Fethullah Gülen neden kendini riske atıyor?
1658 Okunma, 0 Yorum
Ruşen Çakır - Vatan
Tayibet Erzen

06.08.2010

 

Bilindiği gibi, Fethullah Gülen, bir tür resmi web sitesi işlevi gören www.herkul.org’da (isimde bir yanlışlık yok!) yayınlanan mülakatında açık ve net bir biçimde 12 Eylül’de yapılacak referandumda “evet” oyu kullanılması çağrısında bulundu. Onun “Değil sadece kadını erkeğiyle, çoluğu çocuğuyla ve dünyanın dört bir yanına dağılmışıyla hayatta olan insanları, imkan olsa mezardakileri bile kaldırarak o referandumda ‘evet’ oyu kullandırmak lazım. Mezardakiler bile kalksın. Ben zannediyorum kalkarlar da, ben zannediyorum ruhları koşar da. Çünkü demokrasi adına çok önemli bir adımdır” sözleri haklı bir şekilde geniş ilgi uyandırdı. Doğal olarak “hayır” için mücadele edenler kendisine tepki gösterdi, örneğin önce MHP lideri Bahçeli, ardından CHP lideri Kılıçdaroğlu “mezardakileri kaldıracağına ABD’den gelip kendisi oy kullansın” anlamında sözler sarf ettiler.

Bir gazeteci olarak 25 yıllardır Gülen’i, onun yazıp söylediklerini izlemeye çalışırım. Son mülakatın beni hayli şaşırttığını itiraf etmeliyim. Her şeyden önce şu noktanın altını çizmek lazım: Gülen’in, Nurcu hareketin ana gövdesinden kopup kendi cemaatini örgütlediği 1970 ortalarından itibaren Türkiye’de defalarca seçimler ve halkoylamaları yapıldı ama hiçbirinden önce bu kadar açık bir şekilde tarafını deklare ettiğine tanık olmamıştık. Çünkü Gülen stratejisini “siyasetten uzak durmak” ve “bütün partilere eşit mesafede bulunmak” ilkeleri üzerine oturtuyordu. Daha doğrusu oturttuğunu söylüyordu (ki son mülakatında referandumda bu kadar angaje olmasına rağmen aynı iddiasını koruyor ama MHP, CHP ve BDP’nin aynı kanıda olmadığı kesin) fakat onu ve cemaatini yakından takip edenler, her seçim öncesi cemaatin belli bir tercih içinde hareket ettiğini, bu tercihin de genellikle “en güçlü”den yana olduğunu biliyorlardı.

Örneğin Gülen’in 12 Eylül 1980 askeri rejimine muhalif olduğunu asla görmedik, bu bağlamda 1982 Anayasası’na da kesinlikle karşı çıkmadı. Hatta sırf zorunlu din derslerini anayasaya soktu diye Kenan Evren’i nerdeyse “cennetlik” ilan ettiğini de biliyoruz. Ama hemen sonra Turgut Özal’a yakın durdu. Onun gerilemesiyle Tansu Çiller’le çok iyi ilişkiler kurdu ve nihayet Bülent Ecevit ile tesis ettiği samimiyet sayesinde merkez sola da uzandı. Gülen, yıllar boyunca arasının hiç iyi olmadığı Milli Görüş hareketiyle, ancak AKP’nin kurulup tek başına iktidara gelmesiyle yakınlık kurdu.

Gülen’in aldığı risk

Mülakata dönecek olursak, şu soru karşımızdadır: Gülen neden yıllardır epey yararını gördüğü “siyasetlerüstü” görünümünü riske ediyor? Kendisi “demokrasi” diyor ama …

 

Devamı için TIKLAYINIZ.

 

Yorum:

 GÜLEN CEMAATİ VE REFERANDUM

Kuzey Amerika
Kanada: Dil kursları.
ABD: 5 özel okul, 50'nin üzerinde kültür merkezi.
Meksika: 1 okul ve kültür merkezi.

Güney Amerika
Kolombiya: Kültür merkezi.
Şili: Kültür merkezi.
Arjantin: Kültür merkezi.
Brezilya: Kültür merkezi.

Afrika
Fas: 4 okul.
Cezayir: Dil okulu.
Mısır: Dil okulu ve öğrenci evleri.
Moritanya: 1 okul.
Mali: 1 okul.
Nijer: 1 okul.
Çad: 1 okul.
Sudan: 2 okul.
Etiyopya: 1 okul.
Senegal: 1 okul.
Gambiya: 1 okul.
Gine Bissau: 1 okul.
Gine: 1 okul.
Burkina Faso: 1 okul.
Gana: 1 okul.
Togo: 1 okul.
Nijerya: 4 okul, 1 kültür merkezi.
Kamerun: 1 okul.
Orta Afrika Cumhuriyeti: 1 okul.
Kongo: 1 okul.
Uganda: 1 okul.
Kenya: 4 okul.
Tanzanya: Eğitim kompleksi (Dispanserleri, spor alanları olan kompleks ilköğretim okulu ve liseyi kapsıyor)
Malavi: 1 okul.
Mozambik: 1 okul.
Madagaskar: 1 okul, 1 kültür merkezi.
Güney Afrika: 4 okul.

Okyanusya
Avustralya: 7 okul.
Endonezya: 4 okul.
Filipinler: 4 okul.

Asya
Kazakistan: 29 okul.
Tacikistan: 13 okul.
Kırgızistan: 12 okul.
Türkmenistan: 20 okul.
Özbekistan: 1 okul.
Afganistan: 4 okul.
Pakistan: 6 okul, 1 kültür merkezi.
Hindistan: 3 okul, 1 dil okulu.
Nepal: 1 okul.
Bangladeş: 4 okul.
Moğolistan: 4 okul.
Japonya: 1 okul, 5 dil okulu, kültür merkezleri.
Güney Kore: 1 kültür merkezi.
Malezya: 1 okul.
Vietnam: 1 okul.
Kamboçya: 2 okul.
Burma: 2 okul.
Tayland: 3 okul.
Irak: 4 kolej.
İsrail: 1 kültür merkezi.
Yemen: 1 okul.

Avrupa
Rusya Federasyonu: 6 okul.
Azerbaycan: 12 okul
Gürcistan: 3 okul.
Ukrayna: 2 okul.
Moldova: 2 okul.
Litvanya: 1 kültür merkezi.
Letonya: 1 kültür merkezi.
Estonya: 1 kültür merkezi.
Romanya: 4 okul.
Bulgaristan: 3 okul.
Makedonya: 4 okul.
Arnavutluk: 4 okul.
Bosna-Hersek: 2 okul.
Macaristan: 1 dil okulu, 1 kültür merkezi.
Slovakya: 1 kültür merkezi.
Çek Cumhuriyeti: 1 kültür merkezi.
Polonya: 1 kültür merkezi.
Almanya: 3 okul, dil okulları ve kültür merkezleri.
Avusturya: 1 dil okulu.
İtalya: 1 kültür merkezi.
İsviçre: Öğrenci yurdu ve kültür merkezi.
Hollanda: Öğrenci yurdu ve kültür merkezi.
Belçika: 1 okul, öğrenci yurdu, dil okulu ve kültür merkezi.
Fransa: Kültür merkezi ve dil kursu.
Danimarka: Dil kursu ve kültür merkezi.
Norveç: Dil kursu ve kültür merkezi.
İsveç: Dil kursu ve kültür merkezi.
Finlandiya: 1 kolej, dil kursu ve kültür merkezi.
İngiltere: Öğrenci yurdu, dil okulu, kültür merkezi.
Portekiz: 1 kültür merkezi.
İspanya: Kültür merkezi ve dil kursu.

 

Yukarıda çoğumuzun adını bile bilmediği yerlerde okullar açarak büyük bir eğitim ve kültür hizmeti veren Gülen ve cemaatini, sırf bu açıdan bile değerlendirsek “Allah razı olsun.” demek kaçınılmaz olur. Öte yandan hep siyasetten uzak durduğu izlenimi veren cemaatin her seçimi değerlendirdiğini ve sandığa gitmeyi ihmal etmediğini hesaba katarsak, ancak “Açıktan” siyasetten uzak durduğu sonucuna varabiliriz. Şimdi ise sahip olduğu oy potansiyeli ile Türkiye siyasetine yön vermede etkin bir yeri olan bu cemaatin varlığı, sandıktan “Evet” çıkartacak gibi ancak bu oyu veren herkesin çok iyi bilmesi gereken bir şey var: gelen anayasa kendisiyle beraber yeni sorunlar getirmekle beraber, eskilerini de çözmeye vâkıf olamayacaktır.

 

 

Tayibet Erzen






Sayı: 61 | Tarih: 8.8.2010
Ruşen Çakır
Fethullah Gülen neden kendini riske atıyor?
1658 Okunma
Tayibet Erzen
Dücane Cündioğlu
Müslüman Ateistle Diyalog
878 Okunma
Abdülkadir Altınhan
Mehmet Şevket Eygi
Cehennem Ebedîdir
755 Okunma
Emine Hocaoğlu
Reşat Nuri Erol
Aman dikkat!
738 Okunma
8 Yorum
Ilker Ardic
Nihal Bengisu Karaca
Dağılan Yugoslavya’dan Türkiye’ye uyarı: Bölünmek
704 Okunma
Hakan Kandal
Zülfü Livaneli
Anlayanlar için bir pazar fıkrası
642 Okunma
1 Yorum
Ali Bülent Dilek
Oktay Ekşi
Her şey tartışılır mı?
638 Okunma
1 Yorum
Vahap Alma
Ebubekir Sifil
Ölçü Kaybolunca
613 Okunma
Zafer Kafkas
Ahmet Hakan
Hiç tatmin edici değil kumandan
599 Okunma
Lütfi Hocaoğlu