Kullanıcı Adı:
Parola:
Üye Kayıt
Üye Aktivasyon
Parolamı Unuttum

Captcha image
Show another code

Giriş
ADİL DÜZEN'E GÖRE İNSANLIK ANAYASASI-K

861 Okunma
ASPxHyperLink

İNSAN
Süleyman Karagülle

D- İNSAN

Madde-9a) Her âdemoğlunun kişiliği vardır.

Kişilik

Döllenmiş insanın, ceninin hakları vardır, adına davacı olunur.(53-32’de günahın büyüklerinden ve fuhuştan kaçınmanın gerekliliği söylenmekte, küçük günahlar istisna edilmektedir. Arkasından Rabbinin mağfiretinin genişliğinden bahsedilmektedir. “O, sizi arzdan inşa ettiği zamanı ve sizin annelerinizin karınlarında ceninler olduğunuz zamanı en iyi bilendir” demektedir. Arkasından فَ harfi ile “Kendinizi temize çıkarmayın” demektedir. Bunu söylemesinin sebebi ceninler halinde iken temiz olmamızdır.  Bu nedenle ceninler iken aleyhte hiçbir dava açılamaz. Aynı ayette “Siz ceninlerdiniz” derken sizi kullanarak kişiliğin ceninken olduğunu ifade etmektedir. Bu da ceninin hakları olduğunun göstergesidir.) Doğumundan mirasın taksimine kadar da yükümlülükleri vardır. Davalı da olur.(4-12 Ayetinde borçtan sonra mirasın taksimi yapılmaktadır. Yani kişi ölse de yükümlülüğü devam etmektedir. Miras dağıtıldıktan sonra mali yükümlülüğü ortadan kalkmaktadır. Bedeni yükümlülüğü olmadığından tüm yükümlülüğü ortadan kalkmış olur.) Kişilikten kimse vazgeçemez, elinden kimse alamaz. Devredemez.(4-29 Ayetinde “Kendinizi öldürmeyin”, 2-195 ayetinde “Kendi elinizle kendinizi tehlikeye atmayın” diyerek kişinin bile kendine zarar verme hakkına sahip olmadığı için kişiliğinden vazgeçemeyeceği vurgulanmaktadır. Vazgeçmek şirktir.) Herkesin canı, malı, ırzı ve işi korunmuştur. Savunma hakkı vardır.(2-179 Ayetinde “Kısasta sizin için hayat vardır” diyerek savunma hakkının olduğu gösterilmektedir.) Herkes başkasına yaptığının kendisine yapılmasını baştan kabul etmiş sayılır.(2-194 Ayetinde ”Haramlar karşılıklıdır” diyerek kişinin başkasına yaptığının kendisine de yapılabileceğini kabul ettiği gösterilmektedir.)

 

Hak ve yükümlülük

İnsanlar birbirini muhatap almak,(39-18’de “Her sözü dinlerler, en güzeline uyarlar” demektedir. Bu nedenle herkes muhatap alınmalıdır.) yararlanmada işgal edene öncelik tanımak,(Öncelik Kuralı 17) birbirinin işlerine karışmamak (17-23 Ayetinde “Yalnız O’na(rabbinize) ibadet edin” demektedir. İbadet birinin dediğini sorgusuz yapmak demektir. Kişiler birbirlerine ibadet etmeyecekleri için birbirlerine karışma hakları da yoktur. Sadece rızaları olan işler yapılır.), yeryüzünün kira paylarını bölüşmek suretiyle (2-29 Ayetinde “Yeryüzünü topluca sizin için yarattı” diyerek bütün insanların yeryüzünde payları olduğunu belirtiyor. 54-28 Ayetinde de deveyle halk arasındaki su paylaşımını anlatmaktadır. Bu da bölüşümün delilidir.) komşuluktan,

(4-36 Ayetinde yakın ve uzak komşuluklara da ihsanı emretmektedir. O halde komşunun komşuya hakkı vardır.) doğurup büyütmek, bakıp korumak, (2-233 Ayetine göre anneler çocuklarını emzirmekle yükümlüdürler. Babalar da bakım ve rızıklarını karşılamakla yükümlüdürler.) miras, (4-11 Miras taksimini anlatan ayetlerden birisidir.) ve velayet (Yetki ve Sorumluluk Kuralı 2a) suretiyle yakınlıktan, kişinin dilediği işi yapabilmek, ürünleri istediği gibi değerlendirmek, katkısı nispetinde üründen pay almak, çalışma kredisini istihkak etmek suretiyle emekten (53-39,40,41 Ayetlerinde çalışmanın karşılığının verileceğini söylemektedir. Ayrıca 2-188 ayetinde de mallarınızı aranızda batılla yemeyin demektedir. Bundan dolayı kişinin hakkı dışında herhangi bir şeyi almaması anlaşılmaktadır.) ve içtihat, akit, topluluk kararları, hakem kararları yoluyla sözleşmeden(Sor Kuralı 1b) doğan haklardan yararlanarak çalışır ve yaşarlar. Karşılığında kullandıkları yerleri, uzun ömürlü daha çok insanın yaşamasına elverişli hale getirerek imar eder ve çocuklarına devrederler. Onu tahrip etmeye hakları yoktur.(2-11 Ayetinde “Arzda fesat çıkarmayın” demekle yıkıcı olmamayı, 30-9 ayetinde “İmar ettiler” ifadesi imar etmenin gerekli olduğunu göstermektedir.)

 

Hakların kullanılması

Hak ve yükümlülüklerin kullanılması bilgi ve beceriye(2-247 Ayetinde ilim ve cisimden bahsetmektedir. Burada ilim bilgiyi, cisim ise beceriyi temsil eder.) dayanır.(4-58 Ayetinde “Emanetleri ehline verin“demektedir. Bu nedenle bilgi ve beceriye dayanır.) Bilgi ve becerisi olmayanların hak ve yükümlülüklerini, seçebiliyorlarsa atadıkları kimseler, seçemiyorlarsa doğuştan kendilerine nesebde en yakın olanlar kullanır.(Hizmet ve Görev Yerleri 23c) Doğup büyümede anne ve annenin kadından kadın yakınları, geçim ve korumada baba ve babanın erkekten erkek yakınları yetkili ve sorumludurlar. (2-233 Ayetine göre anneler çocuklarını emzirmekle yükümlüdürler. Babalar da bakım ve rızıklarını karşılamada yükümlüdürler. 4-1 Ayetindeki erham kelimesinden anne ve babanın görevlerinin akrabaya ait olacağı belirtilmiştir. 4-11 ayetinde babalarınız ve oğullarınız demekte. Ama buradaki babalar kelimesi babanın babası ve onun babası şeklinde devam eder. Buna kıyasen de annenin anneden akrabalarına kıyas yapılır. Oğullarınız diyerek de oğulların oğulları diye devam eder. Buna da kızlar kıyas yapılır.) Kısasta söz, varisi olmayan en yakın erkeğindir. (2-178 Ayetinde af yetkisini anne babaya değil kardeşe vermesinin hikmeti normal şartlarda kardeşinin mirasçı olmamasıdır. Eğer kardeşine miras düşüyorsa yetki amcasında, amcasının oğlundadır.)

 

Arazlar

Yükümlülükler; doğum(53-32), küçüklük(1-24), yaşlılık(12-78) ve ölümle(Madde 9a, Kişilik), delilik(44-14), baygınlık(52-45), yanılma(57-14) ve zorlamayla(16-106), cinsiyet(2-228), yurttaşlık(2-184), birlik(9-71) ve sözleşmelerle(5-1), uyku(25-47), hata(2-286), bilgisizlik(3-66) ve acziyetle(2-286), unutma(2-286), bunaklık(22-5), hastalık(2-184) ve zorunlulukla(6-119), hezl(86-14, 12-76), sarhoşluk(4-43), iflas(9-60) ve sefihlikle(2-282) kısıtlanır.(16-115 Ayetinde haram olan besinleri saymakta sonra zaruret halinde bunların aşırıya kaçmamak şartıyla yenebileceğini söylemektedir. 2-286 Ayetinde “Allah hiçbir nefse taşıyamayacağı yükü yüklemez” demektedir. Bu nedenle araz varsa o kişi o yükü taşıyamayacağından kısıtlamaya gidilir.) Kısıtlama duruma göre ya rızayı ya da hem rıza hem de iradeyi kısmen veya tamamen kısar.(76-30 Ayetinde “Allah istemedikçe siz isteyemezsiniz” demektedir. Böylece her şeyin Allah’ın iradesinde olduğunu ifade etmektedir. Ancak 39-7 Ayetinde Allah’ın rızasının olmadığını söylemektedir. Demek ki iradeyle rıza farklıdır.) Rızanın kısmen kısıtlanması hallerinde velisinin izni ile işlem geçerli olur. (Hizmet ve Görev Yerleri Kuralı 23b ve 4-5 ayetinde “Sefihlere mallarınızı vermeyin” demektedir. Bu da onlara anne ve babanın müdahale etme yetkisi var demektir.) Tamamen kısıtlanması halinde işlem geçersiz olur. İradenin kısmen kısıtlanması kısası kaldırır. Tamamen kısıtlanması ise diyeti de kaldırır.(11-3 Ayetinde “Her fazl sahibine fazlını verir” demektedir. Bundan da kısıtlanmanın derece derece olduğu anlaşılmaktadır. Bu hükümlerin hepsi bu ayetin getirdiği kurala göredir.)

 

Madde-9b) Ehliyetler dayanışma ortaklıklarınca tevcih edilir  

İlmi Ehliyet

7 yaşını dolduran herkes başlangıç ehliyetine sahiptir. Başlangıç ehliyetliler yılda 5 ilmi derece alırlar. Başkalarının nezaretinde iş yapabilirler.(Dayanışma Kuralı 13a, Hizmet ve Görev Yerleri Kuralı 23c )

10 yaşını (Hizmet ve Görev Yerleri Kuralı 23a) dolduranlar bucak ilmi şurasının test usulü ile yaptığı imtihanlara girerler. Bucak nüfusunun 1/3’ü temel ehliyetli olacak şekilde seçilerek temel ehliyetlerini alırlar.(11-3 Ayetinde “Her fazl sahibine fazlını verir” demektedir. Yarılama usulü ile nüfusun yarısı sail, yarısı ümmi olmalıydı ancak 7 yaşından küçük olanlar da olduğu için bu oran 1/3 olarak alınır.) Temel ehliyetliler her yıl 6 ilmi derece alırlar.(Kamil Sayılar Kuralı 24’e göre en yüksek derece 10, alt derece 5 olacak şekilde arası da doldurulur.) Temel ehliyetliler kendi başlarına işlere devam edebilirler. (Hizmet ve Görev Yerleri Kuralı 23c)

15 yaşını dolduranlar arasından, il ilmi şurasının test usulü (Kolaylık Kuralı 10) ile yaptığı imtihanlarla ilçe nüfusunun 1/10’una ilk ehliyet verilir.(11-7 Ayetinde Allah’ın gökleri ve yeri yaratma sebebinin hanginizin daha iyi amel edeceğini belv etmek olduğu söylenmektedir. Bu nedenle belv seçme sınavıdır.) İlk ehliyetliler her yıl 7 ilmi derece alırlar.(Kamil Sayılar Kuralı 24) İlk ehliyetliler mezun oldukları işlerde kendi başlarına işe başlayabilirler.(Hizmet ve Görev Yerleri Kuralı 23c)

20 yaşını dolduranlar arasından, il ilmi şurasının test usulü(Kolaylık Kuralı 10) ile yaptığı imtihanlarla il nüfusunun 1/100’üne orta ehliyet verilir. Orta ehliyetliler her yıl 8 ilmi derece alırlar.(Kamil Sayılar Kuralı 24’e göre en yüksek derece 10, alt derece 5 olacak şekilde arası da doldurulur.) Proje ve talimatları okuyup uygulatırlar ve uygulamaya izin verirler.(Hizmet ve Görev Yerleri Kuralı 23c)

25 yaşını dolduranlar arasından, ülke ilmi şurasının test usulü(Kolaylık Kuralı 10) ile yaptığı imtihanlarla bölge nüfusunun 1/1.000’ine yüksek ehliyet verilir. Yüksek ehliyetliler her yıl 9 ilmi derece alırlar.(Kamil Sayılar Kuralı 24’e göre en yüksek derece 10, alt derece 5 olacak şekilde arası da doldurulur.) Proje ve talimatları yaparlar, uygulamada danışman olurlar.(Hizmet ve Görev Yerleri Kuralı 23c)

30 yaşını dolduranlar arasından, insanlık ilmi şurasının sıralama usulü(Karar Verme Kuralı 36) ile yaptığı seçmelerle ülke nüfusunun 1/10.000’ine üstün ehliyet verilir. İmtihana girmek için bir ülke meclis üyesinin vizesi gerekir. Üstün ehliyetliler her yıl 10 ilmi derece alırlar.(Kamil Sayılar Kuralı 24’e göre en yüksek derece 10, alt derece 5 olacak şekilde arası da doldurulur.) Proje ve talimatların esaslarını belirlerler. Danışmanlıkta sorunları çözümlerler.(Hizmet ve Görev Yerleri Kuralı 23c)

İlmi derece alma yaşı 63 yaşına kadar devam eder.(Hizmet ve Görev Yerleri Kuralı 23c)

Mesleki ehliyet

Bucak içinde mesleki dayanışma ortaklıklarının, ortaklarının ilmi dereceler toplamının yarısı kadar mesleki dereceleri, ortaklarına dağıtma yetkisi vardır. Çalışanın ilmi derecesine kabiliyet derecesi eklenerek mesleki derece belirlenir. Dağıtmada takdir, mesleki dayanışma sorumlularına aittir. Bir kimseye ilmi derecesinden daha fazla kabiliyet derecesi verilemez.

Orta ehliyetlilere il mesleki dayanışma sorumlularınca, yüksek ehliyetlilere ülke mesleki dayanışma sorumlularınca ve üstün ehliyetlilere insanlık mesleki dayanışma sorumlularınca kabiliyet dereceleri dağıtılır. Toplam kabiliyet dereceleri ilmi dereceleri toplamının yarısı kadardır.(43-32 Ayetinde derece olarak birbirlerinden üstün kıldık dediğinden bu dereceleri dayanışma ortaklıkları sorumluları takdiriyle tespit ediyoruz. 2-129 Ayetinde “tezkiye eder” demektedir. Buradan da yetkililere taktir etme yetkisi verilmektedir.)

İlk ehliyetler için bucaklarda, orta ehliyetliler için illerde, yüksek ehliyetliler için ülkede ve üstün ehliyetliler için insanlıkta açılan yıllık mesleki test usulü olan imtihanlara katılanlara başarıları oranlarında mesleki dereceler bölüştürülür. Bu imtihanları mesleki şuralar yaparlar. Toplam mesleki derece terfihi, toplam ilmi derece terfihi kadar olur. Bu çalışkanlık dereceleri ilmi derecelere eklenerek mesleki dereceler hesaplanır.(39-9 Ayetine göre bilenlerle bilmeyenlerin ayırt edilmesi için imtihan yapılması gerekir.)

Mesleki derece =ilmi derece + kabiliyet derecesi + çalışkanlık derecesi

Ahlaki ehliyet

Bucaklarda ahlaki dayanışma sorumluları, ortaklarından başlangıç, temel ve ilk ehliyetli olanları; il ahlaki dayanışma sorumluları, ortaklarından orta ehliyetli olanları; ülke ahlaki dayanışma sorumluları, ortaklarından yüksek ehliyetli olanları, insanlık ahlaki dayanışma sorumluları, ortaklarından üstün ehliyetli olanları ahlaki bakımdan güvenilirliklerine göre sıralarlar. Sıraların tersleri ahlaki dayanışma içindeki derecelerini gösterir. (Anayasa 9b 5.paragraf )

Ahlaki sorumluların tezkiyesi

Bucak ahlaki sorumlularını ocak başkanları, il ahlaki sorumlularını bucak başkanları, ülke ahlaki sorumlularını il başkanları, insanlık ahlaki sorumlularını ülke başkanları ahlaklı insan yetiştirme gücü bakımından sıralarlar. Ahlaklarının dereceleri sıralarının tersleridir.(65-2 Ayetinde adl sahibi kimselerden bahsetmektedir. O halde adl sahiplerinin belirlenmesi gerekir. Adl sahibi olmak demek ahlaklı olmak demektir. O halde bu seçmeyi ahlaki dayanışma ortaklıkları yapmalıdır. Her ahlaki dayanışma sorumlusu kendi ortaklarını ahlaki bakımdan sıralar. Çünkü eğitimi onlar vermektedir. Ahlaki sorumluların da sıralanması gerekir. Bu o topluluğu oluşturan en yetkili kimseler tarafından yapılmalıdır. Bu da bir alt kuruluşun başkanlarıdır. 2-129 Ayetinde başkanların tezkiye edecekleri zikredilmektedir. Bu dayanışma sorumlularını başkanlar tezkiye etmiş oluyor.)

Kişilerin ahlaki dereceleri

Kişinin ahlaki derecesi; ahlaki derecesi ile ahlaki dayanışmasının derecesinin çarpımıdır.

Kadrolarda çalışacakların ehliyetleri tespit edilirken asgari ahlaki derece şartı da belirtilir.(Hizmet ve Görev Yerleri Kuralı 23d) Başka türlü üstün, astı veya müfettişlerin gizli tezkiyeleri yoktur.(49-12 Ayetinde gıybet ve casusluk yasaklanmıştır. Bu nedenle gizli tezkiye yoktur.) Cezalanmış kimselerin tezkiye derecesi ceza ile birlikte yargı kararı ile düşürülebilir. Bir kişi başka bir kişi hakkında karar veremez.(24-4 Ayetinde “İftira edenlerin şahadetlerini ebediyen kabul etmeyin” demekte, böylece kişinin tezkiye derecesinin hakem kararıyla düşürüleceği gösterilmektedir.)

Siyasi Ehliyet

Ocakta 15 yaşını dolduran kadınlar temizlik, erkekler bekleme nöbetlerini tutarlar.(Hizmet ve Görev Yerleri Kuralı 23d) 15 yaşını doldurmuş erkekler, bucaklarında kendi semtleri dışında koruma, ilde kendi ilçeleri dışında güvenlik, ülkede kendi bölgeleri dışında savunma nöbetlerini tutarlar.(Madde 4b, 12-55 ayetinde Yusuf “Yeryüzü hazinelerinin koruyucusuyum” demektedir. Buna göre koruma nöbeti eşya içindir. 5-33 Ayetinde Allah ve resulüyle harp edenlere değişik cezalar verilmektedir. Bunlar ‘veya’ ile gelmektedir. Burada takdir olduğu için cezalardan birinin hakem kararıyla verilmesi anlamına gelmektedir. Bu güvenlik nöbetidir. 3-167 Ayetinde “Allah yolunda savaşın” demektedir. Bu da savunma nöbetidir.) Bu nöbetler barış zamanlarında 63 yaşına(Hizmet ve Görev Yerleri Kuralı 23a) kadar devam eder ve barışta toplam 48 ayı geçmez. (2-185 Ayetinde kamu görevlerinin yükümlülüğü bir ay olarak belirlenmiştir. Buna kıyasen nöbetler de yılda bir ayı geçmemelidir.) Bunun yarısını askeri eğitim ve nöbetlerinde, dörtte birini güvenlik nöbetlerinde, dörtte birini de bucaklarında nöbetlere katılarak yerine getirirler.(Bölüşme Kuralı 16a gereği savunma ülkede yapılır. Bu nedenle eğitimine daha fazla zaman ayrılır.) Nöbetli olmayanların o kuruluş kademesinde siyasi yetkileri yoktur.(Yetki ve Sorumluluk Kuralı 2a  gereği güvenliği sağlaması gerekenler güvenliği sağlayamazlarsa dayanışma içinde tazmin ederler.) Silah taşıyamazlar.(9-29 Ayetindeki صَاغِرُونَ kelimesi onların hakim olamayacaklarını ifade eder. Silah ise hâkimiyet aracıdır.) Siyasi dayanışma tazminatını erkek nöbetliler bölüşerek öderler.(Biat Kuralı 33c) Nöbet tutmayanlar her yıl bedel ödeyerek savunma yükümlülüklerini yerine getirmiş olurlar. Bu bedel her yıl tespit edilir. O yıl on beş yaşına gelenler veya kuruluşa katılanlar o bedelle taksitlerini öderler. Onlar için ömür boyu değişmez.(9-29 Ayetinde cizye marifedir. Bunun baştan sözleşmeyle belirlenmesi gerekmektedir. Kamu ile yapılan sözleşmelerde aynı şartlar içinde olanlara farklı muamele yapılamayacağından her yıl yapılacak anlaşmalarda belli miktar ile anlaşma yapılmalıdır. Değişik senelerde şartlar değişeceği için cizye miktarı değişebilir.) Bedelliler her zaman nöbetli olabilirler, nöbetliler ise kuruluşlarını değiştirmedikçe bedelli olamaz.(5-13, 13-25 Bu ayetlerde misakı naksedenlerin lanet olunacakları yani dışlanacakları söylenmektedir. Nöbetli olup bedelliye geçenler naksetmiş olurlar. Artık o kuruluşta yaşayamazlar.) Savaş zamanlarında birliklerini değiştirmelerine de izin verilmez.(Tamamlama Kuralı 39 Savaşa girme cihada başlamaktır. Bitirilmesi farzdır. Hangi komutanla başlamışsa onunla bitirmelidir.) Kadınlar kendilerine bir erkeği siyasi danışman seçerler. Siyasi danışman nöbetli ise o da nöbetli, bedelli ise o da bedellidir. Her zaman değiştirebilirler.(2-237 Ayetinde ‘nikahın aktini elinde bulunduran’ ifadesinde geçen الَّذِي  ismi mevsulü marifedir. O halde bunun belli olması gerekir. Başka bir delil olmadığına göre bunun kendisi tarafından seçilmesi hakkı vardır. Askerlikle ve diyet ödemekle yükümlü olmadığından siyasi haklara sahip olabilmek için kendisine siyasi bir veli seçmesi gerekir. Elinde ukte bulunduran kimse bu kimsedir.)

Bedellilerin Siyasi hakları

Bedelliler bulundukları yerlerdeki yöneticilerin dayanışması içindedirler.(9-29 ayetinde Müslimlerin hukuku cizye karşılığı korunacaktır. Cizyeyi kamu aldığına göre koruma da kamuya aittir. Kamunun temsilcisi yöneticilerdir. Yöneticilerin dayanışması içinde olur.) Yer değiştirebilirler. Başka türlü seçme hakları yoktur.(Hicret Kuralı 32)  Kadınların ve fiilen hizmetle yükümlü olmayan erkeklerin siyasi dereceleri ilmi derecelerine eşittir. Fiilen nöbet ile yükümlü olanların siyasi dereceleri ilmi derecelerinin iki katıdır. Bunlar diyetleri ödemekle yükümlüdürler.(Yetki ve Sorumluluk Kuralı 2, Kamil Sayılar Kuralı 24) Akıl hastaları ve çocukların siyasi ehliyetleri yoktur. Bunlardan akli melekeleri yerinde olanların siyasi hak ve hürriyetleri kendi seçtikleri veliler tarafından, olmayanların ise tabii veliler tarafından korunur.(Hizmet ve Görev Yerleri Kuralı 23c) Siyasi haklara sahip olan kadınlar siyasi hizmetlerde görev alabilirler, almak zorunda değildirler. Silah taşıyabilirler.(4-34 Ayetine ve Biat Kuralı 33c’ye göre savaş erkeklerin görevidir. Hâkim, hizmet verenin hizmet alana üstün olmasıdır. Hadim ise hizmet alanın hizmet verenden üstün olmasıdır. Kıyamda ise ikisi eşittirler. Görev erkeklerin olmakla beraber yetkileri eşittir. Kadınların cuma namazına iştirak etmeleri bunun uygulanmasına bir örnektir.)Yükümlülükte zorunlu olmayanlar zorunlu olanlara üst olamazlar.(Yetki ve Sorumluluk Kuralı 2)

Dayanışmaların güçleri  

İlmi dayanışmaların güçleri ortaklarının ilmi dereceleri toplamı kadardır.(39-9 Ayetine göre ilim fazilettir. 11-3 Ayetine göre güç faziletledir.) Mesleki dayanışmanın gücü hizmet verdikleri kişi ve işletmelerden gelen genel hizmet paylarına göre hesaplanır.(23-4 Ayetine göre zekât için çalışmak fazilettir. Dolayısıyla zekât faziletin ölçüsüdür.) Ahlaki dayanışmanın güçleri tespit edilirken ortaklarından suç işleyenlerin ahlaki dereceleri ile suç derecelerinin çarpımının toplamı genel ahlaki derecelerinin toplamından çıkarılır ve ahlaki güçleri bulunur.(33-30 Ayetine göre ahlaki derecesi yüksek olan kişinin suçu diğerlerine göre daha büyük ahlaksızlıktır.) Siyasi dayanışmanın gücü, tatbikatlarda ve yarışlardaki başarılarına göre belirlenir.(23-61 Ayetinde مُسَارَعَةً ve مُسَابَقَةً teşvik edilmiştir.)

 

 

 


ADİL DÜZEN'E GÖRE İNSANLIK ANAYASASI-K
1-İÇİNDEKİLER
1313 Okunma
2-TAKDİM
1346 Okunma
3-ANAYASA'YA BAŞLARKEN
1171 Okunma
4-KAMU GÖREVLERİ
1214 Okunma
5-GENEL HİZMET
945 Okunma
6-İNSANLIK
974 Okunma
7-BÖLÜŞME
1089 Okunma
8-DAYANIŞMA
956 Okunma
9-İNSAN
861 Okunma
10-YERYÜZÜ
1022 Okunma
11-ŞÛRALAR
1045 Okunma
12-İŞLETMELER
959 Okunma
13-BİRLİK
955 Okunma
14-GÖREV
948 Okunma
15-YETKİ
931 Okunma
16-SORUMLULUK
959 Okunma
17-HAKLAR
1063 Okunma
18-BÜTÇE
861 Okunma
19-YAŞAMA
917 Okunma
20-MEVZUAT
957 Okunma
21-ÇALIŞMA
1180 Okunma
22-PAYLAŞMA
973 Okunma
23-VERGİ
946 Okunma
24-ANAYASA GENEL KURALLAR
1183 Okunma
25-KAMİL SAYILAR KURALI
1288 Okunma
26-ŞURALAR KURALI
1120 Okunma
27-SENETLER KURALI
1231 Okunma