Kullanıcı Adı:
Parola:
Üye Kayıt
Üye Aktivasyon
Parolamı Unuttum

Captcha image
Show another code

Giriş
Mehmet Barlas - Sabah Tayibet Erzen
Gidenlere teşekkür eder gelenlere başarı dileriz
549 Okunma, 1 Yorum

26.01.2013

Bakanlar Kurulu'nda bir değişiklik olduğunda, ayrılanlara ülkeye yaptıkları hizmetlerden ötürü teşekkür etmek, yeni bakanlara da başarı dilemek, herhalde doğal bir davranıştır.
Ama fazlasıyla politize olmuş ve hatta politizasyonu kamplaşmaya dayamış toplumlarda, giden de gelen de ya sadece övülür, ya da yerden yere vurulur.
Bu açıdan son bakanlıktan alma ve bakan atamalarına, olabildiğince objektif bakmayı denemek gerekiyor.
Öncelikle Bakanlar Kurulu'nun en kıdemli üyesi Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın neden dışarıda bırakıldığını anlamak kolay değil.
Akdağ'ın sağlık hizmetlerindeki başarılı kararları ve uygulamaları, AK Parti'ye kitlelerin beğenisini ve en önemlisi oylarını getirdi.
Akdağ döneminde Türkiye'de "
Sağlık Turizmi" kavramı gerçeklik kazandı.

Doğru bir seçim
Vatandaş bir sağlık kurumuna gittiğinde, en iyi hizmeti alabileceğini gördü.
Sağlık Bakanlığı'ndaki değişikliğin nedeni herhalde siyasidir.
İçişleri Bakanlığı'na Muammer Güler'in getirilmesi ise, kanımca gecikmiş bir karardır.
Gaziantep'teki valiliğinden beri izlediğim ve İstanbul valisiyken yakından tanımak fırsatına kavuştuğum Muammer Güler seçkin ve başarılı bir idareci...
Partizan hiç olmadı... Devlet sorumluluğunu hep ön planda tuttu.
Son genel seçimde AK Parti'den milletvekili adayı gösterildiğinde "
Geleceğin İçişleri Bakanı belli oldu" diye düşünmüştüm.
Gecikmeli olsa da bu tahminimin doğru çıkması beni sevindirdi.

Tamamı için http://www.sabah.com.tr/Yazarlar/barlas/2013/01/26/gidenlere-tesekkur-eder-gelenlere-basari-dileriz

 

Yorum:

Yeni Dönem

Turizm ve İçişleri Bakanlıkları için bir şey diyemeyeceğim. Ancak Sağlık ve Milli Eğitim Bakanlıklarının değişimini oldukça isabetli buluyorum.

Akdağ her ne kadar sağlıktaki uygulamalarıyla halkın gönlünü kazansa da sağlık camiasındaki her kesimi memnun ettiği söylenemezdi. Yeni bakanın sektöre olan yakınlığı umarım Türkiye’yi ivedilikle ihtiyaç duyduğu sağlıkta denge kavramına kavuşturur.

Eğitim gibi çok temel bir değere deneme-yanılma yoluyla yön verip, öğrenciyi kobay olarak kullanan bir anlayışın bitmiş olması umuduyla, yeni bakanın icraatlarını gözlemleyeceğiz.

İnşallah yapılan bu değişimler Türkiye için hayırlı olur.

 

 

 

Tayibet Erzen

Yorumcu 
Yorum 
Süleyman Karagülle
28.01.2013
11:29

Dört Bakan değişti. 1- Turizm bakanı başarılı bakan değildi ama başarısız da değildi. Değiştirilmesi bence isabetli değildir. Kendisini göstermesi için yeter zaman geçmemişti. 2- İç işleri Bakanı başarısız bir bakandı. PKK sorunları çözecek adımlar atmadı. Değiştirilmesi uygundur. Gelenin isabetli olup olmadığını zaman gösterecektir. 3- Milli Eğitim Bakanı bana göre bazı hatalar yapıyordu. Ama bir şeyler yapıyordu. Bir projesi vardı. O projeyi tamamlamalıydı. Bakanın alınması ve hiçbir projesi olmayan birinin oraya getirilmesinde bir isabet görmüyorum. 4- Sağlık Bakanının projesi vardı. Uyguladı ve tamamladı. Ülkeyi borçlandırarak Türk sağlığını ileri götürdü. Yapacağını yaptı. Görevini başarı ile tamamladı. Gitmesi uygundur. Gelenin özel hastahanesi olan birinin olması da dengeleme bakımından uygundur. Ne var ki bunlar ilerisi için zararlı çözümledir. Çözüm için önerilerimizi söylemeliyiz. 1- Hastahaneleri devlet yapacaktır. Doktorlara kirasız verecektir. 2- Yeter sayıda doktor ortak olur bir kooperatif kurarlarsa boş olan hastahanelerden istediklerini seçebilirler. 3- Devlet hastahanede çalışan personelden ve hastahane işletmesinden vergi almayacaktır. Vergi hastadan alınmaktadır. Hasta vergiyi nasıl ödeyecektir. 4- Hasta haneler verecek hizmetleri ve karşılığında alacakları bedelleri kendileri tespit eder ve ilan ederler. Ne hizmetin şekline ne de alacakları ücrete devlet karışmaz. Böylece hastahaneler serbest rekabet içinde sağlık hizmetleri vermiş olurlar. 5- Hastahane kendi sözleşmesinde yazılı olan hizmetleri vermek ve kendisinin belirlediği ücreti almak durumundadır. Sağlık bakanlığı hastalarla hastahaneler arasında çıkan ihtilaflarda bilirkişilik yapma durumunda olacaktır. Bakanlık personeli hastaları tedavi etmeseler. 6- Hastalığın teşhis sağlık bakanlığına aittir. Hasatahaneler sağlık bakanlığının tedavisini uygun gördüğü hastaları tedavi ederler. 7- Sosyal sigorta kurumu bakanlığın uygun gördüğü tedavinin ücretlerini öder. Bu ücretleri de bakanlık tespit eder. Hastahaneler istediği fark alabilirler. Hastahaneyi seçme işi hastaya aittir.



YorumYap

Sayı: 189 | Tarih: 27.1.2013
Mehmet Şevket Eygi
Atatürk İngiliz Sefiri Sir P. Loraineden Ne İstem
Yanlış ve Doğrularıyla İnsan
790 Okunma
1 Yorum
Emine Hocaoğlu
Ahmet Hakan
Tek yol mizah
Topluluğun ölümü
583 Okunma
1 Yorum
Lütfi Hocaoğlu
Yusuf Kaplan
Nebevi tasavvur ve Peygamberimizin hayatiyeti
Peygamberleri üretmek,tüketmek değil!
566 Okunma
1 Yorum
Ali Bülent Dilek
Mehmet Barlas
Gidenlere teşekkür eder gelenlere başarı dileriz
Yeni Dönem
549 Okunma
1 Yorum
Tayibet Erzen
Mahir Kaynak
Muhalefetin Rolü
Nasıl Bir Gelecek
516 Okunma
Süleyman Karagülle
Hüseyin Gülerce
Kürt sorunu var mı,yok mu?
Özgürlük ve Açlık Sorunu
492 Okunma
1 Yorum
Zafer Kafkas