Mete Firidin
Zülkarneyn
26.08.2011
21966 Okunma, 16 Yorum

Zülkarneyn

Kur’an da kehf süresinde bahsi geçen salih ve bilge aynı zamanda çok güçlü bir imparator da olan bir kişidir. Peygamber olup olmadığı tartışmalıdır.

Zülkarneyn’in kim olduğunu bilmek, Yecüc ve Mecüc ün de kimler olduğunu anlamak açısından çok önemlidir.

Zülkarneyn kelime manası olarak Arapça “iki boynuz sahibi” demektir. Antik dönemlerde boynuz gücü simgelemektedir. Hatta bu günkü krallık taçları da boynuzu yani gücü simgelemektedir.

Süleymaniye vakfının internet sitesinde aşağıda ki bilgiler mevcuttur: Kur’an’da söz konusu edilen Zülkarneyn, gerek özellikleri ve gerekse fethettiği bölgelerin özellikleri sebebiyle çivi yazılı tabletlerde benzer ifadelerle anılan ve iki boynuzlu miğferi ile kabartma resimleri bulunan Akad kralı Naram-Sin, Akad kralı Sargon’un oğlu veya torunudur. 2230-2174 yılları arasında 56 yıl veya 2254-2218 yılları arasında 37 yıl hüküm sürmüş, imparatorluğun sınırlarını dört yönde genişleterek Mezopotamya, İran’ın batı kısımları (Kuzistan), Arabistan’ın kuzey yarısı (veya tamamı), Mısır, Filistin, Lübnan, Suriye, Güney ve Güneydoğu Anadolu, Kıbrıs ve Bahreyn’i fethetmiştir. Naram-Sin’in çok uzun müddet hüküm sürmesi, çok ülkeyi fethetmesi yanında diğer bir önemli özelliği de putperest mabetleri yıkarak, tanrı heykellerini parçalamasıdır. Bu da, Zülkarneyn’in Kur’an’da belirtilen muvahhid oluşuna uymaktadır. İbn Kesir, Kur’an’da zikredilen Zülkarneyn’in İskender olduğunu düşünenlerin büyük hata işlediklerini belirtir. Ona göre Zülkarneyn, salih bir melik (kral), aynı zamanda nebidir. Hâlbuki İskender müşriktir. Zülkarneyn’in peygamber mi yoksa veli mi olduğu tartışmalıdır. Hz. Ali, Zülkarneyn’in salih bir kul olduğunu, Allah’ı sevdiğini ve Allah tarafından sevildiğini ifade etmiştir.

 

Bu bilgilere katkısı olması amacıyla aşağıdaki bilgileri de sunmak istiyorum.

Yukarıda ki resim Akad kralı Naram-Sin’e ait bir kabartmadır. İki boynuzlu miğferi görülmektedir.

 

Dünyanın bilinen en eski haritası babil dünya haritasıdır. Bu harita İMAGO MUNDİ diye de bilinir. M.Ö. 600 lü yıllara tarihlendirilir. Bu harita Babil şehrini, Fırat nehrini ve komşu ülkeleri göstermektedir. Okyanus ise acı nehir olarak( bitter river) adlandırılmıştır. Bu haritada yedi yön “adalar “ olarak adlandırılmıştır.

1.Adalar Arabistan yarım adasını ve okyanusu göstermektedir.

2.Adalar güneşin battığı yönü veya ülkeyi gösterir.

3.Adalar kuşların bile varamayacağı deniz ötesini göstermektedir. Muhtemelen Akdeniz i boylu boyunca tanımlamaktadır. Ulaşılamazdır.

4.Adalar gece parlak yıldızların olduğu kuzey batıyı göstermektedir.

5.Adalar karanlık kuzeyi göstermektedir.

6.Adalar yeni gelenlere saldıran boynuzlu boğanın ülkesini göstermektedir.

7.Adalar güneşin doğduğu yer veya ülkedir.

Yukarıda “Imago Mundi” olarak adlandırılan ve Milattan önce 600 yıllarına ait bir Babil dünya haritasının orjinal hali görülmektedir. Aşağıda ise bu dünya haritasının çizimi ayrıntılı olarak yeniden gösterilmiştir.

Bu haritada özellikle 7. Adada “güneşin doğduğu yer” ve 2. Adada da “güneşin battığı yer” görülmektedir. Yani bu yerlerin her biri bir ülkeyi tanımlamaktadır.

Kuran da ki Zülkarneyn kıssasında Zülkarneyn önce güneşin battığı yöne,  daha sonra güneşin doğduğu yöne ve daha sonra da başka bir yöne gittiği anlatılmaktadır. Bu anlatımda dikkat edilmesi gereken seferler sırasında “batıya” veya “doğuya” sefer yaptı denilmiyor. “Güneşin battığı yer”  veya “güneşin doğduğu yer” deniyor. Bu anlatım İmago mundi haritasının yön tarifi ile uyum içindedir.

Bu harita M.Ö.600 yılına aittir. Fakat naram-Sin M.Ö 2200’ler de yaşamıştır. Bu haritadaki bilgiler muhtemeldir ki binlerce yıldır kabul edilen bilgilere göre gösterilmiştir. Yani Naram-Sin zamanında da aynıdır.

İmago mundi haritasını alalım ve bu günkü Mezopotamya ya yerleştirelim Ve Zülkarneyn nin Birinci seferinde Mısıra, İkinci seferinde Hindistan’a ve üçüncü seferinde Kafkasya ya gittiğini anlayabiliriz.

“sonra başka bir yol tuttu” sözünden kuzey yönü anlaşılmalıdır. Çünkü güney yönü deniz ile kaplıdır.

Dolayısı ile Zülkarneyn üçüncü seferini kuzeye yani Kafkasya’ya yapmıştır ve bu esnada “Yecüc ve Mecüc” yani Maykop uygarlığı insanları ile mücadele etmiş ve onlara karşı bir set yapmıştır.

Aşağıdaki haritada da M.Ö 2800-2500 yıllarında Kafkasya nın kuzeyinde yaşayan ve bu günkü Avrupalıların atasını oluşturan Maykop uygarlığının “Yecüc ve Mecüc’ün “ anavatanları görülmektedir.

 

Zülkarney’nin Naram –Sin olduğunu kabul edersek “Yecüc ve Mecüc”  olan Maykop uygarlık tarihi ile uyum içinde olduğu, ve bugün neden bütün dünyanın Avrupa nın birkaç devletinin sömürgesi olduğunu anlarız.

Maykop uygarlığı çapulcu ve soyguncu bir uygarlıktır. Güneydeki ülkelere saldırıp onları soyan bir ulustur. Zülkarneyn bu kuzeyden gelen ve güneydeki toplumları soyan bu kavmi durdurmak için Kafkas dağlarının hazar denizi ile tam birleştiği yer olan Derbent şehrine bir set inşa eder ve bu kuzeyli soyguncuları engeller. İşte bu nedenle olabilir ki Bundan sonra Maykoplular buradan Avrupa ya göç etmeye başlarlar ve Avrupa yı işgal ederler.

Kesinlikle diyebiliriz ki: Zülkarneyn olması en muhtemel kişi Akad imparatoru Naram-Sin ve Yecüc ve Mecüc de Celtic kökenli Avrupalılardır.

 

 


YorumcuYorum
Tayibet Erzen
27.08.2011
01:27

Gerçekten güneşin battığı yer ifadesini çok güzel yakalamışsınız. Kur’an itnâbı(sözü uzatma) sebepsiz yapmadığından batı

(الْمَغْرِبَ)

yerine güneşin battığı yer(

مَغْرِبَ الشَّمْسِ

) demesi sizin tezinizi güçlendiriyor. Ayrıca Dağıstanda bulunan demir kapı da Kur’andaki anlatımla örtüşüyor. Ancak Zülkarneyn’i Büyük İskender olarak değerlendiriyorlar oysa İskender M.Ö 300’lü yıllarda yaşamış yani Naram-Sin ile aralarında 1500 yılı aşkın bir zaman var. Ansiklopedik bilgilere göre kapı Büyük İskender tarafından yapılmış ancak tarihten bahseden yok. Bana öyle geliyor ki ancak bu seddin ne zaman yapıldığı bilinirse Zülkarneyn’in kim olabileceği netleşecek.

Tayibet Erzen
27.08.2011
02:13

Şimdi bulduğum yabancı bir kaynaktan ilgimi çeken bazı bilgileri paylaşmak istiyorum.

Derbend geçidi olarak bilinen geçit Dağıstanda olup ismi aslen farsçadır ve kapalı kapılar (dar band) manasına gelir. (Başka bir kaynakta bunu ‘dar geçit’ olarak çevirmişlerdi???)Rusyanın en eski şehri olarak kabul edilen Derbent arkeolejik olarak 5000 yılı aşkın bir tarihe ait kalıntılara sahiptir. Bir çok dilde farklı isimlere sahip olmasına rağmen verilen tüm isimler ‘kapı ’ kelimesiyle ilişkilendirilmiş. (Mesela Araplar buraya ‘kapıların kapısı’ diyorlarmış). Coğrafik olarak değerlendirilince şehir dağlardan denize doğru iki duvar arasında oluşmuş vs.

Şehir bu kadar eski olmasına rağmen isminin kapı kelimesiyle ilişkilendirilmesi, Zülkarneyn’in Naram-Sin olma olasılığını güçlendiriyor. Benim anlamadığım neden tüm kaynaklarda ısrarla Büyük İskender ile ilişkilendirildiği?

hudas
18.02.2018
17:30

Hocam yazılarınızdan çok istifa ediyorum, Zülkarneyn hakkındaki yazınıza bayıldım. Zülkarneyn hakkında daha önce bir yazı yazmıştım. Şu linkte mevcuttur. Aydınlatıcı yazılarınıza devam edin lütfen.

https://ateizmdenkurtul.wordpress.com/2018/01/07/zulkarneyn_gunesin_suda-_batmasi/


mscebirque
25.03.2019
14:07

http://www.tuvavadisi.org/zelkarneyn-zulkarneyn-1

Şu sitede başka bir değerlendirme var. Bu da hesaba katılabilir mi? 

Mete Firidin
26.03.2019
11:06
Kuranda bir konuyu tefsir ederken konuyla ilgili ayetlerde geçen her kelimenin ve gramerin tamamen uyum içinde olmasına dikkat etmek gerekir. "Bence böyledir, şöyledir" diye tefsir olmaz. Her kelimenin bilimsel ve gramersel açıklamasının tamamen uyum içinde olması gerekir. Zülkarneyn hadisesi diğer insanların bildiği tarihi bir olaydır. Bu nedenle bununla ilgili tarihi bilgiler ışığında tefsir yapılmalıdır. Bu makaleyi dikkatlice okumanızı tavsiye ederim:
http://www.akevler.org/AkevlerMakaleler/7416/SonEk/10153/Mete-Firidin/Zulkarneyn-Bilimsel-Tefsir
5246kadir
28.04.2020
17:55

Herkese selamlar. Bir konuyu belirtmek için yorum yazma gereği duydum. Zülkarneyn kıssasında geçen matlia ve mağribe kelimeleri ismi zaman-mekan kalıbından türemiş kelimelerdir. Yani mağribe için; güneşin battığı yer anlamı verileceği gibi güneşin battığı zaman anlamı da verilir. Yine matlia için; güneşin doğduğu yer anlamı verileceği gibi güneşin doğduğu zaman anlamına da gelir. Meallerde battığı yer, doğduğu yer şeklinde çevrilmesinin nedenini Zülkarneyn batıya doğuya ve kuzeye sefer yapmıştır ezberinden kaynaklandığını düşünüyorum. Halbuki ayette Zülkarneyn o kadar yol gitti ki artık kaç gün yol aldıysa gittiği yer deniz kenarı bir yer ve o esnada güneş batıyordu. Yine Bir yol tutup  o kadar gitti ki artık kaç gün yol gittiyse gittiği an güneş doğma vaktine geliyor ve bir kavme rastlıyor diye düşünmemize engel bir durum olmadığını düşünüyorum. Ayrıca bu seferleri yaparken aralarında kısa bir süre varmış gibi düşünülmesi de yanlış bence sanki hemen arka arkaya bir çırpıda olmuş gibi insanlar anlıyor. Tabi Mete hocamın düşüncesi de bittabi mümkündür. Doğrusunu Allah bilir

5246kadir
28.04.2020
18:01

Herkese selamlar. Bir konuyu belirtmek için yorum yazma gereği duydum. Zülkarneyn kıssasında geçen matlia ve mağribe kelimeleri ismi zaman-mekan kalıbından türemiş kelimelerdir. Yani mağribe için; güneşin battığı yer anlamı verileceği gibi güneşin battığı zaman anlamı da verilir. Yine matlia için; güneşin doğduğu yer anlamı verileceği gibi güneşin doğduğu zaman anlamına da gelir. Meallerde battığı yer, doğduğu yer şeklinde çevrilmesinin nedenini Zülkarneyn batıya doğuya ve kuzeye sefer yapmıştır ezberinden kaynaklandığını düşünüyorum. Halbuki ayette Zülkarneyn o kadar yol gitti ki artık kaç gün yol aldıysa gittiği yer deniz kenarı bir yer ve o esnada güneş batıyordu. Yine Bir yol tutup  o kadar gitti ki artık kaç gün yol gittiyse gittiği an güneş doğma vaktine geliyor ve bir kavme rastlıyor diye düşünmemize engel bir durum olmadığını düşünüyorum. Ayrıca bu seferleri yaparken aralarında kısa bir süre varmış gibi düşünülmesi de yanlış bence sanki hemen arka arkaya bir çırpıda olmuş gibi insanlar anlıyor. Tabi Mete hocamın düşüncesi de bittabi mümkündür. Doğrusunu Allah bilir

5246kadir
28.04.2020
18:09

Herkese selamlar. Bir konuyu belirtmek için yorum yazma gereği duydum. Zülkarneyn kıssasında geçen matlia ve mağribe kelimeleri ismi zaman-mekan kalıbından türemiş kelimelerdir. Yani mağribe için; güneşin battığı yer anlamı verileceği gibi güneşin battığı zaman anlamı da verilir. Yine matlia için; güneşin doğduğu yer anlamı verileceği gibi güneşin doğduğu zaman anlamına da gelir. Meallerde battığı yer, doğduğu yer şeklinde çevrilmesinin nedenini Zülkarneyn batıya doğuya ve kuzeye sefer yapmıştır ezberinden kaynaklandığını düşünüyorum. Halbuki ayette Zülkarneyn o kadar yol gitti ki artık kaç gün yol aldıysa gittiği yer deniz kenarı bir yer ve o esnada güneş batıyordu. Yine Bir yol tutup  o kadar gitti ki artık kaç gün yol gittiyse gittiği an güneş doğma vaktine geliyor ve bir kavme rastlıyor diye düşünmemize engel bir durum olmadığını düşünüyorum. Ayrıca bu seferleri yaparken aralarında kısa bir süre varmış gibi düşünülmesi de yanlış bence sanki hemen arka arkaya bir çırpıda olmuş gibi insanlar anlıyor. Tabi Mete hocamın düşüncesi de bittabi mümkündür. Doğrusunu Allah bilir

Mete Firidin
28.04.2020
20:20
Zülkarney kitabımı okumalısın. Orada güneşin battığı ve doğduğu zamanın anlamı da açıklanmıştır.
Mete Firidin
28.04.2020
20:20
Zülkarney kitabımı okumalısın. Orada güneşin battığı ve doğduğu zamanın anlamı da açıklanmıştır.
Bahattin Ergezen
20.01.2026
15:52

Reenkarnasyon sistemine göre insanlar yani ilk 400 yıllık süreleri içinde olanlar uyku hali ölümdeyken arzın batı tarafında bekletilirler.

Henüz durumları 'mümin ya da kafir oldukları' netleşmediği için iki olasılıktan bir; ya azap ya ödül!

Reenkarnasyon sisteminde müminler; yani ilk 400 yılın sonunda imanı seçenler, kalan 600 yıllık süreleri içinde uyku hali ölümdeyken arzın doğu tarafında bekletilirler.

Reenkarnasyon sisteminde kafirler; yani ilk 400 yılın sonunda inkarı seçenler, kalan 600 yıllık süreleri içinde uyku hali ölümdeyken iki set arasında bekletilirler.

Sonradan iki set arasına giren kafir topluluk kendinden önceki kafir topluluk olan yecüc ve mecüc ile aralarına set çekilmesini istiyor...

Adem'den sonra helak edilen tüm toplulukların kıyametten önce yeryüzünde olabilmeleri için setin önü açılacak ve her kafir kıyamet saatini bizzat yaşayacaktır...

Enbiya suresi 95/96 Helak ettiğimiz bir kente yaşamak haram edilmiştir. Onlar bir daha geri dönemezler. Yecüc ve Mecüc'ün önü açıldığı vakit onlar her tepeden akın eder...

Bahattin Ergezen
20.01.2026
19:24

Kasas suresi 44- Ve sen Musa'ya o emri kada ettiğimiz vakit batı tarafında değildin ve sen şahitlerden de değildin.

Hz. Muhammet o dönem batı tarafında yani ilk 400 yılındaki insanların uyku hali ölümdeyken bekletildikleri yerde değil, kalan 600 yılını yaşayacak müminlerin uyku hali ölümdeyken bekletildikleri doğu tarafında idi.

Yunus suresi 16- De ki: Allah dileseydi onu size okumazdım ve onu size bildirmezdim de. Ondan önce içinizde bir ömür kalmıştım. Hala aklınızı işletmeyecek misiniz?

Bahattin Ergezen
20.01.2026
21:38

Önceki yaşamlarımızı neden hatırlamıyoruz?

Reenkarnasyon sistemine göre kişi, kıyametten sonra hesap gününden önce yaşadığı tüm hayatlar birleştirilerek tek vücut haline getirilecektir... İşte o zaman hatırlayacaktır!

Tekvir suresi

7-Nefsler çiftleştirildiğinde

14-Her nefs önceden ne hazırladıysa bilecek...

Mete Firidin
22.01.2026
09:01
https://akevler.org/AkevlerMakaleler/389/SonEk/10153/Mete-Firidin/Reenkarnasyon
Mete Firidin
22.01.2026
09:01
https://akevler.org/AkevlerMakaleler/389/SonEk/10153/Mete-Firidin/Reenkarnasyon
Bahattin Ergezen
25.01.2026
19:47

Zülkarneyn kıssasındaki yorumumda düzeltme yapmam gerekiyor...

İlk 400 yılın sonunda inkarı seçenler, kalan 600 yıllık süreleri içinde uyku hali ölümdeyken kabirde bekletilirler...

1000 yılın sonunda helak edilerek ikinci gerçek ölümü tadan kafirler geri döndürülmemek üzere iki set arasında bekletilirler. Ta ki yecüc ve mecüc ün önü açılıncaya dek!

Kuran'da 'kabir' ifadesinin geçtiği tüm ayetler kafirlere özgüdür... 

Abese Suresi 

21-Sonra onu öldürdü de kabre koydurdu

22-Sonra onu dilediği vakit çıkardı

23-Kella! Ona emrettiği şeyi yerine getirmedi





Son Yorumlanan Makaleler
Reşat Nuri Erol
Yeni Bir Medeniyete Ne Zaman Uyanacağız? - 1
18.03.2026 607 Okunma
1 Yorum 18.03.2026 06:56
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 159
15.03.2026 987 Okunma
1 Yorum 15.03.2026 13:15
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 158
14.03.2026 1083 Okunma
1 Yorum 14.03.2026 11:49
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 157
13.03.2026 941 Okunma
1 Yorum 13.03.2026 10:26
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 156
12.03.2026 987 Okunma
1 Yorum 12.03.2026 11:00
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 155
10.03.2026 977 Okunma
1 Yorum 10.03.2026 06:43
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 154
9.03.2026 980 Okunma
1 Yorum 09.03.2026 08:44
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 153
8.03.2026 1047 Okunma
1 Yorum 08.03.2026 06:39
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 152
7.03.2026 1098 Okunma
1 Yorum 07.03.2026 06:38
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 151
6.03.2026 1011 Okunma
1 Yorum 06.03.2026 06:53
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 150
5.03.2026 1120 Okunma
1 Yorum 05.03.2026 10:59
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 149
4.03.2026 1081 Okunma
1 Yorum 04.03.2026 07:37
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 148
3.03.2026 1117 Okunma
1 Yorum 03.03.2026 13:06
Süleyman Karagülle
Kader
15.06.2013 7794 Okunma
5 Yorum 02.03.2026 17:55
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 147
2.03.2026 1229 Okunma
1 Yorum 02.03.2026 07:21
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 146
1.03.2026 1244 Okunma
1 Yorum 01.03.2026 08:08
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 145
28.02.2026 1277 Okunma
1 Yorum 28.02.2026 07:38
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 144
27.02.2026 1078 Okunma
1 Yorum 27.02.2026 07:39
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 143
26.02.2026 1153 Okunma
1 Yorum 26.02.2026 06:55
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 142
25.02.2026 1155 Okunma
1 Yorum 25.02.2026 07:41
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 141
24.02.2026 1270 Okunma
1 Yorum 24.02.2026 07:25
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 140
22.02.2026 1537 Okunma
1 Yorum 22.02.2026 07:50
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 139
21.02.2026 1533 Okunma
1 Yorum 21.02.2026 07:59
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 138
20.02.2026 1329 Okunma
1 Yorum 20.02.2026 09:54
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 137
19.02.2026 1296 Okunma
1 Yorum 19.02.2026 11:11
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 136
18.02.2026 1263 Okunma
1 Yorum 18.02.2026 11:51
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 135
17.02.2026 1381 Okunma
1 Yorum 17.02.2026 10:39
Mete Firidin
Dabbe
13.12.2011 8584 Okunma
2 Yorum 17.02.2026 09:19
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 134
15.02.2026 1428 Okunma
1 Yorum 15.02.2026 11:48
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 133
13.02.2026 1212 Okunma
1 Yorum 13.02.2026 13:18
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 132
12.02.2026 1370 Okunma
1 Yorum 12.02.2026 08:20
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 131
11.02.2026 1264 Okunma
1 Yorum 11.02.2026 10:54
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 130
10.02.2026 1336 Okunma
1 Yorum 10.02.2026 07:52
Mete Firidin
Kur'an İncil ve Tevratı Onaylar mı?
11.07.2011 14924 Okunma
6 Yorum 10.02.2026 05:32
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 129
9.02.2026 1508 Okunma
1 Yorum 09.02.2026 11:29
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 128
8.02.2026 1466 Okunma
1 Yorum 08.02.2026 08:25
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 127
7.02.2026 1585 Okunma
1 Yorum 07.02.2026 11:12
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 126
6.02.2026 1486 Okunma
1 Yorum 06.02.2026 11:24
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 125
5.02.2026 1517 Okunma
1 Yorum 05.02.2026 12:18
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 124
4.02.2026 1473 Okunma
1 Yorum 04.02.2026 11:52
Özer Ataç
Yeni(den) Orta Çağ 2
1.02.2026 1386 Okunma
2 Yorum 02.02.2026 15:19
Özer Ataç
Yeni(den) Orta Çağ 1
18.01.2026 1135 Okunma
2 Yorum 02.02.2026 15:18
Mete Firidin
İki Kez Ölmek
23.08.2020 5189 Okunma
10 Yorum 01.02.2026 12:33
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 123
1.02.2026 1480 Okunma
1 Yorum 01.02.2026 11:12
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 122
30.01.2026 1460 Okunma
1 Yorum 30.01.2026 11:40
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 121
29.01.2026 1692 Okunma
1 Yorum 29.01.2026 10:21
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 120
28.01.2026 1420 Okunma
1 Yorum 28.01.2026 11:45
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 119
27.01.2026 1528 Okunma
1 Yorum 27.01.2026 10:14
Mete Firidin
Reenkarnasyon
20.08.2011 6262 Okunma
4 Yorum 26.01.2026 23:11
Mete Firidin
Zülkarneyn
26.08.2011 21966 Okunma
16 Yorum 25.01.2026 19:47


© 2026 - Akevler