Dikkat! Hem 12 Eylül öncesi ortam hem de sosyal ve siyasî kaos isteniyor!
Yusuf Kaplan
06 Ocak 2017
Türkiye, çok yönlü ve büyük bir saldırıyla karşı karşıya. 2017'nin ilk saatlerinde bir eğlence merkezine saldırıldı; tam anlamıyla bir katliam gerçekleştirildi.
Şimdi aradan bir hafta bile geçmeden İzmir Adliyesi'nin yanıbaşında başka bir terör saldırısı yapıldı.
Yapılmak istenen şey çok tehlikeli: Türkiye'de hem 12 Eylül öncesi darbe ortamı hem de siyasî ve sosyal kaos oluşturularak askerî darbeye zemin hazırlanıyor...
………………….
TÜRKİYE, YENİ ENDÜLÜS OLMAYACAK!
HALK BİLENDİ VE BİLİNÇLENDİ ÇÜNKÜ!
Osmanlı toparlanamadı ama son yarım asırda Türkiye, Osmanlı'nın medeniyet iddiaları ekseninde adım adım toparlanmaya başladı.
Medeniyet iddialarına sahip çıkmaya başladı. Medeniyet iddialarıyla donanmaya, mazlumların umudu olmaya başladı.
İşte bu, Batılıları çileden çıkardı!
Batılılar, 15 Temmuz saldırısıyla Türkiye'nin toparlanmasına, ayağa kalkmasına ve Osmanlı coğrafyasına yeniden sahip çıkmaya kalkışmasına büyük bir darbe vurmak istediler.
Ama Türkiye, yeni Endülüs olmayacaktı. Halk bilenmişti. O yüzden 15 Temmuz saldırısına destansı bir şekilde direndi ve püskürttü bu aşağılık saldırıyı.
TÜRKİYE'NİN ÖNÜNDE TEK SEÇENEK VAR:
MEDENİYET İDDİALARI ETRAFINDA KENETLENMEK...
15 Temmuz gecesi gerçekleştirilen saldırı püskürtülünce, Batılılar, terör örgütlerini üzerimize saldılar!
Bu arada Türkiye'nin medeniyet iddialarına yeniden sahip çıkmasına karşı çıkan Türkiye içindeki çevreleri de kışkırtmaya başladılar.
Türkiye'de, bir asır içinde, bütün iktidar aygıtları Batıcılarca gasp edildi ve İslâm'dan arındırıldı.
Ülkenin ekonomisi, hukuk sistemi, kültür dünyası, hâriciyesi küçük bir elite teslim edildi: Batılılar, dışardan teslim alamadıkları Türkiye'yi, bu Batıcı elitler vasıtasıyla içerden teslim aldılar ve bu ülkeyi medeniyet iddialarından uzaklaştırmayı başardılar.
Artık köprülerin altından çok su aktı... Toplum toparlandı; şuurlandı; yeniden medeniyet iddialarına iyi kötü sahiplendi.
Yaşadığımız sorun, Türkiye'nin medeniyet iddialarına sahip çıkmasının şiddetle engellenmesi girişimidir.
Türkiye'nin seküler elitlerinin akıllarını başlarına devşirmelerini zamanı gelmiştir: Türkiye ya medeniyet iddialarına sahip çıkarak yeniden tarih yapacak, tarihi sürükleyecek bir medeniyet yolculuğuna çıkacak... ya da Batılıların uydusu olmayı tercih ederek bir süre daha tarihte tatil yapacak ama bu süre dolacak ve tarihten silinecek...
Batı uygarlığının felsefî olarak çöktüğü, o yüzden de yalnızca kaba güçle varlığını sürdürmeye çalıştığı tarihin gündönümü vaktinde Türkiye'nin bütün kesimleri, şu entelektüel muhasebeyi yapmak zorundalar:
Dünyanın bizim bir şekilde temsil ettiğimiz herkese hayat hakkı tanıyan medeniyet iddialarına şiddetle ihtiyaç hissettiği bir zaman diliminde artık ödünç akılla, ödünç bir dünyada Batılıların palyaçoluğunu yapmaktan başka bir şey yapmış olmuyoruz. Kendi geleceğimizi tarihî derinliğimizi ve dünyanın gebe olduğu hakikat medeniyetini yeniden hayata ve harekete geçirdiğimiz zaman kendimiz belirlemeye başlayabiliriz!
Yaşanan terör hadiselerini, oluşturulmak istenen kaosu ve patlatılmak istenen iç savaşı, ancak ortak medeniyet tecrübemizle donanarak püskürtebiliriz.
O yüzden ülkede güvenlik önlemlerinin artırılması, toplumun bütün kesimleri arasında ortak aklın, akl-ı selim'in yaygınlaştırılması gerekiyor. Bunun için de, zaaflarımızı ve farklılıklarımızı büyütmek yerine ortak noktalarımızı ve erdemlerimizi büyütmemiz gerekiyor...
Yoksa bu topraklardaki varlığımızı bile koruyamayız -Allah muhafaza.
http://www.yenisafak.com/yazarlar/yusufkaplan/dikkat-hem-12-eylul-oncesi-ortam-hem-de-sosyal-ve-siyas-kaos-isteniyor-2035348
YORUM;
Medeniyet iddialarını iyi-kötü sahiplenmekle!
Yazarımız Yusuf Kaplan toplumun bilinçlendiğini beyan ederek,
artık Batılıların oyunlarının bozulacağını yazıyor.
Ancak yazısının bir yerinde “medeniyet iddialarının iyi-kötü
sahiplenilmesinden”bahsediyor.
Böylece anlaşılıyor ki yazarımız bile Türkiye’nin yeni bir
medeniyet iddiallarına tam olarak inanmıyor.
Doğrusu da bu aslında.
Siz insanların bilinçlenmesi için doğru dürüst hiçbir
girişimde bulunmayın,gerekli önlemleri almayın
halkın kendi kendine bilinçlenmesini bekleyin.
Bunun bence en önemli göstergesi 2017 Türkiye’sinde
insanların hâla kurtarıcı liderlere bağlanıp onların
ülkenin ve dünyanın problemlerini ellerindeki
sihirli değneklerle çözeceğine inanmaları.
Bu bence Kur’an’ın en önemli ve bu konuda tek ilkesi olan
“İnsan için ancak çalıştığı vardır” ayetine ters.
Yani insanlar hâla Kur’an’ı yüzünden okuyor,
fakat manalarını düşünüp çözümler aramıyorlar.
Evde kaybettikleri anahtarı bahçede arıyorlar.
Bu yüzden biz yazarımızın tezine katılamıyor
acilen Kur’an düzeni öğretim ve eğitim seferberliği
başlatılması çağrısı yapıyoruz.
Akevler işin plan,proje, yani ruh kısmını 50 yılda
tamamlamış,merhum Erbakan hocamızla birlikte”ADİL DÜZEN”
olarak çerçevesini oluşturmuştur.
Şimdi yapılacak olan iktidarı ve muhalefetiyle
birlikte halkın önünü açıp gereken anayasal ve yasal
düüzenlemeleri yapmak ve işin tatbikat safhasına
geçilmesini sağlamaktır.
Gelin Akevler Adil Düzen çalışanlarına ve çalışmalarına katılın ve
hitap ettiğiniz kitleleri de bu yöne kanalize edin.
Bunun dışında bir tevbe ve kurtuluş yolu yoktur.
Bizler ise çalışıyor ve dua etmeye devam ediyoruz.
Ve minallahit Tevfik.
Vesselam…