Kullanıcı Adı:
Parola:
Üye Kayıt
Üye Aktivasyon
Parolamı Unuttum

Captcha image
Show another code

Giriş
Mete Firidin
Talak Suresi 4. Ayet ve Pedofili
11.7.2019
1110 Okunma, 13 Yorum

Talak Suresi 4. Ayet ve Pedofili

 

Kuran’da bulunan kelimelerden iki kelime hep karıştırılır ki çeviri yapılırken dikkat edilmez ve biri diğerinin yerine kullanılır. Bunlar üns (ءنث) ve nisa (نسو) kelimeleridir. Üns kelime kökü Kuranda 30 kez geçer. Nisa kelime kökü toplam 59 kez geçer. Kuran’da Üns kelimesi dişi, dişil anlamda kullanılırken, Nisa kadınlar anlamında kullanılır. Üns kelimesi nisa kelimesini de kapsar fakat nisa kelimesi üns kelimesini kapsamaz. Aşağıda buna sadece ikişer örnek verilmiştir.

 

Nisa Suresi 12. (11.) Ayet:

يُوصِيكُمُ اللَّهُ فِي أَوْلَادِكُمْ لِلذَّكَرِ مِثْلُ حَظِّ الْأُنْثَيَيْنِ فَإِنْ كُنَّ نِسَاءً فَوْقَ اثْنَتَيْنِ فَلَهُنَّ ثُلُثَا مَا تَرَكَ وَإِنْ كَانَتْ وَاحِدَةً فَلَهَا النِّصْفُ وَلِأَبَوَيْهِ لِكُلِّ وَاحِدٍ مِنْهُمَا السُّدُسُ مِمَّا تَرَكَ إِنْ كَانَ لَهُ وَلَدٌ فَإِنْ لَمْ يَكُنْ لَهُ وَلَدٌ وَوَرِثَهُ أَبَوَاهُ فَلِأُمِّهِ الثُّلُثُ فَإِنْ كَانَ لَهُ إِخْوَةٌ فَلِأُمِّهِ السُّدُسُ مِنْ بَعْدِ وَصِيَّةٍ يُوصِي بِهَا أَوْ دَيْنٍ آبَاؤُكُمْ وَأَبْنَاؤُكُمْ لَا تَدْرُونَ أَيُّهُمْ أَقْرَبُ لَكُمْ نَفْعًا فَرِيضَةً مِنَ اللَّهِ إِنَّ اللَّهَ كَانَ عَلِيمًا حَكِيمًا (11)

Allah çocuklarınız içinde o erkeğe o iki dişinin hissesi kadar tavsiye eder. Ki kadınlar ikinin üstündeyse de arta kalanın üçte ikisi mutlaka onlarındır. Ve bir ise ki o yarısı onundur. Ve onun ana-babasından her birine ölenin çocuğu varsa yaptığı vasiyetten veya borcundan sonra toplam kalanın o altıda biridir ki eğer hiç çocuğu yoksa anası-babası ona varis olur ki anasına o üçte bir düşer. Ki erkek kardeşleri varsa o altıda biri annesinindir. Babalarınızdan ve oğullarınızdan faydaca hangisinin size daha yakın olduğunu siz idrak edemezsiniz. O Allah tarafından farzdır. Kesinlikle Allah bilir hâkim olandır.

 

Şura Suresi 50. (49.) Ayet:

لِلَّهِ مُلْكُ السَّمَوَاتِ وَالْأَرْضِ يَخْلُقُ مَا يَشَاءُ يَهَبُ لِمَنْ يَشَاءُ إِنَاثًا وَيَهَبُ لِمَنْ يَشَاءُ الذُّكُورَ (49)

O göklerin ve o yeryüzünün mülkü Allah’ındır. Uygun gördüğünü biçimlendirir. Uygun gördüğü için dişiler hibe eder ve uygun gördüğü için o erkekleri hibe eder.

 

Bakara Suresi 188. (187.) Ayet:


أُحِلَّ لَكُمْ لَيْلَةَ الصِّيَامِ الرَّفَثُ إِلَى
نِسَائِكُمْ هُنَّ لِبَاسٌ لَكُمْ وَأَنْتُمْ لِبَاسٌ لَهُنَّ عَلِمَ اللَّهُ أَنَّكُمْ كُنْتُمْ تَخْتَانُونَ أَنْفُسَكُمْ فَتَابَ عَلَيْكُمْ وَعَفَا عَنْكُمْ فَالْآنَ بَاشِرُوهُنَّ وَابْتَغُوا مَا كَتَبَ اللَّهُ لَكُمْ وَكُلُوا وَاشْرَبُوا حَتَّى يَتَبَيَّنَ لَكُمُ الْخَيْطُ الْأَبْيَضُ مِنَ الْخَيْطِ الْأَسْوَدِ مِنَ الْفَجْرِ ثُمَّ أَتِمُّوا الصِّيَامَ إِلَى اللَّيْلِ وَلَا تُبَاشِرُوهُنَّ وَأَنْتُمْ عَاكِفُونَ فِي الْمَسَاجِدِ تِلْكَ حُدُودُ اللَّهِ فَلَا تَقْرَبُوهَا كَذَلِكَ يُبَيِّنُ اللَّهُ آيَاتِهِ لِلنَّاسِ لَعَلَّهُمْ يَتَّقُونَ (187)

Oruç tuttuğunuz o günlerin gecesinde kadınlarınıza cinsel davranışta bulunmanız size helal kılındı. Onlar sizin elbisenizdir ve sizler onların elbisesinizdir. Allah kesinlikle sizin nefsinize ihanet edecek olduğunuzu bildi de tövbenizi kabul etti ve sizden affetti. Ki şimdi onlara cinsel birleşmede bulunun. Ve Allah’ın sizin için yazdığını araştırın. Ve o gün aydınlanmasından dolayı oluşan o açık görünen hat o koyu görünenden sizce iyice ayırt edilinceye kadar beslenin ve için. Sonra o orucu o geceye kadar tamamlayın. Ve mescitlerde itikâfa kapandığınızda onlarla (eşlerinizle) cinsel temasta bulunmayın. İşte o Allah’ın sınırlarıdır ki ona yaklaşmayın. İşte onun gibi Allah ayetlerini o insanlara açıklar. Olabilir ki onlar önemseyip gereğini yaparlar.

 

Bakara Suresi 223. (222.) Ayet:

وَيَسْأَلُونَكَ عَنِ الْمَحِيضِ قُلْ هُوَ أَذًى فَاعْتَزِلُوا النِّسَاءَ فِي الْمَحِيضِ وَلَا تَقْرَبُوهُنَّ حَتَّى يَطْهُرْنَ فَإِذَا تَطَهَّرْنَ فَأْتُوهُنَّ مِنْ حَيْثُ أَمَرَكُمُ اللَّهُ إِنَّ اللَّهَ يُحِبُّ التَّوَّابِينَ وَيُحِبُّ الْمُتَطَهِّرِينَ (222)

Ve sana o aybaşı halini sorarlar, de ki: O bir ezadır (rahatsızlıktır) ki aybaşı halindeki kadınlardan ayrı kalın ve temizlenmelerine kadar onlara yaklaşmayın. Ki temizlendikleri zaman da Allah’ın size emrettiği her yoldan onlara varın. Kesinlikle Allah çok tövbe edenleri sever ve çok temizlenenleri sever.

 

Kısacası Kuran’daki “üns” kelimesi tekildir, “dişi” demektir, çoğulu Kuran’daki “inas” kelimesi “dişiler” demektir. Nisa kelimesi ise çoğuldur “kadınlar” demektir. Kuran’da nisa olarak daima çoğul kullanılır.  Dişi denince bir canlının ergen olmayan ve ergen olan erkek cinsiyetinin diğer eşi anlaşılır. Kadınlar denince de insan türünün ergenliğini aşmış olan dişi bireyleri anlaşılır. Kuran’da bütün kullanım bu şekildedir. Tekil olarak “karısı” anlamında ise مرء kökünden emrat “dişi kişi, kişisi” kelimesi kullanılır. Yaptığım araştırmada Kuran’da daima çoğul kullanılan nisa kelimesinin Semitik dildeki tekilinin “işau” olduğunu saptadım.

Aşağıda bu kaynak kitap verilmiştir.

 

Let us take the word nisā‟u (~ niswatu) “women” «the plural form of imraa-tu “womanfrom a different root» as defined in LA [r. nsy]: cf. Sab. mr‟t, OAram. mr‟t “lady, divine woman”270, etc. Old Arab lexicographers and grammarians derived the word from the root [nsy] “to forget” = OAram. Phoen. nšy, BHeb. naša(h), etc. id. (§2.11.30 above), but its true cognate in Semitic seems to be OAram. nšy “women”. The OAram. sg. form, however, is ‟šh “woman”, a form without /n-/, derived from ‟š “man” by adding the usual fem. suffix *-t (or surface -h) = BHeb. nāšīm pl. of ‟išā “woman” (OT, 700). Thus OAram. nšy is not a derivative of [nšy] “to forget” and, consequently, it may or may not be cognate with CA nisāu.

CA nisā‟u “women” has indeed nothing to do with [nsy] “to forget”. It has been added to this root upon the adoption of the plural affix *n- as part of the word. Like its OAram. cognate, the word is derived from CA *‟āsu “man” (= OAram. ‟š), preserved in a number of compound words such as ba-‟su “strength, might”, from *bin-‟āsu “son of man” > “man” = Ug. bnš, Eth. be‟esī id. (see §2.17.5 above). Based on these facts, we may conclude that CA nisā‟u and OAram. nšy are cognates, and that CA nisā‟u is from *ni-‟isā‟u and its variant niswa-tu from *ni-‟is-wa-tu, thus each containing more than one plural affix.

 

Şimdi gelelim pedofiliye mazeret gösterilen Talak Suresi 4. Ayet’e

Talak Suresi 4. Ayet:

وَاللَّائِي يَئِسْنَ مِنَ الْمَحِيضِ مِنْ نِسَائِكُمْ إِنِ ارْتَبْتُمْ فَعِدَّتُهُنَّ ثَلَاثَةُ أَشْهُرٍ وَاللَّائِي لَمْ يَحِضْنَ وَأُولَاتُ الْأَحْمَالِ أَجَلُهُنَّ أَنْ يَضَعْنَ حَمْلَهُنَّ وَمَنْ يَتَّقِ اللَّهَ يَجْعَلْ لَهُ مِنْ أَمْرِهِ يُسْرًا (4)

Vellâ-î ye-isne mine-lmehîdi min nisâ-ikum ini-rtebtum fe’iddetuhunne śelâśetu eşhurin vellâ-î lem yehidn(e)(c) ve ulâtu-l-ahmâli eceluhunne en yeda’ne hamlehun(ne)(c) vemen yetteki(A)llâhe yec’al lehu min emrihi yusrâ(n)

Ve onlar ki kadınlarınızdan o adetten ümit kesenler, çelişkiye düşerseniz ki onların iddetleri ve onlar ki asla adet görmeyenlerin üç aydır. Ve o yükler sahiplerinin (hamilelerin) sonu onların yüklerini ortaya koymalarıdır (doğum yapmalarıdır). Ve kim Allah’ı önemserse O ona işinden kolaylık kılar.

Şimdi meşhur tefsircilerden Elmalılı Hamdi Yazır’ın Tahrim Suresi 4. Ayet ile ilgili tefsirine bakalım ne göreceğiz?

4. Şimdi boşanan kadınların iddetleri, âdetleri yani hayızları hesabıyla Bakara Sûresi'nde geçtiği şekilde üç âdet sayılacak olursa, hayızdan kesilmiş olan yahut hayız görmeyen veya gebe bulunan kadınların iddeti nasıl sayılabilecek denirse onların iddetlerinin de miktarını beyan için buyuruluyor ki hayızdan kesilmiş, yaşı ilerlemiş olup da artık hayız görmekten ümidini kesmiş, "iyas" haline gelmiş kadınlarınızdan boşanmış olanlar, çoğu defa örfe göre hayızdan kesilme yaşı elli beş ve altmış olarak takdir edilmiştir. (Bakara Sûresi'nde bulunan (2/228) âyetinin tefsirine bkz.) Eğer şüphe ediyorsanız, buradaki "Eğer şüphe ediyorsanız" kaydı, ihtirazi (ilerisi için hesaba katılan bir kayıt) değil, bu meseleyi soranların veya soracak olanların meydana gelen veya gelecek olan sorularına göre vukuu (bir hadisenin cereyan tarzı)dur. Bu bir itiraz cümlesi demektir. Yoksa hayızdan kesilip kesilmediklerinde şüphe ediyorsanız demek değildir. Zira sığasıyla hayızdan kesilmenin bilindiği söylendikten sonra, "hayızdan kesilmede şüphe ediyorsanız" demek olmayacağı bellidir. Buna göre mânâ şöyledir: Bunların iddetlerinin nasıl olacağını kestiremeyip de müşkil görüyor, tereddüd ediyor ve soruyorsanız biliniz ki onların iddetleri üç aydır. Üç ay beklerler, bu müddet zarfında hamile oldukları ortaya çıkmazsa sonunda diğer hususlarda olduğu gibi "Ya iyilikte tutun, ya da iyilikle ayrılın." (Talak, 65/2) âyetine göre hareket edilir. Hayız âdeti görmeyenler de öyle üç ay beklerler. Bu yukarıda geçen mübtedasına müfredin atfı suretiyle bağlanıp haberi de "Onların iddeti üç aydır." cümlesinin olması caiz ise de, buna o karine ile başka bir haber takdir edilerek "Âdet görmeyenlerin iddeti de aynı şekilde üç aydır." şeklinde cümleyi cümleye bağlamak da caizdir. Miktarda iştirak itibariyle önceki, hükümde müstakil olma itibariyle de ikincisi daha uygundur. Bunlar gerek on yedi yaşından küçük olup henüz büluğa ermemiş olduklarından dolayı hayız görmemiş olanları ve gerek büluğ yaşının en üst sınırı olan on yedi yaşını geçmiş, binaenaleyh yaş itibariyle büluğa ermiş oldukları halde âdet görmeyenleri kapsamaktadır.

Evet okuduğunuz gibi Elmalılı Hamdi de aynı hatayı tekrarlamaktadır. İslam dini işte böyle bozulmuştur. Bu ayet delil gösterilerek ergenliğe girmemiş çocuk kızlarla evlenip onlarla cinsel birleşme yapılabileceği fetvaları verilmiştir.

Oysa aklı selim herhangi bir insan bunun böyle olamayacağını hemen anlamaktadır. Cinsellikten bi haber bir sabi kızın evlendirilmesi aklın alabileceği bir uygulama olmaz. Çünkü bu sabi cinsellik nedir bilemez. Organları buna uygun değildir. Hele hele haleti ruhiyesi hiç uygun değildir.

Boşanma sonrası iddet sayma hamilelik ihtimaline karşı bir tedbirdir. Oysa Allah kendi yarattığı ergenlik öncesinde olan bir kız çocuğunun hamile kalamayacağını bilmemekte midir de bu çocuğa boşanma sonrası üç ay bekleme iddeti koymaktadır? (Subhanallah). Oysa menopoza girdiği düşünülen kadınların az da olsa hamile olma ihtimalleri varken, ergenliğe girmemiş kız çocuklarının böyle bir ihtimali hiç yoktur.

Bir insan nasıl olur da “Kadınlardan hiç adet görmeyenler” cümlesinden çocukları da anlayabilir! Bu durum bir yaşındaki erkek çocuğa köse veya bir aylık çocuğa aptal demekten farksız değildir. Bir çocuk doktoru olarak 18 aylık olana kadar yürüyemeyen çocuğa “yürüyemeyen çocuk” diyemem! Ya da bir aylık çocuğa “konuşamayan çocuk” diyemem! Dersem bana manyak mısın derler ki çok haklılardır. Bu duruma neredeyse binlerce örnek verilebilir. Kısacası bir kıza veya kadına 16 yaşını geçinceye kadar “asla adet görmeyen” tanımlaması kullanılamaz. Talak Suresi 4. Ayette geçen “onlar ki asla adet görmeyenler” tanımlaması ancak 16 yaşını geçmiş ve hiç adet görmemiş kızlar için kullanılabilir.

 

Ayrıca Nisa Suresi 7. (6.) ayette:

وَابْتَلُوا الْيَتَامَى حَتَّى إِذَا بَلَغُوا النِّكَاحَ فَإِنْ آنَسْتُمْ مِنْهُمْ رُشْدًا فَادْفَعُوا إِلَيْهِمْ أَمْوَالَهُمْ وَلَا تَأْكُلُوهَا إِسْرَافًا وَبِدَارًا أَنْ يَكْبَرُوا وَمَنْ كَانَ غَنِيًّا فَلْيَسْتَعْفِفْ وَمَنْ كَانَ فَقِيرًا فَلْيَأْكُلْ بِالْمَعْرُوفِ فَإِذَا دَفَعْتُمْ إِلَيْهِمْ أَمْوَالَهُمْ فَأَشْهِدُوا عَلَيْهِمْ وَكَفَى بِاللَّهِ حَسِيبًا (6)

Vebtelû-lyetâmâ hattâ iżâ belaġû-nnikâha fe-in ânestum minhum ruşden fedfe’û ileyhim emvâlehum(s) velâ te/kulûhâ isrâfen vebidâran en yekberû(c)vemen kâne ġaniyyen felyesta’fif(s) vemen kâne fakîran felye/kul bilma’rûf(i)(c) fe-iżâ defa’tum ileyhim emvâlehum feeşhidû ‘aleyhim(c) vekefâ bi(A)llâhi hasîbâ(n)

Ve o yetimleri sonunda o nikâh çağına erişince deneyin ki onlarda olgunlaşma algılarsanız da onların mallarını onlara salın. Ve büyüyecekler diye onları israf ederek ve tez elden kendinize katmayın.  Ve kim muhtaç değilse de kaçınsın ve kim yoksulsa ki o benimsenen tarzda kendi yararına kullansın. Ki mallarını kendilerine saldığınız zaman da onlara karşı şahit edinin. Ve hesap görmek için Allah yeterlidir.

Gördüğünüz gibi yetimlerden ve o nikah yaşından bahsedilmektedir. Yani ergenliğin bitip yetişkinliğin başladığı özel bir nikah yapma yaşı vardır. Yani o nikah yaşına ulaşmayan hiçbir kız veya erkek evlendirilemez. Bazıları bu ayeti “yetimlerin ergenliğe ulaşması” gibi yorumlamaya çalışırlar ki nikah kelimesi Kuran da 23 kez geçer ve hepsinde “evlenmek” anlamındadır. B u kelime buluğ anlamında da hiç kullanılmamıştır. Ayrıca Kuran’da ergenlik kelimesi Nur Suresi 58. (57.) Ayette kullanılmıştır:


يَاأَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا لِيَسْتَأْذِنْكُمُ الَّذِينَ مَلَكَتْ أَيْمَانُكُمْ وَالَّذِينَ
لَمْ يَبْلُغُوا الْحُلُمَ مِنْكُمْ ثَلَاثَ مَرَّاتٍ مِنْ قَبْلِ صَلَاةِ الْفَجْرِ وَحِينَ تَضَعُونَ ثِيَابَكُمْ مِنَ الظَّهِيرَةِ وَمِنْ بَعْدِ صَلَاةِ الْعِشَاءِ ثَلَاثُ عَوْرَاتٍ لَكُمْ لَيْسَ عَلَيْكُمْ وَلَا عَلَيْهِمْ جُنَاحٌ بَعْدَهُنَّ طَوَّافُونَ عَلَيْكُمْ بَعْضُكُمْ عَلَى بَعْضٍ كَذَلِكَ يُبَيِّنُ اللَّهُ لَكُمُ الْآيَاتِ وَاللَّهُ عَلِيمٌ حَكِيمٌ (58)

 

Ey onlar ki müminler! O sözleşmeyle malik olduklarınız ve o içinizden ergenlik (elhülem) çağına hiç ulaşmamış olanlar, o fecr namazından önce ve öğleyin soyunduğunuz sürede ve yatsı namazından sonra sizden üç kez izin istesinler. Onlar cinsellik halinde bulunabileceğiniz üç vakittir. O vakitlerin dışında bazınızın bazınız yanına girip çıkmanızda siz ve onlar için bir sakınca yoktur. İşte onun gibi Allah sizin için o ayetleri açıklar. Ve Allah bilendir, hâkimdir.

 

Hepsinden önemlisi yukarıda açıklamaya çalıştığım gibi Talak Suresi 4. Ayetinde “sizin kadınlarınız, nisaiküm” tanımlaması kullanılmıştır ki bu anlam asla ve asla “kız çocukları” anlamını içermemektedir. Nisaiküm, kadınlarınız kelimesinin kullanılması kız çocuklarının anlaşılmasınız engellemek içindir. Çünkü Kuran’da nisa kelimesi insan türünün ergenliği tamamlamış yetişkin dişileri için kullanılır. Oysa sizin dişileriniz, inasiküm kullanılmış olsaydı “kadınlarınız ve kız çocuklarınız olarak da anlaşılabilirdi. Çünkü Kuran’da “üns” kelimesi kız çocukları ve kadınları da içerecek şekilde kullanılmaktadır. Oysa bu ayette böyle bir şey yoktur.

Kısacası Talak Suresi 4. Ayetten kız “çocukları kavramını” çıkarmak pedofilik zihniyetin sapık bir yorumudur.

 

 

 

 

 


Yorumcu 
Yorum 
Mete Firidin
15.07.2019
12:14

Güya dindar birine yukarıdaki sebepten dolayı Elmalılı için "sapık" dedim diye bana kızdı! Adam Allah'a, onun dinine ve kitabına pedofilik yaklaşım yakıştırması yapan adama kızmadı da bana kızdı!

Anladım ki onların Allah, din ve Kuran sevgisi atalarına duydukları sevgiden daha az veya aslında  hiç yok.

Oysa rüştüne gelmiş ve bilim sahibi olduğu iddia edilen adamın pedofilik bir yaklaşım sergilemesi bilinçsizce yapılmış bir hata olamaz.

Serpil Yücel
15.07.2019
22:27

Sayın Mete Bey,  yazılarınıza yapılan yorumları keşke saçmalık diye yorumlamasanız. Belki siz bu konularda çok fazla kafa yordunuz ve bu tür yaklaşımlara vakit ayırmak istemiyorsunuz. Ama herkesi bilmem ama ben farklı yorumlar okumak isterim. Bu yaşıma kadar edindiğim bazı ön yargıları, ön kabulleri değiştirecek, farklı bir açıdan bakmamı sağlayacak bir tek satır için internette ne kadar yazı görmem gerektiğini bilseniz daha çok yorum yapılmasını, daha farklı yorumlar yapılmasını isterdiniz. Yazılarından tanıdığım kadarı ile Lütfi Beyin de tek kaygısı Yaradan’ı ile doğru frekansı yakalamak, saçmalamak değil.

Ayeti anlamak için şu örnek cümleden hareket etsek;

‘Kadınlarınızdan gözlüklü dişiler üç ay sonra sağ tarafa geçsin ve hiç gözlük takmamış dişiler ve çantalı dişiler çantasını hedefe ulaştırınca’

Kadınlarınızdan gözlüklü dişiler: 1. grup

hiç gözlük takmamış dişiler: 2. grup

çantalı dişiler: 3. Grup dersek

1. ve 3. Grubun eylemi belli, ilki 3 ay duracak sonra sağa geçecek, 3. Grup çantasını hedefe ulaştıracak sonra sağa geçecek. 2. Grup için net bir eylem söylenmemiş. Çünkü bu grup her iki durumda da bulunabilir. Hem hiç gözlük takmamış, hem çantalı olabilir. Bu yüzden 2. grubun eylemi eğer belirgin olarak hamile (günümüzde testler vs.)  ise son gruptakiler gibi, hamile değilse 1. gruptakiler gibi olmalıdır.

Soru:  ‘lem’den dolayı hiç adet görmemiş ve hiç de görmeyecek manası çıkar mı?

Soru: Hayz görmeyen dişilerin tıbben nisa sayılmamasına neden olacak bir fiziki özelliğe sahip midir?

 

 
Mete Firidin
16.07.2019
05:54
Lem den sonra hiç adet görmeyenlerin ileride de görmemesi beklenir.
Hayz görmeyen dişilerin nisa sayılabilmesi için ergenliğinin tamamlanması ve sekonder sex karakterlerinin tamamlanmış olması gerekir.
Bir kız çocuğu hiç hayz görmemiştir ve sekonder sex karakterleri de yoktur. Ergenliği de tamamlamamıştır. Lem tanımına da uymaz. Çünkü ileride hayz olması beklenir.
Sayfa: 2 / 2 (13 Yorum)Prev1[2]Next


YorumYap

Son Eklenen Makaleler
Reşat Nuri Erol
Ve Veysel İpekçi.. Ve Recep Tayyip Erdoğan…
11.12.2019 53 Okunma
2 Yorum 11.12.2019 00:49
Reşat Nuri Erol
Balkanlar, Kosova, Sancak ve Süleyman Ugljanin - 4
10.12.2019 29 Okunma
4 Yorum 10.12.2019 08:37
Reşat Nuri Erol
Balkanlar, Kosova, Sancak ve Süleyman Ugljanin - 3
9.12.2019 37 Okunma
3 Yorum 10.12.2019 08:30
Reşat Nuri Erol
Balkanlar, Kosova, Sancak ve Süleyman Ugljanin - 2
8.12.2019 43 Okunma
4 Yorum 09.12.2019 04:25
Reşat Nuri Erol
Balkanlar, Kosova, Sancak ve Süleyman Ugljanin - 1
8.12.2019 49 Okunma
4 Yorum 09.12.2019 04:25
Reşat Nuri Erol
M.Tekelioğlu;Amerika’dan birkaç not–İslami Araştırmalar
6.12.2019 38 Okunma
Reşat Nuri Erol
3'üncü Tarım ve Orman Şurası'nın ardından (2)
4.12.2019 79 Okunma
4 Yorum 04.12.2019 12:48
Süleyman Karagülle
ÇİN, DÜNYA VE ORTAKLIK SİSTEMİ
2.12.2019 207 Okunma
2 Yorum 03.12.2019 13:52
Reşat Nuri Erol
3'üncü Tarım ve Orman Şurası'nın ardından…
2.12.2019 103 Okunma
3 Yorum 03.12.2019 13:52
Reşat Nuri Erol
S.O.S.yal tufan var, KUR’AN çözümleri de var-9
1.12.2019 82 Okunma
2 Yorum 01.12.2019 07:57
Hikmet Güveloğlu
Hileden Hakikati Ayırabilmek
29.11.2019 1500 Okunma
Reşat Nuri Erol
S.Eskicioğlu hocaların hocası SüleymanKaragülle’yi yadı
29.11.2019 162 Okunma
2 Yorum 01.12.2019 07:57
Reşat Nuri Erol
Mehmet Tekelioğlu; Ali Babacan’la nefes almak…
29.11.2019 108 Okunma
1 Yorum 29.11.2019 10:05
Hüseyin Bağdatlı
EN BÜYÜK İSRAF
28.11.2019 85 Okunma
Reşat Nuri Erol
Beş yıl planlanacak ve 25 yıla ışık tutulacak…
22.11.2019 230 Okunma
8 Yorum 24.11.2019 08:08
Reşat Nuri Erol
S.O.S.yal tufan var, KUR’AN çözümleri de var-8
22.11.2019 191 Okunma
6 Yorum 25.11.2019 08:16
Reşat Nuri Erol
Mehmet Tekelioğlu; Şehir Üniversitesi yaşamalı…
22.11.2019 181 Okunma
2 Yorum 22.11.2019 09:28
Nusret Karaca
DİN GÖREVLİLERİN ATAMALARI VE TOPLUMA KATKISI
20.11.2019 111 Okunma
Nusret Karaca
İSLAM’IN ADALET ANLAYIŞI NASILDIR?
18.11.2019 134 Okunma
Reşat Nuri Erol
S.O.S.yal tufan var, KUR’AN çözümleri de var-7
18.11.2019 164 Okunma
3 Yorum 18.11.2019 15:02
Reşat Nuri Erol
S.O.S.yal tufan var, KUR’AN çözümleri de var-6
18.11.2019 160 Okunma
3 Yorum 18.11.2019 15:03
Reşat Nuri Erol
S.O.S.yal tufan var, KUR’AN çözümleri de var-5
16.11.2019 152 Okunma
2 Yorum 16.11.2019 19:39
Reşat Nuri Erol
S.O.S.yal tufan var, KUR’AN çözümleri de var-4
15.11.2019 164 Okunma
2 Yorum 15.11.2019 11:40
Reşat Nuri Erol
S.O.S.yal tufan var, KUR’AN çözümleri de var-3
14.11.2019 176 Okunma
2 Yorum 14.11.2019 08:08
Reşat Nuri Erol
S.O.S.yal tufan var, KUR’AN çözümleri de var-2
13.11.2019 175 Okunma
2 Yorum 13.11.2019 08:10
Reşat Nuri Erol
S.O.S.yal tufan var, Kur’an çözümleri de var...
12.11.2019 174 Okunma
2 Yorum 12.11.2019 07:55
Reşat Nuri Erol
‘S.O.S.yal Tufan’ var; ‘sosyal devlet’ var mı?!.
11.11.2019 189 Okunma
3 Yorum 11.11.2019 08:39
Reşat Nuri Erol
‘S.O.S.-yal Tufan’ var; siyanürle intiharlar vs…
10.11.2019 222 Okunma
3 Yorum 10.11.2019 05:28
Reşat Nuri Erol
S.O.S. seviyesinde ‘SOS-yal Tufan’ imdat çağrısı
9.11.2019 208 Okunma
3 Yorum 10.11.2019 05:29
Reşat Nuri Erol
İslam açısından komünizm/sosyalizm ve kapitalizm-4
7.11.2019 215 Okunma
2 Yorum 08.11.2019 09:58
Reşat Nuri Erol
İslam açısından komünizm/sosyalizm ve kapitalizm-3
6.11.2019 243 Okunma
2 Yorum 06.11.2019 09:34
Reşat Nuri Erol
İslam açısından komünizm/sosyalizm ve kapitalizm-2
5.11.2019 247 Okunma
2 Yorum 05.11.2019 10:26
Süleyman Karagülle
KİŞİ YÖNETİMİ
4.11.2019 375 Okunma
1 Yorum 29.11.2019 18:57
Reşat Nuri Erol
İslam açısından komünizm/sosyalizm ve kapitalizm-1
4.11.2019 249 Okunma
3 Yorum 04.11.2019 08:55
Süleyman Karagülle
Suriye ve Sermaye
3.11.2019 226 Okunma
Süleyman Karagülle
GAYE
3.11.2019 215 Okunma
Süleyman Karagülle
Ekonominin Yapısı
3.11.2019 252 Okunma
Süleyman Karagülle
Kapitalizm, Sosyalizm ve Ortaklık Ekonomisi: Fizibilite
3.11.2019 234 Okunma
Reşat Nuri Erol
İSLAM ORTAKLIK DÜZENİNDE EKONOMİ
3.11.2019 246 Okunma
4 Yorum 03.11.2019 07:45
Reşat Nuri Erol
KAPİTALİST BATI DÜZENİNDE EKONOMİ
2.11.2019 226 Okunma
4 Yorum 03.11.2019 07:46
Hüseyin Kayahan
MÜŞRİK ve KAFİR
1.11.2019 177 Okunma
Süleyman Karagülle
Yaşamak
1.11.2019 228 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kapitalizm, Sosyalizm ve ‘Ortaklık Ekonomisi’
1.11.2019 240 Okunma
2 Yorum 01.11.2019 04:23
Reşat Nuri Erol
On yıl sonra yine ‘Devlet, para, faiz, çare, çözüm’
31.10.2019 245 Okunma
3 Yorum 31.10.2019 20:36
Süleyman Karagülle
Yine Müslümanlar
31.10.2019 234 Okunma
Süleyman Karagülle
Gereksiz
31.10.2019 202 Okunma
Süleyman Karagülle
Demokratik değil adil
30.10.2019 227 Okunma
Reşat Nuri Erol
Onlarca yıl sonra aynı sorun: TERÖR nasıl biter?
30.10.2019 255 Okunma
4 Yorum 30.10.2019 10:01
Süleyman Karagülle
Çözülecek
28.10.2019 248 Okunma
Reşat Nuri Erol
Gemide iki ‘delik’ var: TERÖR VE İŞSİZLİK
28.10.2019 277 Okunma
4 Yorum 28.10.2019 13:18