Kullanıcı Adı:
Parola:
Üye Kayıt
Üye Aktivasyon
Parolamı Unuttum

Captcha image
Show another code

Giriş
Ruşen Çakır - Vatan Tayibet Erzen
Ahmet Türk Türkiye’dir
740 Okunma, 7 Yorum

13.04.2010

Aslında bugün Kürt sorunuyla ilgili güzel şeyler yazmayı düşünüyordum. Pazar akşamı Ali Sami Yen Stadı’nda açılan “Diyarbakır Türkiye’dir” pankartını; bütün Galatasaray tribünlerinin sırayla Diyarbakırsporluları çağırmalarını; Diyarbakırspor’un golünü tüm stadın alkışlamasını.

Ayrıca dün Milliyet Gazetesi’nde Devrim Sevimay’ın BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile anayasa değişikliği paketi üzerine yaptığı mülakattan uzun uzun söz etmeyi planlamıştım. Kendilerine, AKP’nin paketini kayıtsız şartsız desteklemeyi dayatan bazı kişi ve çevreleri “Biz AKP’yi yaşatma, koruma derneği değiliz. Biz siyasi bir partiyiz. Müsaade ederlerse bizim de bir siyasetimiz var” diyen Demirtaş’ın özellikle şu sözlerinin altını çizecektim: “AKP statükoya karşı demokrasi mücadelesi yürütmüyor, iktidar mücadelesi yürütüyor. ’Senin elindekiler benim olsun’diyor.”

Fakat kapatılan DTP’nin, siyasi yasaklı genel başkanı Ahmet Türk’e Samsun’da yapılan alçakça saldırı bütün heyecan, şevk ve umudumu(zu) yerle bir etti. Bu alçakça saldırıyı kayıtsız şartsız kınama ve onun doğurabileceği sonuçları engellemek için çaba gösterme yere bunu destekleyecek, meşrulaştırmaya veya önemsiz göstermeye çalışacaklar muhakkak çıkacaktır. Bu türden kişi ve çevrelerle konuşacak, tartışacak hiçbir şey olduğunu sanmıyorum. Yapılacak tek şey, bu türden saldırgan ayrımcılık ve ırkçılığa karşı, sonuna kadar meşru çerçevede kalarak mücadele etmek olabilir.

Çocuk oyuncağı değil

Devamı için TIKLAYINIZ

 

Yorum:

HUBBUL EKBER

Allah için sevebilmekti, sevmelerin en güzeli.

Allah’ı seveni sevmek, Allah’ın sevdiğini sevmekti, mümince sevmek.

Ama sevmek hissiydi, hani kalbe söz geçmezdi ve irade yetersizdi? Nasıl olacaktı Allah seviyor diye sevmek, Allah istiyor diye sevmek?

Mümkün müydü,  öz kanından, canından olsa bile, Allah’ın sevmediğini sevmemek?

Allah kâfirleri, zalimleri, günahta ve inkârda direnenleri, bozguncuları, sınırı aşanları, kibirlileri, hain ve nankörleri, çirkin sözü açıklayanları, israf edenleri, şımarıkları SEVMEZ.

Allah çok tövbe edenleri ve çok temizlenenleri, iyi davrananları, muttakileri, iyilik edenleri, sabredenleri, mütevekkilleri ve adaletli olanları SEVER.

Ne kadar dikkat ediyoruz ki Allah’ın güzel davranışlarından ötürü sevdiği insanları sevmeye veya Allah’ın çirkin davranışlarından ötürü sevmediği kimseleri sevmemeye? Ya da Allah’ın sevme ölçütleri kalbimizde yer etmiş mi ki ve yön verebilmiş mi ki ilişkilerimize?

Daha birbirimizi bile sevmiyorken, sevmeye çalışmıyorken, çaba bile sarf etmiyorken, aşırı insan olmayı her şeyden üstün tutmuşken, benliğimizi rab edinmişken, kendimizi dünyanın merkezine koymuşken, Allah’a iman ile çarpan bir kalbi taşıyanı sırf bizimle aynı cemaate mensup değil, sırf bizimle aynı partiye oy vermiyor, sırf bizim okuduğumuz gazeteyi okumuyor, sırf bizim kermesimize katılmıyor, sırf çocuğunu bizim okulumuza göndermiyor, sırf bizim yediğimizi yemiyor, sırf bizim gibi giyinmiyor, sırf bizim gibi iman etmiyor diye sevemeyebiliyorsak; daha da ileri gidip onu kendimize düşman edinip, asıl yapmamız gerekenleri unutabiliyorsak; hiçbirimiz Ali İmran-119 ‘a iman etmemiş demektir.

هَأَنْتُمْ أُولَاءِ تُحِبُّونَهُمْ وَلَا يُحِبُّونَكُمْ وَتُؤْمِنُونَ بِالْكِتَابِ كُلِّهِ وَإِذَا لَقُوكُمْ قَالُوا آمَنَّا وَإِذَا خَلَوْا عَضُّوا عَلَيْكُمُ الْأَنَامِلَ مِنَ الْغَيْظِ قُلْ مُوتُوا بِغَيْظِكُمْ إِنَّ اللَّهَ عَلِيمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ

Ha sizler öyle kimselersiniz ki, onları seversiniz, onlar ise, bütün kitaba inandığınız halde sizi sevmezler. Sizinle karşılaştıklarında: «Biz inandık?» derler. Yalnız kaldıklarında ise size olan kinlerinden aleyhinizde parmaklarını ısırırlar. De ki: «Kininizle ölünüz!» Allah, kesinlikle bütün sinelerin özünü bilir. (Ali-İmran 3/119)

Ayeti bu kadar dehşet yapan kendinden önce gelen ayettir.

يَاأَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا لَا تَتَّخِذُوا بِطَانَةً مِنْ دُونِكُمْ لَا يَأْلُونَكُمْ خَبَالًا وَدُّوا مَا عَنِتُّمْ قَدْ بَدَتِ الْبَغْضَاءُ مِنْ أَفْوَاهِهِمْ وَمَا تُخْفِي صُدُورُهُمْ أَكْبَرُ قَدْ بَيَّنَّا لَكُمُ الْآيَاتِ إِنْ كُنْتُمْ تَعْقِلُونَ

 Ey iman edenler, sizden olmayanları sırdaş edinmeyin. Onlar, sizi şaşırtmakta kusur etmezler, sıkıntıya düşmenizi arzu ederler. Nefret ağızlarından açığa çıkmaktadır. Kafalarının(kalplerinin)  gizlediği ise daha büyüktür. Eğer düşünürseniz, sizlere ayetleri açıkça bildirdik. (Ali-İmran 3/118)

Ayet müminlerin, mümin olmayanlara karşı hissettiklerini vurguluyor!

Bugün ise durum gerçekten vahim. Müslümanlar arasında bile korkunç gruplaşmalar, cephe oluşturmalar söz konusu. Olay sadece beğenmeme veya tasvip etmemeyle kalmıyor. İş resmen aleyhte propagandaya,  yıpratma politikalarına, köstek olmaya kadar gidiyor. Din bir mal sanki herkes onu kendi tekeline alıyor adeta soy asabiyeti yapar gibi kendi tarafında olmayanı nerdeyse tekfir ediyor.

Hz.Muhammed’e isnat edilen hadisler üzerine hayatımızı kurabiliyor ancak O’nun o güzel ahlakından bir nebze olsun nasiplenip insanları sevmeye çalışmıyoruz.

Kişisel çıkarlarımızı o kadar ön planda tutuyoruz ki, onlar için Kuran’ı alet edecek kadar ileri gidebiliyor,  işimize geleni kabul edip, gelmeyeni reddedebiliyor ve bize aksini anlatmaya çalışanlara en derin nefreti reva görebiliyoruz.

Sevmeyi bilmiyoruz ama hoşgörümüz çok derin. Allah’ın sevmediklerini bile çıkar paralelliği çerçevesinde hoş görebiliyoruz. Ama sıra o hoşgörüyü tek suçu! Kuran’ı anlamaya ve O’nunla yaşamaya çalışanlara göstermeye gelince, sınıfta kalıyoruz.

ALLAHU EKBER!

Mümin kendisinin kötülüğünü isteyen birini bile sevebiliyorken, ben nasıl “İman ettim.” derim, Ya Rab?

 

Tayibet Erzen

Yorumcu 
Yorum 
Hakan Kandal
20.04.2010
12:38

Kimse kimseyi sevmek zorunda değil, Allah böyle bir zorunluluk yaratmamış. Bu insanların sonradan uydurduğu bir şey. Kurana göre sevmek insanın bir başka insanın iyiliğini istemesidir.Yani senin kötülüğünü isteyen birisinin yine iyiliğini istemek onu sevmektir. Bir insanı sevmek bugün yanlış anlaşılıyor. Kurandaki mana asıldır.

Tayibet Erzen
20.04.2010
15:24

Allah habebe kökünü tercih ederek neyi kastetmiş bilemem. Bu duygusal anlamda sevmek de olabilir, sizin dediğiniz gibi salt kötü niyet beslememek de.

Ancak burada asıl çarpıcı olan bu tutumun(her iki durumda da) müminler tarafından inanmayanlara BİLE gösterilmesidir. Bu kıyas bu ayeti benim için çok çarpıcı yapıyor. Çünkü etrafımda her gün insanların kendi inanışında olmayan (temelde değil, siyasi olarak) kimselere duydukları kine şahit oluyorum ve bu beni hem üzüyor hem de gelecek adına kaygılandırıyor.

Hakan Kandal
20.04.2010
18:17

Arapçanız çok iyi olabilir. Ama siyasi bilinciniz ve yaklaşımınız arapça bilginize ve yetkinliğinizle karşılaştırılmayacak kadar zayıf. Allah habebe köküyle başka neyi kastetmiş olabilir ki? Bir başkasını duygusal olarak sevmek zaten kişinin eline olmayan bir şeydir. Benim dediğim kötü niyet beslememek değil, iyi niyet beslemektir. Sevgi budur.

Çevrenizde hergün insanların siyaseten kendileiryle aynı düşüncede olmadığı kişilere kin duyduklarına şahit olduğunuzu ifade ediyorsunuz. Sanırım ben onlardan birisiyim. Onur duyarım. Allah için kin duyuyorsam ne mutlu bana.

Tayibet Erzen
20.04.2010
19:38

Allah için kin tutacak kadar olayı aşmışsınız. Maşallah diyorum. Bence kendinizi tekrar yoklamalısınız. Ben böyle bir kini hiçbir mümine yakıştıramıyorum.

Hakan Kandal
20.04.2010
20:16

Allah için sevmek, Allah için kin duymaktan daha kolaydır. 1.sini aştığımız için ne meutlu bana demiştim. Patron Allahtır. Kendi egona ve başkalarının egosuna kendini beğendireceğine kendini asıl Allaha beğendirmeye çalışacaksın. Allah için insanların iyiliğini istemek elbette bir seviyedir ama bana yeterli gelmiyor. Allah için kin duymak Allah için devrimci olmaktır. Kin duymak kendi başına kendi egon için kötüdür ama Allah için kin duymak, kalbinle kötülemek, kötü görmek ne iyidir. Allah için kin duymak: İnsanların iyiliğini isteyeceksin ama kasden kötülük içinde olanlara( kendi nefsine yaptığı kötülükten bana ne insanlığa yani Allah’ın hakkına kötülük yapanlara) da balyozu indireceksin. İsa peygamberin öbür yanağını göstermesi Musa peygamberin samiri buzağına kin duymasını engellememiştir.

Hakan Kandal
21.04.2010
15:24

Allah için kin duymakla kasdım buğz etmektir. Buğz etmek sevmenin tersidir.

Tayibet Erzen
21.04.2010
17:09

Kimlere buğz edilir?



YorumYap

Sayı: 45 | Tarih: 18.4.2010
Ebubekir Sifil
Kendi Dilini Konuşmak
1848 Okunma
47 Yorum
Zafer Kafkas
Ahmet Hakan
Bugün Baykalcıyım
1635 Okunma
31 Yorum
Lütfi Hocaoğlu
Mümtazer Türköne
Kutlu Doğum
784 Okunma
Arif Ersoy
Zülfü Livaneli
Kırılan kalp kırılan burun kırılan umutlar
744 Okunma
Ali Bülent Dilek
Ruşen Çakır
Ahmet Türk Türkiye’dir
740 Okunma
7 Yorum
Tayibet Erzen
Dücane Cündioğlu
Yana Yakıla
728 Okunma
Abdülkadir Altınhan
Reşat Nuri Erol
İktisat stratejisi
703 Okunma
Ilker Ardic
Toktamış Ateş
İlle demokrasi...
692 Okunma
Osman Eskicioğlu
Mahir Kaynak
Amaç Ne?
689 Okunma
4 Yorum
Süleyman Karagülle
Fehmi Koru
Generallere Amerikalı generaller ne fısıldamış ola
673 Okunma
1 Yorum
Ahmet Kirtekin
Ali Bulaç
Liberal eleştiri ve öneri
654 Okunma
Ahmet Yasir Erol
Rahmi Turan
Hak arama böyle olmaz!
638 Okunma
1 Yorum
Serdar Turan
Mehmet Şevket Eygi
Sanatsızlar
617 Okunma
Emine Hocaoğlu
Mehmet Altan
Turgut Özal Kıbrıslımıydı
612 Okunma
Mehmet Hikmetumut
Nihal Bengisu Karaca
Cennette VIP rezervasyon var mı?
606 Okunma
Hakan Kandal
Oktay Ekşi
Hakçası
591 Okunma
Vahap Alma