَنْتَ خَيْرُ الْمُنْزِلِينَ (29) إِنَّ فِي ذَلِكَ لَآيَاتٍ وَإِنْ كُنَّا لَمُبْتَلِينَ (30) ثُمَّ أَنْشَأْنَا مِنْ بَعْدِهِمْ قَرْنًا آخَرِينَ (31) فَأَرْسَلْنَا فِيهِمْ رَسُولًا مِنْهُمْ أَنِ اعْبُدُوا اللَّهَ مَا لَكُمْ مِنْ إِلَهٍ غَيْرُهُ أَفَلَا تَتَّقُونَ (32) وَقَالَ الْمَلَأُ مِنْ قَوْمِهِ الَّذِينَ كَفَرُوا وَكَذَّبُوا بِلِقَاءِ الْآخِرَةِ وَأَتْرَفْنَاهُمْ فِي الْحَيَاةِ الدُّنْيَا مَا هَذَا إِلَّا بَشَرٌ مِثْلُكُمْ يَأْكُلُ مِمَّا تَأْكُلُونَ مِنْهُ وَيَشْرَبُ مِمَّا تَشْرَبُونَ (33) وَلَئِنْ أَطَعْتُمْ بَشَرًا مِثْلَكُمْ إِنَّكُمْ إِذًا لَخَاسِرُونَ (34)

 

***

 

فَإِذَا اسْتَوَيْتَ أَنْتَ وَمَنْ مَعَكَ

FaEiÜa iSTaVaYTa EaNTa VaMaN MaGaKa (FaEiÜa İSTaFGaLTa EaNTa VaMaN MaGaKa)

“Sen ve seninle beraber olanlar istiva edince”

Ümit kesildikten sonra “Rabbim bana nusret et” diyor. فَ harfi getirerek ümidin kesilmesi ve son merciin Rabbi olduğunu anladıktan sonra gemi yapmasını emrediyor. Bu bize iki şeyi gösteriyor.

Birincisi insanların yola geleceğinden ümit kesilmedikçe helak emri gelmez.

İkincisi uyarıcılar orada kaldıkça da helak olmaz.

فَ harfi cevap Fa’sıdır, şarttan sonra gelmiştir. Ümidin kesilmesi üzerine gelmiştir. Hazırlık yapılıncaya kadar da helak gelmez. Hazırlık yapılıp cihad yapanlar necata erince helak gelir.

Biz hazırlığımızı yapıp bitirinceye kadar helak gelmeyecektir. Biz hazırlığa devam ettiğimiz müddetçe Allah saati erteler. Olaylar birbirlerinin sebep ve sonuçları olduğu için فَ harfi getirilmiştir. 

إِذَا kelimesiyle istiva etmenin mukadder olduğunu ifade eder. İstiva ettiğimizde diyebilirdi. Sen ve seninle beraber olanlar demektedir. Böylece onu ayrı, beraberinde olanları ayrı saymıştır. Onlar tabi, Nuh metbudur ama onlarsız Nuh hiçbir şey yapamazdı. Gemiye binenler seçilmiş kimselerdi. Uygarlığı onlar kuracaklardı.

Bugün aramızda Nuh yoktur. Hepimiz yani her birimiz birer Nuh’uz. Gemiye bineceğiz. Yüz lojmanlı işyeri apartmanını yapıp oraya taşınacağız. İşçilik düzeninde çalışanların tamamı gark olacaklardır. Varsayın ki ortalık Dolar’la dolsun. Bunu üreten Sermaye batacağını gördü ve insanlığı açlığa gark etmesi için Dolar üretti. Sahte Dolar’ı üretti ve onu para olmaktan çıkardı.

Dolar’a dayalı olarak işleyen her şey iflas edecektir, uçaklar uçamayacak, gemiler yürüyemeyecek, trenler duracak, sular akmayacak, telefonlar çalışmayacak.

Bunun olmaması için hiçbir tedbir alınmış değildir.

AK Parti ulusal şirketleri kapattı, Sermaye işletmelerine devretti. PTT’yi (Telekom’u) bile sattı. TEK’i sattı. Halimiz ne olacak?

Tek çıkar yol var; o da Altın Bono’dur. Orduların yönetimlere destek olması, birlikte insanlığı düzlüğe çıkarmaları gerekir. Türkiye bu konuda en deneyimli olan ülkedir, kaç sefer yönetime el konuldu ama arkasından hep birlikte sivil yönetime geçildi.

Orgeneral İlker Başbuğ bu gerçeği gören bir komutandır. Harp Akademilerine emir vermiştir, askerlikten başka şeyleri de öğrenin/öğretin demiştir.

“İstiva etmek” demek yerleşmek demektir. Araç kalkmadan önce yolcular yerleşir ondan sonra kalkılır. عَلَى kelimesi getirilmiştir. Aynı zamanda yönetmeyi içerir. “Rahman arşa istiva etti demek” kâinatı arştan yönetiyor demektir. Meleklerin merkezi oradadır. Arşın havlinde dolanırlar.

...




YorumYap

Son Eklenen Makaleler
Reşat Nuri Erol
Ve Veysel İpekçi.. Ve Recep Tayyip Erdoğan…
11.12.2019 53 Okunma
2 Yorum 11.12.2019 00:49
Reşat Nuri Erol
Balkanlar, Kosova, Sancak ve Süleyman Ugljanin - 4
10.12.2019 29 Okunma
4 Yorum 10.12.2019 08:37
Reşat Nuri Erol
Balkanlar, Kosova, Sancak ve Süleyman Ugljanin - 3
9.12.2019 37 Okunma
3 Yorum 10.12.2019 08:30
Reşat Nuri Erol
Balkanlar, Kosova, Sancak ve Süleyman Ugljanin - 2
8.12.2019 43 Okunma
4 Yorum 09.12.2019 04:25
Reşat Nuri Erol
Balkanlar, Kosova, Sancak ve Süleyman Ugljanin - 1
8.12.2019 49 Okunma
4 Yorum 09.12.2019 04:25
Reşat Nuri Erol
M.Tekelioğlu;Amerika’dan birkaç not–İslami Araştırmalar
6.12.2019 38 Okunma
Reşat Nuri Erol
3'üncü Tarım ve Orman Şurası'nın ardından (2)
4.12.2019 79 Okunma
4 Yorum 04.12.2019 12:48
Süleyman Karagülle
ÇİN, DÜNYA VE ORTAKLIK SİSTEMİ
2.12.2019 207 Okunma
2 Yorum 03.12.2019 13:52
Reşat Nuri Erol
3'üncü Tarım ve Orman Şurası'nın ardından…
2.12.2019 103 Okunma
3 Yorum 03.12.2019 13:52
Reşat Nuri Erol
S.O.S.yal tufan var, KUR’AN çözümleri de var-9
1.12.2019 82 Okunma
2 Yorum 01.12.2019 07:57
Hikmet Güveloğlu
Hileden Hakikati Ayırabilmek
29.11.2019 1500 Okunma
Reşat Nuri Erol
S.Eskicioğlu hocaların hocası SüleymanKaragülle’yi yadı
29.11.2019 162 Okunma
2 Yorum 01.12.2019 07:57
Reşat Nuri Erol
Mehmet Tekelioğlu; Ali Babacan’la nefes almak…
29.11.2019 108 Okunma
1 Yorum 29.11.2019 10:05
Hüseyin Bağdatlı
EN BÜYÜK İSRAF
28.11.2019 85 Okunma
Reşat Nuri Erol
Beş yıl planlanacak ve 25 yıla ışık tutulacak…
22.11.2019 230 Okunma
8 Yorum 24.11.2019 08:08
Reşat Nuri Erol
S.O.S.yal tufan var, KUR’AN çözümleri de var-8
22.11.2019 191 Okunma
6 Yorum 25.11.2019 08:16
Reşat Nuri Erol
Mehmet Tekelioğlu; Şehir Üniversitesi yaşamalı…
22.11.2019 181 Okunma
2 Yorum 22.11.2019 09:28
Nusret Karaca
DİN GÖREVLİLERİN ATAMALARI VE TOPLUMA KATKISI
20.11.2019 111 Okunma
Nusret Karaca
İSLAM’IN ADALET ANLAYIŞI NASILDIR?
18.11.2019 134 Okunma
Reşat Nuri Erol
S.O.S.yal tufan var, KUR’AN çözümleri de var-7
18.11.2019 164 Okunma
3 Yorum 18.11.2019 15:02
Reşat Nuri Erol
S.O.S.yal tufan var, KUR’AN çözümleri de var-6
18.11.2019 160 Okunma
3 Yorum 18.11.2019 15:03
Reşat Nuri Erol
S.O.S.yal tufan var, KUR’AN çözümleri de var-5
16.11.2019 152 Okunma
2 Yorum 16.11.2019 19:39
Reşat Nuri Erol
S.O.S.yal tufan var, KUR’AN çözümleri de var-4
15.11.2019 164 Okunma
2 Yorum 15.11.2019 11:40
Reşat Nuri Erol
S.O.S.yal tufan var, KUR’AN çözümleri de var-3
14.11.2019 176 Okunma
2 Yorum 14.11.2019 08:08
Reşat Nuri Erol
S.O.S.yal tufan var, KUR’AN çözümleri de var-2
13.11.2019 175 Okunma
2 Yorum 13.11.2019 08:10
Reşat Nuri Erol
S.O.S.yal tufan var, Kur’an çözümleri de var...
12.11.2019 174 Okunma
2 Yorum 12.11.2019 07:55
Reşat Nuri Erol
‘S.O.S.yal Tufan’ var; ‘sosyal devlet’ var mı?!.
11.11.2019 189 Okunma
3 Yorum 11.11.2019 08:39
Reşat Nuri Erol
‘S.O.S.-yal Tufan’ var; siyanürle intiharlar vs…
10.11.2019 222 Okunma
3 Yorum 10.11.2019 05:28
Reşat Nuri Erol
S.O.S. seviyesinde ‘SOS-yal Tufan’ imdat çağrısı
9.11.2019 208 Okunma
3 Yorum 10.11.2019 05:29
Reşat Nuri Erol
İslam açısından komünizm/sosyalizm ve kapitalizm-4
7.11.2019 215 Okunma
2 Yorum 08.11.2019 09:58
Reşat Nuri Erol
İslam açısından komünizm/sosyalizm ve kapitalizm-3
6.11.2019 243 Okunma
2 Yorum 06.11.2019 09:34
Reşat Nuri Erol
İslam açısından komünizm/sosyalizm ve kapitalizm-2
5.11.2019 247 Okunma
2 Yorum 05.11.2019 10:26
Süleyman Karagülle
KİŞİ YÖNETİMİ
4.11.2019 375 Okunma
1 Yorum 29.11.2019 18:57
Reşat Nuri Erol
İslam açısından komünizm/sosyalizm ve kapitalizm-1
4.11.2019 249 Okunma
3 Yorum 04.11.2019 08:55
Süleyman Karagülle
Suriye ve Sermaye
3.11.2019 226 Okunma
Süleyman Karagülle
GAYE
3.11.2019 215 Okunma
Süleyman Karagülle
Ekonominin Yapısı
3.11.2019 252 Okunma
Süleyman Karagülle
Kapitalizm, Sosyalizm ve Ortaklık Ekonomisi: Fizibilite
3.11.2019 234 Okunma
Reşat Nuri Erol
İSLAM ORTAKLIK DÜZENİNDE EKONOMİ
3.11.2019 246 Okunma
4 Yorum 03.11.2019 07:45
Reşat Nuri Erol
KAPİTALİST BATI DÜZENİNDE EKONOMİ
2.11.2019 226 Okunma
4 Yorum 03.11.2019 07:46
Hüseyin Kayahan
MÜŞRİK ve KAFİR
1.11.2019 177 Okunma
Süleyman Karagülle
Yaşamak
1.11.2019 228 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kapitalizm, Sosyalizm ve ‘Ortaklık Ekonomisi’
1.11.2019 240 Okunma
2 Yorum 01.11.2019 04:23
Reşat Nuri Erol
On yıl sonra yine ‘Devlet, para, faiz, çare, çözüm’
31.10.2019 245 Okunma
3 Yorum 31.10.2019 20:36
Süleyman Karagülle
Yine Müslümanlar
31.10.2019 234 Okunma
Süleyman Karagülle
Gereksiz
31.10.2019 202 Okunma
Süleyman Karagülle
Demokratik değil adil
30.10.2019 227 Okunma
Reşat Nuri Erol
Onlarca yıl sonra aynı sorun: TERÖR nasıl biter?
30.10.2019 255 Okunma
4 Yorum 30.10.2019 10:01
Süleyman Karagülle
Çözülecek
28.10.2019 249 Okunma
Reşat Nuri Erol
Gemide iki ‘delik’ var: TERÖR VE İŞSİZLİK
28.10.2019 277 Okunma
4 Yorum 28.10.2019 13:18