Kullanıcı Adı:
Parola:
Üye Kayıt
Üye Aktivasyon
Parolamı Unuttum

Captcha image
Show another code

Giriş
Mehmet Şevket Eygi - Milli Gazete Emine Hocaoğlu
Aldanmayınız
550 Okunma, 1 Yorum

10.08.2009

Ehl-İ Sünnet hocalarından biri, aykırı bir ilâhiyatçının basına sızdırılmayan gizli bir konferansının (gizlice alınan) ses kayıtlarını dinlemiş ve şöyle söylemiş:

"Bu adamın bozuk olduğunu söylüyorduk. Bu konferansından sonra onun kâfir olduğunda şüphe kalmadı..."

(Doğru, dürüst, temiz ilâhiyatçıları tenzih ederiz...)

Maalesef zamanımızda birtakım reformcular, değişimciler, yenilikçiler taqiyye yaparak asıl inançlarını gizliyorlar.

Aykırı fikirleri olan reformculara karşı Müslümanların çok dikkatli olması gerekir.

Böylelerine kesinlikle itimad edilmez, güvenilmez.

1. Kur'ân tek kaynaktır, Sünnet kaynak değildir diyenler Sünnet'i inkâr ettikleri için dinden çıkmışlardır.

2. Kur'ân'daki ve Sünnet'teki kesin hükümlerin bir kısmı tarihseldir, onlar bugün geçerli değildir diyenler Doğru Yol'dan çıkmışlardır.

3. İslâm ve iman ile küfrü bağdaştırmak, uzlaştırmak isteyenler açık bir sapıklık içindedir.

4. Peygamberi hafife alan, "O bir postacı idi, ölmüştür, işi bitmiştir" diyenler sapıktır.

5. Ben de Müslümanım ama Şeriata karşıyım diyenler korkunç bir çelişki içindedir.

6. Ashabın büyüklerinden Ebu Hureyre hazretlerine sövüp sayanlar Kur'ân ve Sünnet Müslümanı olamaz.

7. Yüzden fazla hadîsle geleceği bildirilmiş ve bu bilgi mânevî tevâtür derecesine ulaşmış olan Mehdi'nin zuhurunu ve Hz.İsa'nın nüzulünü inkâr edenler Cadde-i Kübra ve Sevad-ıAzam İslâmlığından çıkmış olurlar.

8. Azılı Farmason, taqiyye yaparak Müslümanları aldatan, şaibeli ve bulaşık Efganî'yi, onun tilmizi Abduh'u, onun tilmizi Reşid rıza'yı; münci (kurtarıcı), imam (din önderi), hidayet kılavuzu olarak gösterenler dall ve mudildir.

9. Ehl-i Sünneti yıkmak için çalışanlar hizmetkâr değil, hezimetkârdır.

10. Din hocaları, ulemâ aradan çıksın, herkes kendi kafasına göre Kitabullahı yorumlasın, ondan hüküm çıkartsın diyenler tamir değil tahrip ederler.

Muhterem Müslüman kardeşlerimiz!.. Reformculara, değişimcilere, yenilikçilere, diyalogçulara, İslâm aktivistlerine, şazz ve aykırı inanç ve görüşlere sahip olanlara, Ehl-i Sünnet yıkıcılarına kapılmayınız, aldanmayınız, tuzaklarına düşmeyiniz. Ebedî saadetinizi yitirebilirsiniz.

Yorum:

Yazar,

“Kur'ân tek kaynaktır, Sünnet kaynak değildir diyenler Sünnet'i inkâr ettikleri için dinden çıkmışlardır.”

Ama Kuran’da Kehf  27 de şöyle demektedir.

وَاتْلُ مَا أُوحِيَ إِلَيْكَ مِنْ كِتَابِ رَبِّكَ لَا مُبَدِّلَ لِكَلِمَاتِهِ وَلَنْ تَجِدَ مِنْ دُونِهِ مُلْتَحَدًا

Rabbinin Kitabı’ndan sana vahyedileni aktar. Onun kelimelerini değiştirebilecek yoktur. O’ndan başka bir sığınak da bulamazsın.(Kehf-27)

 

 Bununla şunu anlıyoruz ki öncelikle ayette dediği gibi Kitabından sana vahyolunanı aktar dediği için öncelikle bu kitabı anlamak için Arapçayı, matematiği, mantık yani bütün ilimleri öğrenmeyi bize anlatmaktadır. Ayrıca ondan başka hiçbir sığınak ta bulamazsınız diyor. Biz bugün Kuranı anlamak için sünnetten yararlanıyoruz. Yine burada Kuran tek kaynaktır.

“Yüzden fazla hadîsle geleceği bildirilmiş ve bu bilgi mânevî tevâtür derecesine ulaşmış olan Mehdi'nin zuhurunu ve Hz.İsa'nın nüzulünü inkâr edenler Cadde-i Kübra ve Sevad-ıAzam İslâmlığından çıkmış olurlar.”

Burada Mehdinin gelmesi durumu için islamiyette çoğunluğa uyulsun diyor. Fakat ayet bunun tam tersini söylemektedir.

وَإِنْ تُطِعْ أَكْثَرَ مَنْ فِي الْأَرْضِ يُضِلُّوكَ عَنْ سَبِيلِ اللَّهِ إِنْ يَتَّبِعُونَ إِلَّا الظَّنَّ وَإِنْ هُمْ إِلَّا يَخْرُصُونَ

Yeryüzünde bulunanların çoğuna uyacak olursan, seni Allah’ın yolundan saptırırlar. Onlar zandan başka bir şeye tâbi olmaz, yalandan başka söz de söylemezler.(En’am-116)

 

Burada Mehdinin gelmesiyle ilgili Kuran da bir ayet göremedim. Çoğunluk gelmesine inanıyor diye bizim de inanmamız gerekmiyor. Kuran ekseriyete uyulursa dalalete götürür diye söylüyor.

“Din hocaları, ulemâ aradan çıksın, herkes kendi kafasına göre Kitabullahı yorumlasın, ondan hüküm çıkartsın diyenler tamir değil tahrip ederler.”

Din hocalarını ve ulemayı kim seçiyor. Onlar konularında iyi olduklarını kim söylüyor. Bizler onlara neden inanacakmışız. Burada ilk yanlış olan din hocaları ve ulemalardır. Kuranı okumak ve anlamak herkese farzdır. Bunun için üniversitelerde bir İngilizce gibi veya matematik gibi ders olarak konulmalı ve okutulmalıdır. Herkes bilgi sahibi olmalı ve içtihat yapabilmeli veya yapamazsa dahi kendi müçtehitini kendisi seçmelidir. İslamiyette din adamı yoktur. İmam hanefiye kimse yetki vermedi O içtihatını yaptı halk da ona uydu. Kuranda da bununla ilgili ayet;

الَّذِينَ يَسْتَمِعُونَ الْقَوْلَ فَيَتَّبِعُونَ أَحْسَنَهُ

Onlar ki sözü dinlerler, sonra da en güzelini tatbık ederler.(Zümer-18)

Bence herkes içtihat yapacak ve insanlar her içtihatı dinleyecekler ve kendilerine uygun olana uyacaklardır.

Allah hepimizi doğru yoldan ayırmasın. Amin.

 

 

Emine Hocaoğlu

Yorumcu 
Yorum 
Lütfi Hocaoğlu
17.08.2009
15:17

Bir grup Hz. Muhammed’i sadece postacı gibi görerek sünneti reddediyor.

M. Şevket Eygi gibi düşünenler ise buna şiddetle karşı çıkarken (haklı olarak) büyük bir hataya düşüyorlar: Farkına varmadan kitabı unutup sadece sünnetle hareket etmeye başlıyorlar.

Kuran’da yazan bir ayeti okuyorlar. Ayette yazan, eski uygulamalara ters düşüyorsa bin bir türlü yorumlar getiriyorlar, muhkem bir ifadedeki hükmü kabul etmiyorlar.

Bir arkadaşım bana “zina yapanlar recm edilir” dedi. Ben ona Kuran’da zina yapılanlara 100 değnek, fuhuş yapanlara ev hapsi cezası var deyince, ama Hz. Muhammed recm yaptı dedi.

Burada şu sorun ortaya çıkıyor: Kuran’da bir ayette bir suç için bir cezadan bahsediliyorsa başka ceza verilebilir mi? Verilemez diyorlarsa, niye ısrarla recm cezasını uygulamak istiyorlar. Diğer bir sorun ise Hz. Muhammed Kuran’a aykırı mı hareket etti? Bu da söz konusu olamayacağına göre demek ki ya rivayetler yanlış, ya ayet gelmeden yapılan bir uygulamadır.

Sonuçta bizim için kitabın hükümlerinin bağlayıcı olması gerekirken rivayetler ön plana çıkıyor ki, kitabı anlamsızlaştırıyor.

Aslında bu grubun yaptığı eskiden beri gelen bid’atleri sünnet olarak görüp uygulamak, Kuran’a aykırı da olsa bazı rivayetleri alıştıkları için sünnet olarak görmek, Kuran’dan delil getirenlere hemen Vahhabi, selefi gibi damgalar yapıştırmaktır. Aslında farkında değiller atalarının dinini yaşadıklarının.

İncil Hz. İsa’nın yaptıklarını anlatır, hikaye gibidir. Bu grupta Hz. Muhammed’in yaşadıklarını anlatan rivayetlerle yaşamak istiyorlar. Ancak bu durumda Kuran’ın önemi kayboluyor. Niye okuyalım ki Kuran’ı? Bu da şu sonuca götürüyor: Biz sünneti biliyor ve ona göre yaşıyoruz, Kuran’ında kıraatini yapıyoruz. Nasıl olsa içinde yazana önem vermeyeceğiz. Bizim eski bildiklerimiz ve hislerimiz, eskilerin söyledikleri daha doğru ve anlamlı.

Allah kimseyi Kuran’dan uzaklaştıran durumlara düşürmesin. Sünnet bir delildir. Ancak bu grubun yaptığı sünneti kitaptan bağımsız bir delil haline getirmek ki asıl tehlikeli olan budur.

Sünneti kitabı doğru anlamak için bir delildir. Ama sünneti de doğru anlamak lazımdır. Deveye binmek mi sünnet yoksa araç kullanmak mı? Misvak kullanmak mı sünnet yoksa dişini temizlemek mi? Sakal bırakmak mı sünnet yoksa toplumun normal insanı gibi giyinmek ve görünmek mi? Beyaz entari giymek mi sünnet yoksa toplumun norm kıyafetini giymek mi sünnet? Usul-u fıkıhta deliller bir sınıflamaya göre ikiye ayrılır: Nakli ve akli deliller diye. Akli delili kullanmadan, nakli delillerden de sünneti kitabı anlamak için değil, doğrudan kullanmaya kalkarsanız yanılgıya düşenlerden olursunuz.



YorumYap

Sayı: 10 | Tarih: 16.8.2009
Can Ataklı
Amerika'da zenci partisi neden yok?
1398 Okunma
Mesut Karaaytu
Ahmet Altan
ORDU AÇILIMI
914 Okunma
Özer Ataç
Nihal Bengisu Karaca
Erkek cenneti
855 Okunma
Hakan Kandal
Abdullah Büyük
Doğu açılımı
822 Okunma
Sedat Aksakal
Ahmet Hakan
Aykırı mezundan imam hatip ağıdı
748 Okunma
2 Yorum
Lütfi Hocaoğlu
Nazlı Ilıcak
Sevmeye vakit yok
723 Okunma
1 Yorum
Fatma Karuç
Ruşen Çakır
Kürt sorununu kardeşlikten şaşmadan tartışabilmek
705 Okunma
1 Yorum
Tayibet Erzen
Oktay Ekşi
İsim fetişizmi
699 Okunma
5 Yorum
Vahap Alma
Yılmaz Özdil
Sülün Osman turizmi
697 Okunma
1 Yorum
Leyla Okta
Hayrettin Karaman
İslam ve Zenginlik, Yardım Kuruluşları ve Ramazan
684 Okunma
1 Yorum
Hilmi Altın
Ahmet Taşgetiren
Ümmet bilinci, evet...
670 Okunma
Zübeyir Erol
Reşat Nuri Erol
Kredi kartı batakları artarken...
647 Okunma
Ilker Ardic
Cengiz Çandar
Abdullah Öcalan’dan “karışık sinyaller”…
636 Okunma
Ekrem Fildişi
Zülfü Livaneli
Fikir mi önemli,kimin söylediği mi?
627 Okunma
1 Yorum
Ali Bülent Dilek
Toktamış Ateş
Kürt Açılımı (1)
627 Okunma
Osman Eskicioğlu
Fikret Bila
Kamuflaj Çabalar
626 Okunma
2 Yorum
Harun Özdemir
Fehmi Koru
Bir sorunu çözerken...
624 Okunma
1 Yorum
Ahmet Kirtekin
Mehmet Altan
En alttakiler - Alttakiler - Üstekiler...
614 Okunma
Mehmet Hikmetumut
Bekir Berat Özipek
‘Dış Mihraklar’a karşı yüksek yargıyı koruyalım!
604 Okunma
Bünyamin Demir
Mahir Kaynak
Enerjide bağımlılık
564 Okunma
Süleyman Karagülle
Murat Bardakçı
Peygamber'in hırkası değil, sanki Ayşe Teyze'nin e
561 Okunma
Recep Yıldırım
Mehmet Şevket Eygi
Aldanmayınız
550 Okunma
1 Yorum
Emine Hocaoğlu