Kullanıcı Adı:
Parola:
Üye Kayıt
Üye Aktivasyon
Parolamı Unuttum

Captcha image
Show another code

Giriş
Ruhat Mengi - Vatan Vahap Alma
Sarıgül ve Diğerleri.. İşte Fark!
481 Okunma, 0 Yorum

Çarşamba günü akşama doğru Adana’dan bir telefon geldi; Yumurtalık’ta DP İlçe Başkanlığı da yapmış olan Mehmet Yüksel isimli bir okurumuz, eski DP’lilerden olduğu için yıllarca Adana DP milletvekili ve AP senatörü olarak görev yapmış olan babamı da iyi tanıyor. Bana “Ruhat Hanım siz ne diyorsunuz, bazıları birbirinden farklı, çoğu ise aynı rakamları yazıp duran bu anketlerden hangisine inanmak lazım” diye soruyordu. Kısa bir konuşmadan sonra paniğinin nedeni anlaşıldı ki ertesi gün de kiminle karşılaşsam aynı anketten söz etti; Hakan Bayrakçı ve SONAR anketi..

 

Ben TV’de kendisini izlemedim, yaptığı anketler de benim için aylardır ‘diğer taraflı anketler gibi’ hiçbir anlam ifade etmiyor ama verdiği rakamların millette ona olan kuşkuyu kat kat arttırdığına da şüphe yok. Önce neden ‘diğer taraflı anketler gibi’ dediğimi açıklayayım. Hakan Bayrakçı yıllarca yaptığı araştırmaları ‘tarafsız bir şirket gibi’ sunduktan ve bizler de SONAR anketlerini böyle değerlendirdikten sonra “CHP’den milletvekili adayı gösterilmediğini” öğrendiği günün akşamı ekrana çıkıp öfkeli bir konuşma içinde “Ben 10 yıldır CHP üyesiyim” dedi. Evet onun gibi “gizli partili”, “kesin taraf” çok sayıda araştırma şirketi var, hatta hiç duyulmamış isimlerle mantar gibi de arttılar. Ayrıca bugün artık bağımsız gazete birkaç tane kaldığına, kalanlar da ağır siyasi baskı altında olduğuna göre onların yaptırdığı anketlere de “güvenilir” denemez ama yıllar boyu “bir partinin üyesi olduğunu saklayan” bir araştırmacının verdiği sonuçlara da aynen onlar gibi güvenilemez.

 

Beni seçmedin, al sana!

Şimdi, dinleyenler bu kadar şaşırdığına, “AKP’nin kendi anketleri bile bu rakama çıkamadı” dediğine göre Hakan Bayrakçı seçime 12 gün kala TV’ye çıkmış ve kendisini milletvekili yapmayan partiden anketiyle intikam alıyor ya da belki “başka partilerde şansını deniyor” olmalı. Anketinin sonucu şöyleymiş; AKP: yüzde 50.9, CHP: yüzde 25.7, MHP: yüzde 12.4... Gerçekten de AKP’ye yakın kuruluşlar bile “yüzde 45-47” derken, CHP de anketlerde “yüzde 30 üstü” görünürken dikkat çekici... Bu sonuç hiç mi mümkün değil, bence “yerel seçimlerde olduğu gibi birden ortaya çıkıveren 10 milyon ekstra seçmen”le her şey mümkün, onun için sonradan “bakın bildik” lafları da fark etmez, ben her nedense son yıllara kadar rastlanmayan ama şimdi okul sınavlarından bile eksik olmayan “seçim hileleri”ne inanıyorum, hele verilen yeni bilgilerden sonra (anlatacağım onları da)..

 

Aslında Bayrakçı’yı yazmamın nedeni insanların “kin tutup tutmamasının yarattığı farka” dikkat çekmek. Onu seçmediler, öfkeyle devam etti. CHP Milletvekili Nur Serter “Baykal’a yakın” milletvekillerindendi, o genel başkanlıktan ayrılmak zorunda kalınca kendisinin de referandumda “rakip partinin tercihi yönünde” çalıştığını gören ve anlatan partilileri oldu. Kısa süre önce de “21’inci yüzyılda 27 Mayıs darbesinin reklamını yaptığını” duyduk, tabii ki kullanılacak bir sözdü ve partisi aleyhinde kullanıldı da... Peki yapmasa olmaz mıydı, görünüşe bakılırsa bu da bir tür “partiye çaktırmadan zarar verme, intikam alma”dır. Oysa darbeden çok memnunsa kendine saklasın, ben üç darbenin mağduru bir aileden geliyorum ve “bizler” hiç az değiliz bu ülkede!

 

Ve gerçek siyasetçi!

Mustafa Sarıgül, genel başkanlığa aday olduğu için çıkarılan olayların arkasından (daha önce birçokları gibi) Baykal nedeniyle, küskün şekilde CHP’den ayrılmıştı. Daha sonra kurduğu Türkiye Değişim Hareketi tam partiye dönüşecekken CHP’deki -genel başkanın değişmesiyle başlayan- değişim hareketine destek vermek için parti kurmaktan vazgeçti. Buna parti içinden farklı nedenler yakıştıranlar olmadı değil, ama içinde doğduğum siyaset hakkında biraz bir şey biliyorsam bence kesinlikle yeni CHP Mustafa Sarıgül’ü değerlendirmeliydi, bunu yapamadılar (aynı hata Yaşar Nuri Öztürk için geçerli..) Ama Sarıgül yine kızıp köpürmedi, tam aksine gerçek bir siyasetçi olduğunu “duygularına kapılmayarak” gösterdi ve “yurtseverlik duygusu ve sorumluluk bilinciyle, oyların bölünmemesi için TDH’nın CHP’yi destekleyeceğini” açıkladı.

 

Karşılaştırın yukarıdaki üç ismin tepkilerini ve siz söyleyin; Mustafa Sarıgül kutlanmayı hak etmiyor mu? Bence ‘bir partinin yönetim kadrosunda olmak için’ bulunmaz bir isimdir o ama gel de anlat. Türkiye’de neyin takdiri doğru yapılıyor ki?

 

     Yorum:

 

     Bence de Sarıgül!

     Ruhat Hanım yazısında eleştirdiği kişilerden önce kendi tarafsızlığını ölçüp değerlendirmeli. Her hafta mutlaka CHP’ye yandaş yazılar yazıyor. Aslında bakarsanız herkes istediği fikri savunup düşüncelerini özgürce aktarabilmeli. Ama bunu dürüstçe yapmalı. Çizgisini belirginleştirmeli ve sinsi davranmayıp, ‘’d’’ kendi kamburuna bakmayıp ‘’b’’nin göbeğine laf atmamalı. Kısacası Ruhat Hanım ya tarafsızım deyip tarafsız davranmalı ya da tarafsızım demeyip işlediği fikre destek vermeli.

     Gelelim CHP’nin Sarıgül’üne. Deniz Baykal’lı CHP benim için idealdi. Ta ki Kılıçdaroğlunu tanıyana kadar. Çünkü Kılıçdaroğlu’nun Baykal’dan daha iyi(!) olduğunu düşündüm. Bu akşam fikrim yine değişti. Sarıgül ikisinden de iyi(!) Çünkü içlerinde en başarılı(!) olanı O. Kendisinde vizyon olmayan, idealist davranamayan, liderlik ruhundan yoksun davranışlarla donatılmış bir siyaset adamı. Bence kutlanmayı hak ediyor ve herhangi bir partinin değil sadece CHP’nin yönetim kadrosunda bulunması gereken ender bir şahsiyet(!) Evet evet! Ancak böyleleri Ak Parti için çok iyi siyaset adamları olabilir:) Bu değerli üç silahşor birlik olmuş, illa Ak Parti’yi tek başına iktidar yapalım diyor. Ak Parti ise bu noktada gaflet içinde. Onlara gereken desteği vermiyor.

     Dileğim, bu üç silahşorun CHP’nin başından hiç eksik olmamaları. Çünkü CHP onlarla CHP. Çünkü CHP onlarla her zaman küçük kalabilir.

     Saygılar

 

Vahap Alma



YorumYap

Sayı: 103 | Tarih: 5.6.2011
Ahmet Hakan
İskenderpaşa diye bir cemaat kalmamıştır
Tarikat A.Ş.
1863 Okunma
12 Yorum
Lütfi Hocaoğlu
Ahmet Taşgetiren
Anayasa, Türklük, Kürtlük
Maksat üzüm yemek değil bağcıyı dövmek
978 Okunma
4 Yorum
Zübeyir Erol
Mehmet Şevket Eygi
Yaşayan ölü
Canım Teyzeme...
674 Okunma
Emine Hocaoğlu
Zülfü Livaneli
yurt dışından manzara
cehenneme giden ateşini burdan götürür
641 Okunma
Ali Bülent Dilek
Ebubekir Sifil
Ne Demek İstedim?
Zalim AKP
518 Okunma
Zafer Kafkas
Nihal Bengisu Karaca
Gettoların kapılarını açıyoruz
Kralın soytarısı
514 Okunma
Hakan Kandal
Mahir Kaynak
Darbeli demokrasi
Darbe, darbeyle suçlanabilir.
513 Okunma
5 Yorum
Süleyman Karagülle
Ruhat Mengi
Sarıgül ve Diğerleri.. İşte Fark!
Bence de Sarıgül!
481 Okunma
Vahap Alma
Ruşen Çakır
CHP kendini aşıyor
Gençler ve Kadınlar
439 Okunma
Tayibet Erzen