Kullanıcı Adı:
Parola:
Üye Kayıt
Üye Aktivasyon
Parolamı Unuttum

Captcha image
Show another code

Giriş
Mete Firidin
Talak Suresi 4. Ayet ve Pedofili
11.7.2019
654 Okunma, 13 Yorum

Talak Suresi 4. Ayet ve Pedofili

 

Kuran’da bulunan kelimelerden iki kelime hep karıştırılır ki çeviri yapılırken dikkat edilmez ve biri diğerinin yerine kullanılır. Bunlar üns (ءنث) ve nisa (نسو) kelimeleridir. Üns kelime kökü Kuranda 30 kez geçer. Nisa kelime kökü toplam 59 kez geçer. Kuran’da Üns kelimesi dişi, dişil anlamda kullanılırken, Nisa kadınlar anlamında kullanılır. Üns kelimesi nisa kelimesini de kapsar fakat nisa kelimesi üns kelimesini kapsamaz. Aşağıda buna sadece ikişer örnek verilmiştir.

 

Nisa Suresi 12. (11.) Ayet:

يُوصِيكُمُ اللَّهُ فِي أَوْلَادِكُمْ لِلذَّكَرِ مِثْلُ حَظِّ الْأُنْثَيَيْنِ فَإِنْ كُنَّ نِسَاءً فَوْقَ اثْنَتَيْنِ فَلَهُنَّ ثُلُثَا مَا تَرَكَ وَإِنْ كَانَتْ وَاحِدَةً فَلَهَا النِّصْفُ وَلِأَبَوَيْهِ لِكُلِّ وَاحِدٍ مِنْهُمَا السُّدُسُ مِمَّا تَرَكَ إِنْ كَانَ لَهُ وَلَدٌ فَإِنْ لَمْ يَكُنْ لَهُ وَلَدٌ وَوَرِثَهُ أَبَوَاهُ فَلِأُمِّهِ الثُّلُثُ فَإِنْ كَانَ لَهُ إِخْوَةٌ فَلِأُمِّهِ السُّدُسُ مِنْ بَعْدِ وَصِيَّةٍ يُوصِي بِهَا أَوْ دَيْنٍ آبَاؤُكُمْ وَأَبْنَاؤُكُمْ لَا تَدْرُونَ أَيُّهُمْ أَقْرَبُ لَكُمْ نَفْعًا فَرِيضَةً مِنَ اللَّهِ إِنَّ اللَّهَ كَانَ عَلِيمًا حَكِيمًا (11)

Allah çocuklarınız içinde o erkeğe o iki dişinin hissesi kadar tavsiye eder. Ki kadınlar ikinin üstündeyse de arta kalanın üçte ikisi mutlaka onlarındır. Ve bir ise ki o yarısı onundur. Ve onun ana-babasından her birine ölenin çocuğu varsa yaptığı vasiyetten veya borcundan sonra toplam kalanın o altıda biridir ki eğer hiç çocuğu yoksa anası-babası ona varis olur ki anasına o üçte bir düşer. Ki erkek kardeşleri varsa o altıda biri annesinindir. Babalarınızdan ve oğullarınızdan faydaca hangisinin size daha yakın olduğunu siz idrak edemezsiniz. O Allah tarafından farzdır. Kesinlikle Allah bilir hâkim olandır.

 

Şura Suresi 50. (49.) Ayet:

لِلَّهِ مُلْكُ السَّمَوَاتِ وَالْأَرْضِ يَخْلُقُ مَا يَشَاءُ يَهَبُ لِمَنْ يَشَاءُ إِنَاثًا وَيَهَبُ لِمَنْ يَشَاءُ الذُّكُورَ (49)

O göklerin ve o yeryüzünün mülkü Allah’ındır. Uygun gördüğünü biçimlendirir. Uygun gördüğü için dişiler hibe eder ve uygun gördüğü için o erkekleri hibe eder.

 

Bakara Suresi 188. (187.) Ayet:


أُحِلَّ لَكُمْ لَيْلَةَ الصِّيَامِ الرَّفَثُ إِلَى
نِسَائِكُمْ هُنَّ لِبَاسٌ لَكُمْ وَأَنْتُمْ لِبَاسٌ لَهُنَّ عَلِمَ اللَّهُ أَنَّكُمْ كُنْتُمْ تَخْتَانُونَ أَنْفُسَكُمْ فَتَابَ عَلَيْكُمْ وَعَفَا عَنْكُمْ فَالْآنَ بَاشِرُوهُنَّ وَابْتَغُوا مَا كَتَبَ اللَّهُ لَكُمْ وَكُلُوا وَاشْرَبُوا حَتَّى يَتَبَيَّنَ لَكُمُ الْخَيْطُ الْأَبْيَضُ مِنَ الْخَيْطِ الْأَسْوَدِ مِنَ الْفَجْرِ ثُمَّ أَتِمُّوا الصِّيَامَ إِلَى اللَّيْلِ وَلَا تُبَاشِرُوهُنَّ وَأَنْتُمْ عَاكِفُونَ فِي الْمَسَاجِدِ تِلْكَ حُدُودُ اللَّهِ فَلَا تَقْرَبُوهَا كَذَلِكَ يُبَيِّنُ اللَّهُ آيَاتِهِ لِلنَّاسِ لَعَلَّهُمْ يَتَّقُونَ (187)

Oruç tuttuğunuz o günlerin gecesinde kadınlarınıza cinsel davranışta bulunmanız size helal kılındı. Onlar sizin elbisenizdir ve sizler onların elbisesinizdir. Allah kesinlikle sizin nefsinize ihanet edecek olduğunuzu bildi de tövbenizi kabul etti ve sizden affetti. Ki şimdi onlara cinsel birleşmede bulunun. Ve Allah’ın sizin için yazdığını araştırın. Ve o gün aydınlanmasından dolayı oluşan o açık görünen hat o koyu görünenden sizce iyice ayırt edilinceye kadar beslenin ve için. Sonra o orucu o geceye kadar tamamlayın. Ve mescitlerde itikâfa kapandığınızda onlarla (eşlerinizle) cinsel temasta bulunmayın. İşte o Allah’ın sınırlarıdır ki ona yaklaşmayın. İşte onun gibi Allah ayetlerini o insanlara açıklar. Olabilir ki onlar önemseyip gereğini yaparlar.

 

Bakara Suresi 223. (222.) Ayet:

وَيَسْأَلُونَكَ عَنِ الْمَحِيضِ قُلْ هُوَ أَذًى فَاعْتَزِلُوا النِّسَاءَ فِي الْمَحِيضِ وَلَا تَقْرَبُوهُنَّ حَتَّى يَطْهُرْنَ فَإِذَا تَطَهَّرْنَ فَأْتُوهُنَّ مِنْ حَيْثُ أَمَرَكُمُ اللَّهُ إِنَّ اللَّهَ يُحِبُّ التَّوَّابِينَ وَيُحِبُّ الْمُتَطَهِّرِينَ (222)

Ve sana o aybaşı halini sorarlar, de ki: O bir ezadır (rahatsızlıktır) ki aybaşı halindeki kadınlardan ayrı kalın ve temizlenmelerine kadar onlara yaklaşmayın. Ki temizlendikleri zaman da Allah’ın size emrettiği her yoldan onlara varın. Kesinlikle Allah çok tövbe edenleri sever ve çok temizlenenleri sever.

 

Kısacası Kuran’daki “üns” kelimesi tekildir, “dişi” demektir, çoğulu Kuran’daki “inas” kelimesi “dişiler” demektir. Nisa kelimesi ise çoğuldur “kadınlar” demektir. Kuran’da nisa olarak daima çoğul kullanılır.  Dişi denince bir canlının ergen olmayan ve ergen olan erkek cinsiyetinin diğer eşi anlaşılır. Kadınlar denince de insan türünün ergenliğini aşmış olan dişi bireyleri anlaşılır. Kuran’da bütün kullanım bu şekildedir. Tekil olarak “karısı” anlamında ise مرء kökünden emrat “dişi kişi, kişisi” kelimesi kullanılır. Yaptığım araştırmada Kuran’da daima çoğul kullanılan nisa kelimesinin Semitik dildeki tekilinin “işau” olduğunu saptadım.

Aşağıda bu kaynak kitap verilmiştir.

 

Let us take the word nisā‟u (~ niswatu) “women” «the plural form of imraa-tu “womanfrom a different root» as defined in LA [r. nsy]: cf. Sab. mr‟t, OAram. mr‟t “lady, divine woman”270, etc. Old Arab lexicographers and grammarians derived the word from the root [nsy] “to forget” = OAram. Phoen. nšy, BHeb. naša(h), etc. id. (§2.11.30 above), but its true cognate in Semitic seems to be OAram. nšy “women”. The OAram. sg. form, however, is ‟šh “woman”, a form without /n-/, derived from ‟š “man” by adding the usual fem. suffix *-t (or surface -h) = BHeb. nāšīm pl. of ‟išā “woman” (OT, 700). Thus OAram. nšy is not a derivative of [nšy] “to forget” and, consequently, it may or may not be cognate with CA nisāu.

CA nisā‟u “women” has indeed nothing to do with [nsy] “to forget”. It has been added to this root upon the adoption of the plural affix *n- as part of the word. Like its OAram. cognate, the word is derived from CA *‟āsu “man” (= OAram. ‟š), preserved in a number of compound words such as ba-‟su “strength, might”, from *bin-‟āsu “son of man” > “man” = Ug. bnš, Eth. be‟esī id. (see §2.17.5 above). Based on these facts, we may conclude that CA nisā‟u and OAram. nšy are cognates, and that CA nisā‟u is from *ni-‟isā‟u and its variant niswa-tu from *ni-‟is-wa-tu, thus each containing more than one plural affix.

 

Şimdi gelelim pedofiliye mazeret gösterilen Talak Suresi 4. Ayet’e

Talak Suresi 4. Ayet:

وَاللَّائِي يَئِسْنَ مِنَ الْمَحِيضِ مِنْ نِسَائِكُمْ إِنِ ارْتَبْتُمْ فَعِدَّتُهُنَّ ثَلَاثَةُ أَشْهُرٍ وَاللَّائِي لَمْ يَحِضْنَ وَأُولَاتُ الْأَحْمَالِ أَجَلُهُنَّ أَنْ يَضَعْنَ حَمْلَهُنَّ وَمَنْ يَتَّقِ اللَّهَ يَجْعَلْ لَهُ مِنْ أَمْرِهِ يُسْرًا (4)

Vellâ-î ye-isne mine-lmehîdi min nisâ-ikum ini-rtebtum fe’iddetuhunne śelâśetu eşhurin vellâ-î lem yehidn(e)(c) ve ulâtu-l-ahmâli eceluhunne en yeda’ne hamlehun(ne)(c) vemen yetteki(A)llâhe yec’al lehu min emrihi yusrâ(n)

Ve onlar ki kadınlarınızdan o adetten ümit kesenler, çelişkiye düşerseniz ki onların iddetleri ve onlar ki asla adet görmeyenlerin üç aydır. Ve o yükler sahiplerinin (hamilelerin) sonu onların yüklerini ortaya koymalarıdır (doğum yapmalarıdır). Ve kim Allah’ı önemserse O ona işinden kolaylık kılar.

Şimdi meşhur tefsircilerden Elmalılı Hamdi Yazır’ın Tahrim Suresi 4. Ayet ile ilgili tefsirine bakalım ne göreceğiz?

4. Şimdi boşanan kadınların iddetleri, âdetleri yani hayızları hesabıyla Bakara Sûresi'nde geçtiği şekilde üç âdet sayılacak olursa, hayızdan kesilmiş olan yahut hayız görmeyen veya gebe bulunan kadınların iddeti nasıl sayılabilecek denirse onların iddetlerinin de miktarını beyan için buyuruluyor ki hayızdan kesilmiş, yaşı ilerlemiş olup da artık hayız görmekten ümidini kesmiş, "iyas" haline gelmiş kadınlarınızdan boşanmış olanlar, çoğu defa örfe göre hayızdan kesilme yaşı elli beş ve altmış olarak takdir edilmiştir. (Bakara Sûresi'nde bulunan (2/228) âyetinin tefsirine bkz.) Eğer şüphe ediyorsanız, buradaki "Eğer şüphe ediyorsanız" kaydı, ihtirazi (ilerisi için hesaba katılan bir kayıt) değil, bu meseleyi soranların veya soracak olanların meydana gelen veya gelecek olan sorularına göre vukuu (bir hadisenin cereyan tarzı)dur. Bu bir itiraz cümlesi demektir. Yoksa hayızdan kesilip kesilmediklerinde şüphe ediyorsanız demek değildir. Zira sığasıyla hayızdan kesilmenin bilindiği söylendikten sonra, "hayızdan kesilmede şüphe ediyorsanız" demek olmayacağı bellidir. Buna göre mânâ şöyledir: Bunların iddetlerinin nasıl olacağını kestiremeyip de müşkil görüyor, tereddüd ediyor ve soruyorsanız biliniz ki onların iddetleri üç aydır. Üç ay beklerler, bu müddet zarfında hamile oldukları ortaya çıkmazsa sonunda diğer hususlarda olduğu gibi "Ya iyilikte tutun, ya da iyilikle ayrılın." (Talak, 65/2) âyetine göre hareket edilir. Hayız âdeti görmeyenler de öyle üç ay beklerler. Bu yukarıda geçen mübtedasına müfredin atfı suretiyle bağlanıp haberi de "Onların iddeti üç aydır." cümlesinin olması caiz ise de, buna o karine ile başka bir haber takdir edilerek "Âdet görmeyenlerin iddeti de aynı şekilde üç aydır." şeklinde cümleyi cümleye bağlamak da caizdir. Miktarda iştirak itibariyle önceki, hükümde müstakil olma itibariyle de ikincisi daha uygundur. Bunlar gerek on yedi yaşından küçük olup henüz büluğa ermemiş olduklarından dolayı hayız görmemiş olanları ve gerek büluğ yaşının en üst sınırı olan on yedi yaşını geçmiş, binaenaleyh yaş itibariyle büluğa ermiş oldukları halde âdet görmeyenleri kapsamaktadır.

Evet okuduğunuz gibi Elmalılı Hamdi de aynı hatayı tekrarlamaktadır. İslam dini işte böyle bozulmuştur. Bu ayet delil gösterilerek ergenliğe girmemiş çocuk kızlarla evlenip onlarla cinsel birleşme yapılabileceği fetvaları verilmiştir.

Oysa aklı selim herhangi bir insan bunun böyle olamayacağını hemen anlamaktadır. Cinsellikten bihaber bir sabi kızın evlendirilmesi aklın alabileceği bir uygulama olmaz. Çünkü bu sabi cinsellik nedir bilemez. Organları buna uygun değildir. Hele hele haleti ruhiyesi hiç uygun değildir.

Boşanma sonrası iddet sayma hamilelik ihtimaline karşı bir tedbirdir. Oysa Allah kendi yarattığı ergenlik öncesinde olan bir kız çocuğunun hamile kalamayacağını bilmemekte midir de bu çocuğa boşanma sonrası üç ay bekleme iddeti koymaktadır? (Subhanallah). Oysa menopoza girdiği düşünülen kadınların az da olsa hamile olma ihtimalleri varken, ergenliğe girmemiş kız çocuklarının böyle bir ihtimali hiç yoktur.

Bir insan nasıl olur da “Kadınlardan hiç adet görmeyenler” cümlesinden çocukları da anlayabilir! Bu durum bir yaşındaki erkek çocuğa köse veya bir aylık çocuğa aptal demekten farksız değildir. Bir çocuk doktoru olarak 18 aylık olana kadar yürüyemeyen çocuğa “yürüyemeyen çocuk” diyemem! Ya da bir aylık çocuğa “konuşamayan çocuk” diyemem! Dersem bana manyak mısın derler ki çok haklılardır. Bu duruma neredeyse binlerce örnek verilebilir. Kısacası bir kıza veya kadına 16 yaşını geçinceye kadar “asla adet görmeyen” tanımlaması kullanılamaz. Talak Suresi 4. Ayette geçen “onlar ki asla adet görmeyenler” tanımlaması ancak 16 yaşını geçmiş ve hiç adet görmemiş kızlar için kullanılabilir. Ayrıca ayette "lem" kullanılmaktadır ki lemden sonra o eylemin asla olmayacağı beklenir. Oysa normal kız çocuklarında ergenlikten sonra hayz yani adet görmesi beklenir.

 

Ayrıca Nisa Suresi 7. (6.) ayette:

وَابْتَلُوا الْيَتَامَى حَتَّى إِذَا بَلَغُوا النِّكَاحَ فَإِنْ آنَسْتُمْ مِنْهُمْ رُشْدًا فَادْفَعُوا إِلَيْهِمْ أَمْوَالَهُمْ وَلَا تَأْكُلُوهَا إِسْرَافًا وَبِدَارًا أَنْ يَكْبَرُوا وَمَنْ كَانَ غَنِيًّا فَلْيَسْتَعْفِفْ وَمَنْ كَانَ فَقِيرًا فَلْيَأْكُلْ بِالْمَعْرُوفِ فَإِذَا دَفَعْتُمْ إِلَيْهِمْ أَمْوَالَهُمْ فَأَشْهِدُوا عَلَيْهِمْ وَكَفَى بِاللَّهِ حَسِيبًا (6)

Vebtelû-lyetâmâ hattâ iżâ belaġû-nnikâha fe-in ânestum minhum ruşden fedfe’û ileyhim emvâlehum(s) velâ te/kulûhâ isrâfen vebidâran en yekberû(c)vemen kâne ġaniyyen felyesta’fif(s) vemen kâne fakîran felye/kul bilma’rûf(i)(c) fe-iżâ defa’tum ileyhim emvâlehum feeşhidû ‘aleyhim(c) vekefâ bi(A)llâhi hasîbâ(n)

Ve o yetimleri sonunda o nikâh çağına erişince deneyin ki onlarda olgunlaşma algılarsanız da onların mallarını onlara salın. Ve büyüyecekler diye onları israf ederek ve tez elden kendinize katmayın.  Ve kim muhtaç değilse de kaçınsın ve kim yoksulsa ki o benimsenen tarzda kendi yararına kullansın. Ki mallarını kendilerine saldığınız zaman da onlara karşı şahit edinin. Ve hesap görmek için Allah yeterlidir.

Gördüğünüz gibi yetimlerden ve o nikah yaşından bahsedilmektedir. Yani ergenliğin bitip yetişkinliğin başladığı özel bir nikah yapma yaşı vardır. Yani o nikah yaşına ulaşmayan hiçbir kız veya erkek evlendirilemez. Bazıları bu ayeti “yetimlerin ergenliğe ulaşması” gibi yorumlamaya çalışırlar ki nikah kelimesi Kuran da 23 kez geçer ve hepsinde “evlenmek” anlamındadır. Bu kelime buluğ anlamında da hiç kullanılmamıştır. Ayrıca Kuran’da ergenlik kelimesi Nur Suresi 58. (57.) Ayette kullanılmıştır:


يَاأَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا لِيَسْتَأْذِنْكُمُ الَّذِينَ مَلَكَتْ أَيْمَانُكُمْ وَالَّذِينَ
لَمْ يَبْلُغُوا الْحُلُمَ مِنْكُمْ ثَلَاثَ مَرَّاتٍ مِنْ قَبْلِ صَلَاةِ الْفَجْرِ وَحِينَ تَضَعُونَ ثِيَابَكُمْ مِنَ الظَّهِيرَةِ وَمِنْ بَعْدِ صَلَاةِ الْعِشَاءِ ثَلَاثُ عَوْرَاتٍ لَكُمْ لَيْسَ عَلَيْكُمْ وَلَا عَلَيْهِمْ جُنَاحٌ بَعْدَهُنَّ طَوَّافُونَ عَلَيْكُمْ بَعْضُكُمْ عَلَى بَعْضٍ كَذَلِكَ يُبَيِّنُ اللَّهُ لَكُمُ الْآيَاتِ وَاللَّهُ عَلِيمٌ حَكِيمٌ (58)

 

Ey onlar ki müminler! O sözleşmeyle malik olduklarınız ve o içinizden ergenlik (elhülüm) çağına hiç ulaşmamış olanlar, o fecr namazından önce ve öğleyin soyunduğunuz sürede ve yatsı namazından sonra sizden üç kez izin istesinler. Onlar cinsellik halinde bulunabileceğiniz üç vakittir. O vakitlerin dışında bazınızın bazınız yanına girip çıkmanızda siz ve onlar için bir sakınca yoktur. İşte onun gibi Allah sizin için o ayetleri açıklar. Ve Allah bilendir, hâkimdir.

 

Hepsinden önemlisi yukarıda açıklamaya çalıştığım gibi Talak Suresi 4. Ayetinde “sizin kadınlarınız, nisaiküm” tanımlaması kullanılmıştır ki bu anlam asla ve asla “kız çocukları” anlamını içermemektedir. Nisaiküm, kadınlarınız kelimesinin kullanılması kız çocuklarının anlaşılmasınız engellemek içindir. Çünkü Kuran’da nisa kelimesi insan türünün ergenliği tamamlamış yetişkin dişileri için kullanılır. Oysa sizin dişileriniz, inasiküm kullanılmış olsaydı “kadınlarınız ve kız çocuklarınız olarak da anlaşılabilirdi. Çünkü Kuran’da “üns” kelimesi kız çocukları ve kadınları da içerecek şekilde kullanılmaktadır. Oysa bu ayette böyle bir şey yoktur.

Kısacası Talak Suresi 4. Ayetten kız “çocukları kavramını” çıkarmak pedofilik zihniyetin sapık bir yorumudur.

 

 

 

 


Yorumcu
Yorum
Mete Firidin
15.07.2019
12:14

Güya dindar birine yukarıdaki sebepten dolayı Elmalılı için "sapık" dedim diye bana kızdı! Adam Allah'a, onun dinine ve kitabına pedofilik yaklaşım yakıştırması yapan adama kızmadı da bana kızdı!

Anladım ki onların Allah, din ve Kuran sevgisi atalarına duydukları sevgiden daha az veya aslında  hiç yok.

Oysa rüştüne gelmiş ve bilim sahibi olduğu iddia edilen adamın pedofilik bir yaklaşım sergilemesi bilinçsizce yapılmış bir hata olamaz.

Serpil Yücel
15.07.2019
22:27

Sayın Mete Bey,  yazılarınıza yapılan yorumları keşke saçmalık diye yorumlamasanız. Belki siz bu konularda çok fazla kafa yordunuz ve bu tür yaklaşımlara vakit ayırmak istemiyorsunuz. Ama herkesi bilmem ama ben farklı yorumlar okumak isterim. Bu yaşıma kadar edindiğim bazı ön yargıları, ön kabulleri değiştirecek, farklı bir açıdan bakmamı sağlayacak bir tek satır için internette ne kadar yazı görmem gerektiğini bilseniz daha çok yorum yapılmasını, daha farklı yorumlar yapılmasını isterdiniz. Yazılarından tanıdığım kadarı ile Lütfi Beyin de tek kaygısı Yaradan’ı ile doğru frekansı yakalamak, saçmalamak değil.

Ayeti anlamak için şu örnek cümleden hareket etsek;

‘Kadınlarınızdan gözlüklü dişiler üç ay sonra sağ tarafa geçsin ve hiç gözlük takmamış dişiler ve çantalı dişiler çantasını hedefe ulaştırınca’

Kadınlarınızdan gözlüklü dişiler: 1. grup

hiç gözlük takmamış dişiler: 2. grup

çantalı dişiler: 3. Grup dersek

1. ve 3. Grubun eylemi belli, ilki 3 ay duracak sonra sağa geçecek, 3. Grup çantasını hedefe ulaştıracak sonra sağa geçecek. 2. Grup için net bir eylem söylenmemiş. Çünkü bu grup her iki durumda da bulunabilir. Hem hiç gözlük takmamış, hem çantalı olabilir. Bu yüzden 2. grubun eylemi eğer belirgin olarak hamile (günümüzde testler vs.)  ise son gruptakiler gibi, hamile değilse 1. gruptakiler gibi olmalıdır.

Soru:  ‘lem’den dolayı hiç adet görmemiş ve hiç de görmeyecek manası çıkar mı?

Soru: Hayz görmeyen dişilerin tıbben nisa sayılmamasına neden olacak bir fiziki özelliğe sahip midir?

 

 
Mete Firidin
16.07.2019
05:54
Lem den sonra hiç adet görmeyenlerin ileride de görmemesi beklenir.
Hayz görmeyen dişilerin nisa sayılabilmesi için ergenliğinin tamamlanması ve sekonder sex karakterlerinin tamamlanmış olması gerekir.
Bir kız çocuğu hiç hayz görmemiştir ve sekonder sex karakterleri de yoktur. Ergenliği de tamamlamamıştır. Lem tanımına da uymaz. Çünkü ileride hayz olması beklenir.
Sayfa: 2 / 2 (13 Yorum)Prev1[2]Next


YorumYap

Son Eklenen Makaleler
Süleyman Karagülle
Devlette Metal Yorgunluğu
22.8.2019 4 Okunma
Reşat Nuri Erol
En, en, en… Önemli sorun; kör, sağır ve dilsizler
21.8.2019 30 Okunma
2 Yorum 21.08.2019 07:52
Yakup Gündüz
Sorumluluklarımız var
21.8.2019 30 Okunma
Süleyman Karagülle
Hakemlik
20.8.2019 54 Okunma
Reşat Nuri Erol
Medeniyet krizi, ekonomik inkılap, faizsiz banka
20.8.2019 69 Okunma
2 Yorum 20.08.2019 16:06
Süleyman Karagülle
On yedi yıl
19.8.2019 65 Okunma
Reşat Nuri Erol
İstanbul’un/Dünya’nın Depremi; Sosyal Tufan!
19.8.2019 44 Okunma
2 Yorum 19.08.2019 07:05
Hikmet Güveloğlu
Doğu Akdeniz'de Türkiye Tutunabilir mi?
19.8.2019 1461 Okunma
Süleyman Karagülle
Bizans
19.8.2019 54 Okunma
Süleyman Karagülle
DIŞ BORÇLAR VE ENFLASYON SORUNU
18.8.2019 28 Okunma
Süleyman Karagülle
MEHMED ŞEVKET EYGİ VE ERDOĞAN
18.8.2019 38 Okunma
Süleyman Karagülle
Suriyeliler, sorunlar ve yapılması gereken
18.8.2019 33 Okunma
Süleyman Karagülle
YAP-İŞLET-DEVRET MODELİ
18.8.2019 26 Okunma
Reşat Nuri Erol
17 Ağustos Marmara Depremi vesilesiyle uyarı!
18.8.2019 43 Okunma
2 Yorum 18.08.2019 07:48
Süleyman Karagülle
Doğru siyaset
17.8.2019 40 Okunma
Ahmet Yücel
FAİZSİZ BANKACILIK ÜZERİNE
17.8.2019 53 Okunma
Reşat Nuri Erol
Muhafazakâr camianın gündeminde neler var!
17.8.2019 53 Okunma
2 Yorum 17.08.2019 13:47
Hikmet Güveloğlu
ARSIZA SÖZ, KOKMUŞA TUZ KÂR ETMEZ
16.8.2019 3511 Okunma
3 Yorum 16.08.2019 20:00
Süleyman Karagülle
İlim
16.8.2019 47 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kurban Bayramı; gerçek bayram nasıl olmalı…
16.8.2019 63 Okunma
2 Yorum 16.08.2019 08:15
Reşat Nuri Erol
M.Tekelioğlu;Bayram ümidi ya da ümit bayramı…
16.8.2019 30 Okunma
Süleyman Karagülle
Tercih
15.8.2019 84 Okunma
Süleyman Karagülle
Faizli düzen
15.8.2019 61 Okunma
Süleyman Karagülle
Kutuplar dengesi
15.8.2019 53 Okunma
Hikmet Güveloğlu
"PKK LAĞVEDİLECEK" Tarih: 20.01.2019
13.8.2019 751 Okunma
Süleyman Karagülle
Yayın Kooperatifi
12.8.2019 67 Okunma
Süleyman Karagülle
Bayram Tebriği
12.8.2019 83 Okunma
Reşat Nuri Erol
Refah Partisi’nden bambaşka bir AK Parti’ye-2
11.8.2019 79 Okunma
2 Yorum 11.08.2019 14:00
Süleyman Karagülle
Şartlandırma
10.8.2019 92 Okunma
Reşat Nuri Erol
Refah Partisi’nden bambaşka bir AK Parti’ye…
10.8.2019 92 Okunma
1 Yorum 10.08.2019 09:27
Süleyman Karagülle
Sınırlar
9.8.2019 82 Okunma
Reşat Nuri Erol
Okumak, öğrenmek, çalışmak, üretmek ve ümit
9.8.2019 85 Okunma
1 Yorum 09.08.2019 09:15
Reşat Nuri Erol
M.Tekelioğlu; Can yakıcı çığlık… Suçlu ile suçsuzu, hak
9.8.2019 88 Okunma
1 Yorum 09.08.2019 23:45
Yasin Kılar (Karar Danışmanı - Mentor)
Mürşidi Allah Resûlü Olmayanın Mürşidi Şeytandır
8.8.2019 55 Okunma
Süleyman Karagülle
Normal
8.8.2019 93 Okunma
Reşat Nuri Erol
İstanbul Valisi Ali Yerlikaya’nın ziyareti vesilesiyle…
8.8.2019 181 Okunma
5 Yorum 09.08.2019 15:37
Süleyman Karagülle
Ümitli olmak için
7.8.2019 108 Okunma
Yakup Gündüz
ESMA
7.8.2019 80 Okunma
Yakup Gündüz
Bhutan ya da son
7.8.2019 90 Okunma
Reşat Nuri Erol
Yeni bir yazar, Yakup Gündüz ve yazdığı yazılar
7.8.2019 199 Okunma
3 Yorum 07.08.2019 20:27
Süleyman Karagülle
Doğrusu
6.8.2019 98 Okunma
Yakup Gündüz
Kooperatifle büyümek
6.8.2019 93 Okunma
Reşat Nuri Erol
Emin Işık için; inna lillahi ve inna ileyhi raci’un
6.8.2019 100 Okunma
1 Yorum 06.08.2019 09:05
Süleyman Karagülle
İnsanlık Hakka doğru gidiyor
5.8.2019 141 Okunma
2 Yorum 05.08.2019 21:36
Reşat Nuri Erol
‘Kanaat ekonomisi’ için ‘ortaklık ekonomisi’ olmalı-2
5.8.2019 118 Okunma
3 Yorum 05.08.2019 10:24
Hikmet Güveloğlu
Anlaşmadan/Uzlaşmadan Operasyon Olmaz
4.8.2019 862 Okunma
Süleyman Karagülle
Çalışıyoruz
4.8.2019 105 Okunma
Reşat Nuri Erol
‘Kanaat ekonomisi’ için ‘ortaklık ekonomisi’ olmalı
4.8.2019 97 Okunma
2 Yorum 04.08.2019 08:55
Yakup Gündüz
Kardeşliğin maliyeti
4.8.2019 66 Okunma
Süleyman Karagülle
Prof. Dr. Ruşen Gezici’nin vefatı vesilesiyle
3.8.2019 111 Okunma
1 Yorum 04.08.2019 08:57